Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2682 E. 2025/1963 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2682
- Karar No
- 2025/1963
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO: 2022/2682
KARAR NO : 2025/1963
BAŞKAN
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 9. Asliye Ticaret Mahkemesi
KARAR TARİHİ: 26/10/2021
NUMARASI : 2020/496 Esas - 2021/761 Karar
DAVA Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat
KARAR TARİHİ: 12/11/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 20.07.2019 tarihinde müvekkillerinin eşi/babası olan muris Hayrettin ...'in Vize İlçesi-Pınarhisar İlçesi karayolu üzerinde ... plakalı aracı ile seyir halindeyken, seyir şeridinin yarısını kapatacak şekilde ve herhangi bir tedbir almaksızın park edilmiş olan ve sürücüsünün ... sahibinin ise ...şirketi olduğu ... plakalı kamyona çarpmamak için karşı şeride geçen ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın kendisine çarpması sonucu hayatını kaybettiğini, kaza tespit tutanağından ve daha sonra Vize Sulh Ceza Hakimliği'nin 2019/269 Değişik İş dosyası ile aldırılan bilirkişi raporundan ve Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi'nin 13.02.2020 tarihli raporunda da anlaşılacağı üzere araç sürücüsü ... ve ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu oldukları, müteveffanın kazanın oluşumunda kusuru bulunmadığının belirlendiğini, ... plakalı aracın ZMMS'sinin davalı ...Ş. tarafından yapıldığını, 3. kişi konumundaki müvekkillerinin murisin hayatını kaybetmesi ve ölenin desteğinden yoksun kalınması sonucu ortaya çıkan zararlarının trafik sigortasına dâhil olduğunu, ... Sigortaya 16.09.2020 tarihinde ... Sigorta'ya 14.09.2020 tarihinde başvuruda bulunulduğunu, davalı ...Ş.', 23.10.2020 tarihinde 132.030 TL tazminat ödemesi yapmış ise de tazminat tutarının eksik ve müvekkillerinin gerçek zararını karşılamadığından işbu davanın açıldığını, davanın belirsiz alacak davası olduğunu belirterek davacı eş ... için 1.000 TL maddi tazminat 100.000,00 TL manevi tazminatın (Sigorta Şirkti hariç olmak üzere), davacı çocuk ... için 1.000 TL maddi tazminat ve 100.000,00 TL manevi tazminatın (Sigorta Şirkti hariç olmak üzere) kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde özetle; Davanın belirsiz alacak nevinde ikame edilmesinin usul hukuku kurallarına aykırı olduğunu, müvekkili şirket tarafından 23.10.2020 tarihinde ... ve ... adına 132.030 TL ödeme yapıldığını, müvekkil şirket tarafından tüm sorumluluğun yerine getirildiğini, müvekkil şirketin ödeme yapmış olması ve tüm zararın karşılanması sebebiyle davanın reddini talep ettiklerini, SGK dan gelir sağlayıp sağlamadığının tespiti gerektiğini, temerrüt tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesi gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "Maddi tazminat yönünden, davanın kabulü ile davacı eş ... yönünden 253.231,36 TL, davacı çocuk ... yönünden ise 58.894,55 TL olmak üzere toplam 312.125,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş.'nin sorumluluğu davacı eş ... yönünden 69.134,69 TL ve davacı çocuk ... yönünden ise 16.078,80 TL olmak üzere toplam 85.213,49 TL ile ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydı ile davalılardan ... Sigorta yönünden 23/10/2020 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, manevi tazminat yönünden, davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile davacı eş ... yönünden 25.000,00 TL, davacı çocuk ... yönünden ise 15.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ... San. Tic. A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine" karar verilmiştir.Bu karara karşı davacılar vekili, davalı ...Ş. vekili, davalı ... vekili ve katılma yoluyla davalı ..., davalı ...İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacılar vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkemenin davacıların manevi tazminat miktarını eksik tayin ettiğini, kazada, müvekkillerin miras bırakanı Hayrettin ...'in vefat etmiş olduğu ve davalıların % 100 kusur oranı dikkate alındığında, müvekkiller adına tayin edilen toplam 40.000 TL lik manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu, talepleri 200.000,00 TL manevi tazminatın hüküm altına alınması gerektiğini, Mahkemenin müteveffanın tazminata esas ücret miktarını ve maddi tazminat miktarını eksik tayin ettiğini, tüm maddi zarardan davalıların müşterek ve müteselsilen sorumlu olduğunu, yerel mahkemenin hükmünün hukuka ve usul kurallarına aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ...Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davadan önce müvekkil sigorta şirketine usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı noksanlığı nedeniyle davanın usulden reddedilmesi gerektiğini, müvekkili şirket tarafından yapılan ödeme ile aktüer raporunda çıkan tutar arasındaki farkın, öncelikli olarak esas alınan aktüeryal yöntem dolayısı ile oluştuğunu, zira müvekkil şirket tarafından, TRH-2010 tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemi uygulanarak yapılan hesaplama ile davacılara hak ettiği tazminat ödendiğini, bilirkişi raporunda eş ... için %12 yeniden evlenme indirimi yapılmışsa da söz konusu indirim oranı hatalı olup oransal indirim yapılarak davacının yeniden evlenme ihtimalinin %24,3 olarak kabul edilmesi gerektiğini, yapılan indirim oranı hatalı olduğundan müvekkili şirket aleyhine yüksek tazminat hesaplandığını, gerekçeli kararda davacılar lehine hükmedilen yargılama giderleri ve vekalet ücreti yönünden paylaştırma yapılmamış olup, müvekkil şirketin sorumluluğunun hakkaniyete aykırı şekilde artırıldığını belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ..., ...İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kusur oranları tespit edilirken birbiri ile çelişen iki rapordan biri tercih edilerek oranlar hukuka aykırı bir şekilde tespit edildiğini, çelişki giderilmeden yapılan bu kusur tespitinin hukuka aykırı olduğunu, anılan kaza ile ilgili ceza yargılamasının Kırklareli 1. Ağır Ceza Mahkemesinde 2020/270 E. sayılı dosyada devam ettiğini, bu dosyada kusuru tespit amacıyla yeniden bilirkişi raporu talep edildiğini, Mahkemece çelişkiyi giderecek yeni rapor beklemeden karar verildiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacılar ile 21.10.2020 tarihli 2020/85721 arabuluculuk dosyası ile görüşme yapıldığını ve anlaşamama ile sonuçlandığını, arabuluculuk aşamasında müvekkillerini vekil olarak temsil ettiğini, dava aşamasında tarafının eklenmediğini, bu sebeple yoğun olarak çalışan müvekkilinin davadan çok sonra haberdar olup kendilerine bilgi verdiğini ve vekalet sunduklarını karar duruşmasında yerel mahkemeye beyanda bulunmak için süre talep edilmişse de taleplerinin reddedildiğini, savunma hakkının kısıtlandığını, bilirkişi raporunun eksik ve hatalı olduğunu, davalıya gereğinden fazla sorumluluk yüklediğini, ek rapora alınmadığını, tek bir raporla karar verildiğini, dosya da hesaplanan maddi ve manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu, davacıların manevi tazminatları günümüz şartlarına, tarafların sosyal ve ekonomik durumlarına ve kazadan sonra meydana geldiği iddia edilen maluliyete uygun olmadığını, davalının kusuru tam manasıyla tespit edilmemişken üzerine yükletilen sorumluluk sebepsiz zenginleşme niteliğinde olduğunu, ayrıca davacının faiz talep etmesi hukuka aykırı olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, ölümlü trafik kazası nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır.Dosya kapsamından 20.07.2019 günü, saat 22:45 sıralarında sürücü ...'ın sevk ve idaresindeki ... plakalı araç ile Pınarhisar istikametinden Vize yönüne seyir halinde iken kaza mahalli olan kavşağa geldiği esnada kavşak çıkışında istikamet şeridini kısmen kapatacak şekilde park halinde bulunan sürücü ... idaresindeki ... plakalı kamyon nedeniyle karşı yön bölümüne girip seyrettiği esnada idaresindeki otomobilin ön kısmıyla karşı yön bölümünden gelmekte olan müteveffa sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı otomobilin ön kısımlarının çarpışması neticesi meydana gelen trafik kazasında Hayrettin ...'in vefat ettiği ve bu vefat nedeni davacıların maddi ile manevi tazminat talep ettiği anlaşılmıştır.Davalı ...'a mernis adresine dava dilekçesi, bilirkişi raporu, talep arttırım dilekçesi tebliğ edildiği halde cevap verilmediği beyanda bulunulmadığı görülmüştür. Arabuluculuk görüşmesine katılan vekile dava dosyasında vekaletname bulunmadan dava dosyası için dava dilekçesi tebliği gerekmediğinden son celse vekil olarak giren avukata beyanda bulunmak üzere ek süre talebinin reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır. 6100 sayılı HMK'nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunun, kendilerine tebliği tarihinden itibaren iki hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Bu düzenleme gereğince usulüne uygun biçimde raporun tebliği üzerine, rapora itiraz hakkı bulunan tarafların bu haklarını kullanmamış olması halinde karşı taraf lehine usuli kazanılmış hak oluşacaktır. HMK'nın 357/1. maddesinde de Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında, İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmaların dinlenemeyeceği, yeni delillere dayanılamayacağı düzenlemesine yer verilmiştir.Dosya kapsamından hükme esas alınan kusur raporunun istinaf talep eden davalılar ..., ...İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekiline 16/08/2021 tarihinde, davalı ...'a mernis adresine 19/08/2021 tarihinde HMK 281. maddesi gereğince ihtarat içeren tebligat ile tebliğ edildiği halde bu davalıların süresi içerisinde rapora itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde kusur oranları bakımından davacılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gibi HMK'nın 357/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemesince re'sen göz önünde tutulacaklar dışında İlk Derece Mahkemesinde ileri sürülmeyen iddialar ve savunmalar dinlemeyeceğinden davalıların kusura ilişkin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir. Aynı şekilde davacı vekili aktüerya bilirkişi raporuna beyan dilekçesinde tazminat hesabına esas alınan müteveffanın ücretine, ücret araştırması yapılması gerektiğini belirterek itiraz etmediğinden HMK'nın 281. maddesi çerçevesinde müteveffanın ücreti bakımından davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. Yargıtay 4. Hukuk Dairelerinin güncel içtihatları uyarınca tazminat hesaplarında bakiye ömrün belirlenmesinde TRH 2010 tablosu uygulanacak, bilinmeyen (işleyecek) devre bakımından da "progresif rant" formülü kullanılarak tazminatın hesaplanması gerektiğinden hükme esas alınan aktüerya raporunda hesaplamanın TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılmasının içtihatlara uygun olmasına; davacı eşin yeniden evlenme ihtimali yönünden tespitinin AYİM tablosu ve yargıtay içtihatlarına uygun olmasına göre aksi yöndeki istinaf başvuruları yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2022/11212 E. - 2024/8084 K., 2021/16078 E. - 2022/10550 K. sayılı kararları). Davacılar tarafından kazaya karışan ... plakalı aracın ZMMS olan davalı ...Ş.'ye başvuru yapılmış olup kısmi ödeme yetersiz olduğundan dava açıldığına göre KTK'nın 97.madddesindeki başvuru koşulu yerine getirildiğinin kabul edilmesinde usul ve yasaya aykırılık yoktur. Mahkemece tazminat miktarlarına müteselsilen tahsiline karar verildiğinden aksi yöndeki davacı vekili istinaf başvurusu yerinde görülmemiştir. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 99. maddesinde, sigorta şirketlerinin zorunlu mali sorumluluk sigortası sınırları içinde maddi tazminattan sorumlu olduğu düzenlenmiştir. Dolayısıyla zorunlu mali sorumluluk sigortacısı meydana gelen zararı limit dahilinde gidermekle sorumlu olduğundan yargılama giderlerinden de limiti oranında sorumlu olacaktır. Zarar miktarının limiti geçmesi halinde trafik sigortacısı hükmedilen miktara ilişkin yargılama giderlerinin tamamından değil sadece poliçe limitinin tazminat miktarına oranına göre sorumlu tutulmalıdır.Karayolları Trafik Kanunu'nda manevi tazminat konusunda özel bir düzenleme yapılmadığından trafik kazası nedeniyle oluşan cismani zarar nedeniyle manevi tazminat talep edilmesi halinde TBK'da manevi tazminata ilişkin hükümler uygulanacaktır. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/2.maddesinde "Ağır bedensel zarar veya ölüm hâlinde, zarar görenin veya ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verilebilir.” şeklinde düzenleme yer almaktadır.Bu yasal hüküm gereğince, hükmedilecek para, zarara uğrayanda manevi huzur duygusunu doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer işlevi olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin zararın karşılanması da amaç edinilmemiştir. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı'nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ile birlikte olayın meydana geliş şekli, davacının uğradığı zararın kapsamı, davalının sorumluluğunun niteliği, kusur oranları ve özellikle caydırıcı bir etki doğuracak düzeyde olması gerektiği de göz önünde tutularak, meydana gelen trafik kazası sebebiyle duyulan acı ve elemin kısmen de olsa giderilmesi amacıyla olay tarihindeki paranın alım gücüne uygun düşen tutarlara hükmetmesi gerekmektedir(Yargıtay HGK'nun 23/06/2004 tarih, 13/291-370 E.