Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/29 E. 2023/692 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/29
- Karar No
- 2023/692
- Karar Tarihi
T.C. .... BAM .... HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: .../... - .../... T.C. ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A .... HUKUK DAİRESİ K A R A R
DOSYA NO : .../... KARAR NO : .../...
BAŞKAN : .... ÜYE : ... ÜYE : ... KATİP : ...
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : .../... KARAR NO : .../... KARAR TARİHİ : .... İSTİNAF BAŞVURU TARİHİ : ... DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ..... .VEKİLİ : Av. ....
BİRLEŞEN ... .... ASTİCMAH'NİN .../...-.../... SAYILI DOSYASI
DAVACI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVALI : -... VEKİLİ : Av. ... DAVANIN KONUSU : |Tazminat (Haksız Fiilden Kaynaklanan) B.A.M. KARAR TARİHİ : ... KARAR YAZIM TARİHİ : ...
Davacı tarafından, davalılar aleyhine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda mahalli mahkemesince asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın reddine dair verilen karara süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan ön inceleme sonunda, incelemenin duruşma açılmadan karar verilmesi mümkün hallerden olduğu anlaşılmakla dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili asıl davada dava dilekçesinde, davacı firmanın "....." işi yaptığını, davacının işletmesine komşu, davalı adına kayıtlı tekstil boyama fabrikasında, 08/11/2017 günü patlama meydana geldiğini, bu patlama sonucu buhar kazanları. çeşitli metal direkler, inşaat parçaları. beton blokları, tuğla parçaları v.s. etrafa saçıldığını, bunların önemli bir kısmı davacıya ait işletmeye sıçradığını, ..... plakalı araç zarar gördüğünü, yine bu patlama sebebiyle davacının işçilerinden birinin vefat ettiğini, bu zararlara ilişkin olarak ... ....Sulh Hukuk Mahkemesi'nin .../... D.İş sayılı dosyasından düzenlenen bilirkişi heyet raporu ile işletmedeki bir kısım zararlar tespit edildiğini, bunların yanı sıra davacı işletme yaklaşık bir ay çalışamadığını, dava tarihi itibariyle halen tam kapasite çalışır duruma geçemediğini, bu nedenle oluşan maddi kayıplar mevcut olup bu zararın da tazminini talep ettiklerini, söz konusu işyerinin denetimi, ....'nde olup bu denetim yükümlülüğü yerine getirilmediğini, .....'ne karşı her türlü dava ve şikayet haklarını saklı tuttuklarını, dava tarihi itibariyle işletme tam kapasite çalışmaya geçemediğini, bir kısım makinenin onarımı devam ettiğini, buna göre söz konusu patlamadan kaynaklı sonradan ortaya çıkacak zarar ve ziyanın tazminini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 75.000,00-TL.'nin, 08/11/2017 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 08/11/2019 tarihli ıslah dilekçesi ile, 75.000,00-TL maddi tazminat talebini ıslah ederek 240.000,00-TL'nin davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili asıl davada cevap dilekçesinde, davacı tarafça açılan iş bu davanın istima ve ikame kabiliyeti olmadığından reddi gerektiğini, davacının dava dilekçesinde belirttiği zararların meydana gelmesine sebebiyet veren kazan patlaması olayı ile müvekkili arasında uygun nedensellik bağı bulunmadığını, bu nedenle meydana gelen zarardan müvekkilinin sorumlu tutulabilmesi, husumet tevcih edilebilmesi hukuken mümkün olmadığını, 1990'lı yıllarda yani işyeri açma ve çalışma ruhsatı verme yükümlülüğünün .... ile ...... ait olduğu dönemde faaliyete başlamış ve müvekkil .... kurulduğunda faaliyette olan bir işyeri olduğunu, dolayısıyla olayda müvekkile atfı kabil olan ve müvekkilin sorumluluğunu gerektirecek herhangi bir kusur durumu söz konusu olmadığını, Cumhuriyet Başsavcılığı'nın .../... H.nolu dosyasına sunulan bilirkişi raporundan da açıkça anlaşılacağı üzere, buhar kazanındaki patlama vanaların zamanında açılmaması nedeni ile oluşan yüksek basınçtan yani tamamen kazanla ilgilenen kişinin beşeri hatasından, ihmalinden