Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/15 E. 2025/366 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/15
- Karar No
- 2025/366
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 22. HUKUK DAİRESİ
T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 22. H U K U K D A İ R E S İ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 21/09/2022 ESAS-KARAR NO : ... DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 03/04/2025 YAZILDIĞI TARİH : 30/04/2025
Taraflar arasında yukarıda bilgileri belirtilen kararın Dairemizce incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği ve eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçilmiştir. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ İDDİANIN ÖZETİ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalının müvekkili aleyhine nakten kayıtlı senede dayalı icra takibi başlattığını, icra mahkemesinde davanın reddine dair kararın istinaf edildiğini, davalının savcılık beyanında satın aldığı taşınmazı vergi borçlarından dolayı müvekkilinin annesi adına tescil ettirildiği, müvekkilinin annesinin boşanma durumu nedeniyle taşınmazı müvekkilinin üzerine devrettiği, taşınmazın verilmemesi nedeniyle müvekkilinin annesi ile protokol düzenlenerek dava konusu senedin müvekkili tarafından verildiği yönünde beyanda bulunduğunu, senedin düzmece ve geçersiz olduğunu, müvekkilinin annesi ile davalı arasındaki protokolden haberi olmadığını, protokolde müvekkilinin imzasının bulunmadığını, 2012 yılında müvekkilinin annesinin boşanma avukatının telkini ile arsalarının birini müvekkiline diğerini davalıya devrettiğini, davalının taşınmazı müvekkiline geri devretmediğini, dava konusu senedin matbu senet olmadığını, müvekkili adına atılan imzanın ya sahte ya taklit edilerek kopyalandığını veya bir kağıt altına imza attırılarak diğer yerlerin bir şekilde doldurulduğunu, savcılık bilirkişi raporunda senedin matbu senet olmayıp lazer yazısı yardımı ile doldurulduğunun tespit edildiğini, belgenin kambiyo vasfına sokulmaya çalışıldığını, bilirkişi raporu alınmasını talep ettiklerini belirterek müvekkilinin senet ve takip nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMANIN ÖZETİ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın açılmasında hukuki yararın bulunmadığını, müvekkilinin parasını ödeyerek satın aldığı taşınmazın vergi sorunları nedeniyle davacının annesi adına tescil edildiğini, daha sonra davacıya devir yapıldığını, davacının emanet aldığı gayrimenkulü iade edeceğini etmediği taktirde bedelini ödeyeceğini söyleyerek senedi verdiğini, savcılık dosyasında alınan bilirkişi raporunda imzanın davacıya ait olduğunun tespit edilerek takipsizlik kararı verildiğini, davacının senet nedeniyle borçlu olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARAR ÖZETİ Mahkemece toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar bilirkişi raporunda üzerine başka bir içerik ihtiva eden belgenin tutturularak veya başka amaçlı düzenlenmiş belgelerin imzalattırılması esnasında kişinin iradesi dışında isim ve imzanın hileli bir şekilde elde edildiği ve senet oluşturulduğu kanaatinde olduğu belirtilmiş ise de, bu kanaati güçlendirecek herhangi bir delil ve belge ortaya konulmadığı, sahtecilik suçundan savcılık dosyasında takipsizlik kararı verildiği, senet altındaki imzanın davacıya ait olduğu, davacının annesinin imzasının bulunduğu belgeye göre senedin taşınmazın teminatı olarak davalıya verildiği, taşınmazın davalıya iade edilmemesi üzerine takibe konulduğu, davacının bu şekildeki eylemi senet metninin talili olarak kabul edilemeyeceğinden ispat yükünün davalıya geçmeyeceği, davacının isim ve imzasını içeren belgenin davacının rızası olmaksızın ele geçirilip çoğaltıldığı yönündeki iddianın