Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2083 E. 2026/62 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2083
Karar No
2026/62
Karar Tarihi

T.C. ADANA BAM 9. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2022/2083 - 2026/62 T.C. ADANA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 9. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/2083 KARAR NO : 2026/62

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

BAŞKAN : ÜYE : ÜYE : KATİP :

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 15/12/2021 NUMARASI : 2019/970Esas 2021/1167Karar İNCELENEN KARARIN DAVACI : ... VEKİLİ : Av. DAVALI : ... TC VEKİLİ : Av. DAVA : İtirazın İptali

İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 15/01/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 15/01/2026

.... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 15/12/2021 tarihli ve 2019/970 Esas- 2021/1167 Karar tarihli kararı aleyhine davacı vekili ile davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuş olup, dosya üzerinde yapılan istinaf incelemesi sonucunda; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili banka ile davadışı asıl borçlu arasında kredi sözleşmesi imzalandığı, davalının söz konusu sözleşmeye müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatıyla imza koyduğu, kredinin ödeme günü geçmesine rağmen borcun ödenmediği, bunun üzerine davalıya ihtarname gönderilerek borcun ödenmesinin istenildiği, ancak tüm uyarı ve ihtarlara rağmen borcun ödenmediği, borçlu tarafın temerrüde düştüğü, alacağın tahsili için başlattıkları .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/5724 Esas sayılı dosyası ile icra takibinin davalının haksız itirazı nedeniyle durdurulduğu ileri sürülerek itirazın iptali ile takibin devamı ile davalının inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesi talep edilmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı tarafından .... İcra Müdürlüğü'nün 2019/5724 Esas sayılı takip dosyası ile müvekkiline karşı başlatılan icra takibi ile gönderilen ödeme emrinde borcun dayanağı olarak davacı bankadan ... Day. Tük. Mal. Gıda İnş. Tic.ltd Şti. adına çekilmiş bir kredinin gösterildiği ve ekinde de müvekkilinin kefil olarak bulunduğu iddia edildiği, .... Noterliği'nden 28/11/2018 tarih ve 22763 yevmiye no ile düzenlenen belgede müvekkilinin 06/07/2006 ve 08/04/2011 tarihli iki taahhütname imzaladığının iddia edildiği, belirtilen her iki taahhütnameye ilişkin detaylı itirazlarının incelendiğinde müvekkilinin ilgili takipte borçlu olarak gösterilmesinin hukuka uygun olmadığının ve borca ve takibe itirazının yerinde olduğunun anlaşılacağı, müvekkilinin ilk taahhütname tarihi olarak belirtilen 06/07/2006 tarihinde yukarıda ismi verilen limited şirketin ortaklarından olması sebebiyle ilk kredi sözleşmesinde kefil olarak yer aldığı, söz konusu sözleşmenin dayanak gösterilerek müvekkilinin borçlu gösterilmesi ve hakkında takip başlatılması kanunen düzenlenmiş süreler ve zamanaşımı süreleri göz önünde bulundurulduğunda hukuka aykırı olduğu, müvekkili ... ....Noterliği'nin 27/12/2007 tarihli 34100 yevmiye sayılı hisse devri senedi ile tüm hisselerini devrederek ortaklıktan ayrıldığı, ... Day. Tük. Mal. Gıda İnş. Tic.ltd Şti'nin ortaklığından ayrıldığının 31/12/2007 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesi'nde ilan ettirdiği savunalarak davanın reddine karar verilmesi talep edilmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ'NİN KARAR ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesi kararında özetle; "... Tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; davacı ... ile dava dışı asıl borçlu ... Dayanıklı Tükelim Malları Gıda giyim İnşaat Malzemeleri Canlı Hayvan Et Ürünleri Otomotiv Kuyumculuk Züccaciye San, ve Tic. Ltd. Şti. arasında ilki 06.07.2006 tarihli ve 100.000,00 TL tutaflı; ikincisi 08.04.2011 tarihli ve 250.000,00 TL tutarlı olmak üzere iki adet Genel Kredi Sözleşmesi imzalandığı, sözleşmeleri davalı ... müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığı, genel kredi sözleşmeleri çerçevesinde ... Dayanıklı Tüketim San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ticari kredili mevduat hesabı kredisi kullandırıldığı, ... Dayanıklı Tüketim San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin kredi kullanımından kaynaklanan borcunu ödememesi üzerine ... T.A.