kaynaklandığını, bu nedenle de müvekkilin Patlamadan dolayı meydana gelen zararlardan sorumlu tutulabilmesi hukuken mümkün olmadığını, zaten bu nedenlerle söz konusu bilirkişi raporunda patlamadan dolayı sadece işyeri sahibi Şükrü Demir ile patlamada ölen oğlunun kusurlu olduğunu, davacı tarafça talep edilen zarar miktarlarının fahiş olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen davada dava dilekçesinde, davacı firmanın ..... İşleme işi yapmakta iken şu an için ekonomik sebeplerle faaliyetinin durduğunu, 08/11/2017 günü patlama meydana geldiğini, ...... aleyhine ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .../... esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, huzurdaki dava ile belirtilen dava arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması ve usul ekonomisi açısından heriki dosyasınında birleştirilmesini talep ettiklerini belirterek, öncekilikle dosyanın .... ..... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..../... esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine arar verilmesini, ardında da davanın kabulü ile tümü için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 8.000,00-TL işletmedeki makine ve teçhizata verilen zarar nedeni ile, 9.800,00-TL tekstil ürünlerine verilen zararlar sebebiyle, 100,00-TL işletmenin çalışamamasından doğan zararlar sebebiyle, 100,00-TL davacıa ait araca verilen zararlar sebebiyle araç değer kaybı olmak üzere toplam 18.000,00-TL nin 08/11/2017 olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, asıl dava yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile, 90.000,00-TL tekstil ürünlerine verilen zarar sebebiyle alacak, 70.000,00-TL işletme makine ve teçhizata verilen zarar sebebiyle alacak, 15.000,00-TL araç değer kaybı, 10.929,81-TL kazanç kaybı olmak üzere toplam 185.929,81-TL maddi tazminatın davalı ......'den kaza tarihi olan 08/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek reeskont avans faizi ile birlikte davalı ........'den alınarak, davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, birleşen ... .... ATM'nin .../....-.../... E/K sayılı dosya yönünden, davanın subut bulmadığından reddine, karar verilmiştir. Davacı vekili istinafa bşavuru dilekeçsidne, birleşen dava yönünden, davaya konu patlama olayında davalı ...Başkanlığı'nın sorumluluğunun bulunmadığı yönündeki tespit açık yasa hükmüne aykırı olduğunu, 6331 Sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu'nun 23/2.maddesi; "Birden fazla işyerinin bulunduğu iş merkezleri, iş hanları, sanayi bölgeleri veya siteleri gibi yerlerde, iş sağlığı ve güvenliği konusundaki koordinasyon yönetim tarafından sağlanır. Yönetim, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliği yönünden diğer işyerlerini etkileyecek tehlikeler hususunda gerekli tedbirleri almaları için işverenleri uyarır. Bu uyarılara uymayan işverenleri Bakanlığa bildirir." hükmünü içerdiğini, anılan kanun maddesi, osb bölge yönetimine iş güvenliği konusunda koordinasyon, denetim ve bakanlığa bildirim konusunda açık yükümlülük yüklediğini, mevzuat gereği organize sanayi bölgelerinin sınırları içerisinde işyeri açma ve çalışma ruhsatı verilmesi ile her türlü işletmenin denetimi ... yönetimi tarafından yapıldığını, denetim yükümlülüğünü yerine getirmemesi sebebiyle, meydana gelen zararda tam kusurlu olup diğer davalı ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorum olduğunu, asıl dava yönünden, işletmenin çalışamaması sebebiyle doğan zarara ilişkin eksik hesaplama yapıldığını, kayıtlar yeterince değerlendirilmediğini, araç değer kaybı eksik hesaplandığını, değer kaybı talep edilen araç 09/03/2018 tarihinde, 70.000,00-TL'ye satıldığını, araç gerçek değerinden yaklaşık 31.000,00-TL daha düşüğe satıldığını, patlamada zarar gören, işletmedeki, makinelerin çalışması için yapılmış olan hava tesisatı ile işletmede bulunan ..... kapasiteli güç kaynağı konusunda bir değerlendirilme