Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1902 E. 2023/2401 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1902
- Karar No
- 2023/2401
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2021/473 KARAR NO: 2024/472 KARAR TARİHİ: 28/03/2024 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 12/11/2020 NUMARASI: 2018/989 Esas - 2020/719 Karar DAVA: Tanıma Ve Tenfiz İSTİNAF KARAR TARİHİ: 28/03/2024 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; İspanya Futbol Federasyonu'na kayıtlı menajerlik faaliyetleri yürüten müvekkili ile davalı ... A.Ş. arasında imzalanan sözleşme gereği, davalı ... A.Ş.'nin futbolcu ... İspanya Kulübü ...'ten transferi karşılığında, müvekkiline hizmet bedeli ödemeyi taahhüt ettiğini, davalı tarafça borcun zamanında ödenmemesi üzerine davalı aleyhine İsviçre Lozan şehrinde bulunan Spor Tahkim Mahkemesi'nde (...) açılan alacak davasının kabulüne karar verildiğini, Türkiye Cumhuriyeti'nin Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi'ne taraf olduğunu, anılan kararın, Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfizine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle ... (...) 03/01/2018 tarihli ve ... sayılı hakem kararının tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; görev itirazında bulunduklarını ve MÖHUK 51.madde uyarınca görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemeleri olduğunu, New York Sözleşmesi'nin V/I-A maddesi uyarınca taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını, müvekkilinin çift imza ile temsil edildiğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, imzanın tek bir yönetim kurulu üyesi tarafından atılmış olması nedeniyle taraflar arasındaki uyuşmazlığın ticari olmadığının kabulü gerekeceğini, bu doğrultuda söz konusu hakem kararının New York Sözleşmesi'nin I/3.maddesi gereğince tenfizinin mümkün olmadığını ileri sürerek dilekçesinde bildirdiği diğer nedenlerle davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Tarafların karşılıklı iddia ve savunmaları, alınan ve benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporları ile toplanıp değerlendirilen delillere göre; davaya konu tenfizi talep edilen 03/01/2018 tarihli ve ... sayılı ... (...) hakem kararına dayanak taraflar arasında yapılmış 29/06/2016 tarihli geçici transfere ilişkin sözleşmede davalı ... A.Ş. adına atılı imzası bulunan ... , sözleşme tarihinde davalı şirketin imza yetkilisi olmadığı, dolayısı ile sözkonusu tahkim şartının geçerli olmadığı ve davalıyı bağlamayacağı, davalı şirketin tahkim yargılamasına katılmamakla tahkim şartını örtülü de olsa kabul etmiş olduğu olarak yorumlanamayacağı, dolayısıyla tahkim yargılamasında bu hususun ileri sürülmemesinin, eldeki davada ileri sürülmesinin hakkın kötüye kullanıldığı sonucunu da doğurmayacağı; bu nedenle davaya konu ... hakem kararının benimsenen bilirkişi kurulu rapor ve ek raporlarında dayanak ve gerekçeleriyle açıklandığı üzere geçersiz olduğu ve bu nedenle tenfiz şartlarının oluşmadığı anlaşıldığından davanın reddine , ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyanın yeni bir bilirkişi heyetine tevdii gerekirken, aynı bilirkişi heyetinden üç kez rapor alınmış; yetersiz ve esaslı itiraza uğrayan bilirkişi raporuna dayanılarak, uzman görüşü gerekçeli olarak değerlendirilip tartışılmadan karar verildiğini, tahkim şartını içeren sözleşme, davalı şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyesi tarafından imzalanmış olup geçerli olduğunu, kararda, davalı şirketin incelenen imza sirkülerinde, münhasıran şirketin taraf olduğu