Bölge Adliye Mahkemesi · Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi 2022/2402 E. 2023/1548 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/2402
- Karar No
- 2023/1548
- Karar Tarihi
T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I
BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI : ... KARAR TARİHİ : 15/09/2022
DAVACI : ... (...) ... VEKİLİ : Av. ...v DAVALI : ... (...) ... VEKİLİ : Av. .....
DAVANIN KONUSU : Menfi Tespit KARAR TARİHİ : 16/10/2023 KARAR YAZIM TARİHİ : 16/10/2023
Davacı ve davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü:
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, davalının müvekkili aleyhine ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyası üzerinden icra takibi başlattığını, 30/10/2017 tarihinde alacaktan feragat ettiklerine ilişkin icra dosyasına beyan sunulduğu halde davalının 22/09/2020 tarihinde takibini yenilediğini, davalının takipten değil bizzat alacak hakkından yani hakkın özünden feragat etmesine rağmen takibini haksız olarak yenilediğini ileri sürerek ... İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasındaki takipte müvekkilinin borçlu bulunmadığının tespiti ile davalı alyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir. Davalı vekili, 30/10/2017 tarihinde icra dosyasına feragat dilekçesi gönderildiğini ve dosyanın kapatılması için tahsil harcının da yatırıldığını ancak icra dairesinin dosyayı kapatmadığını, dosya mahkeme tarafından istenildiğinde fark edilip dosyanın kapatıldığını, bu nedenle ilgili dosyanın sehven yenilenmesinde ağır kusurlarının bulunmadığını, davacının talep etmiş olduğu kötü niyet tazminatı şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, davalının icra dosyasına feragat beyanı gönderdiği ve icra müdürlüğü tarafından dosyanın kapatıldığı gerekçesiyle, davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, konusuz kalan davada yargılama giderleri ve harçların başlangıçtaki haklılık durumuna göre haksız tarafa yüklenmesi gerektiği, davacının davanın açıldığı anda hacze maruz kalma ihtimali bulunduğu, dava açıldığı sırada takibin yenilenmiş olduğu ve davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu, yine davalının beyanından da borcun dava açılmasından önce ödendiğinin anlaşıldığı gözetildiğinde, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: İstinaf talebinde bulunan davalı vekili, iş bu menfi tespit davasında hukuki yarar olmadığı için davanın esasına girilmeyip "hukuki yarar yokluğu sebebiyle usulden ret" kararı verilmesi gerekirken yerel mahkemece "karar verilmesine yer olmadığına" kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını, İcra Hukuk Mahkemesince veya İcra Dairesince icra takip dosyası kapatılabilecekken menfi tespit davası açılarak davalının yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulması hukuka aykırı olduğunu, icra dosyasına 30/10/2017 tarihinde feragat dilekçesi gönderildiğini ve icra dosyanın kapatılması için gerekli tahsil harcının da aynı tarihte yatırıldığını ancak icra dairesinin ilgili icra dosyasını kapatması gerekirken kapatmadığını, bu dava açıldıktan ve ilgili icra dosyası yerel mahkemece icra dairesinden istenildiği zaman icra dairesinin kendiliğinden durumu fark ederek ilgili icra dosyasını kapattığını bu itibarla davacı tarafın menfi tespit davası açmadan evvel ilgili icra dairesine talep göndererek icra dosyasının kapatılmasını sağlayabilecek iken dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını hukuki yarar yokluğu sebebiyle davanın usulden reddi kararı verilmesini talep etmiştir. Katılma yoluyla istinaf talebinde bulunan davacı vekili, icra dairesinin dosyayı alacaklının kötü niyetli talebiyle 24/09/2020 tensip kararıyla yenilediğini, borçlunun bu aşamadan sonra herhangi bir talep sunup dosyayı kapattırmasının mümkün olmadığını, davalının tamamen kötü niyetli olduğunu halde mahkemece kötü niyet tazminatı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermediğini belirterek kötü niyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, menfi tespit talebine ilişkindir. Davacı taraf, davalı tarafça müvekkili aleyhine başlatılan icra takibinde davalı tarafın alacaktan feragat ettiği halde müvekkili aleyhine başlatılan icra takibini yenilediği ileri sürerek borçlu olmadığının tespiti ile kötü niyet tazminatı talep etmiş, davalı taraf feragat beyanına rağmen icra müdürlüğünce dosyanın kapatılmadığını savunmuştur. Mahkemece, davalının icra dosyasından feragat etmiş olması nedeniyle konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalıya yüklenilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili ve katılma yoluyla davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. ... 2. İcra Müdürlüğünün .../... Esas sayılı dosyasında davalı alacaklı tarafından davacı ve ... ... aleyhine 8.500 TL asıl alacak olmak üzere toplam 8.911,67 TL'nin tahsili amacıyla kambiyo senetlerine özgü icra takibi başlatıldığı, davalı alacaklı vekilinin 30/10/2017 tarihli dilekçe ile dosyadaki alacaktan feragat ettiklerini beyanla feragat harcının alınarak dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmesini talep ettiği, alacaklı tarafça tahsil harcının ödendiği, 22/09/2020 tarihli dilekçe ile alacaklı vekilinin kapatılan ... 2. İcra Müd. .../... E. numaralı icra takibinin takipsizlik nedeni ile işlemden kaldırıldığını, borçlu aleyhine yaptıkları takibi yenilediklerini beyan ettiği, 24/09/2022 tarihinde icra müdürlüğünce dosyanın İİK'nın 78 maddesi gereğince harçsız yenilenmesine karar verildiği, işbu menfi tespit davası açıldıktan sonra 12/10/2021 tarihinde icra müdürlüğünce dosyada alacaklı vekilinin 30/10/2017 tarihinde vazgeçme/feregat beyanı olduğu ve feregat harcının yatırıldığı gerekçesiyle dosyanın vazgeçme/feragat nedeniyle kapatılmsına karar verildiği görülmektedir.
1-) Davalı vekilinin istinaf talebinin yapılan incelemesinde; Dava konusu takip dosyasında; davalı tarafça, alacaktan feragate ilişkin beyan sunulmasına rağmen, 22/09/2020 tarihli dilekçe takibin yenilenmesinin talep edilmesi ve icra müdürlüğünce 24/09/2022 tarihinde dosyanın İİK'nın 78 maddesi gereğince harçsız yenilenmesine karar verildiği nazara alındığından davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunduğunun kabulü gerektiği anlaşılmakla, davalı vekilince ileri sürülen istinaf nedenleri yerinde görülmemiş olup davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. 2-) Davacı vekilinin katılma yoluyla istinaf talebinin yapılan incelemesinde ise; Davacı vekilince, davalı aleyhine kötü niyet tazminatına hükmedilmesi talep edilmiş olduğu halde mahkemece bu hususta olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği görülmektedir. İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca; dava, borçlu lehine hükme bağlanırsa borçluyu menfi tespit davası açmaya zorlayan takibin haksız ve kötü niyetli olması durumunda talebi üzerine borçlunun dava sebebiyle uğradığı zararın alacaklıdan tahsiline karar verilir. Takdir edilecek zarar haksızlığı anlaşılan takip konusu alacağın %20'sinden aşağı olamaz. Yukarıda açıklandığı üzere, davalı tarafça icra dosyasındaki alacaktan feragat edildiği halde daha sonra yenileme talebinde bulunulduğu, davacının menfi tespit davası açmakta hukuki yararının bulunduğu ancak takibin haksız ve kötü niyetli olduğunun davacı tarafça ispat edilmediği anlaşılmakla, İİK'nın 72/5. maddesi uyarınca kötü niyet tazminatına hükmedilmesinin yasal koşulları oluşmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin ve davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 3-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 269,85 TL istinaf karar ve ilâm harcından davalı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davalıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 4-) İstinaf eden davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi. 16/10/2023
... Başkan ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Üye ... e-imzalı ... Katip ... e-imzalı