Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1570 E. 2025/607 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2023/1570
Karar No
2025/607
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2023/1570 KARAR NO : 2025/607

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 22/06/2023 NUMARASI : 2021/399 E. 2023/515 K. DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit-İstirdat KARAR TARİHİ : 11.04.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 11.04.2025

İzmir 1.Asliye Ticaret Mahkemesinin 22.06.2023 tarih 2021/399 E. 2023/515 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesidavalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, davacının dava dışı ... Ltd Şti'nin uzun yıllar ortağı ve temsilcisi olduğunu, davacının bu firma için zaman zaman davalı bankadan krediler kullandığı ve bu kapsamda davacının İzmir İlindeki taşınmazları üzerine 2003-2008 yılları arasında davalı banka lehine ipotekler tesis edildiğini, Konak Tapu Müdürlüğünün 05/03/2012 tarihli resmi senedi dışındaki tüm ipoteklerin ... Ltd Şti'nin davalı bankadan kullanılacağı kredilerin teminatı olarak verildiğini, dava tarihi itibariyle ipotek bedelinin toplam 20.090.114,00 TL olduğunu, davacının ticari yaşantısını 2015 yılında sonlandırma kararı alarak ortağı olduğu .... Şti, ..., ..., ... isimli şirketlerde bulunan esas sermaye paylarının tamamını 13/04/2015 tarihinde dava dışı ... ile ...'a devretmesi nedeniyle şirketlerle herhangi bir bağlantısı kalmadığını, devirlerin 14/04/2015 tarihinde Kayseri Ticaret Sicil Müdürlüğüne tescil edildiğini, 22/04/2015 tarihli ticaret sicil gazetesinde ilan edildiğini, davacının pay devirlerinin davalı bankaya İzmir 11. Noterliğinin 15/04/2015 tarih 05777 numaralı ihtarname ile bildirildiğini, dava dışı ... Ltd Şti'nin davacı tarafından devrinden sonra 04/09/2015 tarihinde devralanlar tarafından yapılan olağanüstü genel kurul toplantısı ile dava dışı ... AŞ'ye devrolunarak birleştirilmesine karar verildiğini ve ... firmasının tüzel kişiliğinin hukuken sona erdirildiğini, davalı banka ile asıl borçlu dava dışı ... AŞ arasında 22/09/2015 tarihinde 4.000.000,00 Euro ve 10.000.000,00 TL bedelli olmak üzere iki adet genel kredi sözleşmesi imzalanarak içerisinde davacının taşınmazlarının yer almadığı yeni bir kredi ilişkisi tesis edildiğini, dava dışı ... Ltd Şti'nin tüzel kişiliği sona erdirilmiş olmasına rağmen bu sözleşmede müteselsil kefil sıfatıyla yer aldığını, genel kredi sözleşmesinde asıl borçlu olarak yer alan dava dışı ... AŞ'nin temerrüdü nedeniyle asıl borçlu ve müteselsil kefiller aleyhine davalı banka tarafından İzmir 6. İcra Müd'nün 2018/8483 sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatıldığını, TTK'nun 152. Maddesi doğrultusunda birleşmek sureti ile infisah eden dava dışı ... Şirketinin tüzel kişiliği sona erdikten sonra imzalanan genel kredi sözleşmesine kefil olması ve geçersiz kefalet borcunun müvekkilinin verdiği ipotek ile teminat altına alınmış sayılmasının mümkün olmadığını belirterek tesis edilen ipoteklerin kaldırılmasını, İzmir 6 İcra Müdürlüğünün 2018/8483 sayılı takip dosyası nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. CEVAP : Davalı vekili, davacının ... Şirketi'nin müşterek borçlusu ve müteselsil kefili olduğunu, dolayısıyla davacının dava dışı ... firmasının davalı bankaya olan borçlarından müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, davacının maliki bulunduğu İzmir İlindeki taşınmazların kaydı üzerine dava dışı ... firmasının davalı bankaya karşı doğmuş ve doğacak bilcümle borçlarının teminatını teşkil etmek üzere muhtelif tarihlerde davalı banka lehine ipotekler tesis edildiğini, ... Ltd Şti firmasının daha sonra ... AŞ firması ile