Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2126 E. 2024/1799 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2126
Karar No
2024/1799
Karar Tarihi

T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ: 04/11/2021 DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 27/12/2024 GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ: 27/12/2024

İlk Derece Mahkemesinin kararı ve dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin davalı ....'ye sipariş verdiği iplikler için önceden avans niteliğinde çekler verdiğini, dava konusu ...şubesi .,..hesap numarasına ait keşidecinin müvekkili, lehtarın davalı .,...olan ...numaralı ... tarihli 109.500,00-TL bedelli çeki de bu amaçla avans olarak verdiğini, davalı şirket hesabına borç kaydedildiğini, çekin ödeme amaçlı verilen çek olmadığını, davalının müvekkiline çeklere istinaden iplik göndermesi gerekirken göndermediğini, dava konusu çekin bedelsiz kaldığını, davalı şirketin iplikleri teslim edemeyeceğini yazılı olarak bildirdiğini, bedelsizlik şahsi defini tahsil cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürdüklerini, dava konusu çekin bankaya ibrazı halinde davalılara ödenmemesi ve icra takibine konulmaması için ihtiyati tedbir kararı verilerek, dava konusu çekten dolayı müvekkili olduğu şirketin davalılara borçlu olmadığının tespitine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalılara yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili olduğu bankanın dava konusu çekleri temlik cirosu ile devraldığını, çekler üzerinde tahsil cirosu olduğuna dair bir ibare bulunmadığını, açıkça temlik cirosu olduğunu, çekin y...tarafından keşide edildiğini, ... ...Şti. olarak düzenlendiğini, .... tarafından cirolanarak temlik cirosu ile müvekkili olduğu bankaya verildiğini, davalı şirket ile davacı arasındaki borç ilişkisinin çekin son hamili olan müvekkili olduğu bankayı ilgilendirmediğini, tedbir kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep etmiştir. Davalı ...vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili hakkında 26/10/2016 tarihinde Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ...Esas sayılı dosyasından iflas kararı verildiğini, 1. Alacaklılar toplantısının yapıldığını, iflas idaresinin seçildiğini, iflas kararı kesinleşmediğinden İİK.'nın 237. maddesi uyarınca 2. Alacaklılar toplantısının yapılamadığını, iflas ertelenmesinin amacının şirket aktifinin muhafaza edilmesi olduğunu, davanın davalı müflis şirket yönünden İİK.'nın 194. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplanmasından 10 gün sonrasına dek durdurulmasına, müflis şirket yetkilileri hakkında yürütülen Fetö / PYD soruşturmasının davanın sonucunu etkileyecek olması nedeniyle sonucunun bekletici mesele yapılmasına, davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece, "...Dava konusu çek üzerinde yukarıda anlatıldığı gibir bir kayıt bulunmadığı, çekteki cironun rehin ya da tahsil cirosu olmayıp temlik cirosu olduğu, TTK'nın 818/e maddesi atfıyla 687 maddesi uyarınca keşideci ile lehtar arasındaki hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi def'ilerin ciro yolu ile hamil olan davalı bankaya karşı ileri sürülebilmesinin çekin iktisabında bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olma şartına bağlı olduğu, davalı bankanın çekin iktisabında borçlunun zararına hareket ettiği yönünde davacının hiçbir delil ibraz etmediği, davalı bankanın iyi niyetli 3. kişi sıfatıyla ve yetkili hamil olarak çekleri temlik cirosu ile devraldığı anlaşılmakla davalı .,..A.Ş.yönünden davanın reddine dair karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Davalı ...yönünden yapılan değerlendirmede, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bilirkişi raporuna göre, taraflara ait ticari defterlerin usulüne uygun tutulduğu, dava konusu çekin davalı defterinde işli olup taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan çek bedeli olan 109,500,00-TL tutarında alacağı bulunduğu anlaşılmakla, davanın kabulü ile 109.500,00-TL alacağın kayıt ve kabulüne" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı ve davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan banka yetkilisinin imzasını taşıyan çekin teslim yazısında da görüleceği üzere çekin tahsil cirosu ile ve bu amaçla banka tarafından alındığını, davalı bankanın çekte meşru hamil olmadığını, bedelsizliğin şahsi defi tahsil cirosu ile hamil olan bankaya karşı da ileri sürüldüğünü, çekin teslim bordrosunda çekin tahsil amaçlı verildiğinin görüldüğünü, bu çekin teslim bordrosu delil mahiyetinde, Yargıtay Kararında da işaret edildiği