Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/854 E. 2025/1682 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/854
- Karar No
- 2025/1682
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2022/854
KARAR NO : 2025/1682
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/02/2022
NUMARASI : 2020/707 Esas - 2022/145 Karar
DAVANIN KONUSU: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 05/11/2025
İlk derece mahkemesinin kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 26/08/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazasında, araçta yolcu olarak bulunan müvekkilinin murisi ...'in vefat ettiğini, kazanın oluşumunda... plaka sayılı araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, kazaya karışan aracın ZMM sigortacısı davalıya, dava açılmadan önce yapılan başvurunun sonuçsuz kaldığını belirterek, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak kaydıyla (kısmi dava) şimdilik 10.000,00-TL maddi tazminatın faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş; 15/11/2021 tarihli ıslah dilekçesi ile; talebini 108.668,23-TL artırarak toplam olarak 118.668,23-TL maddi tazminatın tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili, davanın reddinin gerektiğini savunmuştur. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda:Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 75.947,66 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa 24.02.2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiş, karara karşı davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinaf nedenleri; davaya konu trafik kazasından hemen akabinde tanzim edilen 26/08/2017 tarihli ölümlü trafik kazası tespit tutanağına ve dosya kapsamındaki diğer belgelere göre müteveffanın emniyet kemerinin takılı olmadığına ilişkin herhangi bir bilgi, emare yahut delil bulunmadığı, mahkemece müteveffanın %20 müterafik kusurlu sayılarak karar verildiği, dosya kapsamında hatır taşımacılığı yapıldığına ilişkin hukuken kabul edilebilir herhangi bir delil bulunmamasına rağmen %20 hatır taşımasından indirim yapılmasının hatalı olduğu, mahkemenin tespit edilen tazminat miktarı üzerinden iki defa %20'şer oranda indirim yapması ve takdiri indirim yapılmış olmasına rağmen müvekkilini yargılama giderlerinden sorumlu tutmasının hukuka, hakkaniyete ve yerleşik yargı uygulamalarına aykırı olduğu hususlarına ilişkindir. Dava; trafik kazası neticesinde meydana gelen ölüm olayına dayanılarak açılmış destekten yoksun kalma maddi tazminatı isteğine ilişkindir.Toplanan delillerin ilk derece mahkemesinin kararı ve gerekçesiyle birlikte istinaf başvuru sebepleri de gözetilerek incelenmesi ve değerlendirilmesi neticesinde; (1)Dosyadaki bilgi ve belgelere göre ilk derece mahkemesince delillerin tartışılıp değerlendirilmesi ile çıkarılan sonuç ve oluşturulan hükümde (-aşağıda açıklanacak husus hariç olmak üzere-) usul ve yasaya aykırılık olmamasına, olay günü sürücü...'ın müteveffa ile birlikte Gebze'den yola çıktıkları, müteveffa ile araç sürücüsünün yaklaşık 2 yıldır arkadaş oldukları, ...'ın Kadıköy'e gitmek istediği, müteveffa'yı da Bostancı''da bırakacağı dosya kapsamından (- ceza dosyasında, araç sürücüsü, sanık ...'ın ve davacı babanın beyanlarından anlaşıldığı-) belirgin olmakla olayda hatıra taşıma söz konusu olduğundan mahkemece; Yargıtay'ın ve Dairemizin yerleşik uygulamaları gereğince tazminattan %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmasında bir yanılgı bulunmamasına, hükme esas alınan kusur tespitine ilişkin raporun, yargılamaya konu kaza nedeniyle düzenlenen diğer raporlarla ve tespitlerle uyumlu olması nedeniyle hükme esas alınarak sürücünün tam kusurlu olduğunun kabul edilmesinde bir hata olmamasına göre, açıklanan hususlardaki ve yerinde olmadığı anlaşılan diğer hususlardaki (aşağıda açıklanacak husus hariç) istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. (2)Bilindiği üzere; zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması hâlinde söz konusu olan müterafik kusurun 6098 sayılı TBK'nın 52. maddesinde düzenlendiği, mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkmasının söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasının da gerekebileceği her türlü duraksamadan uzaktır.Yargılamaya konu kazada, davacının desteği ...'in araçta yolcu olarak bulunduğu, kaza sırasında sağ taraftan bariye çarparak duran araçta, araç sürücüsünün dışarı fırladığı, kaza tespit tutanağı ve olay yeri inceleme tutanağına göre aracın içinde sıkışan müteveffanın araçtan fırlamadığı, dosyada mevcut bilgi ve belgelerden vefat edenin emniyet kemeri kullanılıp kullanılmadığının da belirsiz olduğu, her ne kadar doktor bilirkişi raporuna göre emniyet kemerinin takılı olmadığı yönünde mütalaada bulunulmuş ise de, olayın oluş şekline göre müteveffanın oturduğu yer olan sağdan darbe alan araçta, araç içerisinde sıkışarak vefat ettiğinden müteveffanın vefat şekli gözetildiğinde emniyet kemeri takılı olsa bile sıkışmaya bağlı ölüm olayının gerçekleşmiş olabileceği (- otopsi tutanağına göre, genel beden travmasına bağlı kafatası kot vertebra sternum ve ekstremite kemik kırıklarıyla birlikte beyin kanaması beyin doku harabiyeti ile iç organ yaralanmasından gelişen iç kanama ve pnömötoraks sonucu -) bu durumda mahkemece; müteveffanın müterafik kusurunun sabit olmadığı, davalı tarafın bu hususta somut delillerle bir ispatının da bulunmadığı gözetilerek, tazminattan indirim yapılmaması gerekirken, müterafik kusur indirimi yapılmış olmasının isabetli olmadığı gibi taktiri indirim sebebiyle reddedilen alacak miktarına göre davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmesinin ve yargılama giderlerinin buna göre tayin ve tespitinin de hatalı olduğu sonuç ve kanaatine varılmıştır.Hal böyle olunca da; davacı vekilinin istinaf başvurusunun (1) nolu maddede açıklanan hususlarda HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddi (2) nolu maddede açıklanan hususta kabulü ile kararın kaldırılması, HMK'nın 353/1-b/2.maddesi hükmü gereğince esas hakkında yeniden hüküm tesisi gerekmiştir.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca,
1/İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih ve 2020/707 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararına karşı davacı vekilinin istinaf başvurusunun; yukarıda (1) nolu maddede açıklanan hususlarda HMK'nın 353/1-b/1.maddesi hükmü gereğince esastan reddine, (2) nolu maddede açıklanan hususlarda kabulüne (HMK.m.353/1-b/2) 2/İstinaf karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına,4/İstinaf aşamasındaki diğer yargılama giderlerinin takdiren kendi üzerinde bırakılmasına, 5/İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/02/2022 tarih ve 2020/707 Esas, 2022/145 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/1-b/2 maddesi gereğince KALDIRILMASINA,6/Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile; 94.934,58-TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine, alacağa 24.02.2019 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına,b/Alınması gereken 6.484,98-TL karar harcından peşin alınan 1.855,78-TL harcın mahsubu ile bakiye 4.629,20-TL harcın davalıdan tahsili ile hazineye irad kaydına,c/Davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin harç ile 1.801,38-TL ıslah harcının toplamı olan 1.855,78-TL'nin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, d/Davacı tarafından yapılan 2.252,50-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,e/Davalı tarafından yargılama gideri sarfolunmadığından bu konuda karar vermeye yer olmadığına,7/Davacı lehine iş bu karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca taktir olunan 45.000,00-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,8/Taraflarca yatırılan gider avanslarından arta kalanın ilgilisine iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.05/11/2025