Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/316 E. 2025/1673 K. – İtirazın İptali
Konu: İtirazın İptali
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/316
- Karar No
- 2025/1673
- Karar Tarihi
- Konu
- İtirazın İptali
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/316
KARAR NO : 2025/1673
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 6. ASLİYE TİCARETMAHKEMESİ
TARİHİ: 09/09/2021
NUMARASI : 2017/183 Esas - 2021/844 Karar
DAVA: İtirazın İptali
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/11/2025
Taraflar arasındaki İtirazın İptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirket ... A/S (Bundan böyle ... olarak anılacaktır) bilişim sektöründe faaliyet gösteren uluslararası bir şirket olduğunu, dünyanın bir çok ülkesinde çözüm ortakları ile yürütülen iş akışı ile geniş portföye sahip olan bir olan müvekkilinin, faaliyet konusunu gerçekleştirmek üzere, aracı firmalar (reseller) kanalıyla son kullanıcı (end user) pozisyonundaki gerçek ve tüzel kişilere ürün ve hizmet satışı gerçekleştirdiğini, faaliyet gösterdiği alan dahilinde, davalı taraf ile imzalamış oldukları sözleşmeler uyarınca, üzerine düşen tüm sözleşmesel edimlerini yerine getirdiğini, müvekkili ... ile davalı-borçlu ... Yazılım aralarında süregelen cari hesap ilişki çerçevesinde; aracı şirket pozisyonundaki davalı .... Şti aracılığı ile ifa edilen hizmet nedeniyle doğan alacakları müvekkili ... tarafından faturalandırılıp, davalı yana gönderildiğini, davalı tarafın, işbu faturalara yasal süresi içerisinde herhangi bir itirazları olmadığı gibi, fatura bedelleri ilgili olarak herhangi bir ödeme de bulunmadıklarını, davalı borçlu şirket, müvekkili tarafından birçok kez borcun ödenmesi yönünde yazılı ve sözlü olarak ikaz edilmişse de itiraza uğramayan kesinleşmiş fatura alacaklarına mahsuben uzun süre herhangi bir ödeme yapılmadığından taraflarınca icra takibi yapma zorunluluğu doğduğunu, davalının, İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü ... E.sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin devamına, davalının, haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle alacak miktarının %20'sinden az olmamak suretiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, duruşma günü beklenmeksizin tensip zaptı ile beraber İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü 2016/20997E.sayılı dosyasının, icra müdürlüğünden talep edilmesi için taraflarına elden takip yetkisi verilmesine, duruşma günü beklenmeksizin tensip zaptı ile beraber davalıya delilleri bildirmesi için iki haftalık kesin sure verilmesine, davalının esasa cevap ile ilgili ek sure talebi halinde, talebi yargılamayı uzatmaya matuf olduğundan ek sure talebinin reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki davanın konusunun müvekkili davalı aracı şirket, ... Yazılım Bilişim Ltd. Şti. kanalı ile son kullanıcılar...Diş Ticaret A.Ş. , ... Gida San, ve Tic. A.