gibi, cironun gerçek mahiyetini gösteren belge niteliğinde olduğunu, yargıtay ilamında da açıkça işaret edildiği üzere, çekin üzerindeki cironun değil, bankanın dekontunda yazılı açıklamanın delil olduğunun görüldüğünü, dosyaya sunulan çekin teslim bordosunda çekin tahsil için alındığı hususunun açıkça yazılı olduğunu, bankanın bu çeki tahsil amaçlı olarak aldığını, dava konusunun menfi tespit davası olup, dava konusu nedeni ile müvekkilinin davacı yönünden nispi vekalet ücreti yerine maktu vekalet ücreti taktirinin de yerinde olmadığını, ilk derece mahkemesi kararının davanın reddi kısmının müvekkili davacı lehine kaldırılmasına, davanın kabulü ile dava konusu çekten dolayı müvekkili şirketin davalı bankaya da borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı müflis ...A.Ş. İflas İdaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın menfi tespit davası olduğunu, menfi tespit davasında, davacının (borçlunun) davalılara (alacaklılara) borcu olup olmadığı yönünde inceleme yapılacağını ve hüküm kısmında davacının borcunun olup olmadığına göre davanın kabulüne (yani borçlu olmadığının tespitine) veya davanın reddine şeklinde hüküm kurulması gerektiğini, istinafa konu dava dosyasında mahkemenin, yaptığı inceleme neticesinde; davacının borçlu olmadığını tespit etmiş ise de; bu yönde hüküm tesis etmesi gerekir iken; sanki bu dava eda (alacak) davasıymış gibi hatalı bir değerlendirme yaparak alacak yönünden hüküm kurduğunu, davadaki talebin "borçlu olmadığının tespiti" iken; taleple bağlılık ilkesi uyarınca talebi aşacak şekilde "alacağa hükmedilmesi (ve iflastan sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünün kabul edilmesi)" hukuka ve kanuna aykırı olduğunu, menfi tespit davalarının, kayıt-kabul davasına dönüşmeyeceğini, menfi tespit davası olarak açılan davanın kayıt kabul davası olarak karara bağlanmasının yasaya aykırı olduğundan kaldırılması gerektiğini, davacı tarafça müvekkili aleyhine kayıt kabul davası açıldığını ve karara çıktığını, mahkeme kararında da davacı tarafın alacağı ile ilgili kayıt kabul davasının kabulüne karar verildiğini, davacı tarafça açılmış ve karara çıkmış olan kayıt kabul davası var iken, mahkemenin menfi tespit davası ile ilgili kayıt kabul davası olarak hüküm tesis etmiş olmakla davacı tarafın haksız yere alacağının çoğalmasına neden olduğunu, davacı tarafın, müvekkili şirketten iki defa alacaklı olacağını, davacı tarafın 2 defa alacaklı olmakla alacağı iflas idaresi tarafından ödenmesi halinde sebepsiz zenginleşmiş olacağını, mahkemenin bilirkişi raporuna haklı itirazlarına rağmen, bilirkişi raporuna göre hüküm tesis ettiğini, bilirkişi raporunda; davaya konu çekin avans çeki olduğuna dair dosyaya sunulmuş olan 27.11.2015 tarihli satış sipariş formu başlıklı bir evrak ile 15.04.2016 tarihli bir evrakta davaya konu çekin avans çeki olarak alındığını, iplik teslimatı gerçekleştirilemediği gerekçesi ile iade edileceğine dair yazıya istinaden mal teslimi ile ilgili ticari işlemin gerçekleşmediği yönünde görüş bildirdiğini, bu belgelerin fiktif ve gerçekleri yansıtmadığını, davacının defterleri incelenmeden ve belirtilen hususlar irdelenmeden tanzim edilen raporla taraflar arasındaki gerçek ticari ve hukuki ilişkinin belirlenmesinin mümkün olmadığını, bilirkişi raporunda itibar edilen 27.11.2015 tarihli satış sipariş formu başlıklı evrak ile 15.04.2016 tarihli müvekkilinin logosunun ve kaşesini olduğu anttetli kağıtta yazılı olan "firmanızdan avans çeki olarak aldığımız ve aşağıda bilgileri verilen çek, iplik teslimatını gerçekleştiremediğimiz için iade edilecektir" açıklamalı belgenin, geçmişe dönük olarak her zaman düzenlenebilecek belgeler olduğunu, bu belgelere itibar edilebilmesi için, değiştirilemeyecek başka bir veri ile desteklenmesi gerektiğini, en azından bu işlemlerin davacının da defter ve kayıtlarında görülmesi gerektiğini, bilirkişi raporunda, dava konusu çekin davalı tarafın defter ve kayıtlarına intikal ettiği tarihte davacı şirketin müflis şirketten 3.525.907,67-TL alacaklı olduğunu belirttiğini, mahkeme tarafından kayıt kabul davası gibi hüküm tesis edilerek, 105.500,00-TL'nin kayıt ve kabulüne şeklinde hüküm tesis edilmiş iken davacı lehine nispi vekalet ücretine karar verilmiş olmasının doğru olmadığını, mahkemece kayıt kabul davası olarak hüküm kurulmuş olmasının doğru kabul edilmesi halinde, kayıt kabul davalarında vekalet ücretinin maktu olması nedeniyle Mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, mahkemece hükme aykırı olarak nispi vekalet ücretinin karar verilmiş olmasının hatalı olduğunu beyan ederek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, menfi tespit istemine ilişkindir. Mahkemece yazılı gerekçeyle, davanın kısmen kabulü ile, davacı ...