Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/727 E. 2025/1769 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/727
- Karar No
- 2025/1769
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/727
KARAR NO : 2025/1769
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/11/2021
NUMARASI : 2019/373 Esas - 2021/857 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasına Bağlı Araç Hasarı Nedeniyle Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 19/11/2025
İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesi ile; 27.08.2018 tarihinde davalıya zorunlu trafik sigortalı ... plaka sayılı aracın, dava dışı ...'in sevk ve idaresinde iken, ana yoldan tali yola dönüş yaptığı sırada tali yoldan ana yol çıkma hazırlığı yapan müvekkilinin maliki olduğu ve sevk ve idaresindeki aracın sol ön kısımlarına sürterek hasarlanmasına neden olduğunu, müvekkilinin kazadan sonra ikamet ettiği Almanya'ya döndüğünde yaptırdığı hasar incelemesi neticesinde aracında 5.935,55 Euro hasar bulunduğunun belirlendiğini, eksper incelemesi için 888,93 Euro ödediğini, müvekkilinin zararının karşılanması için davalı şirkete başvuruda bulunulmasına rağmen olumlu sonuç alınamadığını belirterek hasar bedeli 5.935,55 Euro bedelin ödeme tarihindeki TL karşılığının hasar başvurusunun tebliğ edildiği 13.11.2018 tarihine 8 iş günü eklenmesi ile ulaşılacak olan 26.11.2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanun m. 4/a uyarınca işletilecek faizi ile birlikte, davalı sigorta şirketinden tahsiline, ekspertiz çalışması karşılığında ödenen 888,93 Euro da dahil olmak üzere yargılama giderlerinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesi ile; davanın reddini savunmuştur.İlk derece mahkemesince; davaya konu kazanın meydana gelmesinde, davacının sevk ve idaresindeki araç ile tali yoldan anayola çıkışı sırasında, anayoldan dönüş yapmakta olan aracın geçişini beklemeden kavşağa giriş için hareketini kesmediğinden %75 oranında, davalı sigorta şirketine sigortalı araç sürücüsünün ise sağa / sola dönüşlerde gerekli özeni göstermemiş olmasından dolayı %25 oranında kusurlu olduğu, davacının, aracının kazadan önceki piyasa rayicinin 3.820,00-Euro, hasarlı aracın sovtaj bedelinin 2.500,00-Euro olduğu, dosya içerisinde aracın onarımının yapıldığına dair delil bulunmadığı, bu durumda davacının zararının aracın piyasa değeri ile sovtaj değeri arasındaki fark olduğu, aradaki farkın 1.320,00-Euro olduğu, kazada kusur oranlarına göre davacının talep edebileceği miktarın 330,00-Euro olduğu, ekspertiz ücretinin de bu orana göre 222,23-Euro olarak belirlendiği gerekçesi ile;"1-)Davacının davasının KISMEN KABULÜ ile330,00-Euro'ya 26.11.2018 tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunu 4/a'ya göre uygulanacak faiz ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE,222,23-Euro ekspertiz ücretinin davalıdan alınarak davacıya ÖDENMESİNE, FAZLAYA DAİR TALEPLERİN REDDİNE" karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekilinin istinaf nedenleri; mahkemece alınan ilk bilirkişi raporuna hem hasar hem de kusur tespiti yönünden itiraz edildiği ve mahkemece de itirazların değerlendirilmesi için yeni bir bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmesine rağmen ikinci bilirkişi raporunun sadece hasar yönünden inceleme yapmasının, kusur durumuna ilişkin herhangi bir değerlendirme yapmamış olmasının hatalı olduğu, dosya kapsamında yer alan bilirkişi raporlarında, müvekkilinin tali yoldan ana yola çıkarken duraklaması, ana yolda seyir halinde olan araca öncelik vermesi gerektiği belirtilmiş ancak bu kurallara uymadığı gerekçesi ile kusur izafe edilmiş ise de, müvekkilinin bilirkişi raporunda belirtildiği gibi tali yolda durduğu, kazanın ana yolda meydana gelmediği aksine tali yolda, ana yoldan gelen davalıya sigortalı araç sürücüsünün tali yola dönüşünü geniş kavisle almaması nedeniyle meydana geldiği, bu durumda müvekkilinin alabileceği herhangi bir tedbir bulunmadığı, dosya kapsamına sundukları uzman görüşünde de müvekkilinin herhangi bir kusurunun bulunmadığının bildirildiği, kusur tespitinin hatalı yapılmış olması nedeniyle hasar miktarının da yanlış belirtildiği hususlarına ilişkindir.Dava, trafik kazasına bağlı araç hasarı nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.Dosya içerisinde yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde; davaya konu kazaya ilişkin olarak davacı ve davalıya sigortalı araç sürücüsü tarafından düzenlenen maddi hasarlı kaza tespit tutanağında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün beyanının "Hürriyet Mahallesi 36. Caddesinden doğuya doğru giderken 34070. sokağa döneceğim sırada aynı sokaktan ana yola çıkmaya çalışan... plakalı aracın şeridine taşmak suretiyle aynı aracın sol kısmına aracımın arka kısmıyla sürttüm" olarak geçtiği, davacının beyanın da "Hürriyet mahallesi 334070. Sokaktan 36. Caddeye çıkacağım esnada ana caddeden bulunduğum sokağa girecek olan ... plakalı araç şeridime taşarak aracımın sol kısmına boylu boyunca sürtmüştür. Darbeyi sol ön tampondan aldım" olarak geçtiği,Mahkemece İTÜ makine mühendisi ...'dan alınan 29.07.2020 tarihli bilirkişi raporunda; kazanın meydana gelmesinde, davacı sürücünün, tali yoldan ana yola çıkmadan evvel mutlaka durması, ana yoldan gelip bulunduğu sokağa dönüş yapan sigortalı aracın geçişini beklemesi ve bu aracın geçişinden sonra tali yoldan ana yola çıkış yapmaya çalışması gerekirken bu kurallara ve kavşaklarda geçiş önceliği kuralına uymaması nedeniyle %75 oranında, davalı şirkete sigortalı araç sürücüsünün ise, tali yola dönüş yaptığı esnada geniş kavisle manevra yapması gerekirken dar kavisle dönüş yaparak tali yoldan çıkış yapan davacı aracına sol ön kısımlarına sürtme şeklinde çarpmış olması nedeniyle %25 oranında kusurlu olduğu, davacının, aracındaki hasar miktarına göre pert total işlemi yapılması gerektiği, aracın ikinci el rayiç değerinin 3.750 Euro, hasarlı hali ile sovtaj değerinin ise 3.250 Euro olduğu, buna göre davacının gerçek zararının 500 Euro olduğu kanaatine varıldığının bildirildiği, davacı tarafça bilirkişi raporuna itiraz edilmesi üzerine mahkemece İTÜ Otomotiv anabilim dalı öğretim üyesi ...'tan alınan 20.08.2021 tarihli raporda da; dosya kapsamındaki araçlara ait hasar fotoğrafları irdelendiğinde kaza anında her iki aracın da hareket halinde olduğu, davacı tarafça sunulan uzman görüşünde davalıya sigortalı araç sürücüsünün tamamen kusurlu olduğuna yer verilmekle birlikte davacının olaya etkisinden bahsedilmemesi nedeniyle uzman görüşteki kanaate katılmanın mümkün olmadığı, ancak iki aracın da hareket halinde olduğunun kabulü ile bilirkişi ... tarafından hazırlanan raporun uygun bulunduğu, bu hali ile davaya konu kazanın meydana gelmesinde davacının asli, davalıya sigortalı araç sürücüsünün ise tali kusurlu olduğu, dosya kapsamına göre davacının aracının yurt dışındaki piyasa değerinin 3.820 Euro olduğu, hasar onarım bedelinin ise 5.935,55 Euro olması karşısında onarımın ekonomik olmadığı, aracın onarımının yapıldığına dair herhangi bir tespitin de bulunmadığı, her ne kadar ilk bilirkişi raporunda sovtaj değeri 3.250 Euro olarak kabul edilmiş ise de, yurt dışında bu tip araçların onarımının yüksek maliyetli olması sebebiyle sovtaj değerlerinin düşük olduğu, buna göre davacınını aracının sovtaj değerinin 2.500 Euro olduğu ve davacının zararının da 1.320 Euro olduğu kanaatine varıldığı bildirilmiş, ilk derece mahkemesince 20.08.2021 tarihli rapor hükme esas alınmıştır. Tüm dosya kapsamı itibariyle, dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkemenin; gerekçeli kararını dayandırdığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamasına; kazaya karışan araç sürücüleri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağı ve dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarını kusur ve hasar yönünden irdeleyen, açıklayıcı, gerekçeli ve denetime açık nitelikteki 20.08.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınmasında ve davacının kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğunun kabulünde ve kusur oranı göz önüne alınarak hasardan sorumluluğa karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf isteminin HMK m. 353/1-b/1 madde hükmü gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ / Gerekçe uyarınca,
1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE,2/İstinaf eden davacıdan alınması gereken 615,40-TL harçtan peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf yasa yoluna başvuran davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan diğer yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.19/11/2025