Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/15727 E. 2023/128 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/15727
- Karar No
- 2023/128
- Karar Tarihi
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/39 KARAR NO : 2024/360 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 10.08.2023 NUMARASI : 2023/128 D.İş 2023/128 K. TALEP KONUSU : İhtiyati Hacze İtiraz KARAR TARİHİ : 21.02.2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 21.02.2024 İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemesinin 10.08.2023 tarih 2023/128 D.İş 2023/128 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, borçlu şirket tarafından ihtiyati haciz isteyene verilen 10.06.2023 vadeli 400.000 TL bedelli senet, vadesinde ödenmediğini, borçlu şirketin mal kaçırma ve malvarlığını muvazaalı olarak devretme ihtimali bulunduğunu ileri sürerek uygun görülecek teminat karşılığı, borçlunun, borca yeter miktarda menkul, gayrimenkulleri ile 3. şahıslardaki hak ve alacaklarının haczi, menkullerin muhafazası için ihtiyati haciz kararı verilmesini talep ve dava etmiş, mahkemece dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde talebin kabulüne karar verilmiştir. İTİRAZ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili, mahkemece verilen ihtiyati haciz kararının alacaklı tarafından İzmir 26.İcra Müdürlüğünün 2023/15727 E. sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini ve uygulandığını, ihtiyati hacze itiraz edenin 10.07.2023 tarihinde yapılan muhafaza/haciz işlemi nedeniyle ekte sunulu tutanak ile araçların yeddiemin olarak ....Şti. teslim edildiğini, ihtiyati hacze itiraz eden ile ... Şti. arasında 23.09.2021 tarihli Hizmet Alımına İlişkin İhale Sözleşmesi imzalandığını, sözleşmenin 5. maddesinde belirtildiği üzere 13 adet aracın ihtiyati hacze itiraz edenin 34 aylığına kiralanmış olup sözleşme süresi 23.04.2024 tarihinde sona ereceğini, ihale sözleşmesi dilekçesi ekindeki listede yer alan araçların kiralandığını, araçların kullanım hakkının 34 aylığına idareye verildiğini, araçların zilyetliği, kullanım hakkının da İdareye ait olduğunu, söz konusu araçların kamu hizmetinin yürütülmesi amacıyla bir kamu kurumu olan İdarenin iş ve işlemlerinin yürütülmesinde kullanılmakta iken muhafaza altına alınması, bir kamu kurumu olan idarenin iş ve işlemlerinin yürütülmesinde araç eksikliğinden kaynaklanan sıkıntılar yaşanmasına, işlerin süresinde yapılmaması, aksamalara ve gecikmelere neden olacağını, sözleşmenin süresinin dolmadığını, ayrıca ... Şti. tarafından söz konusu sözleşmeden kaynaklanan uyarlama davası olarak İzmir 13.Sulh Hukuk Mahkemesinin 2023/320 E. Sayılı dosyası ile idare aleyhine açıldığını ve derdest olduğunu, davalı-borçlu şirket ile idare arasında imzalanan ihale sözleşmesi nedeniyle araçlarda kiralamadan doğan kullanım haklarının olması ve sözleşme süresinin devam ediyor olması nedeniyle araçların kaydına haciz şerhinin ve yakalama şerhinin işlenmesinin, haczedilip, muhafaza altına alınmasının, haksız ihtiyati haczin icrası sebebiyle idaremiz yönünden iş ve işlemlerin yürütülmesinde, kamu işleyişinde gecikmelere, zarara ve kurum itibarının zedelenmesine neden olduğunu savunarak ihtiyati hacze itiraz etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece duruşma açılarak yapılan inceleme neticesinde, 3.kişi Dokuz Eylül Üniversitesi Rektörlüğü tarafından ihtiyati haciz kararı neticesinde haczedilen araçların üniversiteye kiralanmış ve üniversite kullanımında olduğu, haciz nedeniyle 3.kişinin haklarının ihlal edildiği, araçlardan faydalanılamadığının ileri sürüldüğü, bir mahcuz mal üzerinde hak iddiası temelde "istihkak" kurumu çerçevesinde icra hukukunun konusunu oluşturacağı, karşı