Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi 2023/1201 E. 2025/1381 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1201
Karar No
2025/1381
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R

BAŞKAN :....

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09/12/2022 NUMARASI :.....

DAVANIN KONUSU : Taşıma Sözleşmesinden Kaynaklanan Rücuen Alacak

Taraflar arasında görülen davada Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/12/2022 tarih ve 2021/109 E. - 2022/869 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi taraflarca istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili tarafından ..... numaralı ... ... Blok ... ... ile sigortalanmış bulunan, ... ... A.Ş.'ye ait 6 farklı taşımaya ait emtianın, davalı ... ... ..... Şirketine teslim edildiğini, ancak davalı şirket sorumluluğundayken nakliye sürecinde hasarlandığını, aynı poliçe kapsamında sigortalanmış, iş bu davanın 6 farklı taşıma kapsamında farklı miktar ve tutarlarda emtianın hasarlanmasından dolayı tek dava şeklinde açıldığını, söz konusu ... esnasında meydana gelen hasar dolayısı ile davacının sigortalı ... ... AŞ'ye toplamda 81.892,07 TL hasar tazminatı ödediğini ileri sürerek şimdilik 81.892,07 TL hasar tazminatının ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... ... AŞ vekili, davalı ... ., müvekkili nezdinde 01.02.2019 başlangıç ve 01.02.2020 bitiş tarihli ... aracısı/komisyoncusunun yasal sorumluluk ... ... ile sigortalı olduğunu, dava konusu taleplerin zamanaşımına uğradığını, dava konusu uyuşmazlığın tabi olduğu ... Konvansiyonu m. 32 uyarınca, zamanaşımı süresinin bir yıl olduğunu, dava konusu talepler davalı şirket tarafından tanzim edilen ... poliçesinin teminatı kapsamı dışında olduğundan, davalının dava konusu zarara ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, farklı tarihlerde meydana gelen dava konusu hasara ilişkin davalı şirkete başvurulduğunu, iş bu başvuru üzerine hasar dosyası açıldığını ve dosya kapsamında yapılan değerlendirmeler neticesinde tanzim edilen ekspertiz raporlarında, dava konusu hasarın emtianın istifleme işlemlerinin hatalı yapılması nedeniyle, camların bulunduğu paletin devrilmesi ve/veya römorkta bulunan diğer emtiaların camların bulunduğu palete çarpması neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiğini, dava konusu taşımada trafik kazası gibi olağan dışı bir durum meydana gelmediğini, tüm bu hususlar ve davacı tarafın sigortalısına ait emtiada benzer şekilde çok sayıda hasar meydana gelmesi, taşıma konusu emtiadaki hasarın, hatalı bir şekilde yapılan yükleme ve istifleme işlemleri sebebiyle meydana geldiğini açıkça ortaya koyduğunu, ... m. 8 ve 9 uyarınca, taşıyıcının taşıma kapsamındaki özen yükümlülüğüne aykırı davranması sebebiyle meydana geldiği kabul edilse dahi, bu durumda da, nezaret yükümlülüğüne aykırılık sebebiyle meydana gelen dava konusu hasarın poliçe kapsamında olmadığını, dava konusu hasarın müvekkili şirket tarafından tanzim edilen ... ... teminatı kapsamı dışında kaldığı sabit olmakla, müvekkili şirketin dava konusu hasara ilişkin herhangi bir sorumluluğu bulunmadığını, poliçede yer alan muafiyet hükmünün dikkate alınması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. Davalı ...... vekili, davalı şirket ile davacı sigortalısı arasında akdedilen sözleşme uyarınca davaya konu emtianın gönderici tarafından davalı şirketin aracına yüklendiğini, sözleşmeden de anlaşılacağı üzere emtianın yüklenmesi ve boşaltılmasının gönderici ve alıcı tarafından yapıldığını, müvekkili şirketin emtiayı araç üzerinde gönderici tarfından yüklenmiş ve sabitlenmiş olarak teslim almakta yine aynı şekilde araç üzerinde teslim ettiğini, davalı şirketin emtiaya hiçbir müdahalesinin olmadığını, ... konvansiyonu uyarınca yükün gönderici tarafından yüklenmesi halinde meydana gelen hasardan taşıyıcının sorumlu tutulmasının mümkün olmayacağını, davaya konu cam muhteviyatındaki emtianın yetersiz paketleme, hatalı yükleme, istifleme ve sabitleme nedeniyle hasarlanmış olduğunun açık olduğunu, bu anlamda taşımaya konu emtianın hasarlanmasından davalı şirketin sorumlu tutulamayacağını, davacı ... şirketi tarafından birebir aynı konuda Ankara 14. Asliye Ticaret Mahkemesi nezdinde