Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2018 E. 2025/735 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/2018
Karar No
2025/735
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/2018 Esas - 2025/735 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ

ESAS NO : 2022/2018 KARAR NO : 2025/735

TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR

İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 27/06/2022 NUMARASI : 2020/80 Esas 2022/551 Karar

DAVA : İstirdat DAVA TARİHİ : 05/02/2020 KARAR TARİHİ : 03/07/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 03/07/2025

Taraflar arasındaki istirdat istemli davanın yapılan yargılaması sonunda, ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik verilen karara karşı, davalı tarafından süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı; davalı bankanın kapatılan ... Şubesinde 9945997 müşteri numarası ile mevduat hesabı bulunduğu dönemde ödemelerinde davalının POS cihazını kullanarak anlaşma sona erdiğinde cihazı iade ettiğini, sonrasında, tarafından, davalı bankadan kullanılan 2891TT1462 no'lu, aylık taksidi 61.439,75-TL olan ticari kredinin vadesi gelen 19. taksitini ödemek için 23/09/2019 tarihinde şubeye 61.440-TL yatırdığını, ancak yatırılan bu tutarın kredi taksitine mahsup edilmeyerek, “ÜYE: 5010682 POS: O DÖNEM: 201907 Taahhütlü Kom. Farkı” açıklamasıyla hesabından 61.439,90-TL kesinti yapılarak geçmiş dönem pos cihazı kullanımından doğan alacak nedeniyle kesinti yapıldığının şifahen bildirilerek yazılı belge sunulmadığını, davalı banka tarafından, iddia edilen alacağa yönelik tebliğ yapılmadığını, somut olayda, davalının bir sözleşme olmaksızın hesabından kesinti yapmasının haklı bir nedene dayanmadığını, elinden hile ile alındığını, kesintinin haksız olup yasal olmadığını, bu kesinti nedeniyle ödenmeyen kredi taksitini, banka şubesine aynı tarihte tekrar 61.440-TL olarak yatırmak zorunda kaldığını belirterek, davacı şirket hesabından haksız ve hukuka aykırı olarak, “ÜYE: 5010682 POS: O DÖNEM: 201907 Taahhütlü Kom. Farkı” açıklaması ile yapılan 61.439,90-TL kesintinin iadesine, kesinti tarihinden itibaren avans faizi işletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalı; açılan davayı kabul etmediğini, davanın yasal süresi içinde açılmadığını, davacının ticari şirket olup kullandırılan kredinin de ticari kredi olduğunu, talep ve tahsil edilen komisyonların taraflar arasında imzalanan Bankacılık Hizmetleri Sözleşmesi ve Genel Kredi Sözleşmesi kapsamında tahsil edildiğini ve herhangi bir hukuka aykırılığın bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; bankaların müşterilerinden masraf, komisyon ve benzeri adlarla tahsilat sağlamasının mümkün olduğu ancak; bu ücret ve komisyonların hangi oran ve miktarlarda tahsil edilebileceğinin sözleşme, mevzuat, T.C. Merkez Bankası bildirimleri ve emsal banka uygulamaları dikkate alınarak belirlenmesi gerektiği, davacı şirket tarafından 23/09/2019 tarihinde, kredi taksiti olarak taksit tarihinde ve tam taksit tutarında yatırılan 61.440-TL'nın, davalı banka tarafından “ÜYE: 5010682 POS: O DÖNEM: 201807 taahhütlü kom. Farkı” açıklaması ile tahsil edilmesinin, bankaların faiz dışında elde edeceği menfaatlerin esaslarını düzenleyen 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 144. maddesine ve yine Bakanlar Kurulu Kararına, T.C. Merkez Bankası Tebliğinde belirtilen hukuki düzenlemelere, bu konudaki Yargıtay İçtihadına ve emsal banka uygulamaları ile TMK 2. maddesine uygun olmadığının dosya kapsamından ve hükme esas alınan bilirkişi incelemesi ile anlaşıldığı gerekçesiyle; " davacıdan haksız olarak tahsil edilen bahse konu 61.439,90-TL'nın tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca avans faiz ile birlikte, davalıdan alınarak davacıya verilmesine " dair karar verilmiş, karara karşı davalı tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuşutur. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; davacının tacir olduğu, taraflar arasında imzalanan kredi sözleşmeleri uyarınca tahsilat yapma yetkisi bulunup bunun yasal olduğunu, masraf, komisyon alma hakkını engelleyen sözleşme düzenlemesi bulunmadığını, müşterinin bu husustan bilgi sahibi olduğunu, davacıdan tahsil edilen komisyonun hukuki ve yasal dayanakları bulunduğunu, kararın hatalı olduğunu ileri sürmüştür. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; banka tarafından haksız olarak tahsil edildiği ileri sürülen POS kullanım ve komisyon farkı bedelinin bankadan istirdadı istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davacı; geçmiş dönemlerde davalı bankanın kapatılan ... Şubesinde hesabı bulunarak bankaya ait POS cihazı kullandığını, sözleşme ilişkisi sona erince cihazın iade edildiğini, en son kullandığı ticari kredinin 19. taksitini şubeye yatırdığında, taksit tutarı olan 61.440-TL'nin, rızası ve bilgisi dışında POS cihazı kullanımına dayalı komisyon ücreti borcu bulunduğundan bahisle hile ile alınarak bu borca mahsup edildiğini, bu nedenle söz konusu kredi taksitini aynı gün tekrar yatırmak zorunda bırakıldığını, yapılan işlemin haksız ve hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek 61.440-TL'nin, faiziyle birlikte iadesi istemiyle elde ki davayı açmış, Davalı Bankaca, yapılan kesintinin yasal düzenlemelere uygun olduğu savunulmuş, Mahkemece; haksız olarak tahsil edildiği tespit edilen tutarın iadesi gerektiğinden bahisle davanın kabulüne karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlığın; davalı banka tarafından, 23/09/2019 tarihinde "ÜYE: 5010682 POS: 0 DÖNEM: 201807 - taahhütlü kom. farkı " açıklaması ile davacıdan tahsil edilen 61.439,90-TL'nın, hangi tarihte, hangi tutarlı işlemden dolayı, hangi oran ve miktarda alınan komisyon veya ücret olduğu, yapılan kesintinin TCMB Tebliğ hükümleri ile yargısal kararlara ve bankacılık teamüllerine uygun olup olmadığı noktasında toplandığı anlaşılmaktadır. Taraflar arasında taksit ödemeleri sürdürülen kredi ilişkisi dışında geçmiş dönemlerde kredi ve POS cihazı kullanımına yönelik başkaca bir çekişme bulunmadığı anlaşılmaktadır. Hemen belirtmek gerekirse, 22/11/2006 tarih ve 26354 sayılı Resmi Gazetede yayınlanan Bakanlar Kurulu'nun 2006/11188 Karar sayılı " Mevduat ve Kredi faiz Oranları ve Katılma Hesapları Kâr ve Zarara Katılma Oranları ile Özel Cari Hesaplar Dahil bu İşlemlerde Sağlanacak Diğer Menfaatler Hakkında Karar"ın 4. maddesinde, bankaların kredi işlemlerinde faiz dışında sağlayacakları menfaatler ile tahsil olunacak masrafların nitelikleri ile azami oranlarının T.C. Merkez Bankasınca yayınlanacak tebliğlerle düzenleneceği kabul edilmiştir. Bankaların faiz dışı gelirlerine ilişkin bu düzenlemeler yanında, 6102 sayılı TTK'nın 20.maddesi hükümleri uyarınca " ticari işletmesiyle ilgili bir iş veya hizmet görmüş olan tacirin, uygun bir ücret isteyebileceği " kabul edilmektedir. Hukuki düzenlemeler çerçevesinde, bankaların müşterilerinden faiz dışında başka menfaatler elde edebileceği ve masraf tahsilatı yapabileceği, belirlediği menfaat ve masrafların nitelikleri ve sınırlarını T.C. Merkez Bankasına bildirmek kaydıyla serbestçe belirleyebileceği anlaşılmaktadır. Nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 08/12/2014 tarih, 2014/17411 Esas, 2014/19233 sayılı Kararında belirtildiği üzere; davalı bankanın müşterilerine sunduğu bankacılık hizmetleri sebebiyle hizmet bedeli, komisyon, masraf gibi adlar altında münasip bir ücret tahsil etmesine yasal bir engel bulunmadığı, bu ücret ve komisyonların hangi oranlarda ve hangi miktarlarda tahsil edileceğinin somut olayda belirlenmesi gerektiği belirtilmektedir. Bu kapsamda davalı bankanın müşterisinden masraf ve komisyon ve benzeri adlarla tahsilat sağlamasının mümkün olduğu sonucuna varılmaktadır. Ancak emsal Yargıtay içtihadında belirtildiği üzere, bu ücret ve komisyonların hangi oran ve miktarlarda tahsil edilebileceğinin sözleşme, mevzuat, T.C. Merkez Bankası