ın 109.500,00-TL tutarındaki alacağının müflis ....Tic. AŞ'nin iflas masasına kayıt ve kabulüne, davalı .... yönünden davanın reddine karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Kural olarak çek ödeme vasıtası olup, aksi kararlaştırılmadıkça mevcut bir borcun tediyesi amacı ile verildiği yönünde karine mevcuttur. Bu karinenin aksini iddia eden davacının, çeklerin avans olarak verildiğini ve karşılığında mal ya da hizmet alınmadığını yazılı delille ispat etmelidir. Mahkemece, davalı ...'ye ait ticari defterlerde, dava konusu çekin de aralarında bulunduğu çeklerin kayıtlı olduğu, taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak yer aldığı, mal veya hizmet temin edilmediği, bu haliyle davacının davalıdan çek bedeli olan 109,500,00-TL tutarında alacağı bulunduğu gerekçesi ile müflis şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiş ise de; çekin davalı müflis .....'nin ticari defterlerinde kayıtlı olmasının ve taraflar arasında düzenlenmiş satış sipariş formunda dava konusu çekin sipariş avansı olarak belirtilmesinin çekin avans çeki olduğunu göstermeyeceği gibi hükme esas alınan 17/08/2021 tarihli mali müşavir bilirkişisi tarafından düzenlenen raporda, davaya konu çekin avans çeki olarak kaydedildiğine ilişkin herhangi bir tespitin bulunmadığı anlaşılmıştır. Öte yandan eldeki davanın menfi tespit istemli olduğu, davaya konu çek bedelinin ödendiğine ilişkin herhangi bir bilgi, belge ve beyan bulunmadığı gibi, gerekçeli kararda da buna ilişkin bir açıklamanın bulunmadığı, iflas masasına kaydedilecek bir alacak olmadığından davanın da kayıt kabul davasına dönüşmesinin mümkün olmadığı halde, davalı müflis şirket hakkında kayıt kabul kararı verilmesi hatalı olmuştur. Davalı müflis ...A.Ş. iflas idaresinin istinaf başvuru dilekçesinde, davacı tarafça ayrıca kayıt kabul davası açıldığı ve davanın kabulüne karar verildiği, ilgili kararın dilekçe ekinde bulunduğu belirtilmiş ise de; dilekçe ekinde söz konusu kararın olmadığı anlaşılmıştır. İlk derece mahkemesince, davacının iddiasını yazılı delillerle ispatının gerektiği, davacının ticari defter ve belgelerini sunmadığı, davacı tarafça sunulan 23/07/2015 tarihli satış sipariş formu, müflis .... tarafından davacıya gönderildiği belirtilen 09/04/2016 tarihli belge fotokopilerinin her zaman düzenlenebileceği, 09/04/2016 tarihli belgenin düzenlendiği tarih itibariyle müflis ....'ye Denizli Asliye Ticaret Mahkemesi'nin .,..Esas sayılı dosyasında 08/04/2016 tarihli tensip tutanağının 4 ve devamı ara kararlarıyla kayyım atandığının gözetilmesi ile davaya konu çek bedelinin ödenip ödenmediği ve davacı tarafça müflis şirket aleyhine dava konusu çekten dolayı ayrıca kayıt kabul davası açılıp açılmadığı da araştırılarak gerektiğinde bilirkişiden rapor aldırılarak usuli kazanılmış haklar da gözetilerek oluşacak sonuç dairesinde karar verilmesi gerekir. Sonuç olarak, davalı müflis .... iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun, vekalet ücretine ilişkin istinaf istemi incelenmeksizin, açıklanan gerekçelerle kabulüne, kaldırma sebebine göre, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin incelenmesine bu aşamada yer olmadığına, ilk derece mahkemesi kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince kaldırılmasına, dosyanın İlk Derece Mahkemesine geri gönderilmesine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin İlk Derece Mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/11/2021 tarihli ve ...Esas - ...Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırıldığından davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer istinaf nedenlerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 4-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talebi halinde taraflara İADESİNE, 5-Davacı ve davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonucunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından davalı lehine vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 Sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının İlk Derece Mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın İlk Derece Mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-a-6. maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a. maddesince kesin olarak karar verildi. 27/12/2024 ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/2126, K. 2024/1799, T. 27.12.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2126-e-2024-1799-k-f760c8a3ca55