ikame edilen davada alınan bilirkişi raporunda, davacı sigortalısının hatalı yüklemesi veya ambalajlamasından kaynaklı olarak hasarın meydana geldiğinin tespit edildiğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ... taşımasına konu emtianın hasar görmesi nedeniyle, davacı ... şirketince ödenen bedelin TTK 1472. madde gereğince rücuen tahsili talebine ilişkin olduğu, taşımaların yükleme yerinin İstanbul İli Tuzla İlçesi, tahliye yerinin ise .... bulunan ... olduğu, ilgili kayıtlarda ... kırık, 100 levha flot cam kırığı, tarzında şerhler düşüldüğü, davacı ile dava dışı ... AŞ arasında 01.01.2020-01.01.2021 tarihlerini kapsar şekilde nakliye ... Blok ... ... düzenlendiği, davalılarca zamanaşımı definde bulunulmuş ise de, ...'nin 32/1. maddesine göre; bu sözleşme gereğince yapılan taşımalardan doğacak davaların bir yıl içinde, ancak, bilerek kötü hareket veya mahkeme tarafından bilerek kötü hareket olarak kabul edilen kusurlarda üç yıl içinde açılması gerekli olduğu, eldeki olayda, emtianın hasarı taşıyıcının bilerek kötü hareket olarak kabul edilebilecek bir nedenden meydana geldiği ispat edilmediği gibi bu yönde bir iddiada ileri sürülmediğine göre, 1 yıllık zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiği, taraf beyanlarından hasarın 2020 yılı Ocak ayı içerisinde meydana geldiği belirtilmiş olmakla dava tarihi nazara alınarak zamanaşımı defi yerinde görülmediği, davaya konu uyuşmazlık uluslararası kara yoluyla taşımadan kaynaklandığından olaya ... konvansiyonu hükümlerinin uygulanacağı, ... Konvansiyonu'nun 17. maddesinde, "Taşımacı, yükü teslim aldığı andan, teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur." hükmünün bulunduğu, Konvansiyon'un 17. maddesinde taşıyıcının sorumluluktan kurtulma hallerinin düzenlendiği, taşıyıcının 17. maddede öngörülen hallerden birinin olayda gerçekleştiğini ispatladığı durumda taşımadan kaynaklanan hasardan sorumlu olmayacağı, yine ... Konvansiyonu'nun 3. maddesinde taşımacının, çalıştırdığı kişilerin ve taşımanın yapılması için hizmetlerinden yararlandığı diğer kimselerin görevleri sırasındaki hareket ve ihmallerinden, sanki bu hareket ve ihmalleri kendisi yapmış gibi sorumlu olacağının düzenlendiğini, 8. maddede yükü teslim aldığında taşımacının parça sayısı ve bunların üzerindeki marka ve numaralar bakımından sevk mektubundaki beyanların doğruluğunu, yükün ve bunların görünüşteki durumunu kontrol edeceği, bunları kontrol etme olanaklarından yoksun ise sevk mektubuna itiraz kayıtlarını yazacağı ve bunların geçerli nedenlerini de belirteceği, aynı şekilde yükün ve ambalajların görünüşteki durumu ile itiraz nedenlerini de açıklayacağının, 9. maddede sevk mektubunun, aksi ispatlanıncaya kadar, taşıma sözleşmesinin akdini, sözleşmenin koşullarını ve yüklerin taşımacı tarafından kabul edildiğini kanıtlayan belge olduğu, sevk mektubunda taşımacı tarafından beyan edilmiş itiraz kaydı yok ise aksi kanıtlanmadıkça, tesellümde yükün ve ambalajlarının iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğunun varsayılacağının düzenlendiği, davalı taşıyıcı ile dava dışı sigortalı arasındaki ... AŞ Topluluğu Uluslararası Karayolu Taşıma Teknik Şartnamesi'nin 5.3. Maddesinde "...yüklemeler, şirketlerin yükleme rampalarından şirketler elemanlarınca, boşaltmalar ise malın sevk edildiği şirketlerin müşteri boşaltma mahallinde müşterilerin elemanlarınca iş günleri ve mesai saatleri dahilinde sıra esasına göre yapılır. Taşıyanın sorumluluğu ürünlerin araçlara yüklenmesinden sonra başlar. Taşıyan sürücüleri yükleme ve boşaltmalara nezaret edecektir..." hükmünün bulunduğu, tüm dosya kapsamını bir bütün halinde incelenmesinde hasara konu emtianın dava dışı sigortalı tarafından davalı taşıyıcının aracına yüklendiği ve tahliye mahallinde de davalı taşıyıcının dahli olmaksızın araçtan indirildiği, emtiada ise hasarın meydana geldiği, uluslararası taşımalarda, yükleme ve gümrükleme işlemlerinin tamamlanması sonrasında araçların ihraç gümrük yetkilileri tarafından gümrük mühürü ile mühürlendiği ve ancak varış yerinde varış gümrüğü yetkililerince mührün açılarak araçtaki yüklerin boşaltılmasının sağlandığı yani aracın sürücüsünün sefer süresince aracın yükleme bölümüne girme olanağının