Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/2 E. 2023/1 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/2
- Karar No
- 2023/1
T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : 2024/2023 KARAR NO : 2025/297 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 12/09/2024 NUMARASI : 2024/1298 D.İŞ DAVANIN KONUSU : İhtiyati Haciz KARAR TARİHİ : 20/02/2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 20/02/2025 İzmir 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 12/09/2024 tarih 2024/1298 Değişik İş sayılı kararın Dairemizce incelenmesi İhtiyati haciz isteyen vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TALEP : İhtiyati haciz isteyen vekili, Bankanın alacaklısı bulunduğu, 23/06/2017 tanzim tarihli, 02/08/2024 vadeli, 2.000.000,00-TL bedelli bononun vadesi geldiği halde borcun ödenmediğini, borçlunun alacaklılardan mal kaçırmak girişimi içinde oldukları belirterek; davalıların taşınır ve taşınmaz mallarıyla, üçüncü şahıslardaki hak ve alacakları üzerine ihtiyati haciz konulmasını talep etmiş, mahkemece dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ihtiyati haciz isteminin kabulüne karar verilmiştir. İTİRAZ : İhtiyati hacze itiraz eden vekili, alacaklı olduğunu iddia eden ...bank'ın mahkemenin ihtiyati haciz kararını İzmir Banka Alacakları İcra Dairesi'nin 2024/87355 Esas sayılı icra takibi ile uygulanmasını talep ettiğini, ilgili 10 örnek icra takibinin açıklama kısmında "... ve İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi 2022/2 E. Sayılı dosyalarda tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla ..." ifadesinin yer aldığını, zira bu takibin müvekkilinin ipotek verdiği taşınmaz dolayısıyla başlatıldığını, ihtiyati haciz koşullarının oluşmadığını, belirterek; ihtiyati haciz kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece, dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, ihtiyati haciz talep eden tarafça İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2022/2 esas sayılı dosyası ile ihtiyati haciz kararına itiraz eden .... Şti. 'nin de aralarında bulunduğu taraflar aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 2.000.000,00 TL takip çıkış miktarı üzerinden 14/12/2022 tarihinde icra takibi başlatıldığı, bu tarihten sonra Mahkememizin iş bu dosyasıyla 02/08/2024 vade tarihli 2.000.000,00 TL bedelli kambiyo senedine dayalı olarak adı geçen şirket aleyhine 2.000.000,00 TL alacak yönünden ihtiyati haciz talebinde bulunulduğu, alacağın dosya kapsamı ile ipotekle teminat altına alındığı ve ayrıca kambiyo senedine bağlanmış olduğu, ve alacağa ilişkin İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2022/2 esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibinin mevcut olduğu nazara alındığında kambiyo senedine konu alacağın rehinle teminat altına alındığı bu nedenle ihtiyati haciz şartlarının mevcut olmadığı, belitilerek ihtiyati haciz kararına itirazın kabulüne karar verilmiştir Karara karşı İhtiyati haciz isteyen tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : İhtiyati haciz isteyen vekili, İhtiyati Haciz kararına konu Bononun tüm unsurları içerdiğini, ihtiyati haciz kararına itiraz eden şirketinde içinde bulunduğu taraflar aleyhine İzmir Gayrimenkul Satış İcra Dairesi'nin 2022/2 sayılı dosyasından ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile 2.000.000,00 TL ipotek limitinin paraya çevrilmesi için ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile takip başlatılmış olsa dahi ihtiyati haciz başvuru tarihinde banka temerrüt faizli alacağı 4.130.000,00-TL üzerinde olduğunu, talep edilen ihtiyati haciz tutarının Bankanın alacağının teminatsız bulunan yani limit ipoteğinin karşılamadığını, banka alacağı ile ilgili ihtiyati haciz istemi emre muharrer senede (bonoya) dayalı olup, İİK'nın 167. maddesi gereğince alacağı emre muharrer senede müstenit olan müvekkil bankanın, alacak rehinle temin edilmiş olsa bile kambiyo senetlerine mahsus icra takibinde bulunabileceğini, belirterek; kararın kaldırılmasını talep etmiştir. Davalılar vekili istinafa cevap dilekçesinde davacının istinaf başvurusunun reddini talep emiştir. GEREKÇE : Talep, genel kredi sözlemesi kapsamında ihtiyati haciz istemine ilişkin olup ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle itirazın kabulüne karar verilmiştir. 1. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. 