usulüne uygun delillerle ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; taraflar arasında alacak/verecek ilişkisi veya ticari irtibat olmadığını, savcılık bilirkişi raporunda senedin matbu senet olmayıp lazer yazıcı yardımı ile oluşturulduğunun tespit edildiğini, müvekkilinin hiçbir zaman böyle bir senet imzalamadığını, iddiaların gereği gibi değerlendirilmediğini, mahkemece alınan lehe rapora başka delillerle desteklenmediği gerekçesiyle itibar edilmediğini, ancak sahteciliğin ortaya konulabileceği başka bir delil veya belge bulunmadığını, davalının belgenin sahte olmadığını ispat etmesi gerektiğini, senedin sahteciliği konusunda savcılıkta inceleme ve değerlendirme yapılmadığını, müvekkilinin annesinin davalıya hiçbir zaman belge vermediğini, ilgili belge üzerinde inceleme yapılmadığını, 3.kişi konumunda olan müvekkilinin annesi ile davalı arasındaki belgeye dayalı olarak müvekkilinin borçlandırılamayacağını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. UYUŞMAZLIK KONUSU OLAN HUSUSLAR Uyuşmazlık, takibe konu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı, senedin sahte olup olmadığı, davacının senet nedeniyle borçlu olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK’nin 355.maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle sınırlı, ancak kamu düzenine ilişkin nedenler resen göz önünde tutularak yapılmıştır. Ankara 8.İcra Müdürlüğünün 2019/928 Esas sayılı takip dosyasının yapılan incelemesine göre, 23/01/20219 tarihinde davalı alacaklı tarafından davacı borçlu aleyhine senede dayalı 1.000.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 1.121.068,49 TL alacağın tahsili için kambiyo takibi başlatıldığı görülmüştür. Dava konusu senedin 01/12/2017 keşide tarihli, 01/06/2018 vade tarihli, nakten kayıtlı, 1.000.000,00 TL bedelli olduğu, davacının keşideci, davalının lehtar olduğu, senedin kambiyo vasfında olduğu görülmüştür. Davalı ile davacının annesi ... arasında düzenlenen 01/12/2017 tarihli ibraname ve taahhütname başlıklı belgede, taşınmazın davalı tarafından bedeli ödenerek satın alındığı, davalının ortağı olduğu şirketin hukuki sıkıntıları nedeniyle gayrimenkulün yediemin olarak davacının annesinin adına alındığı, davacının annesinin taşınmaz üzerinde herhangi bir hak ve alacağının bulunmadığı, tamamen emanet olarak uhdesinde bulunduğu, boşanma sürecinde mal paylaşımına konu olmaması bakımından taşınmazın davacının annesi tarafından davacıya bedelsiz olarak devredildiği, taşınmazın davalıya dilediği zamanda bedel talep edilmeden devredileceği, en geç 01/05/2018 tarihine kadar taşınmazın davalıya iade edileceği, davacının olası şekilde taşınmazı devretmemesi halinde davalıya 1.000.000,00 TL ödemeyi taahhüt ettiği, taşınmazın bedeli karşılığı olarak senedin davalıya teslim edildiği, taşınmazın iade edilmemesi ve bedelinin ödenmemesi halinde davacıya ait senedin takibe konulacağı hususlarının kararlaştırıldığı görülmüştür. Davacının davaya konu senetle ilgili sahtecilik iddiası üzerine Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 2019/22606 soruşturma sayılı dosyasında soruşturma başlatıldığı, davalının savcılık ifadesinde suçlamayı kabul etmediği, İzmir İli, ..... İlçesindeki taşınmazı kendisinin aldığını, vergi problemi olduğu için davacının annesi adına tesçil yapıldığını, daha sonra istediğinde boşanma durumundan ötürü arsayı kızı davacı ...'a geçirdiğini, arsayı vermedikleri için davacının annesi ile protokol yaptığını, karşılığında da söz konusu senedi aldığını, senedin davacı tarafından imzalandığını savunduğu, yapılan imza incelemesi sonucunda imzanın davacıya ait olması ve imzalanmış boş bir belgeden faydalanarak oluşturulmadığı yönünde düzenlenen rapor dikkate alınarak 09/04/2019 tarihinde kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, davacının karara itiraz etmesi üzerine 21/05/2019 tarihli kararı ile itirazın red edilerek takipsizlik kararı kesinleştiği görülmüştür. Davacının borca ve imzaya itirazı nedeniyle Ankara 8.