olmadığı, uyuşmazlığın esasen taraflar arasındaki sözleşme gereğince emtianın taşıyıcının aracına yüklenmesi ve tahliyesinde dahli olmayan davalı taşıyıcının meydana gelen hasardan sorumlu olup olmadığına ilişkin olduğu, her ne kadar davalı taşıyıcı emtianın yüklenmesi ve tahliyesini gerçekleştirmemiş ise de; mahkememizce alınan ilk bilirkişi heyet raporunda dava konusu emtinanın taşınması için olarak olarak geliştirilmiş sehpalarla jumbo kasa ve normal kasaya uygun cam levha veya kırılgan panelleri güvenli taşıyabilen hidrolik tahrikli iç baskı sistemleri ile özel fren tertibatı araçlar ile taşınması gerektiği ancak taşımanın özel cam taşıma araçları ile değil standart tipte tenteli araçlar ile yapıldığı, taşıyıcı tarafından emtinanın ihtirazi kayıt ile de kabul edildiğinin dosya kapsamından ispatlanamadığı, taşıyıcı tarafından daha önceki taşımalarda da hasarın meydana gelmesine rağmen taşıma işlerinin aynı yöntem ile devam ettiği anlaşıldığından iş bu davaya konu taşımada tarafların meydana gelen hasarda %50 oranında kusurlu oldukları gerekçesi ile davanın kısmen kabulü ile 40.946,00 TL'nin davalılardan dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, davaya konu hasardan davalı tarafın sorumlu olduğunu, yine her ikisinin de basiretli tacir olan davalı şirket ile müvekkili şirketin sigortalısı arasındaki sözleşme, mevzuat ve Yargıtay kararları gereği davalı tarafın ve onun yasal sorumluluk ... ... ile sigortacısı olan ... ... AŞ'nin söz konusu hasarın tümünden sorumlu olduğunun açıkça anlaşıldığını, ... Konvansiyonu'nun "taşımacının sorumluluğu" başlıklı 17. maddesinin "taşımacı, yükü teslim aldığı andan teslim edinceye kadar, bunların kısmen veya tamamen kaybından ve doğacak hasardan sorumludur." hükmünü haiz olduğunu, taraflar arasında imzalanan sözleşme ile taşıyıcının tüm ayıp ve hasarlardan sorumlu olduğu hüküm altına alınmış olmasına rağmen, mahkemece davalı tarafların %50 oranında kusurlu olduklarından bahisle davamızın kısmen kabulüne karar verilmiş olmasının hukuka aykırı bulunduğunu, her ikisi de basiretli tacir olan davalı şirket ile müvekkili şirketin sigortalısı arasında imzalanmış olan ''... A.Ş. Topluluğu Uluslararası Karayolu Taşıma Teknik Şartnamesi ''Yükleme ve Boşaltmalar'' başlıklı 5. maddesinin 3. Fıkrası gereği, taşıyan sürücülerinin yükleme ve boşaltmalara nezaret edeceğini, TTK'nın 863. maddesi 1. fıkrasında; sözleşmede durumun gereğinden veya ticari teamülden aksi anlaşılmadıkça, gönderen eşyayı taşıma güvenliğine uygun biçimde araca koyarak, istifleyerek, bağlayarak, sabitleyerek yüklemek ve aynı şekilde boşaltmak zorunda olduğunun, taşıyıcının ise yüklemenin işletme güvenliğine uygun olmasını sağlamakla yükümlü olacağının belirtildiğini, davaya konu olayda da yüklemeye nezaret görevi bulunmakta olan davalı taşıyıcının, yükleme-istifleme konusunda herhangi bir ihtirazı kaydını taşıma sözlesmesine şerh düşmediğini ve taşımayı gerçekleştirdiğini, ambalajlama, yükleme ve istif göndericiye ait olsa bile, taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmaktan kaynaklanan yüklemeye nezaret görevi bulunduğunu, buna rağmen mahkemece davalı tarafların %50 oranında kusurlu olduklarından bahisle davamızın kısmen kabulüne karar verilmiş olması hukuka aykırı bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. Davalı ... ... AŞ vekili, müvekkili şirketin ve sigortalısının dava konusu taleplere ilişkin herhangi bir sorumluluğunun olmadığını, davalı taşıyıcı emtianın yüklenmesi ve tahliyesini gerçekleştirmemiş ise de; dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında, emtianın taşınması için olarak olarak geliştirilmiş sehpalarla jumbo kasa ve normal kasaya uygun cam levha veya kırılgan panelleri güvenli taşıyabilen hidrolik tahrikli iç baskı sistemleri ile özel fren tertibatı araçlar ile taşınması gerektiği ancak taşımanın özel cam taşıma araçları ile değil standart tipte tenteli araçlar ile yapıldığı, taşıyıcı tarafından emtianın ihtirazi kayıt ile de kabul edildiğinin dosya kapsamından ispatlanamadığını, taşıyıcı tarafından daha önceki taşımalarda da hasarın meydana gelmesine rağmen taşıma işlerinin aynı yöntem ile devam ettiğini belirterek davaya konu taşımada tarafların meydana gelen hasarda %50 oranında kusurlu olduklarını kabul ederek hüküm tesis ettiğini, bu değerlendirmenin tamamıyla hatalı ve hukuka aykırı olduğunu, tanzim edilen ekspertiz raporlarında, dava konusu hasarın emtianın istifleme işlemlerinin hatalı yapılması nedeniyle, camların bulunduğu paletin devrilmesi ve/veya römorkta bulunan diğer emtiaların camların bulunduğu palete çarpması neticesinde meydana geldiğinin tespit edildiğini, nitekim dava konusu taşımada trafik kazası gibi olağan dışı bir durumun meydana gelmediğini, tüm bu hususlar ve davacı tarafın sigortalısına ait emtiada benzer şekilde çok sayıda hasar meydana gelmesi, taşıma konusu emtialardaki hasarın, hatalı bir şekilde yapılan yükleme ve istifleme işlemleri sebebiyle meydana geldiğini açıkça ortaya koyduğunu, davacı tarafın sigortalısı ... ... A.Ş.'nin bağlı olduğu ....... Topluluğunca düzenlenen ve müvekkil şirketin sigortalısınca imzalanan.... "Yükleme ve Boşaltmalar" başlıklı 5.3. maddesi uyarınca, "Yüklemeler, şirketlerin yükleme rampalarından şirketler elemanlarınca, boşaltmalar ile malın sevk edildiği şirketlerin müşteri boşaltma mahallinde müşterinin elemanlarında iş günleri ve mesai saatleri dahilinde sıra esasına göre yapılır hükmünün bulunduğunu, taşıyanın sorumluluğunun ürünlerin araçlara yüklenmesinden sonra başlayacağını, müvekkili şirketin sigortalısının taşıma konusu emtialara ilişkin sorumluluğu emtiaların araca yüklenmesinden sonra başlayacağını, emtianın yükleme ve istifleme işlemlerinin dava dışı gönderici firma tarafından yapıldığı sabit olmakla, dava konusu taleplerin müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığını, müvekkili şirket nezdindeki ........ Aracısı/Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk ... ....... sayfasında yer alan "Teminat Dışı Haller" başlıklık maddesi uyarınca, "Yukarıda verilen ana ve ek teminatlar açısından aşağıdaki haller dolayısıyla meydana gelen zararlardan kaynaklanan talepler ... teminatının dışındadır hükmünün bulunduğunu, ... Konvansiyonu madde 17 gereği, dava konusu emtianın yükleme, istif/sabitleme işlemlerinin hatalı yapılması sebebiyle meydana geldiğinden, müvekkili şirketin ... Konvansiyonu hükümlerine göre de dava konusu taleplere ilişkin sorumluluğu bulunmadığını, dava konusu taleplerin poliçe teminatı kapsamı dışında kaldığının sabit olduğunu, mahkemenin, davacının sigortalısına ait benzer taşımalara ilişkin iki ayrı dava dosyasında birbiriyle çelişkili kararlar verdiğini, meydana gelen zararlardan kaynaklanan talepler ... teminatının dışında bulunduğunu, yükleme ve istifleme işlemlerinin gereği gibi yapılmaması sebebiyle meydana gelen hasarların, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamında olmadığından, nezaret yükümlülüğü kapsamında bu sebeple taşıyıcıya yüklenecek mesuliyetin de müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçe teminatı kapsamında olmadığını, verilen kararda, poliçede yer alan muafiyet hükmünün dikkate alınmadığını, müvekkili şirket tarafından tanzim edilen poliçenin 3. sayfasında, hasar başına 500,00-EUR tutarında muafiyet uygulanacağının belirtildiğini, davacı taraf 8 adet taşımaya ilişkin hasar bildirimi yapmış olduğundan, poliçede yer alan işbu muafiyet bedelinin 8 hasar için ayrı ayrı uygulanması gerektiğini ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı ........ vekili istinaf başvuru dilekçesinde, mahkemece aynı dava hakkında çelişkili karar verildiğini, emsal davada davanın reddine karar verilmiş olduğunu, müvekkilinin dava konusu taşımalar yönünden hiçbir kusur ve sorumluluğunun bulunmadığını, mahkemece, taşımanın özel araçlarla yapılması gerektiği gerekçesi ile müvekkiline kusur atfetmesinin hatalı bulunduğunu, davaya konu hasarın hatalı ambalajlama, yükleme ve istiflemeden kaynaklandığını, ... Konvansiyonu uyarınca yükün gönderici tarafından yüklenmesi halinde hasardan taşıyıcının sorumlu tutulmasının mümkün bulunmadığını, TTK'nın 1472. Maddesi uyarınca rücu şartlarının oluşmadığını, bu hususun dikkate alınmadığını, davacı tarafça dava dilekçesinde 6 adet hasar dosyası için dava ikame edildiği belirtilmiş olmasına rağmen 8 adet taşımaya yönelik belgelere göre değerlendirme yapıldığını ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

