Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2976 E. 2025/1273 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2976
Karar No
2025/1273
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:19/12/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:24/11/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:19/12/2025

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili; müvekkili firmanın, şahıs işletmesi olan davalıya dava konusu fatura içeriğindeki malları sattığını, bu mallara ilişkin faturalar kesilerek fatura içeriğindeki malların davalı firmaya teslim edildiğini ancak verilmiş olan mallara karşılık bakiye ücretlerin davalıdan alınamadığını, müvekkili şirket tarafından borçlu firmaya verilen bu malların 27.06.2019 tarih ... nolu 9.000,05 TL bedelli, 04.05.2019 tarih ... nolu 8.698,73 TL bedelli 2 adet olmak üzere toplam 17.698,78 TL bedelli faturalarda açık bir şekilde görüldüğünü, bu faturalar toplamından müvekkilinin kalan bakiye alacak toplamının 16.639,41 TL olduğunu, borçlu firma hakkında iş bu faturalar ve cari hesap ekstresine dayanılarak Denizli 1. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip sayılı dosyasından icra takibi yapıldığını, borçlu tarafından borcun ödendiğine dair itiraz dilekçesi ile takibe itiraz edildiğini, davalı borçlu borca itiraz ettiği için icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, bunun üzerine dava şartı zorunlu arabuluculuk başvurusu yapıldığını ancak borçlu firmanın arabuluculuk sürecinde de borcunu ödemeyi kabul etmediğini ve arabuluculuk faaliyetinin tarafların anlaşamaması nedeniyle sonlandığını, icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazda borcun kabul edildiğini ancak borcun ödendiğinin iddia edildiğini, buna rağmen borçlu tarafından herhangi bir ödeme belgesi de sunulmadığını, müvekkili şirketin davalı firmadan alacaklı olduğunu beyanla borçlunun itirazının iptali ile takibin devamına, bunun yanında borçlu hakkında %20 den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmolunmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili; dava konusu 04.05.2019 tarihli ... nolu 8.698,70 TL bedelli faturanın 10.05.2019 tarihli 15.000,00 TL miktarlı ... Bankası'na ait müşteri çeki ile ödendiğini, bu ödemenin içinde önceki faturalardan kalan bakiye ödemenin de mevcut olduğunu, banka kayıtları, çek bilgileri ve her iki tarafın ticari defter ve kayıtlar incelendiğinde bu durumun görüleceğini, 27.06.2019 tarihli ... nolu 9.000,05 TL bedelli faturanın 27.06.2019 tarihinde 3.000,00 TL'sinin nakit olarak elden ödendiğini ve 6.000,00 TL'sinin de davalı müvekkilinin ... Bankası, Çınar/Denizli Şubesi ... nolu hesabından havale yolu ile davacı şirketin ... Bankası Denizli Şubesi ... nolu hesabına ödendiğini, banka kayıtları, davacı tarafından davalıya verilen hesap ekstresi ve tarafların ticari defter kayıtları incelendiğinde bu durumun görüleceğini beyanla haksız ve hukuki dayanaktan yoksun davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "Mahkememizce tarafların defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmiş, davalının işletme hesabı esasına göre tuttuğu defter beyan sistemindeki defterleri kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tuttuğu HMK 222 maddesi gereğince sahibi lehine delil vasfını taşıdığı anlaşılmakla, davacı tarafın ticari defterleri ile birlikte yapılan inceleme ile alınan SMM bilirkişi raporunda özetle "...... tarafından, ... Ltd.