2. İhtiyati haciz, İİK'nın 257. vd. maddelerinde düzenlenmiş olup, bir para alacağının zamanında ödenmesini temin etmek için, mahkeme kararı ile borçlunun mal varlığına geçici olarak el konulması halidir. İhtiyati haciz kararı verilebilmesi için, talepte bulunanın alacaklı olması, bu alacağın muaccel bulunması ve rehinle temin edilmemiş olması gerekir. İhtiyati haciz talep tarihi itibarıyla henüz muaccel olmayan alacaklar yönünden ise İİK'nın 257/2. maddesindeki koşulların varlığı aranacaktır. Anılan madde uyarınca muaccel hale gelmiş olan ve rehinle temin edilmemiş olan alacaklar için ihtiyati haciz kararı verilebilecektir. İİK'nın 258/1. maddesi hükmüne göre ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için mahkemenin alacağın varlığı hakkında kanaat edinmiş olması yeterlidir. Mahkemenin alacağın varlığına kanaat edinmiş olmasından anlaşılması gereken alacağın usul hukuku kurallarına göre kesin veya tam olarak ispat edilmesi değildir. Diğer hukuki himaye tedbirlerinde olduğu gibi ihtiyati hacizde de amaç davaya ilişkin yargılamadan farklı olarak, maddi hukuka dayanan hak bakımından nihai bir karar verip, uyuşmazlığı esastan sona erdirmek değildir. Yani ihtiyati haciz kararı verilebilmesi için ispat gerekmez, yaklaşık ispat için delil sunulması yeterli olup, alacaklının ilişkisinin varlığını ve muaccel olduğunu tam ve kesin olarak ispat etmesi aranmamaktadır (Yargıtay 19.HD'nin 12/12/2019 tarih ve 2019/2300 E. - 2019/5531 K). 3. Geçiçi hukuki koruma yargılamasını asıl hukuki koruma yargılamasından ayıran özelliklerden biri ispat ölçüsüdür. Geçiçi hukuki koruma yargılamasında yaklaşık ispatla yetinilmiş olması, ispatın aranmayacağı ya da ispat kurallarının tamamen dışına çıkılacağı anlamına gelmemektedir. Alacaklının, alacağın varlığı ile haciz sebepleri hakkında mahkemede olumlu şekilde kanaat uyandırması gerekli ve yeterli olup, buradaki ispat asıl davadaki gibi tam bir ispat değil yaklaşık ispattır. 4. İİK'nun 265. maddesinde ihtiyati haciz kararına itiraz sebepleri sınırlı olarak sayılmış olup, borçlu kendisi dinlenmeden verilen ihtiyati haciz kararının dayandığı sebeplere, Mahkemenin yetkisine ve teminata karşı huzuruyla yapılan hacizlerde, haczin tatbiki aksi halde haciz tutanağının kendisine tebliğ tarihinden itibaren 7 gün içerisinde Mahkemesine müracaat ile itiraz edebilir. 5. İİK'nın 45. maddesi hükmüne göre, rehinle temin edilmiş bir alacağın borçlusu iflasa tabi şahıslardan olsa bile alacaklı, yalnız rehinin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapabilir. 6. Rehinle teminat altına alınmış ayrıca kambiyo senedine de bağlanmış alacağın tahsili amacı ile borçlu aleyhine tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile aynı anda ve sıra gözetilmeksizin hem rehnin paraya çevrilmesi yolu ile hemde kambiyo senetlerine mahsus yol ile takip yapılamaz. (Yargıtay İBK 20/01/2023 tarih ve 2021/2 E. 2023/1 K. ) 7. Yukarıda anılan ilke ve esaslar çerçevesinde somut olayın değerlendirilmesinde; ihtiyati haciz talep eden alacaklının bonoya konu alacak nedeniyle ihtiyati haciz isteminde bulunduğu, bonoya konu nakit alacak miktarı 2.000,000-TL olarak gösterilmiş olup borcu teminen 2.000.000,00-TL'lik ipotek bulunduğu anlaşılmaktadır. İhtiyati haciz isteyen alacaklı bankaca, ihtiyati haciz talep tarihi olan itibariyle nakti alacağın faiz ve ferileriyle birlikte ipotek miktarından daha fazla olduğu ileri sürülerek ipotek limitinin mahsubu ile bakiye miktar yönünden takibe konu bonoya dayanılarak ihtiyati haciz talep edilği ileri sürülmüş ise de bonoda belirtilen asıl alacak miktarının ipotek limiti kadar olduğu açıktır. Ancak ihtiyati haciz tarihi itibariyle ipotek limitini aşacak kadar faiz ve ferilerin bulunup bulunmadığı hususu dava dosyasının bulunduğu aşama itibariyle yargılamayı gerektirdiğinin ve bu nedenle ipotek limitini aşan nakti alacak yönünden ihtiyati haciz talebinin yaklaşık ispat koşullarının oluşmadığının anlaşılmasına göre ilk derece mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik bulunmamakla, istinaf itirazları yerinde değildir. Bu durumda, istinaf kanun yoluna başvuranın dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına ve İİK'nın 257. maddesindeki şartların somut olayda bulunmamasına göre, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. H Ü K Ü M : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-İhtiyati haciz isteyenin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İhtiyati haciz isteyen yönünden istinaf karar harcı olan 1.013,90-TL'den peşin alınan 427,60-TL'nin mahsubu ile eksik kalan 586,30-TL'nin ihtiyati haciz isteyenden alınarak hazineye gelir kaydına, 3-İstinaf başvurusu nedeniyle ihtiyati haciz isteyenin yaptığı giderlerin kendi üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362/1-f maddesi gereğince kesin olmak üzere 20/02/2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.