tüm hak ve borçları ile birlikte birleştiğini, birleşmeden önce imzalanan kredi çerçeve sözleşmelerinden kaynaklı olarak gerek ... Şti firmasının asaleten ve kefaleten doğmuş doğacak tüm alacaklara davacının müşterek müteselsil borçlu olduğunu, ... Ltd Şti firmasının birleşme tarihine kadar gerek asaleten kullandığı kredilerden ve ... Şti, ... AŞ ve ... AŞ firmalarına olan kefaletlerinden kaynaklı olarak birleşme tarihi itibariyle bankaya borçlu olduğunu, ... Şti firmasının 04/09/2015 tarihinde Genel Kurulda alınan karar uyarınca ... AŞ firması ile birleşmesine karar verildiğini, ancak Genel Kurulda alınan bu kararın 3. kişileri ilan edilmeden bağlamayacağını belirterek davanın reddi ile icra inkar tazminatın hükmedilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacının, dava dışı kredi kefili ... Şti, ... Şti, ... Ltd Şti, ... Ltd, Şti isimli şirketlerin uzun süre ortaklığı ve temsilciliğini yaptığı, adı geçen şirketler lehine davalı bankadan kullandırılan genel krediler kapsamında kendisine ait taşınmazlar üzerinde davalı banka lehine 2003-2012 yılları arasında taşınmazları üzerine davalı banka lehine tesis ettirdiği 10 adet ipotekten 9'unun dava dışı ... Ltd Şti lehine, 1 adedinin ise dava dışı ... AŞ ile ... Şti lehine tesis edildiği, dava konusu İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2018/8483 Esas sayılı dosyasına konu takibin asıl borçlu ... AŞ nin davalı bankadan kullanmış olduğu ... Ltd Şti'nin müteselsil kefil olduğu 22/09/2015 tarihli 10.000.000,00 TL ve 4.000.000,00 Euro bedelli kredi sözleşmelerinden kaynaklandığı, davalı banka tarafından davacıya müracaat edilmesinin dayanağı olarak davacının ... Ltd Şti lehine bankaya vermiş olduğu ipotekler ve dava dışı ... Ltd Şti'nin de dava dışı ... AŞ nin müşterek ve müteselsil kefili olması olarak gösterildiği, bu hususun Beşiktaş 17. Noterliğinin 15/05/2018 tarih ve 39447 yevmiye nolu ihtarnamesiyle de sabit olduğu, ticaret sicil kayıtlarına göre dava dışı ... Şti nin dava dışı ... AŞ tarafından birleşme yoluyla devralındığı, bu birleşmenin 11/09/2015 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, TTK nın 136/4 maddesine göre birleşmeyle, devralan şirketin devrolunan şirketin malvarlığını bir bütün hâlinde devraldığı, birleşmeyle devrolunan şirketin tüzel kişilği sona ereceğinden, TTK'nın 152/3 maddesine göre devrolunan şirketin, birleşmenin ticaret siciline tescili ile infisah edeceği, yine TTK nın 153 maddesine göre birleşmenin, ticaret siciline tescili ile geçerlilik kazanacağı, tescil anında, devrolunan şirketin bütün aktif ve pasifinin kendiliğinden devralan şirkete geçeceği, buna göre davacının lehine 9 adet ipotek tesis ettirdiği ... Ltd Şti'nin 11/09/2015 tarihi itibariyle infisah ettiği ve tüzel kişiliğini kaybettiği, takibe dayanak kredi sözleşmesinin ise 22/09/2015 tarihinde düzenlendiği, dava dışı ... Ltd Şti'nin bu tarihte sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, ancak kefalet tarihi itibariyle adı geçen şirketin tüzel kişiliğinin varlığından bahsedilemeyeceği, bu nedenle bu şirket adına müşterek kefil ve müteselsil borçlu sıfatıyla atılan imzanın yok hükmünde olduğu, bu şirketin bu tarihte borç üstlenmesinden de bahsedilemeyeceği, her ne kadar davalı banka yargılama aşamasında birleşmeyle tüzel kişiliği sona eren dava dışı ... Ltd Şti'nin de birleşme tarihi itibariyle davalı bankaya borçlu olduğunu bildirmiş ise de davalı bankanın dava konusu takipte ve öncesinde bu yönde bir iddiasının bulunmadığı, dava konusu takibin ve öncesinde düzenlenmiş olan kat ihtarnamelerinin dava dışı ... AŞ nin borcuna ilişkin olduğu, davacının dava dışı ... AŞ lehine davalı bankaya vermiş olduğu 05/03/2012 tarihli ipotek yönünden ise dava dışı ... AŞ'nin 22/09/2015 tarihli kredi sözleşmesine ilişkin başvurusu üzerine davalı banka tarafından yapılan incelemelerde kredi komitesi tarafından ... AŞ, ..., ..., ... adına Muğla ili, Fethiye ilçesi ile İstanbul Sultangazi ilçesinde bulunan 3 adet taşınmaz üzerinde davalı banka lehine 23.000.000,00 TL bedelle ipotek tesis edileceği, ... ve ... adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde bulunan tüm ipoteklerin ise fek edileceğine dair karar alındığı, bu koşulların yerine getirilmesi kaydıyla adı geçen şirkete kredi kullandırılmasının uygun görüldüğü, davalı banka şubesi tarafından kredi komitesinin kararına uygun olarak ... AŞ, ..., ..., ... adına taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiği halde aynı kararda belirtilen davacı ... ve dava dışı ... adına kayıtlı taşınmazlardaki ipoteğin fek edilmediği, davacının İzmir 11. Noterliğinin 15/04/2015 tarih ve 5777 yevmiye nolu ihtarnamesiyle iş bu dava ve takibe konu kredi sözleşmesi öncesi davalı bankaya ipotek ve kefaletlerinin yeni kullandırılacak krediler nedeniyle geçerli olmadığını bildirdiği ve davalı bankanın da Beşiktaş 17. Noterliğinin 15/05/2018 tarih ve 39447 yevmiye nolu ihtarnamesiyle 22/09/2015 tarihli sözleşmede ... Ltd Şti'nin müteselsil kefalet ve müşterek borçluluğuna istinaden davacıdan talepte bulunduğunu bildirdiği dikkate alındığında davacının 05/03/2012 tarihli ipotek yönünden de sorumluluğunun bulunmadığı, davacının dava konusu ettiği ipoteklerin icra takibinin dayanağı olan genel kredi sözleşmelerinin teminatını teşkil etmediği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya yapılan ödemenin istirdadına, dava konusu taşınmazlar üzerine konulan ipoteklerin fekkine, yargılama aşamasında satışı kesinleşen taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına, basiretli tacir olarak davranması gereken davalının dava dışı ... Ltd Şti'nin kredinin kullandırıldığı 22/09/2015 tarihi itibariyle tüzel kişiliğinin sona erdiğinden haberdar olması gerektiği, davalı bankanın kredi işlemlerinde gerekli dikkat ve özeni göstermediği, usulsüz yapılan kredi kullandırma işleminin neticesinde davacının daha önce vermiş olduğu ipoteklere müracaat edilmesi nedeniyle davalı bankanın dava konusu takipte haksız ve kötüniyetli olduğu gerekçesiyle takip çıkış miktarından istirdatına karar verilen miktar mahsup edilerek bu miktar üzerinden %20 kötü niyet tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ:Davalı vekili, davalı bankanın takip yapmakta kötü niyetli olmadığını, zira müvekkili banka tarafından yapılan icra takibinde hukuka aykırılık olmadığının Yargıtay incelemesinden geçerek kesinleşen icra hukuk mahkemesi kararı ile sabit olduğunu, söz konusu takibin davacının yetkilisi olduğu şirketin basiretli davranmaması nedeniyle başlatıldığını, müvekkili bankanın ... AŞ firmasıyla 22/09/2015 tarihinde akdedilen kredi çerçeve sözleşmesinde ticari şirket birleşmesi hususunun kasıtlı olarak gizlenerek bankanın iradesinin sakatlandığını, kredi sözleşmesi imzalandığı esnada henüz ticaret sicil gazetesinde birleşme kararının yayınlanmadığını, bankanın iyi niyetli 3. kişi konumunda olduğunu, dava konusu ipoteklerin fekkini gerektirir herhangi bir hususun söz konusu olmadığını, davacının ... Şirketi'ne kullandırılan krediler nedeniyle ve imzalanan kredi sözleşmeleri kapsamında müşterek borçlu ve müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu bulunduğunu, birleşmeden önce imzalanan kredi çerçeve sözleşmelerinden kaynaklı olarak ... Ltd Şti firmasının gerek asaleten ve gerekse de kefaleten doğmuş ve doğacak tüm borçlarından davacının müşterek müteselsil kefil sıfatıyla sorumlu olduğunu, ... Ltd Şti firmasının Bankamız ile akdedilen kredi çerçeve