Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/824 E. 2026/241 K. – Deniz Ticaret (Deniz
Konu: Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/824
- Karar No
- 2026/241
- Karar Tarihi
- Konu
- Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO:2022/824
KARAR NO:2026/241
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ:08/03/2022
NUMARASI:2019/372 Esas - 2022/104 Karar
DAVA:Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:13/02/2026
Taraflar arasındaki Deniz Ticaret (Deniz Taşımacılığı Kaynaklı) davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... A.Ş.’nin yurtiçi ve yurtdışı her türlü kara, deniz, hava taşımacılığı işi ile iştigal eden uluslararası pazarda önemli bir konuma sahip ve lojistik sektöründe çok iyi bilinen bir şirket olduğunu, davalı ... A.Ş. firmasının yurtdışından ithal etmek istediği emtia olduğundan bahisle söz konusu emtianın taşınması işi için müvekkil şirket ile anlaşma sağladığını, taraflar arasındaki müzakerelerin neticesinde, müvekkili şirketin davalıya ait emtianın deniz yolu ile taşınması işini organize ettiğini, müvekkil şirket taşıma işinin icrası konusunda ...A.Ş. ile anlaşmış olup taşıma işini fiili taşıyan sıfatıyla ...A.Ş. icra ettiğini davalı şirket tarafından konteynerlerin boş olarak teslim edilmesindeki gecikme sebebiyle 10.440,00-USD tutarında demuraj bedelinin doğduğunu, kaldı ki. davalı Şirket imzaladığı taahhütnamelerde konteynerin vaktinde boş olarak teslim edilmemesinden dolayı oluşacak masraflardan ve demuraj ücretinden sorumlu olacağını da peşinen kabul ettiğini, davalı şirket 20.04.2018 tarihinde imzaladığı taahhütname ile teslim alınan konteynerleri Müvekkil şirket tarafından belirtilecek stok veya liman sahasına temiz olarak 5 gün içerisinde teslim edeceğini ve 20 feetlik konteyner için 5000 USD, 4000 feetlik konteyner için 7500 USD ödeyeceğini nakden ve defaten kabul ettiğini beyan ve taahhüt ettiğini, buna ek olarak yine davalı şirket imzaladığı diğer bir taahhütnamede tarafına gelen konteynerlere ait oluşabilecek tüm demuraj, ardiye gibi masrafların tarafına ait olduğunu ve tarife üzerinden gecikmeksizin nakden ve defaten bu tutarları ödeyeceğini beyan ve taahhüt ettiğini, müvekkil şirket, fiili taşıyan olan ...’ne yapmış olduğu bu ödemeleri, aralarındaki taşıma ilişkisi uyarınca davalı taşıtandan talep ettiği, davalı şirketin, Çerkezköy ... Noterliğinin 07.12.2018 ve 10.12.2018 tarihlerindeki ..., ... ve ... yevmiye numaralı üç adet ihtarnamesi ile Müvekkil Şirket tarafından düzenlenen toplamda 10.440,00-USD tutarındaki demuraj faturalarını hiçbir hukuki dayanak bulunmaksızın haksız olarak iade ettiğini belirterek davanın kabulü ile itirazın iptalini talep etmiştir.