Ş., .... Noterliği vasıtasıyla 11.02.2019 tarihli ve ... yevmiye numaralı ihtarnameyi gönderdiği ve toplam 18.612,10 TL kredi borcunun 7 gün içinde ödenmesini talep edildiği, ancak borç ödenmediği ve hesabın kat edilerek, davacı bankanın .... İcra Dairesi 2019/5724 esas sayılı icra takibini başlattığı, yapılan itiraz üzerine açılan iş bu itirazın iptali davasının süresinde açıldığı, kefil davalıya davacının hesap kat ihtarı usulüne uygun olarak tebliğ edilemediğinden davalı kefil ...'nın temerrüdünün icra takip tarihi itibariyle oluştuğu kabul edildiği, 08.07.2006 ve 08.04.2011 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun yürürlükte olduğu dönemde imzalandığı, kefaletlerin geçerliliği değerlendirilirken 818 sayılı Borçlar Kanunu hükümleri dikkate alındığı, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 484 maddesi uyarınca kefalet sözleşmesinin geçerliliği, yazılı olmasına ve kefilin sorumlu olacağı belirli bir miktarın sözleşmede belirlenmiş olması koşuluna bağlandığı, her ne kadar sözleşmede kefalet limiti açık biçimde belirtilmiş olmasa da, Yargıtay'ın , kefillerin imzalarının bulunduğu sayfada kefalet miktarının belirlenmediği durumlarda kredi limitinin aynı zamanda kefalet sorumluluğunu belirlediğine dair kararlarının bulunduğu, bu kararlar doğrultusunda kefaletlerinin geçerli olduğu ve kefalet limiti toplamı olan 350.000,00 TL tutara kadar sorumlu tutulabileceği, hükme esas alınan 04/10/2021 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda toplam 19.995,92 TL üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa %33 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmak suretiyle devamına karar verilerek, takip ve davadan sonra yapılan 22.608,40 TL ödemenin infaz aşamasında dikkate alınmasına dair karar verilmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Açılan davanın KISMEN KABULÜ İLE, Davalının ....İcra Müdürlüğünün 2019/5724 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın KISMEN İPTALİ İLE, Takibin 17.638,33 TL asıl alacak, 1.819,25 TL işlemiş akdi faiz, 90,95 TL BSMV, 447,36 TL ihtar masrafı olmak üzere toplam 19.995,92 TL üzerinden takip tarihinden itibaren asıl alacağa %33 temerrüt faizi ve faizin %5 BSMV uygulanmak suretiyle devamına, Davadan sonra yapılan ödemelerin infaz aşamasında dikkate alınmasına,..." şeklinde karar verildiği anlaşılmıştır. DAVACI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, faiz oranının hatalı uygulandığını, mahkemenin uyguladığı %33 temerrüt faizinin yanlış olduğunu, sözleşmeye göre faizin % 54 olması gerektiğini ileri sürmektedir ... bu sebeplerle kararın bozulmasını davanın tamamen kabul edilmesini icra inkar tazminatı le yargılama giderlerinin ...'a yükletilmesini talep etmiştir. DAVALI TARAFINDAN İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesince verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, ...'ın kefaletinin 06/07/2006 tarihinde dayandığını, Türk borçlar Kanunu gereği gerçek kişi kefaleti en fazla 10 yıl geçerli olduğunu, bu sürenin 2016 da dolduğunu, bankanın ise 2018-2019 da takip yaptığını, bu nedenle kefaletin hukuken sona erdiğini, ayrıca ...'