Şti.ne, 25.000 TL tutarındaki ödemenin, ... kayıtlarında bulunmadığı tespit edildiğini, ... Ltd. Şti. kayıtlarında olmayan 25.000,00 TL tutarındaki banka havalesini, ... cari hesabından düşülmesi neticesinde dava konusu faturaların ödenmiş olacağı sonucuna varıldığını, böylece icra takip tarihi itibariyle davacının davalıdan alacaklı olmadığı " tespit edilmiş olmakla, alınan rapor denetime açık olup hüküm kurmaya elverişli bulunmakla, buna göre davacının alacak iddiasını ispat edemediği, davalının borca itirazının yerinde olduğu kanaatine varıldığından davanın reddine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi tarafından müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtlarında fiilen herhangi bir inceleme yapılmadan sistemdeki evraklar üzerinde inceleme yapılarak hatalı şekilde rapor düzenlendiğini, Yerel Mahkeme tarafından bu rapor dayanak yapılarak davanın reddine karar verildiğini, her ne kadar Yerel Mahkeme tarafından müvekkilinin ticari defterleri üzerinde yerinde inceleme yapılması konusunda dosyanın bilirkişiye teslimine karar verilmiş ise de bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda özellikle müvekkiline ait ticari defterlerin sadece sistem üzerinden incelendiğini ve yerinde inceleme yapılmadığını, bu şekilde bilirkişi tarafından yapılan evrak üzerinde incelemenin de hatalı bir sonucun ortaya çıkmasına neden olduğunu, bilirkişi tarafından yerinde inceleme yapılmaması nedeniyle müvekkilinin ticari kayıtları arasında bulunan dilekçeleri ekindeki temlikname evrakının bilirkişi tarafından incelenmediğini ve bu nedenle bilirkişi tarafından hatalı sonuca ulaşıldığını, dilekçe ekindeki temliknamede davalının, 3. kişi ... Metal-...'a olan borcunun müvekkiline temlik edildiğini, yani söz konusu temlikname ile davalının 3. kişi ... Metal-...'a olan temlik konusu borcu müvekkiline ödemeyi taahhüt ettiğini, dolayısıyla bilirkişi raporunda hatalı olarak davalının müvekkile olan borcundan düşülen, davalı tarafından, müvekkilin ... Bankası hesabına 12.03.2019 tarihinde yapmış olduğu 25.000,00 TL'lik havalenin kendi borcuna karşılık değil, taraflar arasında düzenlenen ve davalıya da tebliğ edilen 3. kişi ... Metal-...'ın müvekkiline olan borcuna karşılık yapılmış bir ödeme olduğunu, bu nedenle davalı tarafından yapılmış olan söz konusu 25.000,00 TL'lik ödemenin, müvekkili tarafından davalının borç hesabına kayıt edilmediğini, temlik borçlusu ... Metal-... cari hesabına kayıt edildiğini, dikkat edildiğinde temliknamenin davalıya tebliğ tarihi ile davalı tarafından müvekkili şirkete ödemenin yapıldığı tarihin aynı olduğunu, ancak dosyaya rapor sunan bilirkişi tarafından müvekkiline ait defter incelemeleri yerinde yapılmadığı için söz konusu temliknamenin değerlendirmeye alınmadığını ve davalı tarafından yapılan ödeme dekontunun sanki davalının kendi borcuna karşılık olarak yapılmış bir ödeme gibi değerlendirilerek davalının müvekkiline borcu olmadığı sonucuna ulaşıldığını, ancak bilirkişi tarafından bu şekilde yapılan değerlendirmenin hatalı olduğunu, sonuç olarak davalının müvekkiline olan borcunun halen devam ettiğini, bu nedenle müvekkilinin halen davalıdan alacaklı olduğunu, davalıya ait işletme defterinin ve dekontun herhangi bir delil değeri bulunmadığını, bilirkişi tarafından müvekkilinin ticari defterleri üzerinde yapılan incelemede müvekkilinin davalıdan alacaklı olduğunun tespit edildiğinin raporlandığını, daha sonra davalının ticari defteri olmadığı için işletme defteri üzerinde inceleme yapıldığını, işletme defterinin herhangi bir onaya tabi tutulmadığı ve sadece tutan tarafın ekleme ve çıkarma yapabileceği bir defter vasfında olması nedeniyle herhangi bir delil niteliği taşımadığını, bu nedenle bilirkişi tarafından davalı tarafın işletme defteri üzerinde yapılan incelemenin herhangi bir hukuki sonucu olmayacağını, bilirkişi tarafından davalının müvekkiline yapmış olduğu ödemeye ilişkin banka dekontunun incelenerek sonuca gidildiğini, kanunda onaylı ticari defter kayıtlarının dahi sahibi lehine delil olabilmesi için karşı tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması şartı aranıyorken somut olayda karşı tarafın onaylı ticari bir defterinin olmaması karşısında müvekkilinin