yapılmadığını savunarak kararın kaldırılmasını talep etmiştir. DEĞERLENDİRME VE GEREKÇE : Asıl ve birleşen dava, TBK'nın 49.maddesi gereğince açılmış haksız fiilden kaynaklanan tazminat davasıdır. Asıl Davada istinaf istemleri değerlendirildiğinde; Davacı vekili, istinaf dilekçesinde dava konusu olayda hasar gören aracın değerinin eksik hesaplandığını, aracın 70.000,00-TL 09/03/2018 tarihinde satıldığını, aracın gerçek değerinden 31.000,00-TL düşüğe satıldığını ileri sürmüşse de, yerel mahkemenin hükme esas aldığı bilirkişi raporunda aracın kasko değeri ile, hasarlı halinin arasındaki miktar üzerinden değer kaybının doğru olarak hesaplandığı anlaşılmakla, buna ilişkin davacı vekilinin istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Diğer yandan, davacı vekili kazanç kaybına ilişkin hesabında yanlış olduğunu, müvekkili şirketin kazancının daha çok olduğunu ileri sürmüşse de, bilirkişi raporunda hesaplamanın davacının ticari defterlerine göre yapıldığı, 6100 sayılı HMK'nın 222. Maddesinin sahibi aleyhine delil olabileceğine ilişkin hükmü de dikkate alındığında hesaplamada davacı defterlerinin esas alınmasında bir isabetsizlik bulunmayıp, buna ilişkin istinaf isteminin de reddi gerekir. Ancak, patlamada zarar gördüğü belirtilen, işletmedeki, makinelerin çalışması için yapılmış olan hava tesisatı ile işletmede bulunan .... kapasiteli güç kaynağı konusunda hükme esas bilirkişi raporunda bir değerlendirilme yapılmamış ve mahkemece bu husustaki davacı talebi gözetilmeyerek olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi hatalı olmuştur. Bu nedenle anılan hususa ilişkin davacı vekilinin istinaf isteminin kabulü ile asıl davadan verilen hükmün kaldırılması gerekmiştir. Birleşen davaya yönelik istinaf istemi değerlendirildiğinde; Birleşen davada, davacı vekilince, ............ da kazanın oluşumunda kusuru ve dolayısıyla davacının zararından sorumlu olduğu ileri sürülerek davalı ... Başkanlığı aleyhine dava ikame edilmiştir. Dosyada ki müzekkere cevabına göre, asıl dava davalısının işyeri açma ruhsatının davalı .....'nin kurulduğu (01/08/2001) tarihinden önce olduğu, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı, Sanayi Genel Müdürlüğü, Sanayi Sicil Belgesi'ne göre kazanın olduğu yerde ki davalı işyerinin kuruluş tarihinin 01/04/2000 tarihli olduğu, davalı ... tarafından bir ruhsat verilmesinin söz konusu olmadığı görülmüştür. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı iş müfettişliğinin 29/12/2017 tarihli raporunda, ..... Müdürlüğü'nde ..... SGK sicil nurmnaralı dosya üzerinden işlem görmekte olan ...-.... unvanlı işyerinde, 08.11.2017 tarihinde meydana gelen buhar kazanı patlamasın tam sebebhi tespit edilememiş olup patlamaya etki eden unsurlar kazanın periyodik test ve kontrollerinin yapılmaması, kazanın bakımlarının yıpılmnmııı. kazancı belgesi olmayan bir kişiye kazanın kullandırılması olabileceği, Bu iş güvenliği tedbirlerine uyulması halinde bu patlama meydana gelmeyeceği, İş sağlığı ve güvenliği ile ilgili gerekli tedbirleri almayan işveren hakkında idari para cezası verilmesi gerektiği bildirilmiştir. ... Ağır Ceza mahkemesine rapor sunan iş güvenliği uzmanı bilirkişi heyetinin 17/04/2020 tarihli raporunda da, kazanın meydana gelmesinde, müteveffa ....... ve şirket sahibi babası ....'in kusurlu olduğu, başkaca bir kişi ya da kuruma kusur izafe edilmediği bildirilmiştir. Asıl Dava davalısı .... hakkında, ... .... Ağır Ceza Mahkemesinin .../.. (E) ve .../... (K) sayılı mahkumiyet hükmü, ... Bölge Adliye Mahkemesi .... Ceza Dairesinin .../...Esas - .../... K. sayılı ilamıyla esastan red kararı verilerek kesinleşmiştir. 