sözleşmelerinden kaynaklı olarak birleşme tarihi itibariyle bankaya borçlu olduğunu, davacı yan ... Ltd Şti'deki hisselerini dava dışı ... ve ... isimli kişilere 13/04/2015 tarihinde devrederek ortaklıktan çıktığını bu nedenle ... Ltd Şti firmasının borçlarından bu tarih itibariyle borçlu olmadığını iddia etmekteyse de ortaklıktan çıkma işleminin kefilin kefaletini sonlandıran bir hukuki işlem olmadığını, davacının kefaletten dönme veya şirket birleşmesi nedeniyle sorumluluğunun son bulduğunun kabul edilmesi halinde dahi söz konusu ipotek nedeniyle davacıya müracaat haklarının bulunduğunu, zira sözkonusu ipotek resmi senedi incelendiğinde ipoteğin ... AŞ firmasının borçları için de tesis edildiğinin anlaşılacağını, ... Şti firması 04/09/2015 tarihinde Genel Kurulda alınan karar uyarınca ... AŞ firması ile birleşmesine karar verilmişse de Genel Kurulda alınan bu kararın davacı yanın iddia ettiği gibi kredi sözleşmelerinin akdedildiği tarihten önce ilan edilmediğini, 22/09/2015 tarihli kredi çerçeve sözleşmeleri akdedildiği anda sistemde yapılan anlık kontrollerde şirket birleşmesine ve ... Şti'nin infisahına ilişkin herhangi bir ilan bulunmadığını, içinde hukukçu bilirkişinin de bulunacağı bir bilirkişi heyeti tarafından rapor hazırlanması gerektiğini, bankanın kurum içi yazışma mahiyetindeki kredi komitesi karar metnine dayanılarak hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, banka adına 3. kişiler nezdinde hüküm ve sonuç doğurmaya elverişli taahhüt içermeyen Kobi Kredileri Daire Başkanlığı'nın 18/09/2015 tarih 2893 sayılı kararı hukuki mahiyeti itibariyle ipoteklerin sonlandırılacağına ilişkin davacıya verilmiş herhangi bir taahhüt bulunmadığını, bankayla ilgili kurum içi yazışma mahiyetindeki bir belgenin gerekçe gösterilerek hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, İzmir 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2020/12 E sayılı dosyası ile ihalenin feshi davasınını ilk derece mahkemesince kabul edilerek ihalenin feshine karar verildiğini, istinaf talebinin reddine karar verildiğini, dosya temyiz incelemesindeyken ihalenin mahkeme kararı ile feshedilmesi nedeniyle davacının cebri icra baskısından kurtulduğunu ve henüz kesinleşmeyen davasından feragat ederek taşınmazın 3. kişiye satışına muvafakat ettiğini, bunun üzerine ihalenin feshi davasında feragat nedeniyle red kararı verilerek taşınmaz 3. kişi adına tescil edildiğini, bu itibarla davacının ipoteğin fekki yönündeki taleplerinin konusuz kaldığını, bu durumda İİK 72. Maddesinde hüküm altına alınan cebri icra baskısından bahsedilemeyeceği gibi satış bedelinin istirdadını da isteyemeyeceğini, davalı bankaca tahsil edilmeyen tahsil harcı ve ceza evi yapı pulu harcı tutarların dahi iadesine karar verildiğini, yine bankaca tahsil edilmeyen tutarların iadesine karar verilirken icra müdürlüğünce hazineye aktarılan tutarların aktarım tarihinden itibaren faiziyle birlikte bankadan talep edilmesinin de hakkaniyete aykırı olduğunu belirtmiştir. Katılma yoluyla davacı vekili,davacının taşınmazının 30/12/2019 tarihinde satılarak paraya çevrilerek biriken 4.079.062,72 TL nema sonucunda bedelin son olarak 16.079.062,72 TL'ye ulaştığını, mahkemece sadece bankaya yapılan ödeme miktarı kadar istirdata karar verilmesinin hatalı olduğunu, satış sonrası ödenen tellaliye harcı ile tapu harcının da iade edilmesi gerektiğini, bu itibarla mahkemece ihale bedelinin tamamı üzerinden istirdata karar verilmesi ve faiz başlangıç tarihinin de ihale tarihi olması gerektiğini davalı bankanın kötü niyetli olduğu sabit olup, kötü niyet tazminatına esas miktarın alacağın tamamı üzerinden hesaplanması gerektiğini, ilk derece mahkemesince takip miktarından istirdata karar verilen