Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/61 E. 2022/474 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/61
- Karar No
- 2022/474
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2022/1753 KARAR NO: 2025/618 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 31/05/2022 NUMARASI: 2022/61 E. - 2022/474 K. DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ödünç Verme Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Tarafların İddia ve Savunmaları: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle: davacı müvekkili ile davalı arasında Silivri ...Noterliğinin 29.05.2018 tarih ve ... yevmiye sayılı ve 29.05.2018 tarih ... yevmiye sayılı düzenleme şeklindeki taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, bu sözleşme doğrultusunda dava konusu taşınmaz üzerinde bulunan ipotek nedeniyle davalının mevcut borçlarını ödemek ve ipotekleri kaldırmak için geri ödemek şartıyla müvekkilinin yetkilisi bulunduğu şirketten borç para aldığını, 7 adet ve toplam 350.000-TL değerindeki çeklerin teslim tutanağı ile birlikte davalıya teslim edildiğini, bu çeklerin tahsil edildiğini, ancak sözleşme akdinden sonra davalı tarafından bu borçlarının ödenmemiş olması sebebiyle davalı aleyhine yapılmış olan Silivri İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın iptaline tüm alacak yönünden takibin devamına ve %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili tarafından sunulan cevap dilekçesinde özetle: Açılmış olan işbu itirazın iptali davasında dava değeri olarak 350.000,00 TL belirtilmiş olduğunu, 2021 yılı itibari ile 4.880,00 TL ve üzeri alacakların hukuki ilişkinin senet ile ispat edilmesinin zorunlu olduğunu, davacı yanın alacaklı olduğuna dair herhangi bir senet ibraz etmediğini, dava aynı zamanda tanıkla ispat sınırının da üstünde olduğunu bu nedenle davacının tanık dinletemeyeceğini, davacı yanın kendisini borç altına sokan çekler ile sonradan alacaklı olduğunu iddia ederek müvekkili aleyhine icra takibi başlatmasının hukuki olarak herhangi bir dayanağının bulunmadığını belirterek davanın reddini, davacı tarafın %20'den az olmamak üzere kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, talep etmiştir. İlk Derece Mahkemesi'nin 31/05/2022 tarihli 2022/61 Esas. 2022/474 K. sayılı kararı ile; Mahkemece; "Davanın REDDİNE," karar verilmiştir. İleri Sürülen İstinaf Sebepleri: Davacı vekili tarafından süresinde istinaf yoluna başvurulmuş olup, davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilin yetkilisi olduğu firma ile davalı arasında ticari ilişki olup, taraflarca kat karşılığı inşaat sözleşmesi akdedildiğini, alacaklı müvekkili ...,... San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin yetkilisi olduğunu firma ile davalı arasında Silivri .... Noterliği'nin 29.05.2018 Tarih ... yevmiye sayılı ve 29.05.2018 Tarih ... yevmiye sayılı Düzenleme Şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi akdedildiğini, işbu sözleşme akdedilmeden önce, davalı borçları olduğunu; sözleşmeye konu İstanbul İli, Silivri İlçesi, ... Mah., ... ada ... parsel ve İstanbul İli, Silivri İlçesi, ... Mah., ... ada ... parsel sayılı taşınmazların üzerinde yüksek miktarda ipotek konulacağını ve bu nedenle inşaatın gecikeceğini, bu nedenle inşaatın gecikmemesi için zaman içinde geri ödemek şartıyla ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'nden borç talep ettiğini, davalının bu talebi üzerine, ...San. ve Tic. Ltd. Şti. yetkilisi olan müvekkili ..., iyi niyetle davalıya güven duyarak kendisi tarafından bizzat keşide edilen her birisi 50.000-TL tutarında ve hamiline olan toplamda 350.000,00-TL tutarındaki çekleri, teslim tutanağı ile davalıya teslim etmiş, davalı da teslim belgesine "çeklerin aslını elden teslim aldım" yazıp imzalayarak müvekkiline verdiğini, bu çekin