GEREKÇE : Dava, taşıma sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Rücu davası açılabilmesi için, sigortacı ile sigortalı arasında bir ... sözleşmesinin mevcudiyeti, sigortacının bu nedenle sigortalısına bir ödeme yapmış olması ve sigortalının zarar sorumlusuna karşı dava hakkının bulunması gerekir. Davalı tarafça, ... poliçesinde sigortalının ... AŞ olduğu, yükün göndericisinin ... ... AŞ göründüğü, ödemenin de ... ... yapıldığı beyanında bulunulmuş olup, dosya kapsamında mahkemece bu yönde bir inceleme ve değerlendirme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Bu husus aktif dava ehliyetine ilişkin olup mahkemece re'sen nazara alınması gerekir. Bu nedenle mahkemece TTK'nın 1472. maddesi uyarınca rücu koşullarının bulunup bulunmadığı hususunun karar yerinde tartışılmaması yerinde bulunmamıştır. Ayrıca, davacı vekilince, müvekkili tarafından sigortalanmış bulunan 6 farklı taşımaya ait emtianın nakliye sürecinde hasarlandığı ileri sürülerek iş bu dava açılmış ise de, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda 8 adet taşımaya göre inceleme yapıldığı belirtilmiş, mahkemece de 8 adet taşımaya göre belirlenen tutar hüküm altına alınmıştır. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 31. maddesinde, hakimin davayı aydınlatma ödevi düzenlenmiş olup, hakim uyuşmazlığın aydınlatılmasının zorunlu kıldığı durumlarda, maddi veya hukuki açıdan belirsiz yahut çelişkili gördüğü hususlar hakkında, taraflara açıklama yaptırabileceği, soru sorabileceği ve delil gösterilmesini isteyebileceğinin düzenlendiği (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/16594 Esas, 2018/4304 Karar ve 05/06/2018 Tarih), bu durumda mahkemece, öncelikle HMK'nın 31. maddesinde düzenlenen hakimin davayı aydınlatma görevi kapsamında, davacıya dava dilekçelerinin açıklattırılması ile davacının tazminat taleplerinin hangi tarihli ve içerikli taşımalara ilişkin bulunduğunun ayrı ayrı kesin olarak tespitinin yapılması, sonucuna göre taraf delillerinin değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır. Diğer taraftan, davalı ... Şirketi, düzenlenen ... Aracısı/Komisyoncusunun Yasal Sorumluluk ... ...'nin 8. sayfasında yer alan "Teminat Dışı Haller" başlıklık maddesi uyarınca, meydana gelen zararlardan kaynaklanan taleplerin ... teminatının dışında bulunduğunu savunmuş olmasına rağmen mahkemece bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olması yerinde bulunmadığı gibi, poliçede yer alan muafiyet hükmünün de değerlendirilmemesi kabule göre yerinde bulunmamıştır. Ayrıca, ambalajlama, yükleme ve istif göndericiye ait olsa bile, taşıyıcının basiretli bir tacir gibi davranmaktan kaynaklanan yüklemeye nezaret görevi bulunduğu, doğacak bir zarardan sorumluluğunun kalkması için bu yöndeki ihtirazı kaydını taşıma sözlesmesine şerh düsmesi gerektiği, tasıyıcının hiçbir ihtirazı kayıt ileri sürmeden taşımayı gerçeklestirmesinin, yükün tam ve sağlam alındığı hususunda karine teşkil eder ise de, taşıyıcının yükün sağlıklı taşınabilmesi ve hasara uğramaması için yükleme ve istiflemeyi, basiretli bir tacir gibi gözetmemesi, hatalı bir yükleme varsa buna karsı çıkmaması ve yükün güvenli taşınabilmesi için gereken her türlü tedbiri almaması ambalajlama ve istifleme yönünde kusurunu teşkil edeceği hususları gözden kaçırılarak, bu hususta bir inceleme ve değerlendirme yapılmamış olması da kabule göre doğru olmamıştır. Öte yandan kabule göre, dava konusu taşımanın gerçekleştirildiği güzergah itibariyle somut olaya uygulanması gereken ... Konvansiyonu'nun 23/3. maddesi uyarınca taşıyıcının sorumluluğu sınırlı olup, aynı Konvasiyonun 29. maddesinde ise hasar, taşıyıcının kendi kötü hareketinden veya davaya bakan mahkemenin kararı ile isteyerek kötü harekete eşdeğer sayılan kusurundan ileri gelmiş ise taşımacı, sorumluluğunu kaldıran veya sınırlayan hükümlerden yaralanamayacağı düzenlenmiş olup, ilk derece mahkemesince davalı taşıyıcının sorumluluğunun anılan hükümler çervesinde sınırlı olup olmadığı hususunda da bir inceleme ve değerlendirme yapılmadan, sınırlı sorumluluk miktarı tespit edilmeden yazılı şekilde karar verilmesi de doğru olmamıştır. Bu durumlar karşısında, yukarıda ayrıntısı açıklanan hususlar gözden kaçırılarak, uyuşmazlığın çözümünde etkili olacak ölçüde önemli deliller toplanmadan ve değerlendirilmeden, mahkemece yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, Dairemizce, taraf vekillerinin yukarıdaki hususlara ilişkin istinaf itirazlarının kabulü ile HMK’nın 353/1-a-6. maddesi gereğince yerel mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, kararın niteliğine göre taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir.

