Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1865 E. 2026/161 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1865
- Karar No
- 2026/161
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/1865
KARAR NO : 2026/161
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 01/12/2021
NUMARASI : 2017/1045 Esas- 2021/735 Karar
DAVANIN KONUSU: Maddi tazminat
KARAR TARİHİ: 17/02/2026
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ
Davacı vekili dava dilekçesine özetle; müvekkillerinin anneleri ...'nun davalı tarafından sigortalı ... plakalı aracın çarpması sonucu hayatını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin talep ve dava hakları saklı kalmak kaydıyla davalı sigorta şirketinin poliçe limitleri ile sınırlı olarak, ... için 10.000 TL, ... için 10.000 TL olmak üzere toplam 20.000 TL maddi tazminatının olay tarihinden itibaren işlemiş ve işleyecek olan yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini, 1.100 TL cenaze masrafının ödemenin yapıldığı 17/02/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davacı vekili ıslah dilekçesinde; davacı ... yönünden taleplerini arttırarak 23.469,82 TL'ye cenaze ve defin gideri harcamalarının 2.950 TL'ye yükseltilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesine özetle; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; davanın ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davanın ... yönünden kabulü ile 26.419,82 TL'nin 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, hükme esas alınan bilirkişi raporunun hatalı hesaplandığını teknik faiz uygulanması gerektiğini, müvekkili sigorta şirketi yönünden lehine vekalet ücreti hükmedilmediğini, davacı ... yönünden destekten yoksun kaldığının ispatlanması gerektiğini belirtmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı ve cenaze masrafı istemine ilişkindir.
Destekten yoksun kalınacak sürenin, çocuklar için, yaşları, okuldaki eğitim durumları, içinde yaşadıkları sosyal ve ekonomik koşullar değerlendirilerek ayrı ayrı belirlenmesi, yüksek öğrenim yapacaklar ise, öğrenimlerinin sona erdiği tarih, yapmamakta ise yerleşik ve kabul gören uygulamaya göre, erkek çocukları için 18 yaşın, kız çocukları için 22 yaşın desteğin sona ereceği yaş olarak kabulü gerekmektedir.
Ancak, dosyada bulunan İstanbul Esenyurt Necmi Kadıoğlu Devlet Hastanesinin 10/04/2017 tarihli engelli sağlık kurulu raporuna göre davacı ...'in engel oranının % 81 olduğunun belirtilmesi karşısında adı geçen davacı bakımından desteğin bakiye ömür süresi ile sınırlı olarak destekten yoksunluk tazminatı hesaplanmasında usul ve yasaya aykırılık bulunmamaktadır.
2918 sayılı KTK'nin 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiş olmakla bedensel zarar tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanması mümkün değildir. Bu nedenle, tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanarak yapılması gerektiğine ilişkin davalı vekilinin istinaf itirazı yerinde görülmemiştir.
Son olarak, dava dilekçesi ile davacı ... için 10.000 TL destekten yoksun kalma tazminatı talep edildiği ve davasının husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verildiği halde davalı lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.100 TL vekalet ücretinin takdir edilmesi gerekirken mahkemesince bu konuda karar verilmemesi doğru olmamıştır.
HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
A- Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile
Yukarıda esas ve karar numarası belirtilen ilk derece mahkemesi kararının, HMK'nin 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına,
Buna göre:
1.Davanın ... yönünden davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine,
2.Davanın ... yönünden kabulü ile 26.419,82 TL'nin 02/06/2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
3.İlk derece mahkemesi karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan harçlar tarifesi uyarınca alınması gereken 1.804,73 TL harçtan peşin alınan 71,73 TL harcın mahsubu ile bakiye 1.733 TL karar ve ilam harcının talep halinde davacıya iadesine,
4.Davacı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.100 TL vekalet ücretinin davalıdan alınıp davacı ...'e verilmesine,
5.Davalı kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 5.100 TL vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak davalıya verilmesine,
6.Davacı tarafından sarfedilen 2.422,80 TL (posta/tebligat/bilirkişi) ile 107,73 TL ilk harç ve masraflar, 95,00 TL ıslah harcı toplamı olan 2625,53 TL davalıdan alınıp davacı ...'e verilmesine,
7.Taraflarca yatırılan gider ve delil avansından arta kalan kısmın karar kesinleştiğinde ve talep halinde yatıran taraflara iadesine,
B-İstinaf İncelemesi Bakımından;
1.Davalı tarafından peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının, istem halinde ilk derece mahkemesi tarafından yatıran tarafa iadesine,
2.İstinaf kanun yolu aşamasında davalı tarafından sarf edilen 55 TL posta giderinin davacılardan tahsil edilerek, davalıya verilmesine,
3.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
4.İstinaf için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu, HMK'nin 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/02/2026