İlk Derece Mahkemesi ·
İlk Derece Mahkemesi 2024/782 E. 2025/820 K.
- Mahkeme
- İlk Derece Mahkemesi
- Esas No
- 2024/782
- Karar No
- 2025/820
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
ESAS NO:2024/782 Esas KARAR NO :2025/820
DAVA:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ:17/12/2024 KARAR TARİHİ:04/12/2025
Mahkememizde görülen davasının yapılan açık yargılaması sonunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVA /Davacı vekili dava dilekçesinde ve özetle; Müvekkili şirketin 7 adet faturadan kaynaklı alacağının tahsili için icra takibi başlatılmış olup .... İcra Dairesi 2024/... E. sayılı dosyası kapsamında tebliğ edilen ödeme emrine karşı Davalı/Borçlu tarafından süresi içerisinde yapılan itiraz üzerine İcra Müdürlüğünce takibin durdurulmasına karar verildiğini, Yasa gereği dava şartı arabulucuya başvurulmasına rağmen anlaşmaya varamadığını, davalı tarafın İcra Müdürlüğü’ne yapılan itizarın haksız ve kötü niyetli olduğunu, 3 adet 09/01/2023 tarihli ve bir adet 18/01/2024 tarihli davalı şirket ıslak imzasını taşıyan teklif formları ve bu teklif formlarında yer alan ürünlerin davalı şirkete teslimini içeren ıslak imzalı 15/03/2024, 22/03/2024, 29/03/2024, 04/04/2024, 17/04/2024 ve 19/04/2024 tarihli irsaliyeleri ile müvekkili şirket tarafından verilen hizmetin karşılığı olarak - 15/03/2024 tarih 13/06/2024 vade, - 22/03/2024 tarih, 20/06/2024 vade, - 29/03/2024 tarih, 27/06/2024 vade, - 04/04/2024 tarih, 04/07/2024 vade, - 17/04/2024 tarih, 16/07/2024 vade, - 19/04/2024 tarih, 19/07/2024 vadeli düzenlenen faturaları, davalı/borçluya teslim belgelerininin davalı şirkete gönderildiğini, davalı/borçlu tarafça TTK 21. Madde gereğince 8 iş günü içerisinde fatura içeriğine davalı tarafından itiraz edilmediğini ödeme işlemi de süresi içerisinde davalı/borçlu şirket tarafından müvekkiline yapılmadığını, takip konusu meblağ davalı/borçlu tarafça fatura içeriğine itiraz edilmeksizin kabul edildiği için ve aynı zamanda likid alacak olduğu için İİK 67. Maddesi uyarınca itirazın iptaline, davaya konu itirazın alacağı sürüncemede bırakmak amacıyla haksız veya kötü niyetli olarak itiraz edildiği için, davalı/orçlunun icra inkar tazminatına mahkum edilmesi gerektiğini belirterek ; Davanın kabulüne, itirazın iptaline ve takibin devamına,asıl alacağın %20’sinden aşağı olmamak üzere, davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesine ,her türlü yargılama gideri, harç ve vekalet ücretinin davalı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP /Davalı vekili Av.... 27.01.2025 tarihli cevap dilekçesinde ve özetle; Müvekkili Şirket ... İnşaat'ın 1993 yılında İstanbul’da kurulduğunu, hastane, nitelikli konutlar, özel villa, endüstriyel yapılar, yönetim binaları ve tarihi binalar, banka binaları, sosyal tesis ve alışveriş merkezleri gibi birçok alanda mühendislik, mimarlık ve müteahhitlik hizmetleri verdiğini, iştigal konusunu oluşturan İnşaat sektöründe Hem Türkiye'de Hem başka ülkelerde tanınmış ve önde gelen bir firmalardan olduğunu, Davacı şirket müvekkil şirketten ödenmemiş fatura alacağı olduğunu iddia etse de müvekkili şirketin davacı şirkete ödenmemiş fatura borcu bulunmadığını ,davacı tarafın alacak iddiasının aksine taraflar arasında mutabakata varılmış bir borç da bulunmadığını, Davacı taraf sözleşmeye aykırı, fahiş faiz oranlarıyla haddinden fazla bir borç miktarı ortaya çıkardığını, sözleşmenin kötüye kullanılması ve müvekkili mağdur etmekten başka bir anlam taşımadığını, Müvekkili şirketin iş hacmi ve büyüklüğü düşünüldüğünde davacı şirketin piyasada Müvekkili Şirketin ticari itibarına telafisi mümkün olmayan zararlar verecek şekilde hareket ettiğini Taraf şirketler arasında sözleşme ilişkisinin başlanması ile birlikte davacı tarafça yükümlülükler geç- eksik/ayıplı ifa edilmeye