sözleşmelerden doğan uyuşmazlıkların çözümü ile ilgili bir düzenleme bulunmadığı kabul edilmiş, ancak hangi hukuki gerekçe ile tahkim sözleşmesinin (a) grubu imza yetkililerinin herhangi ikisinin müştereken atacakları imza ile davalı şirket bakımından bağlayıcı olacağı belirtilmemiş davalının imza sirkülerinde tahkim anlaşması imzalama konusunda ticari temsilci ya da temsilcilerin yetkisi açıkça düzenlenme olup kaldı ki ticari temsilciler, ayrıca ve açıkça yetkilendirilmeye ihtiyaç olmaksızın tahkim anlaşması yapmaya yetkili olduğunu TBK’nın 549. maddesi uyarınca temsil yetkisinin iyiniyetli 3. kişilere karşı sınırlandırılabilmesi için ticaret siciline tescili gerektiğini, ticari temsilcinin imzaladığı tahkim şartının geçerli olduğunu, çünkü ... A.Ş.’nin imza sirkülerinde birlikte imza aranılan hususlar arasında uyuşmazlıklarda tahkim de dahil uyuşmazlık çözüm yollarına ilişkin usuli nitelikteki sözleşmeleri yapma sayılmamış olup TBK’nın 549/2'ye temsil yetkisine iki sınırlama getirilebileceğini, ... A.Ş.'nin, tahkim yargılaması sırasında sergilediği tutum ve davranışları göz önünde bulundurulduğunda tahkim sözleşmesinin ifasına dönük fiil ve işlemler yaptığı sonucuna varılması gerektiğini, ... A.Ş., ... nezdinde pek çok davası görülen ve CAS yargılama usulü konusunda oldukça deneyimli olan bir futbol kulübü olup süresi içinde açıkça yetki itirazında bulunulmamasının, ya da sessiz kalmasının kesin ve bağlayıcı bir ... kararı ile neticeleneceğinin bilincinde olduğunu, dolayısıyla, davalı tarafından ek süre verilmesine ya da davacının başvuru harcını tamamlamasına yönelik talebi, tahkim sözleşmesinin ifasına yönelik olduğunu, tahkim sözleşmesinin yetkisiz imza sebebiyle yürürlüğe girmediğinin bir an için kabulü halinde dahi, tahkim sözleşmesi ifa sebebiyle geçerli hale geldiğini, davalı, karar aleyhine İsviçre Federal Mahkemesi'ne başvurmadığını, kararın kesinleşmesini beklediğini, sadece bu hususun davalının hakem kararını kabul ettiğini buna bir itirazı olmadığını gösterdiğini, davalının tahkim yargılaması aşamasında tahkime itiraz etmemesiyle taraflar arasında bir tahkim sözleşmesi akdedildiğini, Yargıtay da, tahkim yargılaması sırasında, her türlü tebligatı alan ancak sessiz kalan tarafın tenfiz aşamasında yetki itirazında bulunmasını TMK. m. 2'ye aykırı bularak, tenfize engel bir durum olarak değerlendirmemekte olup İspanyol kulübü ...’ten, uluslararası bir futbolcu transferi gerçekleştiğini, ... yargılaması yetki itirazı olmaksızın tamamladığını, karar temyiz edilmeden kesinleşmiş olup kararın tenfizi aşamasında, tahkim sözleşmesinin kulübün yaptığı iyiniyetten uzak ehliyetsizlik itirazı sebebiyle geçersiz sayılması, sadece ... Kulübünün değil, diğer Türk Kulüpleri ve Türk futbolunun uluslarası arenadaki itibarını da olumsuz etkileyeceğini, bu sebeple kulübün kötüniyetli tutumunun basında da yankı uyandırdığını beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle: New York Sözleşmesinin V/I-A maddesi uyarınca taraflar arasında geçerli bir tahkim sözleşmesi bulunmadığını, dosyada mübrez davalı şirkete ait imza sirkülerinden görüleceği üzere, sayılan haller haricinde herhangi bir parasal sınır olmaksızın (A) grubu imza yetkililerinden herhangi ikisinin müşterek imzaları ile şirketi her hususta temsil ve ilzama yetkili olduklarının belirtildiğini, taraflar arasındaki somut uyuşmazlığın temeli 29 Haziran 2016 tarihli uzlaşma anlaşmasına dayandığını, Mahkeme kararı bu açıdan da usul ve yasaya uygun olup somut ihtilafta tahkim anlaşmasının geçerliliğinin değerlendirilebilmesi için