bedellerinin teslimi ve evrakı davalı borçlunun bizzat imzası ile kabulünde olduğu gibi davalının çeklerdeki cirosu ile sabit olduğunu, kısaca işbu çek bedellerin teslimi ve evrakı, davalı borçlunun bizzat imzası ile kabulünde olduğu gibi davalının çeklerdeki cirosu ile sabit olduğunu, çeklerin daha sonra, bu çekler davalı tarafça veyahut ciro etmiş olduğu cirantalar tarafından bankalara ibraz edilmiş ve tahsil edildiğini, sözleşme akdedildikten sonra, davalı tarafından daha sonra bu borç ödenmediği gibi arsalardaki ipotekler nedeniyle planlanan inşaat da yapılamadığını, dava konusu çeklerin hangi ilişkiye ve neye dayanarak teslim edildiğini, bu hususta tüm kayıtların ve tanıkların dinlenerek araştırılma yapılması gerektiğini, davalı tarafça her ne kadar, ilgili çeklerin taraflar arasında kurulan borç ilişkisine dayanak olarak verildiği iddia edilmişse de, bu hususta hiçbir delil sunulamadığını, davalı taraf yargılama safhasında, çeklerin alacağına karşılık olarak aldığını iddia ettiğini ancak mahkemece işbu iddia edilen alacağın ne olduğuna ilişkin hiçbir inceleme yapılmadığı gibi davalı tarafça da işbu hususun aydınlatılmadığını, havale borcun ödendiğine karinedir ancak ortada bir çek teslimi bulunmakta ve ticari iş kapsamında kişi aldığı çekin sebebini izaha muhtaç olduğunu beyan ederek, Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 31.05.2022 Tarih, 2022/61 Esas-2022/474 Karar sayılı kararının kaldırılarak davanın kabulüne, talebin kabul görmemesi halinde dosyada gerekli ve yeterli inceleme yapılmadığından kararın kaldırılarak davanın yeniden görülmesi için dosyanın yerel mahkemeye geri gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; söz konusu belgede yalnızca davacının borçlu olduğuna dair senetlerin müvekkiline teslim edildiği belirtildiği söz konusu senetlerin müvekkiline teminat olarak yada borç olarak verildiğine dair herhangi bir ibare mevcut olmadığını, dolayısı ile davacı yanı borç altına sokan bir belgenin davacı yan lehine delil başlangıcı olarak değerlendirilebilmesi mümkün olmadığından ilk derece mahkemesince tanık dinlenilmemesi ve ispatlanamayan davanın reddine karar verilmesi yasaya uygun olduğunu beyan ederek Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi 2022/61 E, 2022/474 K sayılı davanın REDDİNE dair kararı usul ve yasaya uygun olmakla davacı yanın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE HMK'nın 355. Maddesi gereği, kamu düzenine aykırılık teşkil eden hususlar hariç tutularak, istinaf neden ve gerekçeleri ile sınırlı olmak üzere yapılan incelemede; Dava, İİK'nın 67.maddesine dayalı olarak açılan itirazın iptali davasıdır. Dava, Silivri 2.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/1 E. Sayılı dosyası ile açılmış mahkemenin 2021/234 K. sayılı kararı ile görevsizlik kararı verilmiştir. Davacı vekili, davalı ile aralarında taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye konu taşınmazlar üzerinde ipotek bulunduğundan, söz konusu ipoteklerin kaldırılmasını sağlamak üzere davalıya çek verildiğini, çeklerin tahsil edildiğini, söz konusu ipoteklerin kaldırılmadığını, taşınmazların da kendilerine teslim edilmediğini, çek bedellerinin ödenmediğini iddia ederek çek bedellerinin tahsili amacıyla ilamsız takip başlatıldığını beyanla itirazın iptalini talep etmiştir. karşılığı olan alacağına ilişkin başlattığı icra takibinin iptalini talep etmiştir. Davalı, çeklerin kendilerine borca karşılık verildiğini, aralarında ödünç sözleşmesi bulunduğu kanaati oluşması halinde ise alacağın zaman aşımına uğramış olduğunu savunarak davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece davanın reddine ilişkin karar verilmiş, davacı vekili istinaf talep etmiştir. Davalı vekili 21/07/2022 günlü dilekçesi ile müvekkili lehine alacak miktarının %20'den