Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1453 E. 2025/1857 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1453
- Karar No
- 2025/1857
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2023/1453 Esas
KARAR NO : 2025/1857
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
TARİHİ: 11/07/2023
NUMARASI : 2022/108 E. - 2023/134 K.
DAVANIN KONUSU: Endüstriyel Tasarım (Tecavüzün Tespiti İstemli)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/12/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü :
Tarafların İddia ve Savunmaları:
DAVA:
Davacı vekili dava dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkilinin 1984 yılından bu yana mobilya aksesuarları üretim ve satışı ile iştigal ettiğini, ürettiği ürünlerin ilgili piyasada yaygın olarak kullanılan; tasarımı, kalitesi ve marka değeri ile bilinen ve tanınan ürünler olduklarını, davacının yüksek kalite anlayışı ve yaptığı yoğun... yatırımı neticesinde elde ettiği yeni endüstriyel ürün ve tasarımları Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescil ettirerek koruma altına aldırdığını, müvekkilinin davaya dayanak ürün tasarımının, Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde 2017 03502 numaralı tasarım tescili kapsamında 20 sıra numaralı tasarımla 15/05/2017 tarihinden itibaren koruma altına alındığını, bu tasarım üzerindeki hak sahipliğinin ve ticari kullanım hakkının müvekkiline ait olduğunu, davalıların bu tasarımların aynısı ve ayırt edilemeyecek kadar benzerlerini kullanılarak üretim ve satış yaptıklarını, ayrıca bu taklit ürünlerin görsellerini tanıtım vasıtalarında kullandıklarını, bu ürünleri sektörel fuarlarda sergilediklerini, müvekkilinin tasarımında kulpun irtibatlandırıldığı ve mafsalı tutan ana parça (2), kulpun dış kısmını ve tutacak kısmını oluşturan dairesel parça (4), dairesel parça içerisinde ana kısmın daireyi ortadan kesen kısmı (3) ve dairesel parçanın ana kısım içerisinden geçerek mafsala bağlandığı kısmın (1) birebir aynı tasarımla kullanıldığını, davalıların kullandığı ürün tasarımının bilgilenmiş kullanıcı bakımından müvekkilinin tasarımından ayırt edilmesinin mümkün olmadığını, davalıların bahsi geçen fiillerinin 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu kapsamında tasarım ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek; fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davalıların dava konusu ürünü üretmek, satmak, tanıtmak ve ticarileştirmek suretiyle gerçekleştirdikleri ticari faaliyetin tasarım ihlali ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine ve engellenmesine, dava konusu ürünün reklam ve tanıtım faaliyetlerinin, özellikle internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarındaki tanıtımının engellenmesine, bu hususta karara riayet edilmediği takdirde ilgili sitelerin ve hesapların erişime kapatılmasına, masrafı davalılardan alınmak sureti ile, dava konusu ürünlere, münhasıran bu ürünlerin üretilmesine kullanılan kalıplara, bu ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara el konulmasına, el konulan ürün, kalıp ve araçların muhafaza altına alınmasına ve masrafı davalılardan alınarak imhasına, verilecek kararın masrafı davalılardan alınmak sureti ile ulusal yayın yapan tirajı en yüksek üç gazeteden birinde ilanına, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesini duruşmada tekrarla; müvekkili ... Mobilya Aksesuarları'nın bugüne kadar ticari herhangi bir faaliyette bulunmadığını, müvekkilinin sorumluluğuna gidilmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkili ...'ın tasarımı sadece kataloğuna koyduğunu, söz konusu tasarıma ait satış olmadığını, davacının tasarımının yenilik ve ayırt edicilik unsurlarına haiz olmadığını, davacının tescilinden önce kamuya sunulan aynı/benzer tasarımların var olduğunu belirtmiş ve davanın reddini, talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesi kararı ile; Davanın KISMEN KABULÜNE, KISMEN REDDİNE, Davalıların davacı adına tescilli 2017 03502 numaralı çoklu endüstriyel tasarımın 20 numaralı tasarımının koruma kapsamında kalan "halka ..." ürününü https://www.egeselaksesuar.com.tr alan adlı internet sitesinde ve davalı şirkete ait 2022 yılı kataloğunda tanıtmak ve satışa sunmak suretiyle davacının tasarım hakkını ihlal ettiklerinin TESPİTİNE, Tasarım hakkına ihlalin ENGELLENMESİNE, Dava konusu ürün ile ilgili davalıların reklam ve tanıtım faaliyetlerinin özellikle internet sitesinde ve sosyal medya hesaplarındaki tanıtımlarının ENGELLENMESİNE, Dava konusu ürünlere, münhasıran bu ürünlerin üretilmesinde kullanılan kalıplara, bu ürün görsellerinin yer aldığı reklam ve tanıtım vasıtalarına, ticari evraklara EL KONULMASINA, el konulan ürün, kalıp ve araçların MUHAFAZA ALTINA ALINMASINA ve karar kesinleştiğinde masrafı davalılardan alınarak İMHASINA, Karar kesinleştiğinde hüküm özetinin masrafı davalılardan alınmak suretiyle ulusal yayın yapan tirajı en yüksek 3 gazeteden birinde bir kez ilanına, Davacının haksız rekabete ilişkin taleplerinin REDDİNE, Usulüne uygun olarak açılmış maddi ve manevi tazminat davası ile 2018 04508 tescil numaralı tasarımının 4 ve 5.sırasındaki tasarımlara tecavüz davası bulunmadığından, bu konuda karar verilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir.