öncelikle imza sirkülerine bakılması gerektiğini, şirketi temsil açısından, yönetim kurulunun aldığı bir karar neticesinde tescil ve ilan olunan imza sirkülerinin varlığının, üçüncü kişilerin iyi niyetini ortadan kaldıracağı bilirkişi ek raporunda da açıkça belirtildiğini, davalı şirketi temsil ve ilzam yetkisine ilişkin detaylı bir şekilde düzenlenen imza sirkülerinde, tahkim sözleşmesinin yapılması hususunda özel bir düzenlemeye yer verilmediği ve bu doğrultuda tahkim sözleşmesinin A grubu imza yetkililerinin herhangi ikisinin müştereken atacakları imza ile davalı şirketi bağlayıcı olacağının açık olduğunu, sözleşmede imzası bulunan ... imza tarihinde davalı şirket yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi aynı zamanda tahkim sözleşmesi akdetme hususunda da özel bir yetkiyi haiz olmadığı açık olarak tespit edilmiş menajerlik sözleşmesinin bu sözleşmelerden farklı olarak değerlendirilmesi gerektiğini, bu durumda, davalı şirketin tahkim yargılaması esnasında cevap dilekçesi dahi sunmadığı yahut herhangi başkaca bir usuli işlemde bulunmadığı göz önüne alındığında, tahkim yargılamasına katılma iradesinin mevcut olmadığını, bu noktada davalı şirketin tahkim yargılaması aşamasında suskun kalmış olmasının tahkim sözleşmesini ifaya dönük bir davranışının olduğu şeklinde kabul etmek hukuk ve hakkaniyet ile bağdaşmamakta olduğundan istinaf talebinin reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, yabancı tahkim kararının tenfizi davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, tahkim anlaşmasının geçerli olup olmadığı ve tenfiz şartlarının bulunup bulunmadığı noktasındadır.Taraflar arasında, 30/07/2015 tarihli menajerlik sözleşmesi ve 29/06/2016 tarihli uzlaşma anlaşması imzalanmıştır. Uzlaşma anlaşmasında, uyuşmazlıkların ... ve tek hakem ile çözüleceği kararlaştırılmıştır. Davacı tarafça, uzlaşma anlaşmasındaki tahkim şartı kapsamında hakeme başvurmuş ve uzlaşma anlaşmasından kaynaklanan uyuşmazlık hakkında ... (...) tarafından 03/01/2018 Tarih ve 2017/O/5262 sayılı karar verilmiştir.Davacı tarafça, yabancı hakem kararının Türkiye'de icra edilebilmesi için tenfizine karar verilmesi istemiyle eldeki davayı açmıştır. Davalı taraf ise, davalı adına tek imza ile yapılan tahkim sözleşmesinin geçersiz olduğunu, imzanın tek yönetim kurulu üyesi tarafından atıldığını, bu nedenle uyuşmazlığın ticari nitelik taşımadığını ve tenfizinin mümkün olmadığını, tenfize konu karara ilişkin kesinleşme şerhi sunulmadığını ileri sürerek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. Yabancı hakem kararlarının tanınması ve tenfizi hakkında uygulanacak hükümler 5718 Sayılı MÖHUK'un 60-62 maddeleri ile Türkiye'nin de taraf olduğu 1958 tarihli New York Sözleşmesidir. Yabancı bir hakem kararının tanınması ve tenfizi, New York Sözleşmesinin kapsamına girmesi halinde MÖHUK hükümleri uygulanmayacaktır. Yabancı Hakem Kararlarının Tanınması ve İcrası Hakkındaki New York Sözleşmesi onaylanmasına ilişkin 20877 Sayılı 21.05.1991 tarihli Resmi Gazetede yayınlanan 3731 Sayılı Kanunun 2. maddesideki ''Türkiye Cumhuriyeti sözleşmenin 1. maddesinin 3. paragrafına uygun olarak sözleşmeyi sadece karşılıklılık esasına göre bu sözleşmeye taraf olan bir devlet ülkesinde verilmiş olan hakem kararlarının tanınması ve tenfizi hakkında uygulayacağını, ayrıca sözleşmeyi yalnız akdi veya akit dışı hukuki münasebetlerden kaynaklanan ve kendi iç hukukuna göre ticari mahiyette sayılan uyuşmazlıklar hakkında uygulayacağını beyan eder.'' şeklinde ifade ile sözleşmeye çekince koymuş olup, bu çekince nedeniyle Türk