Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/484 E. 2025/1839 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/484
- Karar No
- 2025/1839
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/484
KARAR NO : 2025/1839
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 08/12/2021
NUMARASI : 2020/294 Esas - 2021/1187 Karar
DAVA: Alacak (Satım Sözleşmesinden Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 09/12/2025
Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ile davalı ... ... Servis Ve Ticaret A.Ş. vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Grup şirketleri olan ... Otomotiv İth. Ve Dağıtım A.Ş. tarafından ithal edilen ... Xdrive marka, 2016 model ... plakalı aracı diğer davalı ... ... Servis ve Tic. A.Ş.'den 24/11/2016 günlü, 311.908,67 TL bedelli fatura ile sıfır km olarak satın aldığını, dava konusu aracın 07/02/2020 günü seyir halinde iken motor arıza ikazı verdiğini ve aracın derhal durdurulduğunu, araçta bulunan acil arama tuşu yardım özelliğinden davalı şirketin arandığını, davalı şirketçe aracın en yakın ... yetkili servisi olan ... ...'ya götürülmesi gerektiğinin söylendiğini, kasko sigortalarının arıza yapan araçları için yetkili servise kadar çekme hizmeti kapsamında dava konusu aracın kasko sigortacısı ... Sigorta'dan temin edilen çekici ile yetkili servise götürüldüğünü, aracın arızası hakkında yetkili servisçe yapılan inceleme sonrasında hemen bir cevap verilmediğini, bunun üzerine aracın yetkili servise bırakıldığını, müvekkili şirketin, bu durumdan oluşan mağduriyetini davalı şirkete yazılı ve sözlü olarak bildirdiğini, yetkili serviste yapılan inceleme sonrasında aracın motorunda arıza olduğunu, motorun piston ve bloklarında çatlama olduğunu, bu arızanın ise yaklaşık 140.000,00 TL gibi bir bedelle giderilebileceğinin müvekkiline bildirildiğini, dava konusu aracın satın alınmasından bu yana tüm bakımlarının davalı-satıcı ... ... Servis ve Ticaret A.Ş. yetkili servislerinde yaptırıldığını, üst segment araç olarak tanımlanan bu araçlar için müvekkili şirketten kayda değer miktarda servis bedelleri alındığını, tüm bunlara rağmen daha araç 90.000 km'de iken aracın motorundaki piston ve bloklarında olduğu söylenen, oldukça yüksek bir maliyet doğuran arıza ile ilgili olarak yapılan servis ve kontrollerde, müvekkili şirkete hiçbir uyarı ve bildirimde bulunulmamış olmasının araçtaki arızanın müvekkili tarafından farkedilemeyecek şekilde gizli ayıp olduğunu ve araçta üretim hatası bulunduğunu, üretim hatalı ve gizli ayıplı olarak müvekkili şirkete satıldığını, davalıların hususi otomobil niteliğindeki araç için göstermiş oldukları bu kayıtsızlık ve özensizlikleri ile araçtan beklenilen faydanın sağlanamadığını, hatta müvekkili şirket müdür ve ailesinin can güvenliğinin tehlikeye atıldığını, aracın arızası sonrasında bırakıldığı yetkili ... servisi Sakarya Sandıkçılar ... tarafından tanzim edilen servis fişinde araçta yapılması gereken işler/kullanılması gereken parçalar dökümü yapıldığını, davalı tarafça karşılanacak bedellerin iskonto olarak belirtildiğini, dava konusu araçta üretim hatası olması, aracın gizli ayıplı ve ağır kusurlu olarak müvekkili şirkete satılmış olması gerçeği karşısında, müvekkili şirketten 70.000-TL gibi neredeyse bir araç ederi kadar bedel ödemesini ve araçta değer kaybını ise üstlenmesini sineye çekmesini beklemenin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, aracın arızalı motorunun sıfır bir motor ile değiştirilmesinde dahi orjinalliğini kaybedeceğini, değerinde yüksek bir miktarda kayba sebebiyet vereceğinin aşikar olduğunu, anlaşmazlıkla ilgili olarak arabuluculuğa gidildiğini ve anlaşma sağlanamadığını, davalılardan ... Otomotiv İhracat ve Dağıtım A.