İleri Sürülen İstinaf Sebepleri:
Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece haksız rekabet iddialarının reddedildiğini ve bu karara da Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2019/5189 E. ve 2022/1852 K. sayılı ilamı gerekçe gösterildiğini, 2017 03502 numaralı tasarım tescili bakımından verilen hüküm doğru olsa da cevaba cevap dilekçemizle birlikte öne sürdüğümüz istemlerimiz ve haksız rekabet iddiaları bakımından verilen kararlar yasal düzenlemelere aykırı olduğundan bu hükümler bakımından kararın kaldırılması gerektiğini, dilekçeler aşamasında iddiaların genişletilebileceğine dair emsal Yargıtay kararı olduğunu, mahkemece yargılamaya yer olmadığına ilişkin kararın kanunun açık düzenlemesine ve Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, bu durum müvekkilinin mağduriyetine yol açtığını ve Hukukun temel ilkelerinden olan “adil yargılanma” ilkesinin ihlali niteliği taşıdığını, mahkeme kararı 6102 sayılı yasanın gerekçesi dayanak gösterilerek tanzim edilmiş olsa da; söz konusu gerekçenin karar içerisinde yanlış yorumlandığını, bu yaklaşımın yerinde olmadığını ve hâliyle mahkemesi tarafından da bu kararın benimsenmesinin doğru olmadığını, emsal kabul edilen Yargıtay kararında kanun gerekçesi yanlış bir şekilde yorumlandığını, marka ihlal eyleminin temelinde haksız fiil bulunduğu için eylemin ayrıca haksız rekabet teşkil ettiğini belirterek istinaf isteminin kabulü ile yargılama yapılmasına yer olmadığına karar verilen hususlar ve haksız rekabete ilişkin iddia bakımından kararın kaldırılmasını talep etmiştir.
GEREKÇE:
Dava, davacı adına tescilli tasarımlara vaki tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesi ile tazminat istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, dava dilekçesinde ; müvekkilinin mobilya aksesuarları üretimi ve satışı ile iştigal ettiğini, 2017 03502 -20 tescil numaralı tasarımının 15.05.2017 tarihinden itibaren koruma altında bulunduğunu, davalıların tasarımının aynısını veya ayırt edilemeyecek kadar benzerini üretip sattıklarını, bu ürünleri kataloglarında, internet sitelerinde, sosyal medya hesaplarında ve fuarlarda tanıttıklarını, bu eylemlerin tasarım hakkına tecavüz ve aynı zamanda haksız rekabet oluşturduğunu beyanla tecavüzün tespiti, durdurulması ve önlenmesine karar verilmesini talep etmiş, 20.07.2022 tarihli cevaba cevap dilekçesi ile iddialarını genişlettiğini beyan ederek, davacı adına tescilli 2018 /04508 -03 ve 04 sıra numaralı tasarımlarının da davalılarca ihlal edildiğini, bu tasarımlara ilişkin ihlalin de dikkate alınması gerektiğini ve 5.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın ihlal tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte davalılardan tahsilini talep etmiştir. Davalılar vekili; müvekkili ... Mobilya Aksesuarları’nın bugüne kadar ticari faaliyette bulunmadığını, bu nedenle sorumluluğunun bulunmadığını, davalı ...’ın tasarımı sadece kataloğuna koyduğunu, ürünün fiili satışının olmadığını, davacı tasarımının yenilik ve ayırt edicilik şartlarını taşımadığını, cevaba cevapla ileri sürülen 2018 04508 numaralı tasarıma tecavüz ve tazminat taleplerinin iddianın genişletilmesi yasağına aykırı olduğunu beyanla davanın tümden reddini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesi, davacının dava dilekçesinde ileri sürdüğü 2017/ 03502 tescil numaralı tasarımın 20 sıra numaralı tasarımına yönelik tecavüz iddiasını değerlendirerek bu tasarıma ilişkin davalıların ihlal gerçekleştirdiğini kabul ederek ihlalin tespiti, engellenmesi, ürün ve kalıplara el konulması, imha ve ilân taleplerinin kabulüne , aynı fiillerin ayrıca TTK m.55 anlamında haksız rekabet oluşturduğu yönündeki iddianın reddine dair kısmen kabul kararı verilmiş, davacı tarafın cevaba cevap dilekçesiyle ileri sürdüğü 2018/04508 tescil numaralı tasarımın 03 ve 04 sıra numaralı tasarımlarına yönelik tecavüz iddiası ile SMK m.151/2 uyarınca talep edilen maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında ise , HMK m.141 kapsamında iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında kaldığı gerekçesi ile esasa hiç girilmeden “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Mahkemece, davacı tarafın cevaba cevap dilekçesiyle ileri sürdüğü 2018 04508 sayılı tescil kapsamındaki 03 ve 04 sıra numaralı tasarımlara tecavüz iddiası ile SMK m.151/2 uyarınca talep edilen tazminat istemlerinin, dava dilekçesinde açıkça yer almadığı gerekçesiyle “iddianın genişletilmesi yasağı” kapsamında kaldığı, bu nedenle bu talepler yönünden karar verilmesine yer olmadığına hükmedildiği görülmekte ise de, anılan değerlendirme usul ve yasaya uygun değildir. Zira HMK m.141 uyarınca taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçeleriyle iddia ve savunmalarını serbestçe genişletebilir veya değiştirebilirler. İddianın genişletilmesi yasağı ancak dilekçeler teatisi tamamlandıktan sonra başlar. Bu nedenle, davacının cevaba cevap dilekçesinde ileri sürdüğü yeni vakıa ve taleplerin, dilekçelerin teatisi aşaması henüz tamamlanmamış olduğundan iddianın genişletilmesi yasağı kapsamında değerlendirilmesi mümkün değildir.