az olmamak üzere kötü niyet tazminat hükmedilmesi ile ilgili HMK m.305/A uyarınca hükmün tamamlatılmasını talep etmiş olup, .22/07/2022 tarihli ek karar ile davalı vekilinin kötü niyet tazminat talebinin yasal şartlarının oluşmadığından reddine karar verilmiştir. Davalı vekili ek kararı istinaf etmiş ise de , 30/09/2022 tarihli ek karar ile , verilen kesin sürede istinaf harçlarını yatırmadığından 22/07/2022 günlü ek kararına karşı yapmış olduğu 10/08/2022 günlü istinaf başvurusunun HMK m.344/1 uyarınca yapılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... esas sayılı dosyasında, davacı tarafından davalı ... aleyhine 350.000-TL alacağın tahsili için ilamsız takip yapıldığı, takibin dayanağı olarak ... bankası Silivri Şubesine ait 7 çekten kaynaklı alacak olarak gösterildiği, söz konusu çeklerde keşidecinin alacaklı ... olduğu, hamiline düzenlendikleri , borçlunun süresi içinde borca itiraz ettiği, takibin durduğu, davanın İİK.nın 67.Maddesinde belirtilen bir yıllık hak düşürücü süre içinde açıldığı tespit edilmiştir.Dosya kapsamına göre, davalı ... (arsa sahibi) ile davacının yetkilisi olduğu dava dışı …Ltd.Şti.(yüklenici) arasında 29.05.2018 tarihli düzenleme şeklinde Taşınmaz Satış Vaadi Ve Arsa Payı Karşılığı İnşaat Sözleşmesi imzalandığı, Dava dışı …Ltd.Şti. tarafından, davalı ...’e keşide edilen 30.09.2020 tarih ve ... yevmiye nolu ihtarname ile Kat Karşılığı İnşaat sözleşmesinin feshedildiğinin, teslim edilen her biri 50.000-TL bedelli toplam 350.000-TL çeklerin tahsil edildiğinin fakat ipoteklerin kaldırılmadığının bu nedenle söz konusu çek bedellerinin 3 gün içerisinde iadesinin istendiği görülmüştür. Keşidecisi davacı ..., olan, hamiline düzenlenen ve her biri 50 bin TL bedelli toplam 7 adet çekin davalıya teslim edildiği hususunda uyuşmazlık söz konusu değildir. Davacı inşaat sözleşmesi gereği arsa üzerindeki ipoteklerin kaldırılması için çekleri verdiğini, çeklerin tahsil edildiğini, ancak ipotek kaldırılmadığı gibi arsa devri yapılmadığı için sözleşmenin feshedildiğini, Davalı çeklerin taraflar arasındaki sözleşme ile ilgili olmadığını , alacağı karşılığı verildiğini savunmuştur.Kambiyo senetleri temel hukukî ilişkiden bağımsız bir nitelik taşır ve soyut bir borç ikrarı içerir. Bu kapsamda kambiyo senedi olan çek; para borçlarını ödeme amacına özgülenmiş, yazılı ve soyut bir havaledir. Aksi belirtilmediği durumlarda, kambiyo senedinin mevcut asıl borç ilişkisinden doğan alacağın ifasını teminen, bu alacağın ifasının gerçekleştirilmesi uğruna düzenlendiği kabul edilir. Çeklerin mevcut bir borcun ifası amacıyla verilmediğini, ipoteğin kaldırılması için verildiğini, ipotek kaldırılmadığı ve sözleşme feshedildiği için çeklerin bedelsiz olduğunu ve bu nedenle bedellerinin iadesi gerektiği iddiasını yazılı delil ile ispatlamak yükümlülüğü altındadır. Çeklerin davalıya teslim edildiğine dair yazılı belge belirtilen iddianın ispatına yeterli olmadığı gibi yazılı delil başlangıcı vasfı da bulunmamaktadır. Davacı iddianın ispatına elverişli yazılı delil ibraz edememiştir. Davacının yemin deliline de dayanmadığı gözetilerek ispat edilemeyen davanın reddine dair verilen kararın dosyadaki mevcut deliller, ispat kuralları ve hukuka uygun olduğu, istinaf talebinin reddi gerektiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin İstinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Usûl ve yasaya uygun Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 31/05/2022 tarih ve 2022/61 E. 2022/474 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70-TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına, 5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine, 6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince, miktar itibariyle kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025