taraf borçlu şirkete ait araçların 3.kişi kullanımında olması veya 3.kişinin mallar üzerinde hak sahibi olmasına yönelik iddia ve itirazlar ihtiyati hacze itiraz nedeni olarak düzenlenmediği, bu husustaki uyuşmazlığın takip hukuku çerçevesinde çözümü gerektiği, açıklanan nedenlerle itirazların ihtiyati haciz kararının kaldırılmasını gerektirir nitelikte olmadığı gerekçesiyle ihtiyati hacze itirazın reddine karar verilmiştir. Karara karşı ihtiyati hacze itiraz eden vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili, İzmir 2.Asliye Ticaret Mahkemenizin 2023/128 D.İş, 2023/128 K. 06.07.2023 tarihli ihtiyati Haciz kararı alacaklı tarafından İzmir 26.İcra Müdürlüğünün 2023/15727 E. Sayılı dosyasından icra takibine konu edildiğini ve uygulandığını, İdarenin 10.07.2023 tarihinde yapılan muhafaza/haciz işlemi nedeniyle dosyaya sunulu tutanak ile araçlar yeddiemin ... Şti. teslim edildiğini, idarenin ile ... Şti. arasında 23.09.2021 tarihli Hizmet alımına ilişkin İhale sözleşmesi imzalanması, 13 adet aracın İdareye 34 aylığına kiralanmış olması, sözleşmenin süresi 23.04.2024 tarihinde sona ereceği, araçların kullanım hakkının 34 aylığına İdareye verilmiş olduğu, araçların zilyetliğinin ve kullanım hakkının da idareye ait olduğunu, 3.kişinin itirazı üzerine ihtiyati haciz kararının kaldırılması hâlinde karar tarihinde ihtiyati hacze dayalı olarak yapılan takibin kesinleşip, ihtiyati haczin kesin hacze dönüşse dahi bu husus takipte taraf olmayan üçüncü kişiyi bağlamayacağı için ihtiyati haciz kararının kaldırılması ile birlikte dayanağı kalmayan hacizlerinde kalkmış sayılacağını, borçluya aitmiş gibi haczedilen menkullerin üçüncü kişiye ait olması söz konusu olduğunda üçüncü kişiye İİK'nın 97 ve devamı hükümlerine göre istihkak davası açma imkânı tanındığı, ancak 3.kişinin bu hakkın varlığına rağmen, menfaati ihlal edilen üçüncü kişilere ihtiyati haciz kararına itiraz etme hakkı tanınarak istihkak davası açma yoluna başvurmaksızın ihtiyati haciz nedeniyle bir zararın doğması önlenmek istediği, bu hâle göre üçüncü kişinin ihtiyati hacze itiraz etmesinden sonra başlatılan takipte borçlunun takibe itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleşmiş bulunmasının takip kesinleştikten sonra verilen ihtiyati haczin kaldırılması kararının icrasına bir etkisinin bulunmaması gerektiğini, aksi hâlde üçüncü kişi ile arasında menfaat çatışması bulunan borçlunun takibe itiraz etmemek suretiyle üçüncü kişinin alacağı ihtiyati haciz kararının hüküm ve sonuçlarını ortadan kaldırılmasına yol açacağı, bu hususun İİK'nın 265. maddesinin 2. fıkrasını düzenleme amacına aykırı olduğunu, davacı üçüncü kişinin, ihtiyati haciz kararının infazı sonrasında hem İİK'nın 99. maddesi uyarınca icra mahkemesinde istihkak davası, hem de İİK'nın 265. maddesinin 2. fıkrası uyarınca Asliye Ticaret Mahkemesinde İİK'nın 265. maddesinin 2. fıkrası uyarınca ihtiyati haczin kaldırılması davası açtığı, bu davanın açıldığı tarihten sonra borçlunun icra takibinde kendisine gönderilen ödeme emrine itiraz etmemesi sonucu takip ve haciz üçüncü kişi yönünden değil borçlu yönünden kesinleştiğini, üçüncü kişinin itirazı üzerine ihtiyati haciz kararı kaldırıldığından bu karara dayanarak yapılan ihtiyati hacizlerin de kalkacağını, ayrıca İzmir 26.