Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/422 E. 2025/1574 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/422
Karar No
2025/1574
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/422

KARAR NO : 2025/1574

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 29/11/2021

NUMARASI : 2020/589 Esas - 2021/1092 Karar

DAVA: Tazminat (Sözleşmeden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 06/11/2025

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Söz konusu davanın ön şartı olan ara bulucuya başvuru şartının müvekkili tarafından gerçekleştirildiğini, ve ekte sunulduğu üzere 13.08.2020 tarihli arabuluculuk son tutanağından da görüleceği üzere anlaşma sağlanamadığını; Müvekkili şirket ile davalı ... arasında 21.11.2019 tarihinde 116.500,00 TL bedelle araç alım satım ilişkisi gerçekleştirildiği, Öncelikle bu satış ilişkisinin sözleşmenin her iki tarafının da tacir olmasından ve ticari iş olduğundan dolayı ticari satış olduğunu belirtmekte fayda olduğu; Buna dayalı olarak davacı müvekkilin, basiretli bir tacirin yapması gereken tüm işlemleri yaptığını, aracı aldıktan hemen sonra 8 gün içinde inceleme ve incelettirme yükümlülüğünü yerine getirdiği, Davalı ...'ın galericilik işi ile iştigal ettiğini,satmış olduğu aracı sigortalı olarak davacı müvekkiline devrini sağladığını, sigortanın kapsamının aracın mekanik olarak çıkaracağı arızalara karşı satış tarihinden itibaren 3 ay veya 5000 km olduğu; İkinci el motorlu kara taşıtlarına ait yönetmelik, İkinci el Motorlu kara taşıtı ticaretinde garanti ve ayıplı mal Madde 15 de "İkinci el otomobil ve arazi taşıtının motor, şanzıman, tork konvertörü, diferansiyel ve elektrik sistemi, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmenin garantisi altındadır. İşletme, garanti kapsamına giren hususları sigorta yaptırmak suretiyle karşılayabilir." denildiği, Satılan araca sigorta yapılmış olmasının işletmenin sorumluluğunu kaldırmamakla beraber müteselsil olarak sigorta şirketini de zarardan sorumlu tuttuğunu, Müvekkil tarafından araç satın alındıktan bir gün sonra conta yakması diye tabir edilen motor hasarının meydana geldiği davacı müvekkilinin bu durumu satıcıya bildirdiği, aracın 15 gün serviste beklemesi sonucunda araca yaptırılan sigorta kapsamında ...yardım ve servis Ltd.Şti tarafından zararın karşılandığı,18.02.2020 tarihinde motorda tekrar meydana gelen arıza sonucunda serviste yapılan incelemede motor bloğunun çatlak olduğunun tespit edildiği, sigorta henüz 3 ay dolmamasına rağmen 5000 km sınırını aştığı için onarım masraflarını artık kendilerinin karşılayamayacağını bildirdiği, ancak conta yakması ve motor bloğu çatlağı arızalarının ilişkili olduğu, dolayısıyla 18.02.2020 tarihinde meydana gelen arızanın araçta alındığı günden beri var olan gizli bir arıza olduğu, kullanımla ortaya çıkan ayıplar yönünden TBK 223. maddesi ikinci fıkrası geçerli olduğu, davacı müvekkilinin de Noter kanalıyla satıcıya ihtarname yolladığı, satıcı tarafından kendisine sorumluluğun kendisinde olmadığı dair cevap verildiği, Yaptırılan tespitte Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/78D.İş. dosyasından bu arızanın dışarıdan bakılmakla anlaşılamayacağı, rapordan ve onarım faturalarından da anlaşılacağı üzere 13.000,00 TL zararının mevcut olduğu, ayrıca araçta motor bloğu değiştiği için emsal araçlara göre değer kaybı meydana geldiğini belirterek müvekkili şirketin uğramış olduğu zararın tazmini için Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 2020/78D.İş. edilen masraflara istinaden fazlaya ilişkin hakları saklı almak kaydıyla 1000 TL'nin ve yine fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla araçta meydana gelen değer kaybı için şimdilik 1000 TL nin, mevcut değer kaybının ve zararın meydana geldiği tarihten itibaren işleyecek ticari faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili sunduğu 04/10/2021 tarihli dilekçe ile davayı 19.587,40 TL olarak ıslah etmiştir.