tutarın mahsup edilerek kalan bakiye yönünden kötü niyet tazminatına hükmolunmasının hatalı olduğunu, buna göre takip konusu miktarın tamamı yönünden kötü niyet tazminatına hükmolunması ve kötü niyet tazminat oranının da yüzde yüz olarak uygulanması gerektiğini, eldeki davanın icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığı tespiti istemine ve takibe konu ipoteklerin fekkine dair olup, dava değerinin takip miktarı ve ipotek miktarı göz önüne alınarak belirleneceğini, buna göre, takip miktarı veya ipotek miktarından hangisi daha yüksek değerde ise dava değerinin de bu değere göre belirlenmesi gerektiğini, İzmir 6.İcra Dairesinin 2018/8483 Esas sayılı takip dosyasındaki takip çıkış miktarı olan 19.880.569,29 TL yerine ipoteklerin dava tarihindeki bedeli olan 20.090.569,29 TL üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmüştür. GEREKÇE:Dava, İİK'nun 72. Maddesi gereğince genel kredi sözleşmesi nedeniyle ipotek verilen taşınmazların paraya çevrilmesi hakkındaki icra takibi nedeniyle borçlu olunmadığının tespiti, davacıya ait taşınmazlar üzerinde davalı banka lehine tesis edilen ipoteklerin kaldırılması ve yargılama aşamasında satılarak bedeli davalı bankaya ödenen taşınmaz yönünden istirdat istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Somut olayda, davacının dava dışı ... Şti'nin ortağı ve yetkilisi olduğu dönemde davalı banka ile dava dışı ... Ltd Şti arasında düzenlenen kredi sözleşmeleri nedeniyle kendisine ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... ada, 19-20 nolu parseller, ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parsel, 8 ve 14 nolu bağımsız bölümler üzerinde adı geçen şirket lehine davalı bankaya ipotekler verdiği, davacıya ait ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... ada, 19-20 nolu parseller üzerinde ise 05/03/2012 tarihinde dava dışı ... AŞ lehine davalı bankaya ipotek verdiği, davacının 2015 yılı Nisan ayında ... Ltd Şti ortaklığından ayrıldığı ve bu durumu İzmir 11. Noterliğinin 15/04/2015 tarih ve 5777 yevmiye nolu ihtarnamesiyle davalı bankaya bildirererk bu şirketler ile ... AŞ'nin davalı bankadan bu tarihten sonra kullanacağı krediler için verdiği kefaletlerden ve garantilerden döndüğünü bildirdiği, bu ihtarnamenin davalı bankaya 20/04/2015 tarihinde tebliğ edildiği, davalı bankanın 22/09/2015 tarihinde dava dışı ... AŞ ile 4.000.000 Euro ve 10.000.000,00 TL bedelli iki adet genel kredi sözleşmesi imzaladığı, bu sözleşmelerde dava dışı ... Ltd Şti'nin de müşterek ve müteselsil kefil olduğu, eldeki davanın konusunun da iş bu dava dışı ... AŞ ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerinde dava dışı ... Ltd Şti'nin müşterek müteselsil kefil olarak yer alması ve davacı tarafından iş bu şirket lehine verilen ipoteklerin İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2018/8483 Esas sayılı dosyasında paraya çevrilmesi hususunda başlatılan icra takibinden kaynaklı menfi tespit ve istirdat davası olduğu, bu şekilde davalı banka ile dava dışı ... AŞ ile banka arasında imzalanan kredi sözleşmelerine istinaden ... Ltd Şti'nin kredi sözleşmelerinin müşterek müteselsil kefili olduğu, asıl borçlunun kredi borcunu ödemediği, 05/09/2016 tarihi itibariyle bu borcun kat edilerek davacının da rehin veren sıfatıyla ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... ada, 19-20 nolu parseller ile ... ili, ... ilçesi, ... Mah., ... ada, ... parsel, 8 ve 14 nolu bağımsız bölümler ile ...'e ait ... ili, ... ilçesi, ... köyü, ... parsel üzerinde banka lehine tesis edilen ipotekler nedeniyle bankaya karşı sorumlu olduğu gerekçesiyle İzmir 6. İcra Müdürlüğünün 2018/8483 Esas sayılı dosyasında ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla icra takibine