CEVAP:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkile tebliğ olunan icra takibine konu edilen ... A.Ş. tarafından müvekkil şirket adına düzenlenmiş olan 3 adet fatura takip alacaklısına noter kanalı ile aynen iade edildiğini, Çerkezköy ... Noterliği tarafından 07.12.2018 tarihinde gönderilen ... nolu ihtarname ile 04.12.2018 tarihinde düzenlenen ... seri nolu 2.700,00 USD tutarındaki fatura, 10.12.2018 tarihinde ... nolu ihtarname ile 04.12.2018 tarihinde düzenlenen ... nolu 5.850,00 USD tutarındaki fatura ve 10.12.2018 tarihinde... nolu ihtarname ile tarihinde ... seri nolu 1.890,00 USD tutarındaki fatura ile takibe konu edilen faturalarda bahsi geçen hizmet hiç alınmamış olduğundan ve müvekkil şirket adına kesilmemesi gereken ve sehven düzenlendiği düşünülen faturaların yasal süresi içerisinde aynen iade edildiği ve söz konu ihtarnameler 13.12.2018 tarihinde evrak almaya yetkili daimi çalışana tebliğ edildiğini, takibe konu edilen faturalar üzerinde müvekkil şirketin faturayı kabul beyanını içeren hiçbir kaşe ve imzasının bulunmadığını, davacı şirket hiçbir hukuki gerekçe ve haklı dayanak olmaksızın söz konusu konteynerlere ilişkin konşimentoları, konteynerlerin limana ulaştığı tarihte teslim etmesi gerekirken limanda kalacağı serbest sürenin dahi bitiminden çok sonra müvekkil şirkete teslim ederek demuraj bedelinin ortaya çıkmasında tam kusurlu hale geldiğini, müvekkil şirkete zamanında konşimentolar teslim edilseydi serbest zaman içerisinde, demuraj bedeli ödenmeden konteynerlerin boşaltılması ve teslimi gerçekleşeceğinin açıkça anlaşılacağını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI:İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...Dava konusu olan İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün .... Sayılı dosyasının incelenmesinde, davacı tarafından 04/12/2018 tarihli toplam 10.440,00 USD bedelli, demuraj faturasından kaynaklı alacağı tahsili için davalı aleyhine ilamsız icra takibi başlattığı, davalı vekilinin süresinde borca ve fer'ilerine itirazı üzerine icra takibinin durdurulduğu, itirazın iptali davasının ise İİK'nun 67.maddesine göre 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı tespit edilmiştir. Davalının ithal ettiği emtianın ..., ..., ... sayılı konişmentolar tahtında ...Limanına taşındığı, konişmentolara göre ... 'in taşıyan, davalının ise gönderilen konumunda olduğu görülmüştür. Davacının konişmentoda teslimat firması olarak belirtildiği ve navlun faturası düzenlemiş olduğu anlaşıldığından taşıma işleri organizatörü olarak akdi taşıyan sıfatını haiz olduğu anlaşılmıştır. Dosyaya dava konusu taşımalara ilişkin varış ihbarlarının sunulduğu, davalının davalının demuraj tarifesinden haberdar olduğu, yükün teslim alındığı anlaşılmıştır. Davalı tarafça düzenlenen taahhütnamede konteynerlara ilişkin oluşabilecek tüm demuraj tutarının vs. masrafların ödeneceğinin belirtildiği görülmektedir. Davalı adına navlun faturası düzenlendiği görülmekle hem taşıtan hem gönderilen konumunda olduğu, yükü teslim aldığı, ayrıcı taahhütname ile de konteynerlaren geç teslim edilmesi nedeniyle oluşacak demuraj ücretini cezai şart olarak ödemeyi kabul ettiği anlaşıldığından davalının demuraj bedelinden sorumlu olduğu kanaatine varılmıştır.Davacı taraf toplam 10.440,00 USD bedelli demuraj faturaları nedeniyle alacağının bulunduğu iddiasında olup dosyaya sunulan bilirkişi raporunda da demuraj bedelinin 10.440,00 USD olarak hesaplandığı görülmüştür. Dosyaya fiili taşıyan .... tarafından düzenlenen ..., ..., ... sayılı