CEVAP : Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Dava konusu aracı, 61.915 km iken 08.10.2019 tarihinde ... yetkili servis olan ... Otomotiv San. Ve Tic. A.Ş'ten Beykoz 2. Noterliği ... yevmiye numaralı araç satış sözleşmesi ile satın alındığını, davalı aracın 60.000 km bakımını 16.10.2019 tarihinde ... yetkili servis olan ... Otomotiv A.Ş'de yaptırdıktan sonra 21.11.2019 tarihinde davalı firmaya eksiksiz, hasarsız ve çalışır şekilde satıp ve teslim ettiğini, Müvekkili aracı davalı firmaya sattıktan hemen sonra ise Gümrük ve Ticaret Bakanlığı'nca yayınlanan 2. El motorlu taşıtları ticareti hakkında yönetmeliğin 1. Maddesi gereğince Turassist firmasından (3 ay ve 5.000 km sınırlı poliçe) garanti poliçesi alarak davalı firma yetkililerine teslim edildiğini, davalıdan kaynaklı olmayan bir arıza nedeniyle davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, İkinci el motorlu kara taşıtı ticaretinde garanti ve ayıplı mal MADDE 15 – (1) (Değişik:RG-8/9/2018-30529) İkinci el otomobil ve arazi taşıtının motor, şanzıman, tork konvertörü, diferansiyel ve elektrik sistemi, satış tarihinden itibaren üç ay veya beş bin kilometre, ikinci el motorlu kara taşıtı ticaretiyle iştigal eden işletmenin garantisi altındadır. İşletme, garanti kapsamına giren hususları sigorta yaptırmak suretiyle karşılayabileceğini, davalı aracı 64.000 km'de sattığını ve motor bloğu çatlağı 70.501 km'de meydana geldiğini, araç davacı firma tarafından 6.500 km kullanıldığını, bu süre zarfında araçta meydana gelen arızada davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığı, davacı firmanın aracı satın aldıktan sonra 64.758 km'de garanti süresi içerisinde conta yakması diye tabir edilen motor şikayeti ile özel servise gittiğini, dava dışı özel servisin yaptığı işlemler eksik olarak yapıldığını ve bu nedenle arıza garanti kapsamı süresi içerisinde tespit edilemediğini, aracın anlaşmalı olmayan servise götürüldüğünü buna rağmen müşteri memnuniyeti kapsamında özel servisin yapmış olduğu işlemlerin bedeli garanti kapsamında dava dışı Turassist firması tarafından 3.203,01 TL ödendiğini, dava dışı özel servis tarafından araç çalışır vaziyette davacı firmaya teslim edildiğini bu seferde 70.501 km'de motorda hararet şikayeti ile tekrardan arıza meydana geldiğini ve aracın yine garanti anlaşması olmayan özel servisine götürüldüğünü burada motor gömleğinin değişmesi gerektiğini özel servis aracın ilk arızasında yapması gereken fakat yapmadığını motor söküm işlemini bu sefer yaptığını ve motor bloğundaki çatlağı tespit edildiğini fakat davalı tarafından sağlanan sigortanın 5.000 km le sınırlı olması nedeniyle özel servisin düzenlemiş olduğu 19/02/2019 tarih 11.000,00 TL bedelli fatura garanti kapsamında ödenemediğini, 2. El satışlarda müvekkilinin ve garanti firmasının sağlamış olduğu garantinin 5.000 km ile sınırlı olması nedeniyle müvekkilinin arızadan sorumlu olması mümkün olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Satışa konu malın garanti süresi yasada öngörülen zamanaşımı süresinden daha uzun bir süre ise, o taktirde garanti süresinin sonuna kadar ayıba karşı tekeffül hükümlerine dayanılarak dava açılabilir. Bu arada belirtmek gerekir ki, satıcının alıcıya garanti vermiş olması hali hiçbir surette 6098 sayılı TBK. 223. maddesinde yer alan ayıp ihbar sürelerini asla ortadan kaldırmaz. TBK. 223. maddede belirtilen ihbar süreleri hak düşürücü süre niteliğindedir. İğfal (ağır kusur) halinde ise zamanaşımından söz edilemeyeceği 6098 sayılı TBK. 231-son maddesinde hükme bağlanmıştır. TBK. 231-son madde hükmüne dayanılabilmesi için alıcının, satıcının hilesi veya kandırması nedeniyle zamanında dava açmasının önlenmesi gerekir. Başka bir anlatımla malın sonradan ayıplı olduğunun saptanması ve bunun gizli ayıp niteliğinde olduğunun belirlenmesi tek başına iğfal olarak değerlendirilemez. Durumun gerekli kıldığı muayene ile anlaşılamayan ayıplar, gizli ayıptır. Alıcı gizli ayıpları araştırmakla yükümlü değildir. Fakat, onları meydana çıkar çıkmaz hemen ihbar etmelidir. Bile bile aldatma yani hile varsa satıcı ne