Ş'nin Davacı şirketten aldıkları “yıllık destek hizmeti aboneliği” ni yenilemediklerinden dolayı, davacının bir ürün veya hizmet vermeden alınmayan bu iki abonelik için bir yıllık ücret talep etmesi olduğunu, bu iddiaya göre, davacı sözleşmenin yeniden uzatılacağı süreçten 3 ay evvel müvekkili bildirimde bulunma yükümlüğü yerine getirmediğinden, bir yıllık bedel almaya hak kazandığını, bununla ile ilgili faturalarda itiraz edilmediğini, icra takibine haksız itiraz edildiğini, icra dosyasına yapılan itirazın kaldırılması, alacağın fahiş talepli faizle birlikte tahsiline, davalıdan %20 inkar tazminatı tahsiline hükmedilmesine karar verilmesi için işbu davayı açtığını, davacının İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü... E. sayılı dosya İle talep ettiği asıl alacak, fahiş faiz, işlemiş faiz ile ilgili itirazının kaldırılması ve %20 inkar tazminatı taleplerini taşıyan haksız ve yersiz davanın davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "...davacıca sözleşmenin feshine ilişkin bildirim sürelerinin Yazılım Güncelleme Sözleşmesi Sürüm 2.1'de belirtilmişse de, davalıca bu sözleşme ekinin kabul edilmediği, fesih bildirimine dair herhangi bir belirlemenin taraflar arasında yapılmadığının beyan edildiği, yine Yazılım Güncelleme Sözleşmesi Sürüm 2.1 sözleşmesinde davalının imzası da bulunmadığından, taraflar arasından okunan kabul edilen sözleşmenin hükümlerinin ne olduğu hususunda tereddüt oluştuğu, yine davacıca kesilen faturaların davalının defterlerine de işlemediği, davacıca yıllık bakım güncelleme hizmeti verdiğine dair de herhangi bir delil de sunamaması karşısında, davacının iddiasını ispatlayamadığı anlaşıldığından, işbu davanın reddine" karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan "..." sözleşmesinde kabul edildiğine dair hüküm bulunan ve bu sözleşmenin eki mahiyetinde olan “general terms version 2.1." (yazılım güncelleme sürüm 2.1.) hükümlerinin, davalı tarafı bağlayamacağı yönündeki kararın açıkça hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki, her iki tarafın da dosyaya ibraz ettiği mail yazışmalarından, davalı tarafın sözleşmenin ve ekinin varlığını ikrar ettiği ve içeriğine hiçbir itirazı olmadığının ortada olduğunu, dosya kapsamında hukukçu ve mali müşavir bilirkişilerden oluşan heyetten alınan raporlar ile uzmanlık alanlarında bir dışındaki bir konuda, “yazılım” hizmetinin davalı tarafa verilmediği yönünde bir tespitte bulunulduğunu ve dolayısıyla davalının faturaları ödemekle yükümlü olmadığına kanaat getirildiğini, hukukçu bilirkişişi tarafından, yazılım ve bilgisayar mühendisinin uzmanlık alanındaki bu hususta tespit yapılarak rapor tanzim edilmesi ve uyuşmazlık konusu olan fesih tarihi ile ilgili olarak hiçbir inceleme yapılmaması nedeniyle, bu heyet tarafından hazırlanılan ve birbirinin tekrarı niteliğinde olan raporların dikkate alınarak hüküm tesis edilmesinin açıkça hukuka aykırı olduğunu, dolayısıyla, yazılım servis ve bakım işlemleri hususunda uzmanlığı bulunan bir bilgisayar-yazılım mühendisinin de yer aldığı bir heyetten rapor tanzimi gerekirken, hukukçu ve mali müşavir bilirkişilerin, müvekkili şirketin fatura konusu hizmeti vermediği yönünde tespitte bulunduğu raporların hükme esas teşkil etmesi nedeniyle açıkça hukuka aykırı olan Mahkeme kararının kaldırılması gerektiğini, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin, usule ve yasaya aykırı 2017/183 E. – 2021/844 K. sayılı ve 09.09.2021 tarihli kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesine, davalının haksız ve kötü niyetli itirazı sebebiyle alacak miktarının %20’sinden az olmamak suretiyle icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin davalıya yükletilerek tahsiline karar verilmesini talep ve istinaf edilmiştir.
