Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/452 E. 2024/439 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/452
- Karar No
- 2024/439
- Karar Tarihi
T.C. Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21.Hukuk Dairesi 2022/452 Esas 2024/439 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/452 KARAR NO : 2024/439
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/11/2021 NUMARASI : 2021/217 Esas 2021/702 Karar DAVACI VEKİLİ : DAVALI DAVA : Alacak (İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 29/03/2021 KARAR TARİHİ : 20/03/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 20/03/2024
Taraflar arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan alacak istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... tarafından ... Elk.Dağıtım A.Ş. aleyhine Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/197 E sayılı dosyasından, Kooperatife ait ... parsel ile ... parselde kayıtlı taşınmazlar üzerine trafo binası inşa edilmek suretiyle taşınmazlara el atıldığından bahisle tazminat davası açıldığını, yapılan yargılama neticesinde Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/197 E., 2014/580 K sayılı 23.12.2014 tarihli kararıyla davanın kabulüyle, dava konusu 2 taşınmaz için toplam 338.559,00 TL kamulaştırmasız el atma nedeniyle tazminatın dava tarihi olan 26.03.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...’tan alınarak müvekkili kooperatife ödenmesine ve dava konusu taşınmazın ... adına tesciline karar verildiğini, yapılan temyiz başvuruları üzerine Yargıtay 5. Hukuk Dairesi’nin 2017/1399 E., 2917/20787 K. sayılı kararıyla maktu harç ve vekalet ücretini nispi olarak ve dava konusu taşınmazların ... adına tesciline şeklinde düzeltilerek onandığını, karar düzeltme talebinin reddedildiği ve kararın kesinleştiğini, Yargıtay incelemesi devam ederken davacı kooperatif tarafından verilen kararın Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün 2015/632 E. sayılı dosyasından takibe konulduğunu, dosya borcu olan 384.790,00 TL'nin 05.02.2015 tarihinde ödenmek zorunda kalındığını, Yargıtay’ın kararı düzelterek onama kararındaki harç ve vekalet ücreti karar gereğince bakiye harç tutarı olan 25.199,74 TL'nin ... tarafından 13.05.2019 tarihinde ödendiği, ... tarafından toplam 434.753,28 TL ödeme yapıldığını, ... ile ... Elektrik arasında 24.07.2006 tarihinde İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi akdedildiğini, 01.09.2010 tarihinde ise Hisse Alım Sözleşmesi akdedildiğini, 31.08.2010 tarihinde Hisse Satış Sözleşmesi imzalanarak hisselerin satılmasıyla özelleştirme sürecinin tamamlandığını, müvekkili şirketin 2006 yılı itibariyle işletme hakkım devralmış olduğundan bu dönemden önce gerçekleşen işlemler bakımından sorumluluğu bulunmadığını, Yargıtay içtihatlarına da konu olduğu üzere, müvekkili şirketin özelleştirme süreci sonrasındaki sorumluluğun 2010 yılı ve devamındaki yıllara ilişkin olduğunu, bu dönem öncesi gerçekleşen iş ve işlemler bakımından sorumluluğu bulunmadığını, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/197 E. sayılı davasına konu taşınmazlardaki trafoların söz konusu davanın davacısı kooperatif ile ... arasında akdedilen Protokol uyarınca 1985-1986 yılları arasında yapıldığının açık olduğunu, Müvekkili şirketin söz konusu tarihlerde yapılan bu işlemlerden sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı açıklanan nedenlerle; fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla, davaların kabulüne, Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün 2015/632 E. sayılı dosyasına ödenen 384.790,00 TL' nin ödeme tarihi olan 05.02.2015 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün 2015/632 E. sayılı dosyasına ödenen 24.763,54 TL'nin ödeme tarihi olan 28/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, müvekkili tarafından Vergi Daire’sine ödenen 25.199,74 TL'nin ödeme tarihi olan 13/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; açılan davayı kabul etmediklerini, davanın rücu talebine ilişkin olduğu, B.K.73. madde gereğince rücu davalarında zamanaşımının 2 yıllık süreye tabi olduğu, ödemenin yapıldığı yıl göz önünde bulundurulduğunda alacağın zamanaşımına uğradığını, 4628 sayılı Kanunla, enerji sektöründeki özelleştirmelerin 4046 sayılı Kanun hükümleri Çerçevesinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından gerçekleştirileceği hükmü getirildiğini, Yüksek Planlama Kurulunun 17.03.2004 tarihli kararı ile kabul edilen "Elektrik Enerjisi Reformu ve Özelleştirme Stratejisi Belgesi Çerçevesinde ...'