tam zamanında ayıpların ihbar edilmediğine ne de kısa zamanaşımı süresine dayanabilir. Bu durumda, 6098 sayılı TBK.'nun 146. ve 147. maddeleri uygulanır. Taraflar tacir olduğundan ayıp ihbarı TTK’nın 18/3. maddesinde hükme bağlanan usullerle ve TTK’nın 23/3. maddesinde öngörülen süreler içinde ve gizli ayıp olması halinde BK’nın 223. maddesinin 2. ve 3. fıkralarındaki belirtildiği üzere ihbar yapılması gerekmektedir. Somut olayda, araçtaki ikinci arızayı onaran ... firması tarafından motor bloğundaki çatlağın onarıldığı ve de davacı yanın kullanımından kaynaklı arıza olduğuna dair dosyaya delil yansımadığı ,davacının talebi üzere değişik iş tespit raporu doğrultusunda aracın çalışır vaziyette olduğu anlaşılmakla ,aracın motorunda satıldığı tarihte çatak olduğu ,kullanımla ortaya çıktığı ,aracın satıldığı tarihte gözle ve olağan muayene ile fark edilemeyeceği, maldan yararlanmayı engelleyeceği ve davaya konu aracın ayıplı sayılmasını gerektirecek önemde arızalar olduğu, satın alınması esnasında makul gözlem ile anlaşılamayacak türden bu arızaların dava konusu aracın gizli ayıplı sayılmasını gerektireceği, Bu nedenle davacının TBK. m. 227 hükmündeki onarım bedelini ve de değer kaybı tazminin talep etmekte haklı olduğu Onarım bedeli 13.000,00TL nin bilirkişilerce kadri marufunda olduğunun tespit edildiği,bilirkişi raporunda değerlendirme kıstasları açıklanmakla araçta meydana gelen değer kaybının 5.245,50 TL olarak tespit edildiği,davacının delil tespiti masrafının 1.489,69 TL olduğunu ancak talebinin 1.334,90 TL olduğunun anlaşıldığı her ne kadar davacı yan ıslah dilekçesi ile bu miktarı asıl alacak olarak talep etmiş ise de bu tutarın yargılama giderinde hesaba katılması gerektiği anlaşılmakla ,davacının onarım bedelini iki ayrı tarihte ödediği anlaşılmakla ödeme tarihleri itibari ile temerrüt faizin in uygulanması gerektiği,değer kayı yönünden ise aracın ikinci kez onarıldığı 25/02/2020 tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerektiği anlaşılmakla davanın kısmen kabul kısmen reddine, ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Dava konusu araca davalıya satıldığı ana kadar tüm bakımları yetkili serviste yapılmış, araca yetkili servis dışında hiç bir servis tarafından müdahale edilmediğini, davalının araç satışı sırasında basiretli bir tacir olarak üzerine düşen tüm edim ve yükümlülüklerini eksiksiz olarak yerine getirdiğini, bu nedenle davalıdan kaynaklı olmayan bir arıza nedeniyle davalının sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, Poliçenin dosyada mübrez olduğunu, söz konusu arıza kullanıcı veya dış unsurların kusuru ile de meydana gelebilecek bir arıza olup araç kullanıcı tarafından araç hararet göstergesine dikkat edilmemesi ve bu nedenle aracın hararet yapması, aracın sıvı kontrollerin yapılmadan sürüşe çıkılması gibi etkenlerde söz konusu arızaya sebebiyet vermesinin mümkün olduğunu, Garanti kapsamında araçta arıza meydana gelmesi durumunda aracın yetkili servis ve yahut garanti firmasının anlaşmalı özel servisine götürülmesi gerekirken araç davacının kendi çalışmış olduğu özel servise götürülmüş söz konusu özel servis tarafından gerekli incelemeler eksik olarak yapılmış ve bu nedenle araç üzerinde yanlış teşhis ve onarım yapılmış olup dava dışı özel servisin yaptığı işlemler eksik olarak yapılmış ve bu nedenle arıza garanti kapsamı süresi içerisinde tespit edilemediğini, basiretli tacir sıfatına haiz davacı bu hususta dikkat ve özen yükümlülüğünü yerine getirmemiş, yetkili servisi tercih etmemiş olup davacıya bu yönde bir kusur yüklenmesi gerekirken mahkeme bu hususu değerlendirmeden eksik inceleme yaparak karar vermiş yapılan iki bilirkişi raporunda ciddi şekilde çelişki bulunduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında satılanın ayıplı olması nedeniyle onarım bedeli ve değer kaybı alacağının tahsili davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmeye konu ürünün ayıplı olup olmadığı ve ayıp nedeniyle davalının sorumluluğu bulunup bulunmadığı noktasındadır.Davacı şirket, davalıdan Bakırköy 27. Noterliğinin 21/11/2019 tarih ve 17773 YN'lu araç satış sözleşmesi ile ... plakalı aracı 116.500,00 TL bedelle satın almıştır. Davacı tarafça, satılanın ayıplı olması nedeniyle onarım bedeli ile değer kaybının tahsiline karar verilmesi istemiyle istemiyle eldeki dava açılmıştır.