GEREKÇE: Dava; fatura alacağının tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı tarafından yukarda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; davanın ispatlanmış olup olmadığı noktasındadır. Davacı alacaklı tarafından davalı hakkında İstanbul Anadolu 5. İcra Müdürlüğü'nün... Esas sayılı takip dosyasında "...numaralı faturalar, Taraflar arasında imzalanan 30.09.2011 ve 04.10.2010 tarihli Yazılım Güncelleme Sözleşmeleri ve Yeminli Tercümeleri, 10.09.15 tebliğ tarihli ihtar mektubu" sebebine dayalı olarak 17.501,60 USD asıl alacak ile 1.107,64 USD işlemiş faizin tahsili istemiyle 04.10.2016 tarihinde ilamsız takip başlatıldığı, itiraz üzerine takip durmuştur. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Dosya kapsamından davacının bilişim sektörü ile ilgili faaliyet konusunu gerçekleştirmek üzere, aracı firmalar kanalıyla son kullanıcı pozisyonundaki gerçek ve tüzel kişilere ürün ve hizmet satışı gerçekleştirdiği, davalının ise aracı firma olarak davacı ile doğrudan her bir son kullanıcı özelinde ayrı sözleşmeler imzalayarak davacının ürünlerini satışa sunduğu anlaşılmakta olup, taraflar arasında 04.10.2010 tarihli 11634 sayılı son kullanıcının ... Gida San. ve Tic. A.Ş. olduğu “...” başlıklı yazılım güncelleme sözleşmesi ile 30.09.2011 tarihli 11990 sayılı son kullanıcının...Dis Ticaret A.S. Olduğu “...” başlıklı yazılım güncelleme sözleşmesi imzalandığı görülmüştür.Taraflar arasında imzalanan 04.10.2010 ve 30.09.2011 tarihli sözleşmelerde, Türkçe tercümesi "Yazılım Güncelleme Sözleşmesi sürüm 2.1'in genel koşullarını okuduğumuzu ve kabul ettiğimizi onaylıyoruz" olarak belirtilen ibare altında davalı şirketin imzası mevcuttur. Fakat davacı tarafça dosyaya sunulan Genel Şartlar Versiyon 2.1 başlıklı belgenin ilk cümlesinde yazılım bakım sözleşmesinin imzalanmasıyla, son kullanıcının satın alınmış olan ... Bı lisanslarına bağlı olarak düzenli olarak hizmet alacağı yazılı olup, anılan genel şartların yazılım bakım sözleşmesine ilişkin olduğu, dosyada taraflarca imzalanan herhangi bir yazılım bakım sözleşmesi bulunmadığı anlaşılmaktadır. Dosyada mevcut Yazılım Bakım Sözleşmesi Genel Şartlar Versiyon 2.1. Başlıklı belgenin sözleşme süresi başlıklı bölümünde "yazılım bakım sözleşmesi, imza yılının geri kalanı ve mutabık kalınan dönem süresince imzalanır. Yazılım bakım sözleşmesi, abonelik dönemi boyunca iptal edilemez. Başkaca bir sözleşme imzalanmadıkça Yazılım bakım sözleşmesi ilk abonelik (döneminin sonlanmasının ardından kendini yeniler. Uzatılan abonelik dönemi ilk imzalanan Yazılım bakım sözleşmesinin süresiyle aynı olacaktır. Son kullanıcının Yazılım bakım sözleşmesini iptal etmek istemesi ya da yalnızca abonelik uzatma süresini değiştirmek istemesi halinde, bu değişiklik abonelik döneminin sonlanmasından en geç 3 ay öncesinde yapılmalıdır. Uzatma süresinde yapılacak herhangi bir değişiklik ...'in fiyat listesine göre yapılacak fiyat düzeltmesine tabidir." düzenlemesi mevcut olup, davacı tarafça, anılan düzenleme doğrultusunda son kullanıcı ... Gıda San. ve Tic. A.Ş. ile ilgili sözleşme kapsamında 01.01.2014 tarihli 7.781,60 USD bedelli faturanın ve son kullanıcı...Dış Ticaret A.