Ş.'nin yurtdışından, sağlam, ayıpsız ve vaadedilen niteliklere uygun olarak ithal ettiğini belirttiği araç için garanti vermiş ve garanti belgesi düzenlemiş olduğunu, diğer davalı ... ... Servis ve Ticaret A.Ş.'nin ise aracı müvekkiline satmış ve servis hizmeti vermiş olduğunu, araçta üretim hatası olduğunu, gizli ayıplı ve ağır kusurlu olarak müvekkiline satıldığını, servis ve bakımlarının davalı şirketler yetkili servislerinde yapılmış olmasına rağmen, araçta mevcut üretim hatası-gizli ayıbın tespiti ve giderilmesi hususunda müvekkili şirkete olan yükümlülüklerin ağır şekilde ihlal edildiğini, bu nedenlerle sözleşmeden dönme ve diğer yasal hükümler gereğince ... plakalı ... ... ... marka 2016 model gizli ayıplı araca dair sözleşmenin iptali ile aracı davalıya iade etmeleri karşılığında, şimdilik 10.000-TL'nin, aracın yetkili servise teslim tarihi olan 07.02.2020 gününden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkili şirkete ödenmesine, bu talep kabul edilmediği taktirde, Borçlar Kanunu'nun 227/4 ve diğer ilgili yasal hükümler gereğince, tespit edilecek ayıp oranı üzerinden hesaplanmak üzere şimdilik 10.000,00 TL nin satış bedelinden indirilerek işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile müvekkil şirkete ödenmesine, aracın müvekkilinde bırakılmasına, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının taleplerinin zamanaşımına uğradığını, menkul mallara ilişkin satım sözleşmelerinde alıcı yönünden malı muayene ve ihbar yükümlülüğü öngörüldüğünü ve anılan yükümlülüğe uyulmaması durumunda satılan malın olduğu gibi kabul edildiğini ve dava hakkının ortadan kalkacağının kabul edildiğini, basiretli bir tacir gibi davranmayan davacı şirketin yasada öngörülen gözden geçirme ve ayıp bildirimi yükümlülüklerine süre ve içerik yönünden uygun davranmadığını ve böylece dava hakkının ortadan kalktığını, davanın araç değişimi veya bedel iadesi talepli olması nedeniyle dava harcının araç fatura bedeli üzerinden hesaplanarak yatırılması gerektiğini, fatura bedeli belirli iken 10.000,00 TL lik kısmi dava açılamayacağının ortada olduğunu, davacı tarafça eksik olarak yatırılan harcın tamamlanması gerektiğini, davacı tarafın birden çok seçimlik hak talebine birlikte yer vermiş olduğunu, tercih edilen seçimlik hakkın belirlenmesi ve hasredilmesi gerektiğini, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıbın bulunmadığını, davacının ayıp olarak nitelendirdiği hususların davalının kullanım hatasına veya müşteri memnuniyetsizliğine dayalı olduğunu, ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının iddialarının aksine işbu onarım işlemi nedeniyle araçta değer kaybının meydana gelmeyeceği, sözleşmeden dönme kararı verilmesinin hakkaniyete aykırı olacağını, aracın mevcut durumuna ait kaza ve hasar durumunun araştırılması gerektiğini, bu nedenlerle davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " tüm dosya kapsamına göre; Davacı şirketin davalılardan ... ... Servis ve Ticaret A.Ş.'den 24/11/2016 tarihinde dava konusu yapılan ... marka 525d xDrive ... otomobili 2000347857 nolu fatura ile her şey dahil 311.908,67-TL ye satın aldığı, tarafların tüzelkişi tacir olup taraflar arasında yapılan satış sözleşmesinin ticari nitelikte olduğu, dava konusu aracın 07/02/2020 tarihinde seyir halinde bulunduğu esnada motor arıza ikazı verdiği, bu ikaz üzerine aracın ... yetkili servisi dava dışı Sakarya ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'ne götürüldüğü, araç üzerinde yapılan inceleme sonucunda düzenlenen 08/03/2021 tarihli bilirkişi kök ve 09/06/2021 havale tarihli bilirkişi ek raporlarında satılanın gizli ayıplı sayılması gerektiğine yönelik tespitler ve servis kayıtlarında motor ekipmanlarının, pistonun