girişildiği anlaşılmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; dava dışı ... Ltd Şti'nin dava dışı ... Ürünleri AŞ tarafından birleşme yoluyla devralındığı, bu birleşmenin 11/09/2015 tarihinde ticaret siciline tescil edildiği, TTK nın 152/3 maddesine göre devrolunan şirketin, birleşmenin ticaret siciline tescili ile infisah edeceği, buna göre davacının lehine 9 adet ipotek tesis ettirdiği ... Ltd Şti'nin 11/09/2015 tarihi itibariyle infisah ettiği ve tüzel kişiliğini kaybettiği, takibe dayanak kredi sözleşmesinin ise 22/09/2015 tarihinde düzenlenmiş olması nedeniyle dava dışı ... Ltd Şti'nin bu tarihte sözleşmenin müşterek ve müteselsil kefili olduğu, ancak bu tarih itibariyle adı geçen şirketin tüzel kişiliğinin varlığından bahsedilemeyeceğinden bu şirketin bu tarihte borç üstlenmesinden de bahsedilemeyeceği, davacının dava dışı ... AŞ lehine davalı bankaya vermiş olduğu 05/03/2012 tarihli ipotek yönünden ise dava dışı ... AŞ nin 22/09/2015 tarihli kredi sözleşmesine ilişkin başvurusu üzerine davalı banka tarafından yapılan incelemelerde kredi komitesi tarafından ... AŞ, ..., ..., ... adına Muğla ili, Fethiye ilçesi ile İstanbul Sultangazi ilçesinde bulunan 3 adet taşınmaz üzerinde davalı banka lehine 23.000.000,00 TL bedelle ipotek tesis edileceği, ... ve ... adına kayıtlı taşınmazlar üzerinde bulunan tüm ipoteklerin ise fek edileceğine dair karar alındığı, bu koşulların yerine getirilmesi kaydıyla adı geçen şirkete kredi kullandırılmasının uygun görüldüğü, davalı banka şubesi tarafından kredi komitesinin kararına uygun olarak ... AŞ, ..., ..., ... adına taşınmazlar üzerinde ipotek tesis edildiği halde aynı kararda belirtilen davacı ... ve dava dışı ... adına kayıtlı taşınmazlardaki ipoteğin fek edilmediği dikkate alındığında davacının 05/03/2012 tarihli ipotek yönünden de sorumluluğunun bulunmadığı, bu itibarla davacının dava konusu ettiği ipoteklerin icra takibinin dayanağı olan genel kredi sözleşmelerinin teminatını teşkil etmediği, davacının dava ve takip konusu borç nedeniyle davalıya borçlu olmadığı, davadan önce satılan ancak yargılama aşamasında satışı kesinleşen ve bedeli davalı alıcı bankaya ödenen taşınmaz yönünden ise davacının isteminin istirdada dönüştüğü, davacının davalıya yapılan ödemeyi ödeme tarihi itibariyle yasal kesintiler dahil olmak üzere davalıdan talep edebileceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının takip nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitine, davalıya yapılan ödemenin istirdadına, dava konusu taşınmazlar üzerine konulan ipoteklerin fekkine, yargılama aşamasına satışı kesinleşen taşınmaz yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Somut olayda, ilk derece mahkemesince tüm deliller toplanıp takip dosyası da getirtildikten sonra konusunda uzman bilirkişiden asıl ve ek rapor aldırtılmıştır. Aldırılan asıl ve ek rapor ile tüm dosya kapsamı ve icra takip dosyası birlikte değerlendirildiğinde mahkemenin de kabulünde olduğu gibi, özellikle denetime ve karar vermeye elverişli bilirkişi asıl ve ek raporları ve tüm dosya kapsamına göre takibe konu davacıya ait taşınmazlar ve ipoteklerin iş bu davaya konu kredi sözleşmeleri için verilmediği, takibe konu sözleşmeyi kapsamadığı ve buna göre davacının takibe konu kredi sözleşmelerine yönelik sorumluğunun bulunmadığı açıklığa kavuşmuş bulunmaktadır. Aynı şekilde dava devam ederken takibe konu sözleşmeyi kapsamadığı halde icra-i satışı gerçekleştirilen taşınmazlar yönünde ise dava kendiliğinden istirdat davasına dönüşmüş olup, satış bedeli yönünden ödenen tüm bedelin davalıdan istirdadına, diğer taşınmazlar yönünden ise menfi tespit davasına devam olunarak kabulüne karar verilmesinde anılı nedenlerle bir