seawaybill ve demuraj faturaları sunulmuştur. Bilirkişilerce yapılan mali incelemede davacının fiili taşıyana 8.838,00 USD ödeme yapmış olduğunun tespit edildiği, cezai şart niteliğindeki demuraj ücretini fiili taşıyanın talep edebileceği, davacının ise fiili taşıyana yaptığı ödeme ile sınırlı olarak rücu edebileceği, buna göre davalının fiili taşıyana ödenen bu bedel yönünden sorumluluğunun bulunduğu anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın kısmen iptali ile takibin 8.838,00 USD üzerinden devamına, kabulüne karar verilen takibe konu asıl alacağın takip tarihinden itibaren kamu bankalarının aynı yabancı para türünden 1 yıl süreli mevduatına uyguladıkları en yüksek faiz oranın üzerinden faiz uygulanmasına, fazlaya ilişkin talebin reddine, kabulüne karar verilen 8.838,00 USD alacağın TL karşılığı üzerinden %20 oranında hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davalının kötüniyet tazminatı talebinin reddine " karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ:Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili arasındaki ticari uyuşmazlığın dayanağı gemi ile taşınan ve müvekkiline teslim edilen konteynerlerin taahhüt edilen sürede boş olarak geri tesliminin yapılmadığı iddiası olduğunu, mahkeme, davacının bu iddiasının doğrulandığı yorumu ile davanın kabulüne karar verdiğini, davacının iddiasının ve mahkemenin kabulünün deliler tam toplanmadan eksik incelemeye dayalı olarak yanlış ve hatalı olduğunun arz edecekleri maddi vakalar ile anlaşılacağını, davacı delileri içerisinde yer alan ve davacı tarafından dosyaya sunulan konşimentolar incelendiğinde; müvekkiline ait yüklerin bulunduğu ... adlı gemi ile taşınan ... ve... numaralı konteynerler, ... adlı gemi ile taşınan ... numaralı konteyner ve ... adlı gemi ile taşınan ... ve ... numaralı konteynerler için 14 günlük serbest sürenin kararlaştırıldığının anlaşıldığını, dosya içerisinde bulunan konşimentolardan da anlaşılacağı gibi davacı konşimentolarının müvekkiline her bir yük için sırası ile 34 gün, 20 gün ve 26 gün geç teslim ettiğini, konşimentoları müvekkiline teslim edilen konteynerlerin içerisinde bulunan yüklerin gümrük işlemleri de dahil tüm yük boşaltım işlemleri de müvekkili tarafından 9,7 ve 8 günde tamamlanarak konteynerler boş ve temiz olarak teslim edildiğini, 20.04.2018 tarihli taahhütnamedeki 5 günlük sürenin konteynerler içerisinde bulunan ürünlerin gümrük işlemlerinin tamamlanıp konteynerlerin gümrük sahasından çıkması tarihinden itibaren başlayan süre olduğunu, Mahkemenin müvekkilinin yüklerinin bulunduğu konteynerlerin liman sahasından hangi tarihte çıktığı/çıkarıldığı ve hangi tarihte stok veya liman sahasına teslim edildiği konusunda bir araştırma yapmadığını, konteynerlerin boş ve temiz olarak teslim tarihleri belli olmakla birlikte konteynerlerin liman sahasından çıkış tarihleri mahkemece araştırılmadığı için belli olmadığını, öncelikle ilgili liman müdürlüğünden konteynerlerin liman sahasından çıkış tarihinin dosyaya celbi gerektiğini, müvekkilinin taahhütname belirtildiği gibi konteynerleri boş ve temiz olarak 5 gün içinde liman sahasına teslim ettiğini, taşınan yüklerin kararlaştırılan 14 günlük serbest sürede alınamamasının sebebinin davacının konşimentoları müvekkilinin ve gümrük işlemlerini yapan müşavirlik firması yetkilisinin 30 Ekim, 19 Kasım, 23 Kasım ve 26 Kasım 2018 tarihli mail uyarısına rağmen müvekkiline teslim etmemesinden kaynaklandığını, müvekkiline ait yüklerin bulunduğu konteynerlerin 14 günlük sürede boşaltılmaması