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Taraf vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kabulü ile Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 09/12/2022 gün ve 2021/109 E. - 2022/869 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA; 2-Dosyanın, davanın yeniden görülmesi için mahkemesine İADESİNE, 3-Taraf vekillerinin diğer istinaf itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, 4-Davacı tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 179,90-TL maktu istinaf karar ve ilam harcının istek halinde davacıya iadesine, 5-Davalı ... ... tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 700,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, 6-Davalı ... ... AŞ. tarafından istinaf başvurusunda peşin olarak yatırılan 520,00-TL nispi istinaf karar ve ilam harcının istek halinde anılan davalıya iadesine, 7-İstinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yapılacak yargılamada değerlendirilmesine, 8-Kararın tebliği ve harç işlemlerinin yerel mahkeme tarafından yaptırılmasına, 9-İİK'nın 36/5. maddesi uyarınca yasal şartların oluşması nedeniyle ve istinaf kararının neden ve şekline göre, icranın geri bırakılması için davacıdan alınan 10.591,16 TL. tutarındaki nakit teminatın GERİ VERİLMESİNE, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/06/2025 tarihinde HMK 353/1-a-6 maddesi uyarınca KESİN olmak üzere karar verildi.

GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 11/07/2025

Başkan

Üye

Üye

Katip

Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi, E. 2023/1201, K. 2025/1381, T. 27.06.2025, www.arakarar.com/karar/ankara-bolge-adliye-mahkemesi-20-hukuk-dairesi-2023-1201-e-2025-1381-k-431539878fc2