-K. sayılı kararı).Somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, manevi tazminatın belirlenmesine hakim olan ilkeler ile İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, TBK'nın 56/2.maddesi kapsamında davacılar lehine belirlenen manevi tazminat miktarlarının bir miktar düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren müteveffanın eşi olan Emine lehine 100.000,00 TL, çocuk Meriç lehine 100.000,00 TL, manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır. Kabule göre de İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde davalı ... şirketinin sadece maddi tazminattan sorumlu olduğu gözetilmeksizin hem maddi hem de manevi tazminat toplamı üzerinden harç, yargılama gideri ve vekalet ücreti belinmesi doğru olmadığından hüküm bu yönlerden de düzeltilmiştir. Bu nedenlerle; davalı ... vekili ve katılma yoluyla davalı ..., davalı ...İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekilinin istinaf başvurularının reddine, davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekilinin, istinaf başvurusunun kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A-Davalı ... vekili ve katılma yoluyla davalı ..., davalı ...İnşaat San. ve Tic. A.Ş. vekilinin vekilinin istinaf başvurusunun reddine,Davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekilinin, istinaf başvurusunun KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA,Buna göre:Maddi tazminat yönünden 1-Davanın kabulü ile davacı eş ... yönünden 253.231,36 TL, davacı çocuk ... yönünden ise 58.894,55 TL olmak üzere toplam 312.125,91 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ...Ş.'nin sorumluluğu davacı eş ... yönünden 69.134,69 TL ve davacı çocuk ... yönünden ise 16.078,80 TL olmak üzere toplam 85.213,49 TL ile ve poliçe limitleriyle sınırlı olmak kaydı ile davalılardan ... Sigorta yönünden 23/10/2020 tarihinden itibaren diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi olan 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, Manevi tazminat yönünden 2-Davanın kabulü ile davacı eş ... yönünden 100.000,00 TL, davacı çocuk ... yönünden ise 100.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 20/07/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılar ...İnş. San. Tic. A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacılara verilmesine, 3-a-Maddi tazminat yönünden alınması gereken 21.321,32 TL harçtan (davalı ... 5.820,93 TL ile sorumlu olmak üzere) peşin olarak alınan 689,94 TL harç ve ıslah harcı 1.066,00 TL olmak üzere toplam 1.755,94 TL harcın mahsubu ile bakiye 19.565,38 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,b-Manevi tazminat yönünden alınması gereken 13.662,00 TL harcın davalılar ...İnş. San. Tic. A.Ş., ... ve ...'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına,4- Davacının yargılama sırasında yapmış olduğu posta ve tebligat gideri 195,50 TL, bilirkişi ücreti 1.600,00 TL, olmak üzere toplam 1.795,50 TL yargılama masrafının, (davalı ... 490,18 TL kısmı ile sorumlu olmak üzere) ve peşin harç 689,94 TL, ıslah harcı 1.066,00 TL olmak üzere toplam 1.755,94 TL harcın (davalı ... 479,38 TL kısmı ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, 5-Maddi tazminat davası yönünden davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 30.298,81 TL avukatlık ücretinin (davalı ... 11.877,75 TL kısmı ile sorumlu olmak üzere) davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,6-Manevi tazminat davası yönünden davacı yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine,7-Karar kesinleştiğinde, HMK Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca artan gider avansının davacıya iadesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacılar vekili ve davalı ...Ş. vekilinin tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davacılar tarafından yapılan 78,50 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalılardan tahsili ile davacılara verilmesine, b-İstinaf aşamasında davalı ...Ş. tarafından yapılan 50,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 162,10 TL istinaf başvuru harcının davalı davacılardan tahsili ile davalı ...Ş.'ye verilmesine, c-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 24.053,72 TL harçtan peşin alınan 6.013,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 534,70 TL harcın davalı ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,d-Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 615,40 TL harçtan peşin alınan 6.013,43 TL harcın mahsubu ile bakiye 18.040,29 TL harcın davalı ... ile davalı ...İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'den müteselsilen tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davalı ... vekili ve katılma yoluyla davalı ..., davalı ...İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.12/11/2025