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Kocaeli 2. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/78 D. İş sayılı dosyasına sunulan 27/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda, araç satın alındığı tarihten sonra araçta su eksilttiği ve contalarda arıza olabileceğidüşüncesi ile motor sökülerek tamir edilmiş ve bu onarım için ...Yedek Parça Otomotiv’in 06.12.2019 tarih ve 177187 nolu ve 3.203.01 TL bedelli irsaliyeli faturası hazırladığı ve bu faturanın bedeli ...Yardım ve Servis Ltd. Şti. Tarafından karşılandığı, ... plaklı araç 18.02.2020 tarihinde yeniden arızalandığı ve ...Yedek Parça Otomotiv’in servisinde aracın motoru sökülerek incelendiğinde motor bloğunda çatlak olduğunun tespit edildiği, 18.02.2020 tarihindeki arıza, araç contasından kaynaklı bir arıza olmadığı, aracın bloğundaki çatlak arızası, araç satın alındığı tarih olan 21.11.2019 tarihinde dearaçta mevcut olduğu, aracın motor bloğundaki çatlağın aracın satışında mevcut olduğu ve conta yanması ile ilişkili olmadığı, aracın motor bloğundaki çatlak arızası, aracın satış sonrasında sürücü kaynaklı olmadığı hususları belirtilmiştir.İlk derece mahkemesince alınan 28/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda ise, araçta meydana gelen arıza eğer sadece motor kapağı ve contadan kaynaklansaydı ilk onarımda hasarın giderilmiş olacağı değerlendirilerek, fiili durumda aracın tekrar arızalanması, motor bloğu değiştirilerek yapılan onarımdan sonra bilirkişi tarafından yapılan keşfen inceleme sırasında aracın çalışır vaziyette olduğunun da tespit edilmesi nedeniyle, aracın motorunda satıldığı tarihte çatlak olduğu, davacı yan tarafından kullanımla ayıbın ortaya çıktığı, bu haliyle aracın satıldığı tarihte gözle ve olağan(basit) bir muayene ile fark edilemeyecek bir ayıpla, “gizli ayıplı” olarak satıldığı kanaati açıklanmıştır. Dava dosyasında alınan bilirkişi raporu gerekçeli, denetime elverişli ve somut olaya uygun olup, delil tespiti dosyasında alınan raporla da uyumlu olduğu nazara alındığında, raporun hükme esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Bilirkişi tespitlerine göre dava konusu araç satım anında ayıplı olduğundan davalı bu nedenle sorumludur. İkinci el motorlu kara taşıtlarına 3 ay veya 5.000,00 km garanti verilmiş olmasının ve bu süre ile km'nin dolmuş olmasının ayıba karşı tekeffül hükümlerinin uygulanmasına engel değildir. Araca, ilk arızadan sonra müdahale eden servisin davaya konu arızayı tespit edemediği iddia edilmiş ise de, bu durumun ayıbın varlığına bir etkisi bulunmamaktadır. Davalı tarafça değer kaybı yönünden de raporlar arası çelişki bulunduğu ileri sürülmüştür. Bununla birlikte delil tespiti dosyasında alınan raporda, değer kaybı Karayolları Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartlarına göre hesaplanmış olup, anılan genel şartların somut olayda uygulama yeri bulunmamaktadır. Bu haliyle, delil tespiti dosyasında alınan rapora değer kaybı hesabı yönünden itibar edilmesine olanak yoktur. Dolayısıyla değer kaybı yönünden ilk derece mahkemesince alınan 28/06/2021 tarihli rapora itibar edilmesi yerindedir. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesince davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davalı tarafça, ihbar olunanlar hakkında hüküm verilmediği ileri sürülmüş ise de, davanın tarafı olmayan ihbar olunanlar hakkında karar verilmesi mümkün değildir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;

1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 312,00 TL harcın, alınması gerekli olan 1.246,35 TL harçtan mahsubu ile bakiye 934,35 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 06/11/2025

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/422, K. 2025/1574, T. 06.11.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-422-e-2025-1574-k-ec613619033b