ın 02.04.2004 tarihli Özelleştirme Yüksek Kurulu kararı ile özeleştirme kapsam ve programına alındığını, davacı şirketin de dahil olduğu 20 şirketin, Türkiye' deki dağıtım bölgelerinde dağıtım lisansına sahip olarak 01/03/2005 tarihi itibariyle sermayesinin tamamı müvekkil kuruma ait olmakla birlikte müvekkil kurumdan ayrı birer tüzel kişiliğe sahip olarak faaliyet göstermeye başladığı, davacının ... Genel Müdürlüğünden ayrı bir tüzel kişiliğe sahip bir anonim şirket olduğunu, ... ile %100 hisselerine sahip olduğu 20 elektrik dağıtım şirketi arasında dağıtım varlıklarının işletilmesine ilişkin İşletme Hakkı Devir Sözleşmesi imzalandığı, 31.08.2010 tarihinde ... EDAŞ'ın % 100 hissesinin Uluğ Enerji Dağıtım ve Perakende Satış Hizmetleri A.Ş.'ye devredilerek ... EDAŞ'ın özelleştirmesinin tamamlandığını, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinin 18.6. maddesinde yer alan "Şirket, (...) bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de dahil olmak üzere başkaca bir kamu kurum veya kuruluşundan talepte bulunulmayacağını, ...'tan masraf zarar veya herhangi bir isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını gayrikabil rücu ve kayıtsız şartsız olarak beyan, kabul ve taahhüt eder." hükmünün yer aldığını, konuya ilişkin olarak Hissesinin Blok Olarak Satış Yöntemi ile Özelleştirilmesine İlişkin İhale Şartnamenin "Diğer Hususlar" başlıklı 22. Maddesi (d) bendinde; "Alıcı, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle Şirket ile ilgili gerekli gördüğü her türlü teknik, hukuki, fınansal, vergisel ve diğer bütün incelemeleri yaparak ve Şirket'in Hisse Satış Sözleşmesi tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir teslim aldığını, Şirket hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığını veya benzer iddiaları ileri sürmeyeceğini; hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba karşı tekeffül hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında herhangi bir fiili ve/veya hukuki nedene dayanarak idare'den veya ...’ tan talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder", (f) bendinde; "Alıcı, ihale konusu hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla, Şirkette yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlüklerden, kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi Şirketin sorumlu olduğunu, bu hususlarda, alınmış karar ve yapılmış sözleşmelerle ilgili olarak kendisinin veya Şirketin İdare'yi ve ...'ı ilzam edecek hiçbir başvuru rücu hakkının bulunmadığını kabul eder", (p) bendinde" Alıcı, İşletme Hakkı Devir Sözleşmesinden doğan bütün yükümlülükleri Şirket'in zamanında ve gereği gibi yerine getireceğini kabul, taahhüt ve garanti eder." Hisse Satış Sözleşmesi'nin "Alıcının Taahhütleri" başlıklı 9. Maddesinin 3. bendinde; "Alıcı, basiretli bir tacir gibi davranmak suretiyle şirket ile ilgili gerekli gördüğü her türlü teknik, hukuki, fınansal, vergisel ve diğer bütün incelemeleri yaparak ve şirket'in sözleşme tarihi itibariyle mevcut ve fiziki durumunu bilerek hisseleri devir ve teslim aldığını, şirket hakkında kendisine verilen bilgilerin gerçek durumu yansıtmadığını veya benzer iddiaları ileri süremeyeceğini, hisselerin devrinin gerçekleşmesinin ardından, ayıba ve zapta karşı tekellüf hükümleri başta olmak üzere yürürlükteki mevzuat kapsamında her hangi bir fiili ve/veya hukuki nedene dayanarak İdare'den veya ...'tan talepte bulunmayacağını kabul ve taahhüt eder." 4. bendinde: "alıcı, ihale konusu Hisseleri devraldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak şirket'in ... ile 24.07.2006 tarihinde imzalamış olduğu İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla, şirkette yapılmış olan her türlü işlemden kaynaklanan borç ve yükümlülüklerden,kayıtlara intikal etmemiş olsa dahi Şirket'in sorumlu olduğunu kabul ve taahhüt eder." hükmünün yer aldığını, bu düzenlemeler gereğince de davacının müvekkil kurumdan herhangi bir talepte bulunamayacağını, ... ve dağıtım şirketleri arasında 24.07.2006 tarihinde işletme hakkı devir sözleşmesi imzalanmadan önceki ve sonraki süreç için özelleştirmeyi düzenleyen yasal çerçeve içinde Özelleştirme İdaresi Başkanlığının talimatları doğrultusunda gerçekleştirildiğini, dolayısıyla birleştirmeye ilişkin iş ve işlemleri yerine getirmekle yükümlü olan ...'ın 24.07.2006 tarihinde şirketlerle imzalamış olduğu işletme hakkı devir sözleşmesinin ihale şartnamesi ve hisse devir sözleşmesi ile bütünlük arz ettiğinden her 3 hükümlerinin birlikte yorumlanmasının gerektiğini, davacı vekilinin dava konusu talebini 24.07.2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.2 -7.4 ve 7.6 maddelerine dayandırmak da ise de işletme hakkı devir sözleşmesinin 18. 6 maddesinde yer alan şirket “ Şirket....Bu sözleşmeye dayanarak Türkiye Cumhuriyeti Devleti de dahil olmak üzere başkaca bir kamu ve kurum veya kuruluş tarafından talepte bulunamayacağını, ...'tan masraf zarar veya herhangi bir isim altında hiçbir talepte bulunmayacağını gayrikabili rücu ve kayıtsız şartsız olarak beyan ve kabul eder” hükmü gereğince davacı şirketin dava konusu ettiği alacaklara ilişkin olarak hiçbir talepte bulunamayacağının açıkça ortada olduğunu, işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.1- 7.2- 7.3 ve 7.4 hükümlerine göre 24.07.2006 tarihinden sonra el atılan yerler için sorumluluğun ... EDAŞ’a ait olduğunu, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/197 esas 2014/ 580 K sayılı kararı İHDS’nin imza tarihinden çok sonra olduğundan el atmanın da 2006 sonrası olduğu ve sorumluluğun ... ... olduğunun düşünüldüğü, Bununla birlikte elektrik piyasasında kamulaştırma işlemini incelenmesi ile dosyanın bu mevzuata göre değerlendirilmesi gerektiğini, Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin kararında el atmanın hangi tarihte olduğu hususuna yer verilmediğini, bu durumda davasında ispat ile mükellef olduğunu, davacı tarafça el atmanın hangi tarihte olduğunun belgelendirilmesi gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte davacının ödenmesini talep ettiği miktarını hangi alacak kalemi olduğunun taraflarınca bilinmediğini, bir an için dosya sorumluluğu ... olduğu varsayılsa dahi İcra masraf ve giderlerinden sorumluluğu olmadığını, öne sürülerek, haksız ve yersiz olarak açılan davanın öncelikle usulden reddine, usulden reddedilmesi halinde davanın esas yönünden reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/197 Esas sayılı dosyası incelendiğinde; rücu talebine konu davanın davacısı ... Kooperatifi tarafından ... kurulmadan önce 14.06.1978 tarihinde TEK'e müracaatla enerji talebinde bulunduğu, 14.02.1978 tarihli TEK Genel Müdürlüğü yazısı ile sunulan (T-T) Tipi Enerji Tesisi Sözleşmesi akdedildiği, 1989 yılında 2 ayrı kule çıkışlı trafo merkezi tesis edilmiş olduğu, bu kapsamda kamulaştırmasız el atmanın 1989 yılında gerçekleştiği anlaşılmış olmakla; İşletme hakkı devir sözleşmesinin 7.1, 7.2 maddeleri gereğince 24/07/2006 tarihinden önce gerçekleşen el atma nedeniyle doğan tazminattan davalı ...'ın sorumlu olacağı, bu nedenlerle 434.753,28 TL'nin (384,790 TL'nin 05/02/2015, 24.763,54 TL'nin 28/11/2017, 25.199,74 TL'nin 13/05/2019 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte) davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, dayanak davada yer alan taşınmazın ... adına tescilinin yapılıp yapılmadığının belli olmadığını, devre esas devir bilançosu düzenlemeleri yapılmak suretiyle geçmişe yönelik borç ve alacak işlemlerinin kesinleştirildiğini, devir öncesinde sonuçlanmış ve ödemesi yapılmış dosyaların bu kapsamda değerlendirilmesinin mümkün olmadığını, ihale şartnamesi, hisse satış sözleşmesi ve işletme hakkı devir sözleşmesinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini, tescil hususu irdelenmedne karar verildiğini, icra takibine ilişkin giderler, vekalet ücreti, karara ilişkin olarak yapılan diğer masraflardan ve faizden müvekkilinin sorumlu olmadığını, müvekkilinin temerrüte düşürülüp düşürülmediğinin tam olarak anlaşılamadığını, dava tarihinden itibaren faiz işletilebileceğini, avans faizi talep edilemeyeceğini, ilk derece mahkemesince yeterli inceleme yapılmaksızın eksik incelemeye dayalı hüküm kurulduğunu, bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; işletme hakkı devir sözleşmesinden kaynaklanan rücuen alacak istemine ilişkindir. istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/12/2014 tarih ve 26/03/2014 tarihli, 2014/197 Esas 2014/580 Karar sayılı ilamının incelenmesinde; davacısının ... ...Kooperatifi, davalısının ..., ihbar olunanının ... olup, kamulaştırmasız el atmadan kaynaklanan tazminat davasında, davanın kabulüne davacı lehine toplam 338.559,00 TL'nin dava tarihi olan 26.03.2014 tarihinden itibaren işlemiş faiziyle davacıya verilmesine, 25,20 TL harç bedeline,1.500,00 TL vekalet ücretine ve 1.434,20 TL yargılama giderine hükmedilmesine karar verildiği, karar düzeltme talebi sonucu Yargıtay 5. Hukuk Dairesi'nin 02.10.2017 tarihli 2017/1399 Esas 2017/20787 Karar sayılı kararıyla gerekçeli kararın hüküm fıkrasının 2 numaralı bendinde yer alan davalı ... kelimeleri çıkartılarak yerine ... kelimelerinin yazılmasına hükmün böylece düzeltilerek onanmasına karar verildiği, Bursa 8. İcra Müdürlüğü'nün 2015/632 Esas sayılı icra takip dosya örneğinin incelenmesinde; alacaklısının ... ...Kooperatifi, borçlusunun ... Elektrik Dağıtım A.Ş. olup, Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/12/2014 tarih ve 26/03/2014 tarihli, 2014/197 Esas 2014/580 Karar sayılı ilamına dayanılarak icra takibi başlatıldığı, ... Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin icra dosyasına 05/02/2015 tarihinde 384,790 TL ve 24.763,54 TL'nin 28/11/2017, 13/05/2019 tarihinde 25.199,74 TL olmak üzere toplam 434.753,28 TL'nin yatırıldığı görülmüştür. Sözleşme hükümleri ile birlikte somut olay ve davalı vekilinin istinaf itirazları birlikte incelendiğinde; dava dışı ... ...Kooperatifi tarafından taşınmazına kamulaştırmasız el atılarak trafo yapılması nedeniyle zararın tazmini talebiyle ... Elektrik Dağıtım A.Ş. aleyhine açılan davada, davanın ... Genel Müdürlüğüne ihbar edildiği, yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne karar verildiği, bu kararın Yargıtay denetiminden geçerek kesinleştiği, davacının kesinleşen karar nedeniyle icra dosyasına 05/02/2015 tarihinde 384,790 TL ve 24.763,54 TL'nin 28/11/2017, 13/05/2019 tarihinde 25.199,74 TL olmak üzere toplam 434.753,28 TL ödediği dosya içeriğiyle sabittir. Taraflar arasında akdedildiği hususunda her hangi bir ihtilaf bulunmayan 24/07/2006 tarihli işletme hakkı devir sözleşmesinin 7.1 maddesinde; sözleşmenin imza tarihinden önce başlamış idari ve hukuki ihtilafların takip edilmesi, çözüme kavuşturulması ve bundan kaynaklanan her türlü sorumluluğun ...'a ait olduğu, 7.4 ve 7.6 maddesinde de; dağıtım faaliyetinin ... tarafından yürütüldüğü dönemde bu faaliyetler nedeniyle üçüncü kişiler tarafından ileri sürülecek her türlü talebin muhatabının ... olduğu hükme bağlanmıştır. Davalı vekilinin zamanaşımına ilişkin istinaf itirazının incelenmesinde; alacak taraflar arasında imzalanan işletme hakkı devir sözleşmesine dayandığından bu davada uygulanması gerekli olan zamanaşımı süresi Türk Borçlar Kanunu'nun 146. maddesi uyarınca 10 yıl olup davanın da bu süre içerisinde açıldığı anlaşıldığından bu yöndeki itiraz yerinde görülmemiştir. Davalı vekilinin diğer istinaf itirazlarına gelindiğinde; rücu talebine konu Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/12/2014 tarih ve 26/03/2014 tarihli, 2014/197 Esas 2014/580 Karar sayılı dosyasının davacısı ... ...Kooperatifi vekili tarafından ... Elektrik A.Ş. aleyhine kamulaştırmasız el atma davası açılmıştır. Davacı ... Elektrik A.