Hukuku bakımından ticari olan uyuşmazlıklarda ve karşılıklılık esasına göre sözleşmeye taraf olan bir devlet ülkesinde verilmiş olan hakem kararları bakımından New York Sözleşmesi uygulama alanı bulacaktır. Tahkim sözleşmesine ve hakem kararına taraf olan davalı şirketin ticari işletmesinin bulunması nedeniyle 6102 sayılı TTK 16/1 maddesi gereği tacir olması ve TTK 19/2 maddesi hükmü uyarınca da, taraflardan yalnız biri için ticari iş niteliğinde olan sözleşmelerin, kanunda aksine hüküm bulunmadıkça, diğeri için de ticari iş sayılması karşısında uyuşmazlığın ticari nitelikte bulunmasına ve hakem kararının New York Sözleşmesi'ne taraf olan İsviçre/Lozan'da verilmesine göre tenfiz şartları bakımından Türkiye’nin de taraf olduğu New York Sözleşmesi hükümlerinin uygulanması gerekmektedir. Tenfiz yargılamasında davacı, New York Sözleşmesi’nin IV. maddesinde belirtildiği gibi Hakem kararının usulüne uygun onaylanmış aslı veya aslına uygunluğu onaylanmış örneğini, tahkim anlaşmasının aslı veya aslına uygunluğu onaylanmış bir örneğini ve ayrıca bu belgelerin onaylı tercümelerini sunmak zorundadır. Davaya konu ... 03/01/2018 Tarih ve ... sayılı kararı, tahkim anlaşması ve hakem kararına ilişkin süresi içerisinde başvuru yapılmadığından kararın nihai ve bağlayıcı hale gediğine ilişkin belge dosyada sunuludur.Hakem kararının tenfizi için mahkemeye başvuru yapıldığında, davalı, hakem kararının tanınması veya tenfizini engellemek için New York Sözleşmesi’nin V(1). maddesinde sınırlı olarak sayılan ret sebeplerinin varlığını ispat yükü altındadır. Tarafların ehliyetsizliği nedeniyle tahkim anlaşmasının geçersiz olması veya geçerli bir tahkim anlaşmasının bulunmaması; Davalının tahkim yargılamasından usulüne uygun olarak haberdar edilmemiş olması veya davalıya tahkim yargılamasının usule uygun yürütülmemesi nedeniyle delillerini ikame etme imkânını bulamamış olması; Hakem kararının tahkim anlaşmasının dışında kalan veya tahkim anlaşmasının kapsamını aşan bir konuda verilmiş olması; Hakem kurulunun oluşması veya tahkim yargılama usulünün tarafların anlaşmasına veya tarafların bu konuda bir anlaşması yoksa tahkim yeri hukukuna aykırı olması; Kararın bağlayıcı olmaması veya kararın verildiği ülke hukukunun yetkili mercii tarafından iptal edilmesi veya icrasının geri bırakılması, sözleşmedeki ret sebepleridir.Bunların yanı sıra, mahkeme uyuşmazlığın konusunun tenfiz talep edilen ülke hukukuna göre tahkime elverişli olmaması veya kararın tenfizinin, tenfiz talep edilen ülkenin kamu düzenine aykırı olması, sebepleriyle de tanıma ve tenfiz istemini kendiliğinden reddedebilir. Mahkemenin kendiliğinden inceleyeceği bu ret sebeplerinin, davalı tarafça da ileri sürülebilmesine bir engel bulunmamaktadır. Sözleşmede sayılan ret sebepleri dışında tanıma ve tenfizi isteminin reddedilmesi mümkün değildir.Davalı taraf, söz konusu ret sebeplerinden, tahkim sözleşmesinin geçersizliğine dayanmıştır.New York Sözleşmesinde, taraf ehliyetine ve tahkim sözleşmesinin geçersizliğine hangi hukuk kurallarının uygulanacağı düzenlenmemiştir. Bu halde, taraf ehliyetine ve tahkim sözleşmesinin geçersizliğine ilişkin olarak tanıma ve tenfiz başvurusunun yapıldığı ülke kanunlar ihtilafı kuralları uygulanacak olup, dolayısıyla eldeki istem yönünden Türk kanunlar ihtilafı kuralları uygulanacaktır. MÖHUK'un 30/2. maddesine göre, temsilcinin bir fiilinin, temsil olunanı üçüncü kişiye karşı taahhüt altına sokabilmesi için aranan şartlara temsilcinin işyeri hukuku uygulanır. Davalının ticari merkezi Türkiye olduğuna göre, davalının yöneticilerinin temsil yetkisinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK) hükümlerine göre belirlenmesi gerekir.TTK'nın 370/1. maddesinde, esas sözleşmede aksi öngörülmemiş veya yönetim kurulu tek kişiden oluşmuyorsa temsil yetkisinin çift imza ile kullanılmak üzere yönetim kuruluna ait olduğu düzenlenmiştir.Davalı ... A.