Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/225 E. 2022/181 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/225
- Karar No
- 2022/181
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 44. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I DOSYA NO: 2023/150 KARAR NO: 2023/1459 İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi TARİHİ: 28/11/2022 NUMARASI: 2022/225 E. - 2022/181 K. DAVANIN KONUSU: Fikir Ve Sanat Eseri (Maddi Tazminat İstemli) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 23/11/2023 Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ... adreslerinde bulunan ... ve ... mağazalarında bilirkişi marifeti ile müvekkilinin repertuvarında ruhsatı kendisine ait olan eserlerin davalı şirket tarafından söz konusu mağazalarda yetkisiz olarak üçüncü kişilere ticari nitelikle kullanıldığının karşı yara tebligat yapılmadan bilirkişi marifeti ile tespit edilmesine, müzik sistemlerinin bir kopyasının yine bilirkişi marifeti ile alınıp incelenmesine, ihtiyati tedbir kararı verilmesine, yapılacak yargılama sonunda davalının mevcut tecavüzünün kaldırılmasına, FSEK m. 68/I uyarınca davacının telif hakkını ihlali nedeniyle ödenmesi gereken rayiç bedelin üç katı tazminata karşılık şimdilik 50.000,00 TL'nin ihlal tarihinden itibaren işleyecek TC Merkez Bankası Avans Faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Davacı ile akdedilen 21.01.2019 tarihli sözleşme uyarınca tahkim anlaşması yapıldığını, esasa girilmeden davanın usulden reddi gerektiğini, Tahkim ilk itirazı, tahkim sözleşmesine taraf olması koşuluyla, davalı tarafından ileri sürülebilecek bir ilk itiraz olduğunu, davacı, dava dilekçesinde iddia ettiği üzere Türkiye'de söz konusu eserlerin yayma, çoğaltma, temsil ve umuma iletim hakkının "idaresi ve takibi, telif ücretlerinin tahsili ve dağıtımı" hakkına sahip olmadığını, dolayısı ile davanın sıfat yokluğundan da reddi gerektiği, bilirkişi raporunun müvekkili şirket aleyhine yöneltilen iddiaları ispatlar nitelikte bulunmamakta olup mağazalarda yapılan kayıtların güvenilirliğinin bulunmadığı, ... isimli sanatçıya ait ... isimli eser, ... isimli sanatçıya ait ... (...) isimli eser ve ... isimli sanatçıya ait ... isimli eserin listede yer almadığını tespit edilmiş olup, davacı tarafından '...' isimli uygulama kullanılarak yapılan tespitin delil niteliğinde kabulünün mümkün olmadığını, esas yönünden de davacının münhasır bir hakkı olmadığından tedbir isteminin ve davanın reddi gerektiğini ,Tahkim ilk itirazımızın kabulü ile davanın usulden reddini , Davacı tarafın hak takip yetkisi olmadığı halde ikame ettiği davanın husumet yokluğundan reddine Yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesini talep etmişlerdir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda; "Davalı yanca sunulan ve Davacı ile davalı Şirket arasında imzalanan 21.01.2019 tarihli lisans sözleşmesinin "Geçerli Kanun ve Yargı Yetkisi" başlıklı 13. maddesi uyarınca uyuşmazlığa ... Tahkim Kuralları doğrultusunda İtalya kanunları uygulanacak olup, tahkimin üç hakemli bir heyet tarafından Londra, İngiltere'de görülmesi gerektiğine ilişkin olarak özel bir yargı yolu düzenlemesi yapıldığı anlaşılmıştır. Taraflar arasındaki uyuşmazlıkların çözümünde hakem şartı kararlaştırıldığından, huzurdaki bu davaya bakmak mahkememizin görevinde değildir.Zira bilindiği üzere HMK'nın 412/1. maddesine göre tahkim, uyuşmazlığın tamamının veya bir kısmının çözümünün hakem veya hakem kuruluna bırakılması hususunda tarafların yaptıkları bir anlaşma olup alternatif uyuşmazlık çözüm yollarından birisidir ve ilk itiraz olarak ileri sürüldüğünde mahkemenin görevi sona erip uyuşmazlığın