6098 sayılı TBK 74 maddesi gereği hakim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi, ceza hakimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Hukuk hakimi ancak ceza mahkemesinde tespit edilen maddi vakıa ile bağlı olup, zarar verenin kusurunun bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken ceza hakiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı hukuk hakimini bağlamaz. Hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız olmayıp maddi olayı ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşır (Yargıtay HGK 2013/4-1008 E- 2014/490 K sayılı ilam). Organize Sanayi Bölgeleri Kanunu'nun 4/14. maddesine göre: "Yürürlüğe giren imar plânına göre arazi kullanımı, yapı ve tesislerinin projelendirilmesi, inşası ve kullanımıyla ilgili ruhsat ve izinler ile işyeri açma ve çalışma ruhsatları OSB tarafından verilir ve denetlenir..." 22.08.2009 tarih ve 27327 sayılı Resmi Gazete de yayımlanarak yürürlüğe giren Organize Sanayi Bölgeleri Uygulama Yönetmeliği'nin, 41. maddesine göre: "(1)Yönetim Kurulunun görev ve yetkileri şunlardır: 5) Ruhsat ve izinleri vermek, verilen ruhsat ve izinlere uygunluğu sağlamak için gerekli tedbirleri almak veya aldırmak, ruhsat ve izinlere aykırılık halinde ilgili kuruluşlara bildirmek, h) Yapı kullanma ve işyeri açma iznini almış katılımcıların devir taleplerini inceleyip sonuçlandırmak," düzenlemeleri kapsamında, davalıya ait işyerinin ruhsat, izin iş yeri çalışma ruhsatlarının ... tarafından verileceği uyuşmazlık konusu olmayıp, işletmenin ... kurulmadan evvel faaliyete geçtiği, ...... ve ya .... Müdürlüğünün yetkili olduğu dönemde işe başladığı, kazaya neden olan eksikliğin, yargılama sırasında alınan bilirkişi heyeti rapor ve ek raporlarındaki tespit ve değerlendirmeler ile, özetlenen bilirkişi raporları, kesinleşen ceza mahkemesi kararın çerçevesinde, birleşen dava davalısı ....'ye izafe edilen kusur bulunmadığından birleşen davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. HMK'nun 355.maddesi gereğince istinaf yoluna başvuranın sıfatına, kamu düzenine ve istinaf konusu yapılan nedenlerle sınırlı olarak yapılan inceleme sonucunda, birleşen davaya yönelik davacı vekilinin istinaf isteminin esastan reddine, hükmün esasını etkileyecek tüm deliller toplanmadan karar verilmesi nedeniyle karar usul ve yasaya aykırı olup davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf başvurusunun bu sebeplerle kabulü ile mahkeme kararının HMK’nun 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına, Dairemiz kararı gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; A)... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ..... tarih ve .../...-.../... sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından HMK 353/1-b-1 hükmü gereğince davacı vekilinin birleşen davaya yönelik istinaf kanun yolu başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 1-Alınması gerekli 179,90-TL istinaf karar harcından peşin alınan 59,30.-TL'nin mahsubu ile bakiye 120,60.-TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye irat kaydına, 2-Karar tebliğ işlemlerinin Dairemizce yapılmasına, B) Davacı vekilinin asıl davaya yönelik istinaf talebinin KABULÜ ile ... .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .... tarih ve .../...-.../... sayılı kararının KALDIRILMASINA, Gerekçede yapılan açıklamalar göz önünde bulundurularak yargılama yapılmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 1-Asıl dava yönünden istinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince yatırana iadesine, 2-Karar tebliğ ve harç iade işlemlerinin ilk derece mahkemesince yapılmasına, 3-İstinaf kanun yoluna başvuran davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 4-İstinaf yargılaması sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, duruşma açılmadan dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 6100 sayılı HMK'nun 353/1-a hükmü uyarınca asıl dava yönünden kesin olmak üzere, 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince birleşen dava yönünden kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay'da temyiz yolu açık olmak üzere 21/03/2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
... Başkan ...
.. Üye ..
... Üye .. ... Katip ..