Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2648 E. 2025/1821 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2648
- Karar No
- 2025/1821
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
9.HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
K A R A R
ESAS NO : 2022/2648
KARAR NO : 2025/1821
İNCELENEN DOSYANIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
KARAR TARİHİ: 29/12/2021
NUMARASI : 2016/527 Esas - 2021/1036 Karar
DAVA : Tazminat
KARAR TARİHİ: 03/11/2025
Yukarıda yazılı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ :
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14/09/2014 günü Kadıköy İlçesi Bağdat Cadde üzeri Tevfikpaşa Sokak girişinde davalı Özcan ... Sevk ve idaresindeki ... plakalı oto ile dava dışı sürücü ... sevk ve idaresindeki ... plakalı motorsikletin ön kısmı ile yakın mesafede oluşundan duramayarak dönüşe geçen Özcan ...'nın kullandığı araca yan kısımda çarpması ile motorsiklet üzerinde yolcu olarak bulunan müvekkili Dilay ...'ın araç üzerinden düşerek bacağının kırılmasına sebebiyet veren trafik kazası meydana geldiğini belirterek trafik kazasında bedensel zarar nedeniyle, fazlaya ilişkin haklar saklı kalmak üzere, şimdilik 10.000 TL maddi tazminat ile 25.000 TL manevi tazminatın olay tarihinden işletilecek faizi, birlikte işleten ve sürücüden tahsiline; Sigorta Şirketi yönünden, maddi tazminatın temerrüt tarihinden işletilecek faiziyle karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalılar ... ... San. Tic. Ltd. Şti. ve Özcan ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin sola dönmek istediğinde kavşağa yaklaşmadan önce sinyalini verdiğini, hızını azaltmış, geniş açı ile yasaya uygun bir şekilde sokağın girişine girdiğini, müvekkilinin trafik kurallarının tamamına uyduğunu, hatta kaza anında dahi aracın sinyallerinin yanmakta olduğunu, bu nedenle müvekkiline kusur atfedilemeyeceğini, kazaya karışan motor sürücüsünün oldukça hızlı bir şekilde gelerek ve hız sınırlarını ihlal ederek müvekkilinin kullandığı araca çarptığından asli kusurlu bulunduğunu, davacının kalıcı sakatlığı olmadığı gibi, bu durumun ruhsal açıdan olumsuzluklara yol açtığı iddiası ispata muhtaç olduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin poliçe sebebiyle sorumluluğu sigortalı araç sürücüsünün kusur oranı ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, sigortalı araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde kusurunun bulunup bulunmadığı, var ise kusur oranının Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesince belirlenmesi gerektiğini, davacının sürekli malul olmadığının dosyada mübrez Adli Tıp Kurumu raporu ile sabit olduğunu, hesaplanacak tazminat miktarının aktüerler siciline kayıtlı aktüer sıfatına haiz bilirkişi tarafından hesaplanmasını, davacının kaza tarihinden itibaren avans faizi talep etmesinin yasal mesnetten yoksun olduğunu, olay tarihi itibarıyla müvekkili şirketin temerrüdünden bahsedilemeyeceğini belirterek davanın reddini talep etmiştir.Davalı ... Sigorta AŞ vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karışan aracın kaza tarihi itibarı ile sigortalı olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini belirterek husumet yokluğu nedeniyle davanın reddini talep etmiştir.Mahkemece yapılan yargılama sonucunda, "1-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile, -8.334,62 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan Özcan ..., ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu tahsilat yapılırken davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden dava tarihi itibariyle, diğer davalılar Özcan ... ile ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, (Sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesinden limite bağlı kalınarak ve limiti aşmamak üzere) -Sürekli iş göremezlik ve tedavi gideri talebinin reddine, -Davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,Davacı Dilay ... için 3.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Özcan ... ile ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine," karar verilmiştir. Bu karara karşı davacı ile davalılar ... ... San Ve Tic A.Ş. İle Özcan vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesince hüküm tarihindeki duruma göre zarar hesaplanmalı ve buna göre de hüküm tarihine en yakın tarihteki asgari ücret hesaplamada nazara alınması gerektiğini, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan raporda mahkeme dosyasına sunulan bilgi ve belgelere itibar edilmeksizin müvekkilinin aylık gelirinin hatalı bir şekilde dönemin asgari ücreti esas alınarak hesaplama yapıldığını, bilirkişi raporunda hastane ve tedavi masraflarının maddi tazminat hesabında dikkate alınmadığını, müvekkilinin iyileşme süresinin 9 ay olarak belirtilmesinin de hatalı olduğunu, manevi tazminat miktarının düşük olduğunu belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur.Davalılar ... ... San ve Tic A.