bildirimleri ve emsal banka uygulamaları dikkate alınarak belirlenmesi gerekecektir. Mahkemece taraf delilleri toplanarak davalı bankadan, 23/09/2019 tarihinde "ÜYE: 5010682 POS: 0 DÖNEM: 201807 - taahhütlü kom. farkı " açıklaması ile tahsil edilen 61.439,90 TL'nın, hangi tarihte, hangi tutarlı işlemden dolayı, hangi oran ve miktarda alınan komisyon veya ücret olduğu hususlarında açıklama ve dayanak belgeleri istenilmiş, ancak banka tarafından, cevaben sunulan yazıda; “Vadesiz taahhütlü POS ürünü ile çalışan davacıdan, Şubat 2018 - Mart 2019 tarihleri arasında yansıması gereken ancak sistemsel sebeplerle yansıtılamayan komisyon farkları ilişkin işlemler yapılmıştır.” şeklinde açıklama yapılmakla yetinilerek tahsil edilen 61.439,90-TL'nin hangi tarihte, hangi tutarlı işlemden hangi oran ve miktarda alınan komisyon veya ücret olduğuna ilişkin detaylı açıklama yapılarak belge sunulmasından kaçınıldığı görülmüştür. Mahkemece alınan 10/06/2022 tarihli bankacı bilirkişi raporunda özetle; " ... bankaların müşterilerinden masraf, komisyon ve benzeri adlarla tahsilat sağlamasının mümkün olduğu sonucuna varılmaktadır. Ancak; yukarıdaki emsal Yargıtay içtihadında belirtildiği üzere, bu ücret ve komisyonların hangi oran ve miktarlarda tahsil edilebileceğinin sözleşme, mevzuat, T.C. Merkez Bankası bildirimleri ve emsal banka uygulamaları dikkate alınarak belirlenmesi gerekmektedir. Davacı şirket tarafından 23/09/2019 tarihinde, kredi taksiti olarak taksit tarihinde ve tam taksit tutarında yatırılan 61.440,- TL'nın, davalı banka tarafından “ÜYE: 5010682 POS: 0 DÖNEM: 201807 - taahhütlü kom. Farkı” açıklaması ile tahsil edilmesinin, bankaların faiz dışında elde edeceği menfaatlerin esaslarını düzenleyen 5411 sayılı Bankacılık Kanun'un 144. maddesine ve yine yukarıda belirtilen Bakanlar Kurulu Kararına, T.C. Merkez Bankası Tebliğinde belirtilen hukuki düzenlemelere, bu konudaki Yargıtay İçtihadına ve emsal banka uygulamaları ile TMK 2. maddesine uygun olmadığı görüş ve kanaatine ulaşıldığından, bahse konu 61.439,90-TL'nin tahsil tarihinden itibaren 3095 sayılı Kanunun 2. maddesi uyarınca avans faiz ile birlikte, davalı banka tarafından, davacı ... Gıda Petrol Ürünleri İnşaat Taahhüt İthalat İhracat Tic. ve San. Ltd. Şti.'ne iade edilmesinin uygun olacağı görüşüne varıldığı, " hususlarının tespit edildiği, mahkemece denetime ve hükme elverişli bilirkişi raporunun benimsenerek hükme esas alındığı anlaşılmıştır. Hal böyle olunca, somut dosya kapsamında toplanan deliller, davalı bankanın yazı cevabı kapsamı, hükme esas alınan bilirkişi raporunun denetime elverişli olması, davalı bankanın, 23/09/2019 tarihinde "ÜYE: 5010682 POS: 0 DÖNEM: 201807 - taahhütlü kom. farkı " açıklaması ile ticari kredi 19. Taksit ödemesi olarak davacıdan tahsil edilen 61.439,90-TL'nın, davacının rızası ve bilgisi dışında, komisyon gelirleri hesabına aktarılmasına yönelik işleminin; hangi tarihte, hangi tutarlı işlemden dolayı, hangi oran ve miktarda alınan komisyon veya ücret olduğuna yönelik bir açıklama getirememesi, buna yönelik bir belge sunamaması dikkate alındığında yapılan kesintinin, yasal ve sözleşmesel bir dayanağı bulunmadığının, bulunduğunun ise davalı bankaca kanıtlanamamış olduğunun açıkça anlaşılması ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında; mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşıldığından, davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 4.196,95-TL harçtan peşin alınan 1.200- TL harcın mahsubu ile bakiye 2.996,95-TL harcın, davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda uyuşmazlık konusu miktar dikkate alındığında HMK'nın 362. maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda oy birliği ile karar verildi. 03/07/2025

Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi-

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/2018, K. 2025/735, T. 03.07.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-2018-e-2025-735-k-6c680b642d94