hakemde görülmesi gerektiğinden verilen karar usul hukuku anlamında görevsizlik kararı niteliğindedir ve mahkemece taraflarca ileri sürüldüğünde res'en gözetilmelidir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 413. Maddesindeki ''Tahkim sözleşmesinin konusunu oluşturan bir uyuşmazlığın çözümü için mahkemede dava açılmışsa, karşı tarafa tahkim ilk itirazında bulunabilir. Bu durumda tahkim sözleşmesi hükümsüz, tesirsiz veya uygulanması imkansız değil ise mahkeme tahkim itirazını kabul eder ve davayı usulden reddeder.'' hükmü gereğince , taraflar arasında geçerli ve uygulanabilir bir tahkim şartı olduğu sözleşmenin 13. Maddesinde 13.1.13.2.13.3 maddelerinde ayrıntılı olarak düzenlendiği dolayısıyla davacının hakeme /tahkime başvurmadan doğrudan dava açması usule aykırı olduğundan, davalı tarafından ileri sürülen tahkim ilk itirazı (HMK 116.maddesi kapsamında) dikkate alınarak davanın usulden reddine" karar verilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle;-Dilekçeler aşaması tamamlanmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, her ne kadar, dava şartları ve ilk itirazlar hususunu düzenleyen HMK m. 138 . " 1) Mahkeme, öncelikle dava şartları ve ilk itirazlar hakkında dosya üzerinden karar verir; gerektiği takdirde kararını vermeden önce, bu konuda tarafları ön inceleme duruşmasında dinleyebilir." hükmü ile usule ilişkin hususların yargılamanın başında, dosya üzerinden incelenerek karara bağlanabileceğini hüküm altına almış olsa da, dilekçelerin karşılıklı verilmesi aşaması tamamlandıktan sonra öncelikle dosya üzerinden dava şartları ve ilk itirazların incelenerek bu konular hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerektiğini, dilekçeler aşaması henüz tamamlanmadan dosyanın karara bağlanabileceği ile ilgili kanunda hiç bir hüküm olmadığını, -Dilekçeler aşaması tamamlanmadan verilen kararın, savunma haklarının önüne geçerek adil yargılanma haklarını kısıtladığını, -Taraflar arasında sona eren sözleşmede yer alan tahkim şartının, sözleşme dışında ve tasfiyesiyle de ilgili olmadığından dava konusunu kapsamadığını, müvekkili şirket ile davalı ...Tic.Ltd. Şti. arasında 21.01.2019 yılında bir lisans sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmenin 25.03.2021 tarihinde feshedildiğini, Lisans sözleşmenin 13. Maddesinin ": 13.1 İşbu Sözleşme, herhangi bir yasalar çatışması ilkesi uygulanmaksızın İtalya kanunlarına göre yönetilecektir. 13.2 İşbu Sözleşmeden ya da işbu Sözleşmenin müzakere edilmesinden, yorumlanmasından, geçerliliğinden, ihlalinden veya feshinden kaynaklanan ya da bunlarla bağlantılı olan ve Tarafların ilk bildirimin gönderildiği tarihi izleyen 60 (atmış) gün içerisinde dostane yollarla çözüme kavuşturamadıkları bir anlaşmazlık, fikir ayrılığı ya da dava, kesin ve münhasır olarak tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacaktır. Taraflar, savunma için başvurabilecekleri diğer yargılama yerlerini veya mahkeme yerlerini kapsam dışı bırakmakta ve bunlardan feragat etmektedirler. Ayrıca Taraflar, tahkim kararına itiraz etme hakkını kapsam dışı bırakmakta ve bu haktan feragat etmektedirler. 