başlandığını, Davacının edimlerini geç- eksik/ayıplı yerine getirmesi nedeniyle müvekkili şirketin iş programında gecikmeler yaşadığını, davacı şirketin eksik/ayıplı ifa gibi konularda defalarca uyarıldığını, eksik ayıplı ifa nedeniyle müvekkili şirketin zarara uğradığını, Davacı şirket sözleşme kapsamında üstlendiği edimlerini tam ve sözleşme ilişkisine uygun şekilde yerine getirmediğini, müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davacı şirketin müvekkili şirketten talep edebileceği hiçbir alacak bulunmadığını, 09/01/2023 tarihli ve bir adet 18/01/2024 tarihli taşıyan teklif formları ve ve bu teklif formlarında yer alan ürünlerin teslimini içeren ıslak imzalı 15/03/2024, 22/03/2024, 29/03/2024, 04/04/2024, 17/04/2024 ve 19/04/2024 tarihli irsaliyelerini ileri sürse de ileri sürülen belgelerdeki imza müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığını belirterek ; Davacı tarafın talep etmiş olduğu fatura alacağı taraflar arasındaki ticari ilişkideki borç alacak durumuna aykırı olup alacağın mevcudiyeti yargılamayı gerektirdiğinden, Fatura alacağına ilişkin talepler mevzuata aykırı ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin reddine, haksız davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE Dava; İİK 67 gereğince başlatılan ilamsız icra takibinde itirazın iptali istemine ilişkindir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık; " .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında 1.970.730,01 TL tutar üzerinden itirazın iptali ve icra takibinin devamı, alacağın %20'sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesi istemi konusunda olduğu,takibin dayanağının ;- 15/03/2024 tarih 13/06/2024 - 22/03/2024 tarih, 20/06/2024- 29/03/2024 tarih, 27/06/2024- 04/04/2024 tarih, 04/07/2024 - 17/04/2024 tarih, 16/07/2024 - 19/04/2024 tarih, 19/07/2024 tarihli faturalar olduğunun açıklandığı, davalı tarafın davanın reddini istediği" şeklinde tespit edilmiştir. Taraflarca bildirilen deliller toplanmış, tarafların ticaret sicil kayıtları ve vergi dairelerinden BA-BS formları ile uyap üzerinden .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyası dosyamız içine alınmıştır. İncelenen .... İcra Müdürlüğünün 2024/... esas sayılı dosyasında 26/07/2024 tarihli örnek 7 olarak düzenlenen İlamsız Takipte Ödeme Emrinde; alacaklı tarafından borçlu davalı hakkında 1.970.730,01 TL tutarındaki toplam alacağın icra gideri, vekalet ücreti ve takip tarihinden itibaren fiili ödeme tarihine kadar asıl alacağa işleyecek 3095 S. Yasa uyarınca Avans Faizi (% 51,75 Yıllık) ve değişen oranlardaki faizi ile tahsili talebinde bulunulduğu görülmüştür. Taraflar arasındaki ticari ilişkide cari hesap borç miktarının tespiti bakımından bilirkişi SMM ... ve Prof.Dr. ...'ın hazırladığı 07/11/2025 tarihli rapor alınmıştır. Yapılan defter incelemesi sonucunda, davacı şirketin 2024 hesap dönemine ait e-defter beratlarını süresi içinde Gelir İdaresi Başkanlığı sistemine yüklediği, yasal defterlerinin usulüne uygun şekilde tasdikli olduğu, muhasebe kayıtları arasında teknik ve sayısal tutarlılığın bulunduğu, dolayısıyla davacı defterlerinin Türk Ticaret Kanunu’nun 64 ve 82. maddeleri uyarınca usulüne uygun şekilde tutulduğu ve kendi lehine delil niteliği taşıdığı tespit edilmiştir. Davacı defterlerinde, davalı şirket ile yürütülen ticari ilişkilerin 120.10.02596 nolu “... İnşaat Ve Proje Yönetimi A.