delik ve çatlak, silindir gömleğinin de çatlak, kol yataklarının, enjektörlerinin, turbolarının arızalı olduğuna yönelik tesbitler gözetildiğinde, bu arızaların kullanmaya bağlı bir arıza olmadığı, sürücünün bu arızaları tespit etmesinin mümkün olmadığı, motordaki gizli ayıbın ağır kusur kabul edilmesi gerektiği, TBK 231/2 maddesi uyarınca satıcının 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağı, dava konusu aracın üretici firma tarafından ilan edilen standartlara ve teknik ölçülere göre imal edilmek zorunda olduğu ve yukarıda belirtilen tüm hususlar birlikte gözetildiğinde imalattan kaynaklı gizli ayıp nedeniyle oluşan arızanın giderilmesi için gerekli olan ve bilirkişi raporu ile tespit edilen 131.936,53-TL masraftan davalı satıcının sorumlu olduğu, dava konusu aracın garanti belgesi uyarınca davalı ithalatçı ... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş.'nin ise taşıt yedek parçaları için garanti kapsamının 2 yıl veya binek araçlar için 60.000 km (hangisi önce dolarsa) olduğu anlaşılmakla; Davanın kısmen kabulü ile 131.936,53 TL'nin 10.000,00 TL'sinin dava tarihinden, bakiye 121.936,53 TL'sinin ıslah tarihi olan 21/09/2021 tarihinden itibaren işleyecek ticari avans faizi ile birlikte davalı ... ... Servis ve Ticaret A.Ş'den alınarak davacıya verilmesine, garanti süresinin dolmuş olması sebebiyle davacı tarafından davalı ... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş hakkında açılan davanın reddine , ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının gerçek zararının tespit edilmemiş, zararının yalnızca bir kısmına hükmedilmiş olup davacının gerçek zararının tespitine yönelik ek rapor alınması gerekirken, rapor alınmayarak hüküm verildiğini, davacının gerçek zararının raporlarda belirtilenden çok daha fazla olduğu aracın tamirine ilişkin yetkili servis faturası ile sabit olduğunu, davacının araçtan mahrum kaldığı dönem zararı hiçbir şekilde karşılanmadığını, davacının ödemek zorunda kaldığı bedel ile bilirkişi heyeti tarafından belirlenen bedel arasında kayda değer fark olduğunu, dava konusu aracın serviste bulunduğu süreçte davacı tarafından kullanılamamış, ticari olarak değerlendirilememiş, bu yönde de davacının zararı doğduğunu, dava konusu araç davalının yetkili servisine teslim edilmiş, ayrıca davalıyı temerrüde düşüren ihtarname çekilmiş olmasına rağmen dava/ıslah tarihinden itibaren faize hükmedilmiş olması hukuka aykırı olduğunu, aracın davalının yetkili servise teslim edildiği 07/02/2020 gününden ya da ihtarnamede öngörülen sürenin dolduğu 20/03/2020 gününden itibaren faize hükmedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
Davalı ... ... Servis ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; (ayıp iddiasının kabulü anlamına gelmemek kaydıyla) dava konusu ihtilaf ilgili yasa kapsamında zamanaşımına uğradığını, dava konusu aracın 2016 yılında satın ve teslim alındığı ancak huzurdaki dava iki yıllık zamanaşımı süresinin dolmasının ardından 2 yıl geçtikten sonra ikame edildiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte aracın gizli ayıplı olduğu düşünülse dahi iki yıllık zamanaşımı süresinin geçerli olacağı ilgili kanun hükümleri ile sabit olup işbu durumun tek istisnası ayıbın hile veya ağır kusur ile gizlenmiş olması olup ne var ki somut uyuşmazlıkta davacı tarafın bu minvalde bir iddiası bulunmadığı gibi yerel mahkemece de bu yönde bir inceleme yapılmadığını, buna karşın hukuka aykırı şekilde araçtaki ayıbın ağır kusur niteliğinde olduğu belirtilmiş ancak işbu husus hiçbir şekilde gerekçelendirilmeden somut uyuşmazlıkta zaman aşımının geçerli olmayacağı belirtilmiş olup işbu hususun kabulünün mümkün olmadığını, (ayıp iddialarını kabul anlamına gelmemek