ın 2007 yılında şirketten ayrıldığını ve bu durumun ticaret sicilinde ilan edildiğini, buna rağmen bankanın 2011 yılında verilen yeni kredi için onun imzası olmadan kefil gibi gösterdiğini, ki bunun hukuka aykırı olduğunu, üstelik eş rızası da bulunmadığından kefaletin ayrıca geçersiz olduğunu, bunun yanında asıl borçlu ile banka arasında yapılan ödemelerle borcun sona erdiğini bu yüzden kefilin de sorumluluğunun kalmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalı vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden 06.07.2022 tarihinde verilen dilekçede; davaya konu dosyada ve icra dosyasında sulh olmaları sebebiyle istinaftan ve icra dosyasından feragat ettikleri, tarafların birbirinden bir alacağı ve hakkı kalmadığının kararlaştırıldığı belirtilmiştir. DELİLLER : Taraf vekillerinin beyan ve dilekçeleri ve tüm dosya kapsamı HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE : Dava, kredi veren banka tarafından Genel Kredi Sözleşmesine dayalı olarak başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verildiği, karara karşı davacı vekili ile davacı vekilleri tarafından istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmıştır. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülen istinaf sebepleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya istinaf incelemesi için Dairemizde bulunduğu sırada davalı ... vekili tarafından UYAP sistemi üzerinden 06.07.2022 tarihinde İlk Derece Mahkemesi'ne sunulan dilekçe ile istinaftan feragat ettiğini beyan etmiştir. Bu durumda, 6100 sayılı HMK'nın 349/2.maddesi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir. Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere göre, kanunun olaya uygulanmasında hata edilmediği, ihtilafın doğru olarak tanımlandığı, Mahkemece hükme esas alınan ve Dairemizce de açık, denetime elverişli ve dosya kapsamına uygun bulunan bilirkişi raporu ile davalının sorumlu olduğu miktarın belirlendiği, bilirkişi raporunda kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacak için T.C. Merkez Bankasınca yayımlanan Kredi Kartı ve Kredili Mevduat Hesabı kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami akdi ve temerrüt faiz oranlarının uygulanması gerektiği gözetilerek, akdi faiz oranının %27 ve azami gecikme faizi oranının %33 olarak belirlenmesi ile alacak hesabının bu oranlar üzerinden hesaplama yapılmasının usul ve yasaya uygun olduğu, bu haliyle alacağın kanun ve sözleşme hükümlerine uygun şekilde hesaplanmış olduğu anlaşılmış olup, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen karar usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğundan, davacı vekilinin aksi yöndeki istinaf sebepleri yerinde görülmemiştir. Yukarıda belirtilen sebeplerle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun ise istinaftan nedeniyle reddine, İlk Derece Mahkemesi'nce davanın kısmen kabulüne dair verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda gerekçesi açıklandığı üzere : 1-a)-Davalı tarafından yapılan istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK.nun 349/2 maddesi gereğince FERAGAT NEDENİYLE REDDİNE, b)-6100 sayılı HMK'nin 353/1-b.1 maddesi gereğince davacı vekilinin İlk Derece Mahkemesi'nin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN REDDİNE, 2-a)-492 Sayılı Harçlar Kanunu gereğince karar tarihi itibarıyla alınması gereken 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30.TL'nin davalıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, b)-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 732,00.TL maktu istinaf karar harcı peşin olarak alınan 80,70.TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 651,30.TL'nin davacıdan alınarak HAZİNEYE İRAD KAYDINA, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle taraflarca yapılan harcamaların harcamayı yapan taraf üzerinde BIRAKILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nin 333. maddesi gereğince kullanılmayan gider avansının İlk Derece Mahkemesince yatıran tarafa İADESİNE, 5-6100 sayılı HMK'nin 330. maddesi gereğince inceleme dosya üzerinden yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 6-6100 sayılı HMK'nin 7035 sayılı yasanın 30. maddesiyle değişik 359/4 maddesi gereğince kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 15/01/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Başkan

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Üye

e-imzalıdır

Katip

e-imzalıdır

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/2083, K. 2026/62, T. 15.01.2026, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2083-e-2026-62-k-e442c976b97a