Ş. ile davalı ... arasındaki işletme hakkı devir sözleşmesi 24/07/2006 tarihinde imzalanmıştır. Bu durumda rücu talebine dayanak dava konusu işlem işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalanmasından önceki tarihlidir. Rücuya dayanak davada tescil hükmü de davalı ... Genel Müdürlüğü adına kurulmuştur. Somut uyuşmazlıkta davacı tarafından icra takibi nedeniyle yapılan ödeme işletme hakkı devir sözleşmesinin imzalandığı tarihten önceki döneme isabet eden olaya dayanmaktadır. Rücuen alacağa dayanak olan Bursa 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'ndeki davanın davacısı da bu sözleşme çerçevesinde üçüncü kişi konumunda olup İHDS'nin 7.4 ve 7.6 maddeleri gereğince davacının icra takibi nedeniyle ödediği miktarı davalıdan rücuen talep ve dava hakkı bulunmaktadır. Rücuen alacağa dayanak davadaki uyuşmazlığın dağıtım tesislerinin mülkiyetine ilişkin olup, sözleşmenin 7.2 maddesi uyarınca davacının ihbar yükümlülüğü kapsamında rücuya dayanak davayı ...'a ihbar ettiği görülmüştür. Bu nedenle davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddi gerekmiştir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 23/03/2016 tarih 2015/13510 esas 2016/3219 karar sayılı emsal içtihadı). Öte yandan, hisse satış sözleşmesinin 9.4. maddesinde "...İşletme hakkı devir sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla", 22. maddesinin f bendinde "Alıcı ihale konusu hisseleri devir aldığı tarihten önceki döneme ilişkin olarak İşletme Hakkı Devir Sözleşmesindeki hükümler saklı kalmak kaydıyla..." hükümleri yer almaktadır. Anılan hükümler gözetildiğinde hisse satış sözleşmesi karşısında işletme hakkı devir sözleşmesinin öncelikle uygulanacağı anlaşıldığından davalı vekilinin bu hususa yönelik savunmalarına Dairemizce itibar edilmemiştir. Davalı vekilinin açılan davada ödeme tarihinden itibaren avans faizi uygulanamayacağına yönelik itirazına gelindiğinde, rücuen tazminat talebi, başkasına ait bir borcu yerine getiren kişinin mal varlığında meydana gelen kaybı gidermeye yönelik tazminat niteliğinde olup, davacının mal varlığındaki eksilme ödeme tarihinde gerçekleştiğinden ödeme gününden itibaren her iki tarafta tacir olduğundan avans faizi talep edebilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 13/04/2016 tarih ve 2016/2239-2016/4044 E.-K. Sayılı emsal kararı). Buna göre ilk derece mahkemesinin kararında ödeme tarihinden itibaren avans faizine hükmedilmesinde bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Diğer yandan, Bursa 2.Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 24/12/2014 tarih ve 26/03/2014 tarihli, 2014/197 Esas 2014/580 Karar sayılı ilamında davacı kooperatif adına olan tapu kaydının iptali ile dava konusu taşınmazların davalı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, verilen kararın İİK'nun 28.maddesi gereğince hüküm özetinin tapu müdürlüğüne gönderildiği, Yargıtay 5. Hukuk Dairesinin düzeltilerek onama kararında ise söz konusu tescil hükmünün düzeltilerek taşınmazın ihbar olunan ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verildiği, tapu kaydının incelenmesinde her iki taşınmazın da tapu kaydının ... Genel Müdürlüğü adına yapıldığı anlaşılmakla davalı vekilinin buna yönelik istinaf başvurusuna itibar edilmemiştir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda hüküm altına alınan tutar üzerinden hesaplanan harç, vekalet ücretinde herhangi bir hata bulunmadığı gibi davacı tarafından yapılan ve dosya içerisinde belgeli olan giderler gözetilerek hüküm altına alınan yargılama gideri miktarında da herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Tüm bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin davanın kabulü yönündeki kararında herhangi bir isabetsizlik görülmediğinden davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 29.697,99 TL harçtan peşin alınan 7.424,50 TL harcın mahsubu ile bakiye 22.273,49 TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.20/03/2024
Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -
Bu belge 5070 sayılı Elektronik İmza Kanunu hükümlerine göre UYAP sistemi üzerinden elektronik imza ile imzalanmıştır.