İcra Müdürlüğünün 2023/15727 E. Sayılı dosyasından İİK 99 uyarınca istihkak iddiası ve talebinde bulunulmuş ise de, İcra Müdürlüğünce alacaklı vekilinin talebi ile hacizler ve yakalamaların kaldırılmış olduğunu bu nedenle taleplerinin dosyasına kaldırılmasına karar verildiğini, uyap'tan icra dosyasının haricen tahsil ile işlemden kaldırıldığının görüldüğünü, ancak 3.kişi olan İdarenin adresinde ihtiyati haciz kararına istinaden fiili hacze gelindiğini, ... Şti. İle yapılan sözleşme ile idaremize kiralanan araçlar hakkında araç hacizleri yapıldığını, araç plakaları üzerine yakalama şerhi konulduğunu, araçların borçlu ile idare arasında yapılan sözleşmeye rağmen yeddiemin deposuna teslim edilmek zorunda kalındığını, nihayetinde ihtiyati haciz kararının idare adresinde yapılan haciz işlemi ve kiralanan araç üzerinde uygulandığını istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE : Talep, ihtiyati hacze itiraza ilişkin olup ilk derece mahkemesince itirazın reddine karar verilmiştir. HMK'nın 355. maddesi gereği istinaf incelemesi, istinafa başvuran tarafın istinaf başvuru dilekçesinde bildirdiği seperlerle ve kamu düzenine ilişkin hususlar re'sen gözetilerek yapılmıştır. İcra İflas Kanunu'nun 257/1. maddesinde "Rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısı, borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını ihtiyaten haczettirebilir." İcra İflas Kanunu'nun 257/2. maddesinde ise "Vadesi gelmemiş borçtan dolayı yalnız aşağıdaki hallerde ihtiyati haciz istenebilir: 1- Borçlunun muayyen ikametgahı yoksa, 2- Borçlu taahhütlerinden kurtulmak maksadı ile mallarını gizlemeye veya kendisi kaçmaya hazırlanır yahut kaçarsa;" düzenlemesi getirilmiş olup, bu madde hükümlerine göre İİK 257/1 uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi için alacağın muaccel olması ve rehinle temin edilmemiş olması yeterli iken vadesi gelmemesi nedeniyle muaccel olmayan bir alacak için, borçlunun mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı yahut kaçtığı alacaklı tarafından belgelendirilir ise İİK'nın 257/2 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilebilir. İİK'nın 258/1 maddesinde; ihtiyati haciz sebeplerinin varlığına mahkemece kanaat oluşturacak delillerin sunulmasının zorunlu olduğu düzenlenmiş olduğuna göre, İİK 257/1 maddesi uyarınca vadesi gelen bir borç için ihtiyati haciz isteminde bulunulduğunda, alacağın varlığını yaklaşık olarak ispatlayan belge sunulması, İİK 25/2 maddesi uyarınca muaccel olmayan alacak için ihtiyati haciz talebinde bulunulması durumunda ise alacağın varlığı ile borçlunun mallarını gizlemeye, kaçırmaya veya kendisinin kaçmaya hazırlandığı yahut kaçtığını yaklaşık olarak ispatlayacak belge sunulması zorunludur. Yargıtay Daireleri ve Yargıtay Hukuk Genele Kurulu'nun yerleşik içtihatları da vadesi gelen muaccel alacağın varlığına ilişkin belgenin sunulmasının, İİK 257/1 maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi için yeterli olduğu kabul edilmektedir. İİK 265/2.maddesi gereğince menfaati ihlal edilen üçüncü kişilerinde ihtiyati hacze öğrendiği tarihten itibaren yedi gün içinde ihtiyati haczin dayandığı sebeplere veya teminata itiraz edebileceği yasal düzenleme ile belirlenmiştir. Dosyada sunulan deliller dikkate alındığında İİK'nın 257. maddesi uyarınca ihtiyati haciz kararı verilmesi için yasal şartların gerçekleştiği, haczin dayandığı sebeplerin yerinde olduğu anlaşılmakla, ilk derece mahkemesinin vermiş olduğu ihtiyati haciz kararında herhangi bir usul ve yasaya aykırılık görülmemiş, ihtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf nedenleri yerinde bulunmamıştır. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların açıklanan gerekçe ışığında yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre, duruşma açılmasına gerek görülmeyerek Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati hacze itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati hacze itiraz eden harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf başvurusu nedeni ile ihtiyati hacze itiraz edenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.21.02.2024