Nitekim davacı vekilinin istinaf dilekçesinde emsal gösterdiği Yargıtay 11. Hukuk Dairesi’nin 2017/938 E., 2019/4802 K. sayılı ilamında, davacının cevaba cevap dilekçesiyle yeni bir talep ileri sürmesinin HMK m.141 anlamında mümkün olduğu, mahkemenin bu talep hakkında esastan inceleme yapması gerektiği belirtilmiştir.
İddia ve savunmanın değiştirilmesi ve genişletilmesi ile kastedilen; vakıaların, talep sonucunun ya da savunma sebeplerinin değiştirilmesi veya yeni vakıalar, talepler ya da savunma sebepleri ilâve edilerek genişletilmesidir (Ali Cem Budak, Varol Karaarslan, Medeni Usul Hukuku, İstanbul 2021, s. 215). (Yargıtay HGK , 2022/1-859 Esas - 2023/990 Karar sayılı 25.10.2023 tarihli ilamı) . Dolayısıyla iddiayı genişletme veya değiştirme; dava konusunun veya vakıaların genişletmesi veya değiştirilmesi olup, dava konusunu genişletmek veya değiştirmek ise dava konusunun artırılması ya da dava konusuna, yeni talebin eklenmesi şeklinde olur.
Somut olayda, ön inceleme tutanağının düzenlendiği 24.01.2023 tarihli celse ile aynı tarihte davacı vekili tarafından sunulan dilekçede ; ön inceleme duruşmasında verilen 7 nolu " cevaba cevap dilekçesinde iddianın genişletilmesi niteliğindeki talepler hakkında karşı tarafın muvafakati bulunmadığı gerekçesiyle yargılama yapılmasına yer olmadığına" dair ara karardan dönülmesi talep edilmiş, mahkemece aynı gerekçelerle reddedilmiş ise de; davacı, cevaba cevap dilekçesinde davalıların aynı katalog, aynı internet sitesi üzerinden yürüttükleri eylemlerle, bu kez davacı adına tescilli 2018 04508 sayılı tasarımın 03 ve 04 sıra numaralı tasarımlarını da ihlal ettiklerini ileri sürmüş, ihlal oluşturan fiillere bağlı olarak SMK m.151/2 uyarınca tazminat talep etmiştir. Davalıların eyleminin gerçekleştiği tasarım tescilleri genişletilmiş olduğundan davacının cevaba cevap dilekçesi ile ileri sürdüğü bu talepler, tamamen farklı yeni dava niteliğinde olmayıp, HMK m.141 kapsamında mevcut davanın konusunun genişletilmesi niteliğindedir.
Bu itibarla, dilekçeler teatisi tamamlanmadan önce ileri sürülen ve mevcut dava konusuyla bütünlük oluşturan 2018/ 04508 sayılı tescil kapsamındaki 03 ve 04 numaralı tasarımlara tecavüz ve tazminat taleplerinin, iddianın genişletilmesi yasağı gerekçesiyle hiç incelenmemesi, HMK m.141 ve yukarıda belirtilen içtihatlarla bağdaşmamaktadır.Sonuç olarak, dava konusu 2018/ 04508- 03 ve 04 numaralı tasarımlara tecavüz iddiası ve buna bağlı tazminat talepleri hakkında ilk derece mahkemesince esasa dair hiçbir inceleme yapılmadığı anlaşılmakla, kararın bu yönüyle HMK m.353/1-a-6. uyarınca kaldırılmasına, davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile, dosyanın anılan talepler yönünden esastan inceleme yapılmak üzere yeniden hüküm kurulması için ilk derece mahkemesine gönderilmesine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1- Davacı vekilinin istinaf isteminin KABULÜ ile;
2- İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 11/07/2023 tarih, 2022/108 E. 2023/134 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA,
3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
4- İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde kendisine iadesine,
5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,
6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına,
6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 25/12/2025