İcra Hukuk Mahkemesinin 03/12/2019 Tarih, 2019/110 Esas, 20219/1041 Karar sayılı dosyasında açtığı davada davanın reddine karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine ilgili Ankara BAM 18. Hukuk Dairesinin 30/12/2021 Tarih, 2020/788 Esas, 2021/2610 Karar sayılı kararı ile imza incelemesine yönelik bilirkişi raporu alınması için kararın kaldırıldığı, kaldırma kararı sonrasında mahkemece 2022/73 Esas sayılı dosya üzerinden yapılan yargılama sonucunda grafoloji uzmanından alınan 11/05/2024 tarihli rapora göre senetteki imzanın davacıya ait olduğunun tespit edildiği gerekçesiyle 27/06/2024 tarihinde davanın usulsüz tebligat iddiası yönünde kabul, borca ve imzaya itiraz yönünden reddine karar verildiği, kararın henüz tebliğe çıkarılmadığı görülmüştür. Mahkemece grofoloji uzmanından alınan 13/06/2022 tarihli bilirkişi raporunda, senetteki imzanın davacının elinden çıktığı kanaatine varıldığı, senedin muhtemelen başka bir içerik ihtiva eden bir belgenin tutturularak veya başka amaçla düzenlenmiş belgelerin imzalattırılması esnasında kişinin iradesi dışında davacı ismi ve imzasının hileli bir şekilde elde edilmesi sonrasında senet metninin lazer yazısı yardımıyla belge üzerinde mevcut isim ve imzaya uygun denk getirilerek sahte olarak düzenlenmiş senet olduğu kanaati belirtilmiştir. Yukarıda açıklanan bilgi ve belgelere göre mahkemece davanın reddine karar verilmişse de; savcılık aşamasında alınan rapor ile mahkeme aşamasında alınan rapor arasında çelişki bulunduğu görülmekle dava konusu senetteki imzanın davacıya ait olup olmadığı, imzalanmış boş belgeden faydalanarak oluşturulup oluşturulmadığı hususlarında seçilecek 3 kişilik grafoloji ve belge sahteciliği konusunda uzman bilirkişi heyetinden çelişkiyi giderici ve denetime elverişli olacak şekilde kesin kanaat içeren bilirkişi raporu alınması gerekirken yazılı gerekçe ile eksik inceleme ve araştırma ile karar verilmesi doğru görülmemiştir. Açıklanan nedenlerle dava dosyasının kapsamı ile mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri birlikte değerlendirildiğinde; mahkemenin hüküm kurmasını sağlayacak olan tüm esaslı delillerin toplanmamış, mahkemece değerlendirilmemiş olması nedeniyle, taraf vekillerin istinaf başvurusunun açıklanan nedenlerden ötürü kabulüne, mahkeme kararının 6100 sayılı HMK’nun 353/1-a-6.maddesi uyarınca kaldırılmasına ve dosyanın ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM :Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile; Ankara 10. Asliye Ticaret Mahkemesinin 21/09/2022 tarih ve 2019/721 Esas, 2022/609 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 2-HMK.'nin 353/1-a-6.maddesi uyarınca davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye GÖNDERİLMESİNE, 3-İstinaf başvurma harcı dışında alınan istinaf karar ilam harcının istek halinde davacıya İADESİNE, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından istinaf kanun yoluna başvuran lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6-Kararın tebliğinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, HMK'nin 362/1-g maddesi gereğince kesin olmak üzere dosya üzerinden yapılan inceleme sonucu 03/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.
Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır
NOT: BU BELGE ELEKTRONİK İMZA İLE İMZALANMIŞ OLUP, AYRICA FİZİKİ OLARAK İMZALANMAYACAKTIR. "5070 sayılı Kanun m. 5 ve 6098 sayılı TBK m. 15. uyarınca elektronik imza ile oluşturulan belgeler elle atılan fiziki imza ile aynı sonucu doğurur."