sebebiyle demuraj ücreti ödendiği iddia ediliyor ise bunun sebebinin davacı olduğunu, davacının taşınan yüklerin konşimentolarını niçin geç teslim ettiğini açıklamadığını, davacının kendisinin sebep olduğu ve dava dışı üçüncü şahsa ödediğini iddia ettiği demuraj bedelinin 8.838,00 USD olmasına rağmen davacının müvekkili hakkında 10.440,00 USD’lik icra takibi yaptığını, davacının hizmet kusuru sebebiyle ödendiği iddia ettiği bedel ile davacının icra takibine konu ettiği ve müvekkilinden talep ettiği bedelin farklı olduğunu, bu tespitler çerçevesinde davacının talep ettiği alacak davacının talebi kadar likit bir alacak olmadığını, Mahkemenin bu farkı dahi gözetmeden davacı lehine %20 oranında icra-inkar tazminatını hüküm altına almasının anlaşılır ve kabul edilebilir olmadığını, istinaf taleplerinin kabul edilerek İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 08.03.2022 tarih 2019/372 Esas ve 2022/104 Karar sayılı usul ve yasaya aykırı kararının kaldırılmasına, müvekkiline karşı haksız ve hukuki dayanaktan yoksun şekilde açılmış bulunan iş bu itirazın iptali davasının reddine, takibinde haksız ve kötüniyetli olan alacaklı hakkında takip konusu alacağının % 20 sinden az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesine, mahkeme masrafları ve ücreti vekaletin davacıya tahmiline karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava;davalı tarafından ithal edilen taşımaya konu emtianın bulunduğu konteynerlerin boş olarak teslim edilmesindeki gecikme sebebiyle oluştuğu iddia edilen ve dava dışı fiili taşıyana ödenen demuraj ücretinin davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Davacı takip alacaklısı tarafından, davalı takip borçlusu hakkında, İstanbul 35. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı takip dosyasında, "04.12.2018 tarihli fatura 2.700,00 USD, 04.12.2018 tarihli fatura 1.890,00 USD, 04.12.2018 tarihli fatura 5.850,00 USD" sebebine dayalı olarak 10.440 USD alacağın tahsili istemiyle 09.01.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatılmış, davalının yetkiye ve borca itirazı üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Somut olayda davalıya ait emtianın deniz yolu ile taşınması işinin davacı tarafından organize edildiği ve taşıma işinin fiili taşıyan sıfatıyla ...A.Ş. tarafından icra edildiği taraflar arasında ihtilafsız olup, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 89/1-1 maddesi gereği davacı alacaklının yerleşim yerindeki icra dairesi olan İstanbul İcra Dairesi takipte yetkilidir.Dosyaya sunulan bilgi ve belgelerden, davaya konu taşıma işinin beş konteynerle gerçekleştirildiği, 27.09.2018 tarihli ... referans numaralı konişmentoya göre ... ve... numaralı konteynerlerin ... ve ... adlı gemiler ile ... limanından ... limanına taşındığı, 20.10.2018 tarihli ... referans numaralı konişmentoya göre ... ve ... numaralı konteynerlerin ... adlı gemiyle; 14.10.2018 tarihli ... referans numaralı konişmentoya göre ... numaralı konteynerin ise ... adlı gemi ile ... limanından ... limanına taşındığı, davalının ithal ettiği emtianın taşınmasına ilişkin olarak düzenlenen ..., ..., ... referans numaralı konişmentolarda gönderenin ..., taşıyanın ..., alıcının davalı olduğu, teslimat firması olarak davacının belirtildiği,...-...-... numaralı ana konişmentolarda ise gönderenin ..., taşıyanın ..., alıcının davacı olduğu, boşaltma limanındaki acentenin ...A.