Ş. İle Özcan ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; müvekkili Özcan ...'ya atfedilen %100 kusur oranını kabul etmediklerini, müvekkiline tam kusur izafe edilip, diğer araç sürücüsüne hiç kusur izafe edilmemesinin hatalı olduğunu, ATK raporunda her ne kadar davacının iyileşme süresinin 9 aya kadar uzayabileceği ifade edilmiş ise de buna katılmanın mümkün olmadığını, bahsi geçen 9 aylık iyileşme süresinin oldukça afaki olup buna itiraz ettiklerini, itirazları doğrultusunda ek rapor alınması gerekmekte iken rapor aldırılmadan hüküm kurulmasının hukuka aykırı olduğunu, davacının kaza nedeniyle herhangi bir kalıcı maluliyetinin olmadığından manevi tazminat talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini belirterek istinaf yasa yoluna başvurmuştur. Dava, yaralamalı trafik kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup istinaf açısından uyuşmazlık konusu HMK'nın 355. maddesine göre kamu düzeni ve istinaf nedenleri ile sınırlı olmak üzere İlk Derece Mahkemesince verilen kararın usul, yasa ve dosya içeriğine uygun olup olmadığıdır. Dava dilekçesi içeriğinde davacının maddi tazminat talebini "Davacının yaşına, aktif ve pasif dönem yaşam süresine, beden gücü kayıp oranına,müvekkilde kazadan kaynaklı oluşan bedensel zararın devam etmesi de dikkate alınarak davalı sürücünün asli kusuruna ve yargılama sırasında toplanacak delillere göre, fazlaya ilişkin haklar saklı tutularak 6100 sayılı Yasa’nın 107.maddesine göre belirlenecek maddi tazminatın davalılardan tahsili" şeklinde açıklamış olup mahkemece tedavi giderine ilişkin usulüne uygun şekilde açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Mahkemece alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalı sürücü Özcan'ın % 100 kusurlu, dava dışı sürücü Doğukan'ın is kusursuz olduğu, aynı olay nedeniyle ceza yargılamasının yapıldığı İstanbul Anadolu 57. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/899 Esas ve 2018/153 Karar sayılı dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu İstanbul Trafik İhtisas Dairesi raporuna göre kazanın meydan gelmesinde davalı sürücünün asli kusurlu, dava dışı sürücünün kusursuz olduğunun tespit edildiği görülmektedir. Bu durumda Mahkemece alınan kusur raporu ile ceza yargılaması sırasında alınan kusur raporlarının birbiriyle örtüştüğü ve olayın oluşuna uygun düştüğü nazara alındığında kusura yönelik istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.Trafik kazası nedeniyle açılan tazminat davalarında maluliyete ilişkin alınacak raporların nasıl düzenleneceğine ilişkin ne Karayolları Trafik Kanun’un da ne de Türk Borçlar Kanun’unda düzenleme yapılmamış, Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin içtihatları ile kaza tarihine göre dönemsel olarak uygulanması gereken Yönetmelikler açıklanmıştır. Buna göre maluliyete ilişkin alınacak raporların, 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmelik'i, 01/09/2013 tarihi ile 01/06/2015 tarihleri arasında sonrada Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmelik'i, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması Ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20/02/2019 tarihinden sonrada Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2024/3323 E. - 2024/5474 K., 2021/12907 E. ve 2022/6237 K., 2021/12288 E. ve 2022/6235 K., 2021/11515 E. ve 2022/5238 K. sayılı kararları). İlk Derece Mahkemesince hükme esas alınan maluliyet raporunun dosya kapsamı ve davacının kaza nedeniyle düzenlenen tüm tıbbi belgeleri de incelenerek maluliyet oranının tespiti açısından kaza ile yaralanma arasındaki illiyet bağı da açıklanarak kaza tarihi itibari ile yürürlükte bulunan Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde düzenlenmiş olmasına göre bu yöne değinen istinaf itirazı yerinde değildir. Çalışma gücü kaybı zararının hesabında yaralanan veya malul olanın gelirinin belirlenmesi tazminatın doğru tespitinde önemli bir yer tutmaktadır. Malul kalanın kaza tarihi itibariyle mesleği ve geliri tespit edilmelidir. Kişinin herhangi bir işi yoksa, desteğin geliri asgari ücret kabul edilerek, raporun hazırlandığı tarihteki net asgari ücret üzerinden hesaplama yapılacaktır. Eğer malul kalanın gelirinin