Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/797 E. 2023/577 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/797
- Karar No
- 2023/577
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2024/25 Esas KARAR NO: 2024/343 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 20. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 08/09/2023 NUMARASI: 2023/368E, 2023/577K. DAVANIN KONUSU: 3. Şahıs Tarafından Açılan Menfi Tespit KARAR TARİHİ: 22/02/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. Maddesi gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili şirketin, Davalı alacaklı tarafından borçlu aleyhine takip başlatılan İstanbul .... İcra Dairesi'nin ... E. Sayılı dosyasında üçüncü kişi olarak yer aldığını, üçüncü kişi müvekkil şirket'e her ne kadar İİK m. 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnameleri gönderilmişse de bu ihbarnameler müvekkil şirkete usulsüz olarak tebliğ edildiğinden müvekkilinin ancak bu ihbarnamelerden 10.05.2022 tarihinde muttali olduğunu, taraflarınca 10.05.2022 tarihinde 89/1 ve 89/2 haciz ihbarnamelerine itiraz edildiğini, ancak icra müdürlüğünce itirazla ilgili bir karar verilmemesi ve itirazın sürüncemede bırakılması sebebiyle taraflarında 13.05.2022 tarihinde İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nde 2022/797 E. Sayılı usulsüz tebligat sebebiyle şikayet başvurusu yapıldığını, İİK 89. Maddesinin 3. Fıkrası gereği haciz ihbarnamesi düzenlendiğini, ilgili ihbarnamenin taraflarına tebliğ edilmediğini, haciz ihbarnamesinden haberleri olan 10.05.2022 tarihinden itibaren ilgili ihbarname taraflarına tebliğ edilmiş sayılacak olduğunu, üçüncü Kişi Müvekkil Şirket'e 2004 Sayılı İcra İflas Kanununun 89. Maddesinin 3. Fıkrası uyarınca gönderilen haciz ihbarnamesi nedeniyle hiçbir borcu bulunmadığının tespitini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... E. Sayılı icra takibinin müvekkil yönünden durdurulmasına, %20'sinden az olmamak üzere tazminata karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davayı kabul ettiklerini, Müvekkili aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretinin yükletilmemesi gerektiğini, davacı taraf, dava dışı borçlu ... aleyhine başlattıkları İstanbul .... İcra Müdürlüğü ... E. sayılı takip dosyasından hazırlanan İİK 89/1 ve İİK 89/2 Haciz İhbarnamelerine kendi ihmali sonucu itiraz etmediğini ve huzurdaki davayı kendi kusurundan kaynaklı açtığını, mahkeme tarafından kabul beyanına göre karar verilmesini, bu beyanlarının ön inceleme duruşmasından önce yapıldığını, tebliğ edilen usulsüz tebligatlar ile davalı müvekkilinin bir bağlantısının bulunmaması hususları dikkate alınarak yargılama gideri ve vekalet ücretinden müvekkilinin sorumlu tutulmamasını ve davacı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmişlerdir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARI: "....Eldeki davada davalı tarafın kabul beyanı doğrultusunda davanın kabul verilmiş olup taraflar arasında yargılama gideri ve vekalet ücreti yönünden ihtilaf devam ettiğinden bu hususta yapılan inceleme ve değerlendirme sonucunda, dava konusu icra dosyasında davacı şirkete gönderilen haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliğ edilmesinden davalının sorumlu olmadığı, davalının haciz ihbarnamesi tebliği talebi sonrasında tebliğ işlemlerinin icra memurunca yapıldığı bu nedenle birinci ve ikinci haciz ihbarnamelerinin tebliğinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı hususunun denetiminin icra memuruna ait olduğu, icra memurunca birinci ve ikinci haciz ihbarnameleri usulüne uygun tebliğ edilmiş ise üçüncü haciz ihbarnamesinin düzenlenmesi gerektiği açık olup İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesinin 2022/797 esasında görülen davada da haciz ihbarnamelerinin usulsüz tebliği hususundaki davanın icra memur muamelesini şikayete ilişkin olduğu ve haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği anlaşılmakla, somut olayla benzer nitelikteki davada Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 18/11/2015 tarih 2015/3376 Esas, 2015/15059 Karar sayılı içtihadında da belirtildiği üzere her ne kadar dava davalının kabulü nedeniyle kabul ile sonuçlanmış ise de eldeki davanın açılmasında davalı şirketin kusur ve sorumluluğu bulunmadığından HMK 312/2 gereği davacı şirket lehine yargılama gideri ve vekalet ücreti tayinine yer olmadığına dair karar verilmiştir..." gerekçesi ile neticeten; "1-. Davalı tarafın kabulü nedeniyle Davacı tarafça açılan DAVANIN KABULÜ ile; davacı ...'nin dava konusu İstanbul .... İcra Dairesi’nin ... esas sayılı icra dosyasından dolayı davalı şirkete BORÇLU OLMADIĞININ TESPİTİNE,- Davacının şartlar oluşmaması nedeniyle kötü niyet tazminatı talebinin reddine" şeklinde karar verilmiştir. İSTİNAF İSTEMİ: Davacı vekili istinafında özetle; Yerel Mahkeme tarafından hukuka aykırı olarak müvekkil lehine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilemeyeceğine karar verildiğini, kararın bu yönden kaldırılması gerektiğini, Müvekkiline haciz ihbarnamesi gönderilmesini talep eden davalı alacaklı tarafın eldeki davanın açılmasına sebebiyet verdiğini, dava açılırken haksız olduğunu, işbu davaya konu İ.İ.K 89/1, 89/2, 89/3. maddesine göre gönderilen haciz ihbarnamelerinin tebligatının usulsüzlüğü sebebiyle tarafımızca yapılan şikâyet sonucunda; İstanbul 10. İcra Hukuk Mahkemesi'nin 14.02.2023 Tarih, 2022/797 Esas 2023/94 Karar sayılı ilamı ile, müvekkile gönderilen İ.İ.K. 89/1 haciz ihbarnamesinin usulsüz olduğu ve itiraz olması nedeniyle İ.İ.K. 89/2 ve İ.İ.K. 89/3 maddesine göre tebliğ edilen haciz ihbarnameleri de geçerli olmadığından iptaline karar verildiğini ve kararın kesinleştiğini,müvekkilinin dava konusu menfi tespit davasının açılmasında bir kusuru bulunmadığını, Tebligat Kanunu'na aykırı, usulsüz tebligat yapıldığını bilen davalı alacaklının buna rağmen İİK 89/2 ve İİK 89/3 gönderilmesi için talepte bulunduğunu, davanın açılmasına sebebiyet verenin, usulsüz tebligatı bildiği halde icra işlemlerine devam eden davalı alacaklı olduğunu, HMK 312/2md dikkate alındığında davalı taraf davayı kabul etmiş olsa bile, diğer şart gerçekleşmediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerekirken, bu yönde karar verilmemesi usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek kararın yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE Dava, İİK 89/3.maddesine dayalı olarak menfi tespit davasıdır.İlk derece mahkemesince davalının davayı kabulü nedeni ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı vekili, yasal süresi içinde istinaf kanun yoluna başvurmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekilinin istinaf istemi yargılama giderleri ve vekalet ücreti istemine ilişkindir. Somut uyuşmazlıkta, davalının cevap dilekçesindeki davayı kabul ettiği, haciz ihbarnamelerinin usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması nedeni ile İstanbul 10.İcra Hukuk mahkemesi'nin 2. ve 3.haciz ihbarnamelerinin iptaline karar verildiği de dikkate alındığında HMK 312/2 maddesi gereğince davalı aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi yerinde görülmüştür. (Benzer yönde; Y. 11.HD, 2020/8108Esas, 2022/3193 Karar sayılı, 20.04.2022 Tarihli ilamı; Y.19HD, 2015/3376E, 2015/15059K, 18.11.2015 Tarihli ilamı)Açıklanan nedenle davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi ayrıntılı kararda açıklandığı üzere;1-6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gereken 427,60-TL harçtan, peşin alınan 269,85-TL harcın mahsubu ile bakiye 157,75-TL harcın davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,5-Artan gider avanslarının, karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK'nun 361.maddesi uyarınca tebliğden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.22/02/2024