Ş. olarak belirtildiği, konişmentonun üzerinde teslimatın ödenmemiş navlun ve ücretlerin ödenmesinden sonra uygun şekilde boşaltma limanında veya teslimat yerinde kimlik ve yetki belgesinin ibraz edilmesi üzerine deniz konşimentosunun bir kopyasının ibraz edilmesine veya teslim edilmesine gerek kalmaksızın gerçekleştirilebileceği şerhinin mevcut olduğu anlaşılmaktadır.Davalı tarafça taşımaya konu konteynerlerin liman sahasından hangi tarihte çıktığı/çıkarıldığı ve hangi tarihte stok veya liman sahasına teslim edildiği konusunda bir araştırma yapılmadığı ve bu yönde bir eksiklik bulunduğu belirtilmiş ise de dosya içerisinde konteyner kayıtları bulunmakta olup,konteynerlerin gümrük sahasından çıktığı ve boş olarak teslim edildiği tarihler bellidir. Buna göre ... ve... numaralı konteynerlerı taşıyan ... adlı geminin 09.10.2018 tarihinde İstanbul’a vardığı ve 15.10.2018 tarihinde konteynerlerin tahliye işlemlerinin tamamlandığı, ... ve ... numaralı konteynerleri taşıyan ... adlı geminin 25.10.2018 tarihinde İstanbul’a vardığı ve 29.10.2018 tarihinde konteynerlerin tahliye işlemlerinin tamamlandığı, ... numaralı konteyneri taşıyan ... adlı geminin 18.10.2018 tarihinde İstanbul’a vardığı ve 23.10.2018 tarihinde konteynerin tahliye işlemlerinin tamamlandığı, ... ve... numaralı konteynerlerin 27.11.2018 tarihinde; ... ve ... numaralı konteynerlerin sırasıyla 26.11.2018 ve 28.11.2018 tarihlerinde; ... numaralı konteynerin 27.11.2018 tarihinde davalı tarafından boş olarak teslim edildiği görülmektedir. Taşıyıcı tarafından tedarik edilen konteynerin, ... limanına ulaşmasından itibaren kararlaştırılan sürede (serbest zaman), böyle bir süre yok ise makul bir süre içerisinde teslim alınmadığında konteynerin beklemesi veya gemiden boşaltılan konteynerin, gönderilen tarafından tesellüm edildikten sonra, kararlaştırılan sürede, böyle bir süre yok ise makul bir süre içerisinde boş olarak taşıyana veya temsilcisine iade edilmediğinde konteynerin gecikmesi halinde konteyner demurajı söz konusu olmaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı uyarınca, konteyner demurajı ücretinin kaynağı genelde konişmento veya taşıma sözleşmesidir.(Yargıtay 11. HD'nin 2008/10839 Esas - 2010/2527 Karar, 08.03.2010 tarihli kararı; aynı Dairenin 2015/1669 Esas - 2016/481 Karar, 19.01.2016 tarihli kararı ve aynı Dairenin 2015/2967 Esas - 2015/8406 Karar sayılı kararı).Konteyner demurajı; Türk Ticaret Kanunu'nda (TTK) düzenlenmemiştir. Uygulamada kırkambar sözleşmesi veya konşimentoda kararlaştırılan, konteynerin iadesi borcunu kuvvetlendiren, bununla birlikte konteynerin iadesinde gecikme durumunda taşıyanın uğrayacağı zararı tazmin etmeye yarayan bir müessesedir. Konteyner demurajından kaynaklı alacağın istenebilmesi için öncelikle taraflar arasında bir anlaşma olması gerekir. Taşıma sözleşmesinde veya konşimentoda bu yolda bir hüküm olmadığı takdirde taşıyan kural olarak demuraj talep edemez. Ancak TTK'nın 1203. maddesinde "Eşya, taşıtandan başka bir kişiye teslim edilecekse, bu kişi, navlun sözleşmesi veya konişmento ya da diğer bir denizde taşıma senedi uyarınca eşyanın teslimini istediğinde, bu istemin dayandığı sözleşmenin veya konişmentonun yahut diğer bir denizde taşıma senedinin hükümlerine göre ödemeye yetkili kılındığı bütün alacakları ödemekle, kendi hesabına gümrük resmi ödenmiş ve başka giderler yapılmış ise bunları da vermekle ve üstüne düşen diğer bütün borçları yerine getirmekle yükümlü olur." hükmüne yer verilmiştir.Maddede bahsi geçen "navlun sözleşmesi, konşimento ya da diğer denizde eşya taşıma senedi hükümlerine göre üzerine düşen tüm borçlar" ifadesinin kapsamına konteynerin iadesi yükümlülüğü de