Ş.'nin, Beyoğlu .... Noterliğinin 03/11/2015 tarih ve ... YN'lu işlemi ile tasdik edilen imza sirkülerinin II maddesinin kapsamına giren hususlarda yönetim kurulu başkanı ve (A) grubu imza yetkililerinden herhangi birisiyle birlikte müşterek imza ile; III maddesinin kapsamına giren hususlarda (A) grubu imza yetkililerinden herhangi ikisinin müşterek imza ile; IV-a maddesinin kapsamına giren hususlarda birisi (A) grubu olmak koşuluyla (B) grubundan Şirket Mali İşler ve Satınalma Operasyon Direktörünün müşterek imzaları ile; IV-b maddesinin kapsamına giren hususlarda birisi (A) grubu olmak koşuluyla (B) grubundan İnsan Kaynakları ve İdari İşler Direktörünün müşterek imzaları ile; IV-c maddesinin kapsamına giren hususlarda birisi (A) grubu imza yetkilisi Başkan Vekili ile (B) grubundan Şirket Mali İşler ve Satınalma Operasyon Direktörünün müşterek imzaları ile; IV-d maddesinin kapsamına giren hususlarda birisi (C) grubu imza yetkilisi Muhasebe Müdürünün tek başına atacağı imza ile; IV-e maddesinin kapsamına giren hususlarda birisi (A) grubu olmak koşuluyla (B) grubundan Futbol Direktörünün müşterek imzaları ile temsil ve ilzam olunacağı kararlaştırılmıştır. Anılan imza sirkülerinde futbolcu transferi ve bu kapsamda menajerlik anlaşmaları ile ilgili olarak özel bir düzenleme bulunmamakta olup, bu durumda sirkülerdeki genel nitelikteki düzenleme olan III madde kapsamında şirketin imzaya yetkili temsilcilerin belirlenmesi gerekir. Bu maddeye göre de şirketin iki (A) grubu imza yetkilisinin birlikte atacakları imza ile temsili gerekmektedir. Davalı şirketin (A) grubu imza yetkilileri ise ... (YK Başkanı), ... (YK Başkan Vekili) ve ... (YK Üyesi)'dir.Tahkim şartını da içeren ve uyuşmazlığa konu 29/06/2016 tarihli Sözleşme, davalı şirketi temsilen (A) grubu imza yetkilisi Yönetim Kurulu Üyesi ... tarafından tek başına imzalanmıştır. Ayrıca sözleşmede, imza sirkülerinin IV-e maddesi kapsamına (A) grubu imza yetkililerinden biriyle birlikte atacağı imza ile temsile yetkili olan (B) grubu imza yetkilisi Futbol Direktörü ...'ün "..." şeklinde parafı bulunmaktadır. Dava konusu sözleşmede parafı bulunan ... sözleşmenin imza tarihi itibariyle yönetim kurulu üyesi olmadığı gibi, (A) grubu imza yetkilisi de değildir. 29/06/2016 tarihli Sözleşme, davalının imza sirkülerinde gösterildiği şekliyle (A) grubunu temsilen müşterek iki imza içermediğinden esasen tahkim anlaşması davalı bakımından geçersizdir.Ancak, Yargıtay kararlarında tahkim anlaşmasının geçersizliğinin ilk defa tenfiz aşamasında ileri sürülmesi hakkın kötüye kullanılması kabul edilmektedir(Yargıtay 6. HD'nin 19/06/2023 Tarih ve 2023/1902 E. - 2023/2401 K. Sayılı kararı, Yargıtay 11. HD'nin 17/04/2007 Tarih ve 2005/14428 E. - 2007/6022 K. Sayılı kararı).25/08/2017 tarifinde Davalı ... sunduğu dilekçesinde, "Uyuşmazlığı dostane bir şekilde çözümü için Davacı ile görüşmelerimizin sürdüğünü belirtmek isteriz. Bu nedenle ... görüşmeler sonlanana kadar davanın askıya alınmasını talep ediyoruz. Bu talep kabul edilmezse, tahkim talebine ilişkin cevabımızı sunmak için CAS'tan on (10) günden az olmayacak şekilde süre uzatım talep ediyoruz. Yukarıdaki taleplerin hepsinin reddedilmesi halinde, Kod Madde R39 uyarınca, tahkim talebine cevap