Ş.” hesabı altında izlendiği, takibin dayanağı altı adet faturanın sırasıyla 15.03.2024 – 19.04.2024 tarihleri arasında düzenlendiği ve her birinin davacı muhasebe kayıtlarına yevmiye bazında işlenerek davalı hesabına borç olarak kaydedildiği belirlenmiştir. Ayrıca, davacı tarafından bu faturalara mahsuben davalıdan 26.02.2024 tarihinde 713.060 TL tutarında tahsilat yapıldığı ve bu ödemenin defterlerde yevmiye kaydıyla izlenmekte olduğu görülmüştür. Buna karşılık, faturaların toplam bedelinden tahsil edilen tutarın düşülmesi sonucu kalan 1.904.406,56 TL’lik kısmın tahsil edilemediği, bu tutarın 17.12.2024 tarihli kayıtla “128.10.02.067 Şüpheli Alacaklar” hesabına aktarıldığı ve envanter defterinde açık şekilde yer aldığı anlaşılmıştır. Davacı defter kayıtlarının dayanağını oluşturan e-faturaların ve e-irsaliyelerin dosyada mevcut olduğu, bu belgelerde yer alan mal teslimlerinin araç plakaları, sevkiyat tarihleri ve teslim alan kişilerin imzalarıyla birlikte kayıt altına alındığı; bu yönüyle faturaların fiili mal teslimi ile desteklendiği tespit edilmiştir. Ayrıca, davalı şirketin bağlı bulunduğu vergi dairesinden temin edilen Ba/Bs mutabakat formunda (BABS) davacı tarafından düzenlenen altı adet faturanın toplam KDV hariç 2.181.221,86 TL tutarında olduğu ve bu faturaların davalı tarafından bildirilen belgelerle örtüştüğü anlaşılmıştır. Bu durum, davalının söz konusu faturalardan haberdar olduğu ve bunlara ilişkin bir itiraz kaydının bulunmadığı belirlenmiştir. Davacının .... İcra Müdürlüğü 2024/... esas sayılı ilamsız takibine konu 6 adet fatura nedeniyle davalıdan 1.904.406,56 TL alacaklı olduğu , ... İcra Dairesi 2024/... Esas sayılı dosyasında 1904.406,56 TL asıl alacak ve 66.323,45 TL yıllık reeskont avans faizi toplamı 1.970.730,01 TL üzerinden takip başlatıldığı, SMM bilirkişi tarafından yapılan hesaplama sonucu 1.904.406,56 TL asıl alacağa 75.502,17 TL toplam faiz istenebileceği, ancak taleple bağlılık ilkesi gereği huzurdaki davada 66.323,45 TL işlemiş faizin dikkate alınması gerektiği anlaşılmıştır. Mahkememizce .... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında 1.970.730,01 TL üzerinden itirazın iptaline takibin takip koşullarında devamına karar vermek gerekmiştir. Alacak likit ve belirlenebilir olduğundan İİK 67 koşullarının tamamlandığı görülmüş, davacının talebi gereğince hüküm altına alınan 1.970.730,01 TL nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline karar verilmiştir.Mahkememizce davanın tam kabulüne ilişkin aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Yukarıda açıklanan nedenlerle; H Ü K Ü M / 1-.... İcra Müdürlüğünün 2024/... Esas sayılı dosyasında 1.970.730,01 TL üzerinden itirazın iptaline takibin takip koşullarında devamına,1.970.730,01 TL nin %20'si oranında icra inkar tazminatının davacı lehine davalıdan tahsiline 2-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince hesap olunan 134.620,57-TL nispi karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 23.801,50-TL harcın mahsubu ile bakiye 110.819,07-TL harcının davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13 maddesinin "...Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen ve taraflarca karşılanan arabuluculuk ücreti, yargılama giderlerinden sayılır..." hükmü gereği 3.600-TL arabuluculuk ücretinin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydedilmesine, 4-Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 354.000,00-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 5-Davacı tarafından yapılan 24.229,10-TL ilk gider, 20.000,00 TL bilirkişi, 435,00-TL tebligat ve müzekkere gideri olmak üzere toplam 44.664,10-TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 6-HMK. 333. md. uyarınca davacı tarafından yatırılan ve bakiye kalan gider avansının kararın kesinleşmesi sonrası talebi halinde davacıya iadesine, Davacı vekilin yüzüne karşı davalı tarafın yokluğunda, gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 haftalık süre içinde İstanbul BAM da istinaf yolu açık olmak üzere oy birliği ile verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 04/12/2025
Başkan ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Üye ... e-imzalıdır. Katip ... e-imzalıdır.