asgari ücret üzerinde olduğu, bir başka anlatımla herhangi bir iş yerinde çalıştığı ya da bir meslek icra ettiği ve asgari ücret üzerinde bir gelir elde edildiği iddia ediliyorsa bunun ispat edilmesi gerekir. Davacı vekili desteğin güzellik uzmanı olduğu, prim esası ile çalıştığı, ekstrada olarak makyözlük yaptığı iddia etmiş ise her hangibir belge sunulmamıştır. Davacının SGK kaydına göre kaza tarihinde fiili çalışması olmadığı ama kaza öncesi ve sonrasında güzellik ve cilt bakımı elamanı olarak çalıştığı görülmektedir. Yargıtay'ın yerleşmiş içtihatlarına göre, desteğin ölüm tarihindeki gelir durumunun ve malul olan davacının kaza tarihi itibariyle gelir durumunun davacı tarafça kanıtlanması gerekir. Bunun kanıtlanmaması halinde ise maddi destek tazminatının hesabında asgari ücretin esas alınacağı kabul edilmektedir. Sadece tanık beyanları ile kazanç tespiti mümkün olmayıp bunun bir takım belge ve kayıtlarla desteklenmesi gerekmektedir.Kişi belirli bir iş yerine bağlı olmaksızın belirli bir meslek icra eden kişilerden ise SGK kayıtları olup olmadığı da araştırılarak ekonomik ve sosyal durumu ile ilgili zabıta araştırması yanında o meslek odasından o mesleği icra edenlerin kaza tarihi itibarı ile ortalama ücretleri sorulmalıdır (Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 2018/910 Esas ve 2019/12325 Karar sayılı ilamı).Somut olayda, davacı vekili tarafından davacının SGK kaydı dışında gelirini belgeleyecek beyan dışında belge sunulmamıştır. Bu nedenle gelirin asgari ücret üzerinde olduğu ıspatlanamadığından Mahkemece asgari ücret üzerinden hesaplama yapılan rapora göre karar verilmesinde isabetsizlik bulunmamaktadır. Çalışma gücünün kısmen kaybına ilişkin zarar talebi, kişinin tüm yaşamı boyunca katlanacağı, geleceğe yönelik zararının da giderimi amacını taşıyan bir talep olduğundan, kişinin hak kazanacağı tazminat miktarının doğru belirlenebilmesi bakımından, çalışma gücü kaybına yol açan kaza tarihindeki gerçek ve net gelirinin doğru belirlenmesi önemlidir. Buna göre, hesaplama yapılırken yapılacak iş, davacının kaza tarihindeki ve kaza tarihinden itibaren hesap tarihine kadar ki her ay gelirini gösteren belgelerin temin edilmesi, bu belgeler ile saptanan gelir üzerinden hesap tarihine kadar elde edilebilecek gelirlerin belirlenmesi, belirlenen gelirler üzerinden, işlemiş (bilinen) dönem zarar hesabının yapılması; diğer bir ifade ile işlemiş dönem hesabında kaza tarihinden itibaren her ay elde edilen gelirin hesap tarihine kadar ay ay olacak şekilde ayrı ayrı hesaplanması, işleyecek dönem hesabında ise davacının hesap tarihinde bilinen son gelirinin uygulanması hususlarına dikkat edilmelidir. Somut olayda, davacının kaza tarihi olan 14/09/2014 tarihinden itibaren 9 aylık geçici iş göremezlik zarar dönemini işlemiş (bilinen) dönemi içerisinde bulunduğuna göre o dönem için belirli olan asgari ücret üzerinden tazminat hesaplanmasında isabetsizlik bulunmamaktadır. Davacı vekilinin bu yöne değinen istinaf başvurusu yerinde değildir. TBK'nın "manevi tazminat" başlıklı 56/1.maddesi ve 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı çerçevesinde, somut uyuşmazlıkta olay tarihi, kazanın oluş şekli, kusur durumu, davacının yaralanmasının mahiyeti ve iyileşme süresi ile tarafların dosyaya yansıyan ekonomik ve sosyal durumları, yukarıda açıklanan ilkelerle birlikte dikkate alındığında mahkemece belirlenen manevi tazminat miktarını bir miktar düşük olduğu; aynı ilkelere göre yapılan değerlendirme sonucunda takdiren davacı lehine 5.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmesinin uygun olacağı kanaatine varılmıştır.Bu nedenle; davalılar ... ... San ve Tic A.Ş. İle Özcan ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulüne, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince, İlk Derece Mahkemesi kararı düzeltilerek aşağıda yazılı olduğu şekilde esas hakkında yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere :
A- Davalılar ... ... San Ve Tic A.Ş. İle Özcan vekilinin istinaf başvurusunun reddine,B- Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kısmen KABULÜ ile yukarıda esas ve karar numarası belirtilen İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere KALDIRILMASINA, Buna göre:A-Maddi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile,1-8.334,62 TL geçici iş göremezlik tazminatının davalılardan Özcan ..., ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, bu tahsilat yapılırken davalı ... Sigorta A.Ş. Yönünden dava tarihi itibariyle, diğer davalılar Özcan ... ile ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. yönünden kaza tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, (Sigorta şirketi yönünden sigorta poliçesinden limite bağlı kalınarak ve limiti aşmamak üzere) -Sürekli iş göremezlik tazminat talebinin reddine,-Tedavi gideri yönünden usulüne uygun şekilde açılmış bir dava olmadığından karar verilmesine yer olmadığına,-Davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle reddine,2-Kabule göre alınması gerekli 774,27 TL karar harcından peşin alınan 597,72 TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 176,55 TL harcın davalılar Özcan ..., ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Maddi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davacı yararına taktir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin Özcan ..., ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine,
4-Maddi tazminat yönünden hakkındaki talep husumetten reddedilen davalı ... Sigorta AŞ kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davalı yararına taktir olunan 5.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı ... Sigorta AŞ ye ödenmesine, 5-Maddi tazminat talebi yönünden davalılar Özcan ..., ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş. Kendilerini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davalılar yararına taktir olunan 1.665,38 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılar Özcan ..., ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'ye ödenmesine, 6-Davacının peşin yatırdığı 597,72 TL harcın yargılama giderine katılmaksızın davalılar Özcan ..., ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 7-Davacının yaptığı yargılama gideri olarak 29,20 TL başvurma harcı, 2.400,00 TL bilirkişi ücretleri, tebligat gideri ve yazı gideri, 1.124,00 TL Adli Tıp ücreti olmak üzere toplam 3.553,20 TL yargılama giderinden davanın kabulüne tekabül eden 1.150,69 TL nin davalılar Özcan ..., ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti. ve ... Sigorta A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, redde tekabül eden bakiye giderin davacılar üzerinde bırakılmasına, 8-Davalı Özcan ...'nın yaptığı yargılama gideri olan 10,48 TL den davanın reddine tekabül eden 7,09 TL nin davacıdan alınarak davalı Özcan ...'ya ödenmesine, kabule tekabül bakiye giderin davalı üzerinde bırakılmasına, 9-Taraflarca yatırılmış gider avansından kullanılmayan kısmının hüküm kesinleştiğinde ve talep halinde yatırana iadesine,B-Manevi tazminat talebi yönünden davanın kısmen kabulü ile,1-Davacı Dilay ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın davalılar Özcan ... ile ... ... San. Ve Tic. Ltd. Şti.'den kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,2-Alınması gerekli 341,55 TL ilam harcının davalılar Özcan ... ve ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.'den müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, 3-Manevi tazminat yönünden davacı kendisini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davacı yararına taktir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davalılar Özcan ... ve ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti. 'dan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, 4-Manevi tazminat yönünden davalılar kendilerini vekil ile temsil ettiğinden AAÜT tarifesi uyarınca davalılar yararına taktir olunan 5.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalılar Özcan ... ve ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti.ye ödenmesine,
B-İSTİNAF İNCELEMESİ BAKIMINDAN ;
1-Davacı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının, istem halinde İlk Derece Mahkemesi tarafından kendisine iadesine,2-a-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan 72,00 TL posta ve tebligat giderinden ibaret yargılama gideri ile 220,70 TL istinaf başvuru harcının davalılar Özcan ... ve ... ... San. ve Tic. Ltd. Şti'den müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine, b- Harçlar Yasası'na göre alınması gereken 774,27 TL harçtan peşin alınan 387,12 TL harcın mahsubu ile bakiye 387,15 TL harcın davalılar ... ... San Ve Tic A.Ş. İle Özcan ...'dan tahsili ile Hazineye irat kaydına,3-Davalıların yapmış olduğu istinaf yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-Duruşma yapılmadığından, vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına, 5-İstinaf aşaması için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 361. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay ilgili hukuk dairesine hitaben verilecek temyiz dilekçesi ile temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/11/2025