süremizin, davacının kendi payına düşen başvuru harcını yatırdıktan sonra belirlenmesini talep ederiz.” hususlarını talep etmiştir. Aynı gün ... de davalının tahkim talebine cevap süresinin davacının kendi payına düşen başvuru harcını yatırdıktan sonra belirleneceğini teyit ettiği tenfize konu kararda belirtilmiştir. Davacının, 30/08/2017 tarihinde tahkim masraflarını yatırmasının ardından davalıya tahkim talebine karşı cevaplarını sunması için 20 günlük süre verilmiştir. Davalı tahkime cevap vermemiş, bunun üzerine davacının tahkim talebinin dava dilekçesi yerine geçtiğine karar vermesinden itibaren cevaplarını sunması için davalıya 10 daha süre verilmiştir. Taraflara duruşma talepleri hakkında beyanda bulunmaları için bilgilendirme yapılmıştır. Buna göre, davalıya, dava dilekçesi yerine geçen tahkim başvuru dilekçesi tebliğ edilmiş ve cevap dilekçesi ve duruşma talebine ilişkin bilgilendirmelerde bulunulmuş olup davalının tahkim yargılamasının tüm aşamalarından haberdar olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre davalı, tahkim yargılamasında, tahkim usulündeki aykırılığın farkında olmasına rağmen, bu hususa ilişkin tahkim sürecinde bir itirazda bulunmamış, tahkim sözleşmesinin geçersizliğini ileri sürmemiş ve suskun kalmıştır. Ayrıca tahkim kararının iptali için de girişimde bulunmamıştır. Bu durumda, davalı tarafından, ilk defa tenfiz yargılamasında tahkim anlaşmasının davalıyı temsile yetkili olmayan kişinin imzasının bulunduğu ve çift imza kuralının yerine getirilmediği iddiasıyla tahkim anlaşmasının geçersizliğini ileri sürülmesi TMK'nın 2. maddesinde ifadesini bulan dürüstlük kuralına aykırıdır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumayacağından, davalının tahkim anlaşmasının geçerli olmadığı itirazı yerinde değildir. Bu haliyle, davalı tarafça dayanılan ret sebepleri ispatlanamamış olup, uyuşmazlığın Türk hukukuna göre tahkime elverişli olması ve hakem kararında Türk kamu düzene aykırılık teşkil eden bir yön bulunmaması nedeniyle davayı konu hakem kararının tenfizi şartları oluşmuştur. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesince davaya konu CAS hakem kararının geçersiz olduğu ve tenfiz şartlarının oluşmadığından bahisle davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın KABULÜ ile; ... 03/01/2018 Tarih ve 2017/O/5262 sayılı kararının TENFİZİNE, 2-Alınması gereken 427,60 TL maktu karar harcının, başlangıçta peşin olarak yatırılan 49.462,31 TL harçtan mahsubu ile fazla yatırılan 49.034,71 TL karar harcının karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacıya iadesine, 3-Davacı tarafından yargılama sırasında yapılan başvuru harcı 35,90 TL, peşin harç 427,60 TL ve posta ve tebligat masrafı 200,00 TL, bilirkişi ücreti 2.400,00 TL olmak üzere toplam 3.063,50 TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,4-Davalı tarafından yargılama sırasında yapılan masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,5-Davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca 17.900,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine, 7-İstinaf yargılamasına ilişkin olarak;a-Davacı vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,b-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 162,10 TL, posta ve tebligat gideri 46,80 TL olmak üzere toplam 208,90 TL yargılama masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine,d-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama gideri bulunmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 8-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 28/03/2024