Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2023/1423 E. 2026/1287 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2023/1423
- Karar No
- 2026/1287
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2023/1423
KARAR NO: 2026/1287
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 28/02/2023
NUMARASI : 2021/854 Esas - 2023/150 Karar
DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan)
KARAR TARİHİ: 22/05/2026
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 22/12/2018 tarihinde davacı ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motosiklet ile plakası tespit edilemeyen ve kazaya kusurlu olarak sebebiyet veren aracın çarpışması sonucu çift taraflı trafik kazasının meydana geldiğini, plakası tespit edilemeyen aracın kaza yerinden uzaklaştığından kaza tespit tutanaklarının eksik olduğunu, davacının kazadan dolayı yaralandığını, davacı hakkında kazaya ilişkin 24/08/2020 tarihinde uzman mütalaa raporunun düzenlendiğini belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 5.900,00 TL daimi maluliyet, 100,00 TL geçici iş göremezlik, 50,00 TL sürekli bakıcı gideri ve 50,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 6.100,00 TL tazminatın davalı hesabına başvuru tarihi 28/08/2020'den itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tazminine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazanın 22.12.2018 günü meydana geldiğini ve kaza tarihi üzerinden üç yılı aşkın bir sürenin geçtiğini, kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiğini, yerleşik içtihat gereğince, plakası tespit edilemeyen aracın varlığı, kusuru ve ZMMS poliçesi yaptırma yükümlülüğünün somut delillerle ispat edilemez ise talebin reddedilmesi gerektiğini, davalıya güvence hesabı tarafından maluliyet tazminatı ödenebilmesi için, kişinin maluliyete sebep olan arazlarının trafik kazasından kaynaklanması gerektiğini, söz konusu arazların sebep olduğu maluliyetin sürekli ve kalıcı olduğunun kanun ve ilgili yönetmeliklere uygun şekilde tespitinin gerektiğini, 03.11.2020 tarihli Süleyman Demirel Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı raporu ve 22.12.2021 tarihli Adnan Menderes Üniversitesi Tıp Fakültesi Anabilim Dalı raporu erişkinler için engellilik değerlendirmesi hakkında yönetmeliğe uygun bir rapor olmadığını, kabul anlamına gelmemek ile birlikte; ... tarafından dava konusu kaza ile ilgili başvuran tarafa herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığı hususu araştırılarak, ... tarafından ödeme yapılması halinde bu tutarın hesaplanan tazminattan tenzil edilmesi gerektiğini, tazminat hesaplaması yapılması ihtimalinde, davacının kask ve koruyucu ekipman kullanmaması nedeniyle Yargıtay İçtihatları doğrultusunda müterafik kusur indirimi yapılmasının gerektiğini, hesaplama yapılması halinde TRH 2010 hayat tablosu ve 1,8 teknik faiz kullanılması gerektiğini, başvuru şartı yerine getirilmemiş olduğundan güvence hesabının temerrüdünün bulunmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; "Davacının davasının reddine" karar verilmiştir.
Bu karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; 30/06/2022 tarihli Adli Tıp Raporu'nun çelişkili olduğunu, çelişkili kusur raporu hükme esas alınarak davanın reddedilmesinin kanuna aykırı olduğunu, Adli Tıp Raporu'nda mevcut bulgulara göre; kusurun iki seçenekli olarak değerlendirildiğini, sigortalı araç sürücüsü ile davacı müvekkili ...'nun kusur oranlarının çelişkiye mahal vermeksizin net bir şekilde belirli olması gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.
Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.
Dosya istinaf aşamasındayken davacı ...'nun 29/07/2024 tarihinde vefat ettiği anlaşılmıştır. Karardan sonra davacının vefat ettiğine ilişkin Uyap sisteminin uyarı vermesi nedeni ölen davacının tüm mirasçıları yönünden taraf teşkilinin sağlanması ve sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayini gereklidir.
Dairemizin kararının içeriğine göre, bu aşamada diğer istinaf itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın yukarıda belirtilen şekilde işlem yapılmak üzere mahkemesine gönderilmesine karar verilmiştir.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-a/6. maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE,
3-İstinaf karar harcının istek halinde İlk Derece Mahkemesince yatırana iadesine,
4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücreti hükmedilmesine yer olmadığına,
5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin İlk Derece Mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına,
6-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 353/1-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/05/2026