isabetsizlik bulunmadığından davalı tarafın istinaf istemi yerinde görülmemiştir. İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması durumunda talep üzerine alacak miktarının %20'sinden az olmamak üzere borçlunun dava nedeniyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsil edileceğinin belirtildiği, yerel mahkemece davalı bankanın kredi işlemlerinde gerekli dikkat ve özeni göstermediği, usulsüz yapılan kredi kullandırma işlemi neticesinde davacının daha önce vermiş olduğu ve iş bu kredinin teminatı olarak verilmediği bilinen ipoteklere müracaat edilmiş olması nedeniyle davalı bankanın takibe girişmekte haksız ve kötü niyetli olduğu sonucuna varıldıktan sonra davanın kısmen istirdat davasına dönüştüğü de nazara alınarak, menfi tespit istemine ilişkin kısım yönünden takip çıkış miktarından istirdada karar verilen miktar mahsup edilerek bu miktar üzerinden davacı lehine takdiren %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, taraf vekillerinin bu yöndeki istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilmiştir. Buna göre, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, tarafların iddia ve savunmaları ile dayandıkları delilere göre, hükme esas alınan bilirkişi raporundaki tespit ve değerlendirmelerin dosya kapsamına uygun olmasına, raporun denetime ve hüküm kurmaya elverişli olmasına, söz konusu bilirkişi asıl ve ek raporu uyarınca icra takibine konu davacıya ait taşınmazlar üzerindeki ipoteklerin iş bu davaya konu kredi sözleşmeleri için verilmediğinin tespit edilmiş olmasına, davadan önce satılarak bedeli davalı bankaya ödenen taşınmaz yönünden ise davacının isteminin istirdada dönüşmüş olmasına, dava konusu taşınmazların iş bu takibe konu kredi sözleşmeleri için ipotek gösterilmediği halde davalı bankaca söz konusu taşınmazlar için de ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip başlatılmış olmasına, davalı bankanın kredi işlemlerinde gerekli dikkat ve özeni göstermeyerek usulsüz yapılan kredi kullandırma işlemi neticesinde davacının daha önce vermiş olduğu ve iş bu davaya konu kredinin teminatı olarak verilmediği bilinen ipoteklere müracaat edilmiş olması nedeniyle davalı bankanın takibe girişmekte haksız ve kötü niyetli olmasına, İİK'nun 72/5 maddesi uyarınca mahkemece tazminat miktarı belirlenirken, taktir hakkı kullanılarak kötü niyet tazminatının asıl alacağın %20'si üzerinden verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına, mahkemece uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin doğru nitelendirilmesine, hükmün dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere ve özellikle bu delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, ilk derece mahkemesince verilen kararda bir hukuka aykırılık bulunmamakla, istinaf itirazlarının yerinde olmadığı değerlendirilerek, yerinde görülmeyen istinaf itirazlarının HMK'nun 353/1-b.1 maddesi gereğince reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurularının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı yönünden istinaf karar harcı olan 615,40-TL'den peşin alınan 269,85-TL'nin mahsubu ile bakiye 345,55-TL'nin davacıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı yönünden istinaf karar harcı olan 1.358.588,16-TL'den peşin alınan 339.647,04-TL'nin mahsubu ile bakiye 1.018.941,12-TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf başvurusu nedeniyle tarafların yaptıkları giderlerin kendi üzerlerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay ilgili Hukuk Dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere 11.04.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2023/1570, K. 2025/607, T. 11.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2023-1570-e-2025-607-k-fb76f6d8b19f