ticari defter kayıtlarında borçlu olarak görünen davalının müvekkiline borçlu olmadığı tespitinin hatalı olduğunu, banka dekontu ve havale makbuzunun havale alıcısı tarafından düzenlenen belgelerden olmadığını, bu belgelerin havale alıcısının imzasını ihtiva etmediğini, senetle ispat kuralı gereği senetle ispatı gereken bir hukuki işlem mevcut ise banka dekontunun mevcut hukuki işlemin ispatı için yeterli olmadığını, müvekkilinin onaylı ticari defterlerinden anlaşılacağı üzere davalının, müvekkiline borçlu olmadığını, bu nedenle bilirkişi tarafından yapılan hatalı ve eksik değerlendirmeler ile üçüncü kişi olan banka tarafından düzenlenen ve üzerinde alıcısının herhangi bir imzası bulunmayan banka dekontunun müvekkilinin onaylı ticari defterlerine üstünlük sağlayacak şekilde kesin delil olarak kabul edilmesi ve bu şekilde sonuca gidilmesinin yasalara aykırı olduğunu istinaf sebepleri olarak ileri sürmüştür. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Dairemizce de istinaf incelemesi bu çerçevede yapılmıştır. Yargılamada ileri sürülen iddia ve cevaplar, mevcut deliller ve tüm dosya üzerinde yapılan inceleme neticesinde; Dava; faturaya dayalı alacağın tahsili amacıyla başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece yukarıda yazılı gerekçeyle, davanın reddine karar verilmiştir. 6100 sayılı HMK'nın 359/3. maddesi uyarınca; dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgiler, yasaya uygun gerektirici nedenler, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, dosya kapsamında bilirkişi tarafından davacı tarafın ticari defter ve belgeleri üzerinde inceleme yapılarak rapor tanzim edildiği, davacı vekilinin istinaf dilekçesi ekinde dosyaya sunduğu temliknamenin İlk Derece Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında dosyaya sunulmadığı, davacı tarafın bilirkişi raporuna itirazında da bu yönde bir itiraz ileri sürmediği, HMK'nın 357/1. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların istinaf aşamasında ileri sürülemeyeceği, davalı tarafın tuttuğu işletme defteri ve banka dekontunun da yazılı delil niteliğinde olduğu, Mahkemece bu delillerin nazara alınmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, davalının ödeme savunmasını usulünce ispatladığı anlaşıldığından Yerel Mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, HMK'nın 355/1. maddesi gereği inceleme istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılmakla, re'sen gözetilmesi gereken kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu, bu itibarla davacı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde olmadığı anlaşıldığından davacının istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince esastan reddine karar vermek gerektiği sonuç ve kanaatine varılarak aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacının İlk Derece Mahkemesi kararına ilişkin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu ve bağlı tarife gereğince alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin olarak alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsili ile HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacının istinaf başvurusu nedeniyle yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde BIRAKILMASINA, 4-Kullanılmayan istinaf gider avansının 6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesince ilgilisine İADESİNE, 5-İstinaf incelemesi dosya üzerinden yapıldığından davalı lehine istinaf vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair; dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, 6100 Sayılı HMK'nın 362/1-a. maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere oybirliğiyle karar verildi.19/12/2025 ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/2976, K. 2025/1273, T. 19.12.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2976-e-2025-1273-k-7136aab6a074