dahildir. Bu hükme göre gönderilen, eşyanın teslimini talep etmesi halinde anılan yükümlülüğün muhatabı olur. (..., Konteynerin Taşıyana İadesi ve Konteyner Demurajı,s.146). Konşimentoda veya ayrıca bir sözleşme ile kararlaştırılmaması halinde demuraj ücretinden sorumlu olan kişi taşıtandır. Konteyner demurajını konu alan düzenlemeler konişmentoda konteyner bekleme ve gecikme parasına dair özel kayıtlar(klozlar) yer alabilir. Yüke ilişkin konişmentoda demuraj ücretine ilişkin kayıt bulunmasa bile demuraj ücretinin emsaller gözetilerek hakkaniyete uygun biçimde tayinine de engel bulunmamaktadır.(Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 15/10/2015 tarih, 2015/8234 Esas ve 2015/10695 Karar).Eldeki uyuşmazlıkta taraf defterleri üzerinde yapılan incelemede, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulduğu, davacı defterlerine göre davacı tarafından davalı hakkında 04.12.2018 tarihinde 5.850 USD, 2.700 USD, 1.890 USD bedelli demuraj açıklamalı faturalar düzenlendiği ve takip tarihi itibariyle davacı alacağının 10.440 USD olduğu, davacının dışı fiili taşıyan tarafından düzenlenen faturalara ilişkin olarak 10.440 USD ödeme yaptığı, davalı defterlerinde davacı tarafından düzenlenen faturaların deftere kayıt edilmediği, Çerkezköy ... Noterliğinin 07.12.2018 tarihli ... nolu ihtarnamesi ile bu faturaların iade edildiği tespit edilmiş ve ... numaralı konteyner için 38 günlük demuraj süresine göre 2.970 USD, ... numaralı konteyner için 37 günlük demuraj süresine göre 2.880,40 USD, ... mumaralı konteyner için 15 günlük demuraj süresin göre 1.260,00 USD, ... numaralı konteyner için 17 günlük demuraj süresine göre 1.440,00 USD, ... numaralı konteyner için 22 günlük demuraj süresine göre 1.890,00 USD demuraj bedeli hesaplanmıştır. Taraflar arasında yazılı bir sözleşme bulunmamakla birlikte ...- ...- ... -... isimli gemilerle yapılan taşımalara ilişkin 12.10.2018 tarihinde davacı tarafından davalı hakkında navlun faturası düzenlenmiş olmasına göre davacı akdi taşıyan, davalı ise taşıtan ve gönderilen sıfatına haizdir.Somut olayda dava dışı ...A.Ş. tarafından düzenlenen demuraj bedeli açıklamalı faturalara karşılık davacı tarafça 8.838,00 USD ödeme yapılmış olup, davacı, ödediği demuraj ücretini davalıdan talep etmiştir. Davalı tarafça, konteynerlerin geç tesliminde davacının kusurlu olduğu savunulmuş ise de davalı, taşımaya konu konteynerleri ihtirazı kayıtsız olarak teslim aldığı gibi dosya kapsamındaki deliller ile davacıdan kaynaklanan bir gecikme olduğunu ispatlayamamıştır. Davalının, 31.12.2018 tarihine kadar gerçekleştirilecek olan tüm yüklemeler için konteynerlere ait oluşabilecek tüm demuraj, ardiye vs masraflarının kendisine ait olduğuna ilişkin yazılı taahhüdünün de bulunduğu gözetildiğinde davacının, demuraj ücreti için fiili taşıyana yaptığı ödemeyi davalıdan talep edebileceği anlaşılmakla mahkemece fiili taşıyana ödenen 8.838,00 USD üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.Diğer yandan İİK'nun 67. maddesi uyarınca icra inkar tazminatına hükmedilebilmesi için takibe konu alacağın, likit olması zorunlu olup, eldeki davada, dava ve takip konusu alacak, likit (belirlenebilir) olduğundan mahkemece davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesi de yerindedir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle:
1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.026,94 TL harcın, alınması gerekli olan 4.107,78 TL harçtan mahsubu ile bakiye 3.080,84 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 13/02/2026