Ş. ile ilgili sözleşme kapsamında 01.01.2013 tarihli 9.720,00 USD bedelli faturanın düzenlenerek icra takibine konu edildiği belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222. maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın 2.fıkra hükmüne uygun olarak tutulan ticari defterlerinin ilgili hususta hiç bir kayıt içermemesi halinde ticari defterler sahibi leline delil olarak kullanılamaz. Maddede sayılan şartların birlikte bulunması halinde ticari defterler kesin delillerdendir ve aksi ancak senet veya diğer kesin deliller ile ispatlanabilir. Mahkemece davacı vekilinin, davacı şirketin yabancı uyruklu olması ve şubesinin bulunmaması sebebiyle mali inceleme yapılmasının mümkün olmadığı beyanı üzerine davalı ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yaptırılmış, yapılan incelemede usulüne uygun tutulan davalı defterlerinde dava konusu faturaların kaydına rastlanmadığı tespit edilmiştir. Kural olarak salt faturanın düzenlenmiş olması, dayanağı kanıtlanamayan faturaların düzenleyenin defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtı olamaz. (Yargıtay HGK'nun 19/09/2018 Tarih, 2017/19-915 Esas ve 2018/1338 Karar Sayılı İlamı). Zira fatura, sözleşmenin infaz aşamasına ilişkin vesikalardan olup sözleşmesel ilişkinin ve edimin ifasının ispatında başkaca delillerle desteklenmediği sürece delil niteliğini haiz olmaz.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 21/2. maddesinde, bir fatura alan kişinin aldığı tarihten itibaren sekiz gün içinde, faturanın içeriği hakkında bir itirazda bulunmamışsa bu içeriği kabul etmiş sayılacağı düzenlenmiştir. Faturaya sekiz günlük süre içinde itiraz edilmemişse, TTK. m 21/2'ye göre, itiraz etmeyen kimse, fatura içeriğini kabul etmiş sayılır. Ancak sekiz gün içinde itiraza uğramayan fatura, taraflar arasında, aksi iddia ve ispat edilemeyen bir delil, geçici bir zaman için de olsa borçluyu sorumlu kılan bir ödeme emri de sayılmaz. İtiraza uğramayan fatura, içeriğinin aksi ispat edilebilir ticari bir belgedir.Ticari işletmeye ilişkin olarak ve belli faaliyetlerde bulunma hâlinde tacirler tarafından o faaliyetle ilgili olan karşı taraf adına düzenlenmesi gereken ticari bir belge niteliğindeki fatura, sözleşmenin yapılması ile ilgili değil; taraflar arasında yapılmış bir satım, hizmet, eser ve benzeri sözleşmenin ifa safhası ile ilgili bir belgedir. Öyle ki, taraflar arasında bu tür bir sözleşme ilişkisi yoksa düzenlenen belge fatura olmayıp, olsa olsa icap mahiyetinde kabul edilebilecek bir belge olacaktır. Elbette bu belgeye itiraz edilmemesinin TTK’nın 21/2. maddesi anlamında sonuç doğurması da beklenemez. Nitekim aynı ilkeler Hukuk Genel Kurulunun 12.10.2011 tarih ve 2011/15-472 E., 2011/608 K. sayılı kararında da benimsenmiştir. Somut olayda taraflar arasında imzalanan yazılım güncelleme sözleşmelerinde yer alan "Yazılım Güncelleme Sözleşmesinin Sürüm 2.1'in Genel Koşullarının davalı tarafça okunduğu ve kabul edildiği" şeklindeki ibarenin "Yazılım Bakım Sözleşmesine İlişkin Genel Koşullar Versiyon 2.1" başlıklı belgede yer alan şartların kabul edildiği anlamına gelmeyeceği açıktır. Bu nedenle taraflar arasında yazılı bir yazılım bakım sözleşmesi bulunmamasına göre salt bu kapsamda düzenlenen faturaya itiraz edilmemesi, fatura içeriğinin kabul edildiği sonucunu doğurmaz. Bu durumda "Yazılım Bakım Sözleşmesine İlişkin Genel Koşullar Versiyon 2.1" başlıklı belgede yer alan şartlar doğrultusunda düzenlenerek icra takibine konu edilen ve davalı defterlerinde kayıtlı olmayan faturalar yönünden ispat yükü üzerinde olan davacı, dosya kapsamındaki delillerle iddiasını ispatlayamamıştır. Davalının aracı firma olduğu gözetildiğinde davaya taraf olmayan son kullanıcılara, takibe konu fatura konusu hizmetin verilip verilmediği konusunda bilgisayar yazılım mühendisinin yer aldığı bir heyetten rapor alınmamış olmaması sonuca etkili değildir. Buna göre mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
KARAR :Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 18/11/2025