13.3 Tahkim işlemleri, bu işlemlerin başlatıldığı tarihte yürürlükte olan UNCITRAL Tahkim Kuralları doğrultusunda üç (3) hakem tarafından yürütülecektir. Hakemleri görevlendiren makam, Paris/Fransa’daki Uluslararası Ticaret Odası olacak ve hakemler, ICC tarafından bu amaçla belirlenen ve o tarihte geçerli olan prosedürlere göre hareket edeceklerdir. Tahkim yeri Londra, İngiltere olacaktır. Tahkim dili ise İngilizce olacaktır." hükümlerini düzenlediğini, sözleşmenin 13.maddesinde de açıkça düzenlendiği üzere, bu sözleşmeden, sözleşmenin müzakere edilmesinden, yorumlanmasından, geçerliliğinden, ihlalinden veya feshinden kaynaklanan ya da bunlarla bağlantılı olan anlaşmazlıkların çözümü için tahkim yoluna başvurulacağını, dava konusu olayın ise işbu lisans sözleşmesi ile arasında hiç bir bağlantı bulunmadığını, İstanbul 1. Fikri ve Sinai Haklar Hukuk Mahkemesi'nde açtığımız tecavüzün durdurulması istemli dava, aslında yapılan tespit sonucu hazırlanan bilirkişi raporu ile de büyük ölçüde ispatlandığı üzere, müvekkilinin repertuvarını hiç bir bedel ödemeden bir yıla aşkın süredir kullanmaya devam etmiş, hala da devam etmekte olmasına dayandığını, tarafların arasında bir dönem imzalanmış ve sonuçları itibariyle sona eren sözleşmenin dava konusu telif hakkına tecavüz fiiliyle uzaktan yakından bir alakası olmadığını, davalı tarafından gerçekleştirilen tecavüz fiilinin, sözleşmeden ya da sözleşmenin feshedilmesinden tamamen bağımsız, ayrı bir uyuşmazlık konusu olduğunu, taraflar arasındaki sözleşmeden, sözleşmenin müzakere edilmesinden, yorumlanmasından, geçerliliğinden, ihlalinden veya feshinden kaynaklanmayan dava konusu uyuşmazlık açısından, tahkim şartının uygulanmayacağı sonucunun cevap dilekçesi değerlendirilerek kesin olarak ortaya çıkacağını, açıkça hukuka aykırı olan müvekkili şirket aleyhine verilen işbu kararın İstinaf incelemesi neticesinde kaldırılarak, kararı veren mahkemeye geri gönderilmesine karar verilmesini talep etmiştir.Davalı vekili istinafa cevap dilekçesinde özetle; -2022/225 E., 2022/181 K. sayılı kararda tahkim şartının mevcudiyeti dolayısıyla yetkisizlik kararı verilerek davanın usulden reddedildiğini, tahkim şartının mevcudiyetinin cevap dilekçesinde ileri sürüldüğünü, Davacının adil yargılanma hakkının ihlal edildiği iddiasının hukuka aykırı olduğunu, uyuşmazlıkta usuli reddin dayanağı tahkim itirazının ilk itiraz olmasına ilişkin olduğunu,-Taraflar arasında imzalanan lisans sözleşmesinin (lıcense agreement) uyuşmazlığın konusunu kapsadığını, sözleşmenin kapsamı incelendiğinde müvekkili ile davacının, ilgili müziklerin halka açık bir şekilde yayınlanması, ilgili müziklerin lisans haklarının verilmesi, lisans veren tarafça sağlanan arayüzlerin ve araçların kullanılması hususlarında irade ortaya koyduklarını, davacının iddiasının söz konusu sözleşmenin feshedilmesine rağmen Lisans Sözleşmesi'nin konusu bulunan hakların taraflarınca kullanıldığına ilişkin olduğunu, Davacının iddialarının özünde Müvekkilinin, Lisans Sözleşmesi'ne taraf olması sayesinde ilgili eserlere erişim hakkı kazanmış olduğu, üçüncü kişilerde bu eserleri alt lisanslama hakkı bulunduğuna dair güven oluşturduğu ve sonrasında bu güveni, müşteri ağını ve eser bilgisini kötüye kullanmış olduğu iddiası yer aldığına ve bu iddianın temelinde Davacı ile Davalı arasındaki sözleşme ilişkisi mevcut olduğuna göre uyuşmazlığın kaynağının Lisans Sözleşmesi olduğunu, uyuşmazlık konusu olan Sözleşme feshedilmesine rağmen eserlerin kullanılması iddiasının Sözleşme ile bağlantılı olduğunun izahtan vareste olduğunu, Lisans sözleşmesindeki tahkim iradesini ortaya koyan 13.2. maddesinin lafzi ve amaçsal yorumu dikkate alındığında lisans sözleşmesi sebebiyle aralarında oluşan her türlü uyuşmazlık bakımından tahkim yargılama yolunu benimsediklerinin açıkça görüldüğünü, ‘. İşbu Sözleşmeden ya da işbu Sözleşmenin müzakere edilmesinden, yorumlanmasından, geçerliliğinden, ihlalinden veya feshinden kaynaklanan ya da bunlarla bağlantılı olan… bir anlaşmazlık, fikir ayrılığı ya da dava, kesin ve münhasır olarak tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacaktır.’ denilerek bu iradenin çok açık ve net bir şekilde ortaya konulduğunu,-Davacının iddiasını kabul anlamına gelmemekle birlikte tahkim sözleşmesinin sözleşmeye dayanmayan taleplerle ilgili uyuşmazlıkları da kapsadığını, Milletlerarası ticarî tahkim uygulamasında genel eğilimin sözleşmeden doğan uyuşmazlıkların çözümünü teminen akdedilen tahkim anlaşmalarının, sözleşmeye dayanmayan taleplerle ilgili uyuşmazlıkları da kapsadığı yönünde olduğunu, tarafların dağınık ve parçalanmış bir tahkim yargılamasını istemeyeceği düşüncesiyle, sözleşmesel olmayan taleplerin de tahkim anlaşması kapsamında sayıldığını, Davacının istinaf başvurusu tahkim itirazının ilk itiraz olarak kabul edilmesi sebebiyle reddedilmesine, Davacının iddiasını hiçbir şekilde kabul etmemekle birlikte davacının iddiasının işbu Lisans Sözleşmesi kapsamında olduğu ve bu sebeple tahkim iradesinin kapsamında olması dolayısıyla İstanbul 1. Fikri ve Sınai Mahkemesi’nin verdiği 2022/255 E., 2022/181K. numaralı kararın onanmasına ve tahkim itirazı sebebiyle istinaf başvurusunun reddedilmesine karar verilmesini talep etmiştir.İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun(HMK) 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçelerinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava, Davacı repertuarında ruhsatı kendisine ait olan eserlerin davalı şirket tarafından mağazalarda yetkisiz olarak üçüncü kişilere ticari nitelikle kullanıldığının tespiti ve eserlerin davalı şirket tarafından kullandırılmasının önlenmesi, mevcut tecavüzünün kaldırılması, FSEK m. 68/I uyarınca üç katı tazminat talebine karşılık şimdilik 50.000,00 TL'nin ihlal tarihinden itibaren işleyecek TC Merkez Bankası Avans Faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemine ilişkindir.Taraflar arasında 21.01.2019 yılında bir lisans sözleşmesi imzalandığı, sözleşmenin konusunun Lisans Veren Taraf, İngiltere ve Galler'de kurulan ve genel merkezi ..., ... Londra adresinde bulunan ... şirket numaralı ... Ltd. (bundan böyle “... Ltd” olarak anılacaktır) unvanlı Bağımsız Yönetim İşletmesi (IME) ile arasındaki lisans sözleşmesi vesilesiyle ... Ltd şirketinin kendisine ait resmi internet sitesinde yayınlanan repertuvara dâhil edilen eser ve kayıtların (bundan böyle “Eserler ve Kayıtlar”) ticari kullanımına ilişkin telif hakkı ve yan haklar bakımından üçüncü şahıslara alt lisans verme hakkına ilişkin olduğu anlaşılmıştır.Sözleşme incelendiğinde, sözleşmenin 21.01.2019 tarihinde imzalandığı, 31.12.2019 tarihine kadar süre koyulduğu ancak fesih edilmemesi halinde sürenin uzayacağının belirtildiği, sözleşmenin süre sonunda sona ermediği anlaşılmıştır. Davacı tarafça, davalı tarafa ilk mailin 11.03.2021 tarihinde sözleşmeye aykırılık nedeniyle çekildiği ve 25.03.2021 tarihli ihtarla ile sözleşmenin feshine ilişkin ihtar çekildiği anlaşılmıştır.Dava tarihi 11.10.2002 olup, dava konusunun davacı tarafça sözleşmenin feshinden sonraki olaylara ilişkin olduğu öne sürülmüş ise de, dava dilekçesi incelendiğinde 11.03.2021 tarihli maile atıf yapıldığı, o tarihten itibaren tespitin talep edildiği, dava dilekçesi açık olarak hangi tarihler arasında ihlalin gerçekleştiğine ilişkin bilgi verilmediği, delil sunulmadığı, Mahkemece tespitinin yapılmasının talep edildiği, bununla birlikte fesih ihtarı ile feshin gerçekleşip gerçekleşmediğinin de tartışılması gerektiği, sözleşmenin 13. Maddesinde "sözleşmeden ya da işbu Sözleşmenin müzakere edilmesinden, yorumlanmasından, geçerliliğinden, ihlalinden veya feshinden kaynaklanan ya da bunlarla bağlantılı olan ve Tarafların ilk bildirimin gönderildiği tarihi izleyen 60 (atmış) gün içerisinde dostane yollarla çözüme kavuşturamadıkları bir anlaşmazlık, fikir ayrılığı ya da dava, kesin ve münhasır