kaydıyla) davacının, yasanın öngördüğü ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uygun davranmamış olup; bu nedenle de dava hakkının ortadan kalktığını, ancak yerel mahkeme, ayıp ve ihbar yükümlülüğüne uyulmamasına rağmen esasa ilişkini inceleme yaparak yasaya aykırı davrandığını, dava konusu araçta üretim hatasından kaynaklanan herhangi bir ayıp bulunmamakta olup teknik incelemeden yoksun bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının mümkün olmadığını, bilirkişi raporu, bilimsel ve teknik nitelikte bir inceleme ve gerekçeye dayanmadığı gibi varsayıma dayalı ulaşılan gizli ayıp sonucunun kabulünün mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda araç üzerinde ne gibi teknik inceleme ve testlerin uygulandığı ve ne tür sonuçlara ulaşıldığı konusunda denetime elverişli ve tatmin edici bir gerekçe ve açıklama yer almadığını, raporda, davacının kusuruna ilişkin hiçbir inceleme ve araçtaki sorunların üretim hatasından kaynaklandığına ilişkin hiçbir şekilde somut ve bilimsel bir inceleme ve dayanak olmadığını, bu şekilde bir rapor ile hüküm kurulması ve sonuca gidilmesi usul, yasa ve hukuka aykırı olacaktır ve kabulünün mümkün olmadığını, dosyaya sunulmuş olan bilirkişi raporunda, davaya konu araçta gereken teknik ve bilimsel incelemeler yapılmadan hukuka aykırı olarak ve varsayıma dayanarak görüş bildirildiğini, “ayıp” ve “arıza” kavramları birbirine karıştırılmış olup; araçta meydana gelen arızanın ayıplı olarak nitelendirilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılanın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi, olmadığı takdirde satış bedelinden indirim yapılarak aradaki farkın tahsili, davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, satılanın ayıplı olup olmadığı, zamanaşımı süresinin dolup dolmadığı noktasındadır.Davacı şirket, davalı ... ... Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi'nden 24/11/2016 tarihli faturaya göre ... plakalı aracı 311.908,67 TL bedelle satın almıştır.Davacı tarafça, satılanın ayıplı olması nedeniyle sözleşmeden dönme ve bedel iadesi, olmadığı takdirde satış bedelinden indirim yapılarak aradaki farkın tahsiline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalılar diğer savunmaların yanı sıra zamanaşımı definde bulunmuşlardır.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Ayrıca, ayıba karşı tekeffül hükümleri alıcı ile satıcı arasında geçerlidir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun231/1. Maddesine göre, satıcı daha uzun bir süre için üstlenmiş olmadıkça, satılanın ayıbından doğan sorumluluğa ilişkin her türlü dava, satılandaki ayıp daha sonra ortaya çıksa bile, satılanın alıcıya devrinden başlayarak iki yıl geçmekle zamanaşımına uğrar. Alıcının satılanın kendisine devrinden başlayarak iki yıl içinde bildirdiği ayıptan doğan def’i hakkı, bu sürenin geçmiş olmasıyla ortadan kalkmaz. Anılan maddenin ikinci fıkrasındaki düzenlemeye göre ise, satıcı, satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz.İki yıllık süre, ayıp ister açık ister gizli olsun, ayıbın görülmesiyle değil satılanın alıcıya devriyle birlikte işlemeye başlar. Alıcının ayıbı tespit edememesi iki yıllık sürenin işlemeye başlamasını engellemez. Satıcının satılanı ayıplı olarak devretmekte ağır kusurlu, özellikle kasıtlı veya ağır ihmalli, mesela alıcıyı aldatmış ise, iki yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamaz(Fikret Eren, Borçlar Hukuk Özel Hükümler, 9. baskı, Yetkin Yayınları, Ankara, 2021, s. 127, 129.Davacı, dava konusu aracı davalılardan ... ... Servis Ve Ticaret Anonim Şirketinden 24/11/2016 tarihinde satın almış olup, davalı satıcının ayıba karşı tekeffül hükümleri gereği sorumluluğu 24/11/2018 tarihinde dolmuştur. Davalı ... ... Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi satış tarihi itibariyle satıcı/bayi olup, aracın üreticisi olmadığı ve iddia olunan ayıbı bilerek ya da ağır kusuru ile aracı sattığı iddia ve ispat edilmediğinden satıcının ağır kusurlu olduğunun kabulü de mümkün değildir. Bu nedenle, dava konusu araçta 07/02/2020 tarihinde 90.000 km'deyken meydana gelen motor arızasından davalı satıcı ... ... Servis Ve Ticaret Anonim Şirketinin sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu nedenle, davalı satıcı ... ... Servis Ve Ticaret Anonim Şirketi yönünden davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekir. Hal böyle iken ilk derece mahkemesince davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerekirken hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.Davalı ... Otomotiv Pazarlama Ve Ticaret A.Ş. ise aracın satıcısı olmadığından dava konusu motor arızası nedeniyle davacıya karşı ayıba karşı tekeffül hükümleri gereği sorumluluğu bulunmamaktadır. Bu davalı tarafından araca 2 yıl veya 60.000 km (hangisi önce dolarsa) garanti verilmiş ise de dava konusu aracın garantisi dolmuştur. Bu nedenle, davalı ... Otomotiv Pazarlama Ve Ticaret A.Ş.'nin garanti sorumluluğu da bulunmamaktadır.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesinin davanın reddine dair kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine; bu karşın ilk derece mahkemesince motordaki gizli ayıbın ağır kusur kabul edilmesi gerektiği, TBK 231/2 maddesi uyarınca satıcının 2 yıllık zamanaşımı süresinden yararlanamayacağından bahisle davanın davalı ... ... Servis Ve Ticaret A.Ş. yönünden kabulüne karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davalı ... ... Servis Ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce ilk derece mahkemesi kararı düzeltilerek yeniden esas hakkında aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Davalı ... ... Servis Ve Ticaret A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,
1-Davanın, davalı ... ... Servis Ve Ticaret A.Ş. yönünden zamanaşımı nedeniyle REDDİNE, davalı ... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş yönünden REDDİNE,
2-Başlangıçta peşin olarak alınan 170,78 TL harcın ıslah harcı 2083 TL, ile birlikte işin hitamında alınması gerekli olan 615,4 TL harçtan fazla olduğu anlaşıldığından, fazla alınan 1638,38 TL'nin karar kesinleştiğinde ve istem halinde davacı tarafa iadesine,
3-Arabuluculuk aşamasında Adalet Bakanlığı tarafından ödenen arabulucu ücreti 1.360,00 TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına,
4-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu masrafların kendi üzerinde bırakılmasına,
5-Davalı ... ... Servis Ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir olunan 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
6-Davalı ... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden A.A.Ü.T gereğince hesap ve takdir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ... Otomotiv İthalat ve Dağıtım A.Ş.'ne ödenmesine,
7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacı tarafa; davalı tarafından yatırılan ve artan delil avansının kendisine iadesine,
8-İstinaf Yargılamasına İlişkin Olarak;
a-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,
b-Davalı ... ... Servis Ve Ticaret A.Ş. vekilince yatırılan istinaf karar harcının istemi halinde kendisine iadesine,
c-Davalı ... ... Servis Ve Ticaret A.Ş. tarafından istinaf aşamasında yapılan istinaf başvuru harcı 220,70 TL, posta ve tebligat gideri 95,00 TL olmak üzere toplam 315,70 TL yargılama masrafının davacıdan alınarak bu davalıya verilmesine,
d-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
9-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 09/12/2025