olarak tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacaktır" hükmüne göre, dava konusunun sözleşmeden kaynaklı hususlara ilişkin olduğunun kabulünün gerektiği, bu halde, kamu düzeni ve istinaf sebepleri çerçevesinde; dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde, dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön ile kamu düzenine aykırılık hallerinin bulunmamasına; dosya kapsamındaki bilgi, belge ve toplanan deliller değerlendirilip ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılığın olmamasına göre davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-Usûl ve yasaya uygun İstanbul 1. Fikrî Ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 28/11/2022 tarih ve 2022/225 E., 2022/181 K. sayılı kararına karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-b/1. maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 269,85 TL maktu istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 189,15 TL harcın davacıdan tahsiliyle Hazineye gelir kaydedilmesine, 3-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına,4-İncelemenin duruşmasız olarak yapılması sebebiyle taraflar yararına vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,5-Taraflarca yatırılan gider avansından harcanmayan kısmın karar kesinleştiğinde iadesine,6-Karar tebliği, harç tahsil müzekkeresi düzenlenmesi, harç ve avans iadesi işlemlerinin İlk derece Mahkemesince yerine getirilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 20/07/2017 tarih ve 7035 Sayılı Kanunun 31. maddesiyle değişik 6100 Sayılı HMK'nın 361/1. maddesi gereğince, kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz başvurusunda bulunma yolu açık olmak üzere, oy çokluğuyla karar verildi. 23/11/2023 Muhalefet Şerhi: Taraflar arasında 21/01/2019 tarihli Lisans Sözleşmesi imzalandığı ve sözleşmenin 13.2 maddesinde; "İşbu Sözleşmeden ya da işbu Sözleşmenin müzakere edilmesinden, yorumlanmasından, geçerliliğinden, ihlalinden veya feshinden kaynaklanan ya da bunlarla bağlantılı olan ve tarafların ilk bildirimin gönderildiği tarihi izleyen 60 (atmış) gün içerisinde dostane yollarla çözüme kavuşturamadıkları bir anlaşmazlık, fikir ayrılığı ya da dava, kesin ve münhasır olarak tahkim yoluyla çözüme kavuşturulacaktır. Taraflar, savunma için başvurabilecekleri diğer yargılama yerlerini veya mahkeme yerlerini kapsam dışı bırakmakta ve bunlardan feragat etmektedirler. Ayrıca Taraflar, tahkim kararına itiraz etme hakkını kapsam dışı bırakmakta ve bu haktan feragat etmektedirler." hükmünün düzenlendiği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamına sunulan delillerden, davacı tarafça davalıya 11/03/2021 tarihinde sözleşmeye aykırılık nedeniyle mail gönderildiği, 25/03/2021 tarihinde de ihtarname gönderilerek sözleşmenin feshedildiği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin davada, lisans sözleşmesinin feshine taraflar arasında geçerli bir sözleşme bulunmamasına rağmen, davalı tarafça ...'deki ... mağazalarında, lisanssız ve izinsiz olarak davacıya ait repertuvarın kullanıldığından bahisle FSEK 68/1 maddesi uyarınca telif tazminatına hükmedilmesinin talep edildiği, uyuşmazlığın sözleşmenin 13.2 maddesi kapsamına dahil olan tahkimde çözümü gereken (sözleşmenin yorumu, geçerliliği, ihlali yada feshine bağlanan sonuçlardan kaynaklanmadığı) uyuşmazlıklardan bulunmadığı, ihlale konu fiilin Türkiye'de gerçekleştiği, davalının Türkiye'de yerleşik bir şirket olduğu uyuşmazlığın çözümünde Türk mahkemeleri ve yargısının görevli olduğu, mahkemece davalı tarafça ileri sürülen tahkim ilk itirazının reddi ile yargılamaya devam edilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyorum. 23/11/2023