Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2022/1809 E. 2026/375 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1809
Karar No
2026/375
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1809 KARAR NO : 2026/375

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 26/05/2022 NUMARASI : 2021/50 Esas 2022/413 Karar DAVANIN KONUSU : İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) BAM KARAR TARİHİ : 17/02/2026 KARAR YAZIM TARİHİ : 18/02/2026

Davalı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla; inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Taraflar arasında imzalanan 01.07.2018-30.06.2019 ve 01.08.2019-31.07.2020 tarihleri arasında geçerli olan Kültürel Faaliyetleri Basın Yayın Tanıtım Ve Reklam Sözleşmeleri gereğince tanıtım faaliyetlerini içeren reklamları, davacı şirkete ait olan ... adlı internet TV de yayınlayarak hizmet verdiğini, davacı şirketin sözleşme gereğince tüm edimlerini yerine getirmiş olduğu halde davalı yanın ödemeleri aksatmaya başladığını ve son dönemde de hiçbir ödeme yapmadığını, görüşmelerde ödeme yapılacağının söylenmiş olduğu halde hiç bir ödemenin yapılmadığını, davalı aleyhine İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2020/6409 Esas sayılı dosyası ile takibin yapıldığını, davalı yanın takibe haksız olarak itiraz ederek takibin durduğunu belirterek, davanın kabulü ile İzmir 17. İcra Müdürlüğü’nün 2020/6409 Esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline ve takibin devamına, %20’den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Taraflar arasında 01.07.2018-30.06.2019 ve 01.08.2019-31.07.2020 arasında geçerli olacak, tanıtım ve reklam faaliyetleri hizmet konulu sözleşmenin akdedildiğini, uzlaşılarak imza altına alınan maddeler uyarınca, davacı yanca hiç bir edimin yerine getirilmediğini, haber ve spotların yayınlanmadığını, davalı şirketin taleplerinin yerine getirilmediğini, alınmayan hizmetin bedelinin ödenmesinin hakkaniyete aykırı olduğunu, kendi edimlerini yerine getirmeyen davacı yanın, davalı şirketten edimlerini yerine getirmesini bekleyerek bu durumu dava haline getirmesinin kötüniyetten ibaret olduğunu, bu nedenlerle haksız ve hukuksuz davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesince "...1-Dava İİK 67.Maddesi uyarınca fatura alacağına dayalı açılmış itirazın iptali davasıdır. 2-Taraflar arasındaki uyuşmazlık, İzmir 17.İcra Dairesi'nin 2020/6409 Esas sayılı icra dosyasında takibe dayanak yapılan muhtelif tarif ve tutarlardaki 17 adet fatura nedeniyle davacının alacaklı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 3-Davacı taraf takipte faturalara, ticari defter ve kayıtlara, sözleşmeye ve reklam kayıtlarına dayanmıştır. 4-Davalı tarafça davacının sözleşme ile yerine getirmesi gereken reklam yayınlama hizmetini yerine getirmediğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. 5-Kural olarak alacaklı alacağın kaynağını oluşturan fatura içeriğinde yer alan mal veya hizmetin davalı borçluya verildiğini ispat külfeti altındadır. Alacaklı bu husustaki ispatı imzalı fatura veya sevk irsaliyesi ile sağlayabileceği gibi mal veya hizmetin borçluya verildiğini ispat eden diğer yazılı, görsel delillerle ispat edebilebilir. Yine kendi ticari defterlerinde lehine olan kayıtların davalı ticari defterleri ile doğrulanması veya davalının ticari defterlerini ibraz etmemiş olması halinde de alacağın varlığı ispat olunabilir. 6-Somut olayda davacı ile davalının ticari defterleri karşılıklı olarak incelenmiş, takibe konu faturalardan 14 adeti her iki tarafın da ticari defterlerinde kayıtlı olduğu görülmüştür. Ayrıntıları SMMM bilirkişi tarafından düzenlenen 25/06/2021 tarihli bilirkişi raporunda yer alan toplam tutarı 35.930,00-TL olan 14 adet faturanın davalı ticari defterlerinde de kayıtlı olduğu anlaşıldığından bu fatura içeriği hizmetin sözleşme kapsamında davalıya verildiği kabul edilmiştir. Her ne kadar davalı tarafça itirazda bulunulmuş ise de bir tacirin ticari defterlerine kaydetmiş olduğu fatura içeriği mal veya hizmetin, aksi ispat edilmedikçe kendisine sağlandığı kabul edilmektedir. Açıklanan nedenlerle 14 adet fatura yönünden başkaca bir inceleme yapılmaksızın ticari defter kayıtları ile davanın ispat edildiği değerlendirilmiştir. 7-Davacı ile davalı ticari defterleri arasında her biri 1.180,00-TL tutarlı olan 3 adet fatura yönünden kayıtlar birbirini tutmamaktadır. Bu 3 adet faturaya konu reklam yayınlama hizmetinin davalıya verilip verilmediğinin tespiti için mahkememizce reklam konusunda uzman bilirkişiden rapor alınmış, dosyaya sunulan 23/02/2022 tarihli bilirkişi raporunda sözleşme dönemi boyunca ve 3 fatura içeriği reklamın davacıya ait internet tv kanalında yayınlamış olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı tarafça sunulan flashdisk içeriğinde bu döneme ilişkin kaytların bulunmadığı, 04/03/2019-2110/01 tarihleri arasındaki yayın akışlarının yer aldığı belirtilmiş olup, uyuşmazlık konusu faturaların 2020 yılı mart, haziran ve temmuz aylarına ilişkin olduğu gözetildiğinde davalı tarafça sunulan flashdisk içeriğinde bu kısımların yer almaması dikkate alınmamıştır. 8-Davalı tarafça takipte uygulanan faiz oranına da itiraz edilmiş, her iki tarafın tacir olduğu ve ticari faiz talep edilebileceği gözetilerek asıl alacağa takip tarihinden itibaren avans faizi işletilebileceğine hükmedilmiştir. 9-Davacı ile davalı arasındaki alacak-borç ilişkisi faturaya dayanmakta olup faturaların çok büyük bir kısmının davalı ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, kayıtlı olmayan 3 adet fatura içeriği yönünden ise davalının sözleşmeye göre düzenlenmiş fatura içeriği hizmet karşılığı borçlu olduğu tutarı bilebilecek durumda olduğu, bu itibarla alacağın tümü yönünden likit nitelikte olduğu değerlendirildiğinden kabul edilen dava değerinin %20'si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. 10-Ayrıntılı gerekçeleri yukarıda açıklandığı üzere davacı ile davalı arasında imzalanan reklam sözleşmeleri kapsamında davacıya ait internet tv kanalında reklamların yayınlandığı, sözleşmeye göre düzenlenen faturalardan 17 adetinin ödenmemiş olması nedeniyle açılan takibe davalı tarafça itiraz edildiği, itiraz üzerine yapılan inceleme sonucu 14 adet faturanın davalı ticari defterlerinde kayıtlı olması ile, 3 adet fatura yönünden ise fatura içeriği reklamların yayın kayıtlarının sunularak bilirkişi incelemesi ile tespiti neticesinde tüm fatura içeriği hizmetin davalıya verildiği ispat edildiğinden davanın kabulüne karar verilmiştir. 11-6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-13. Fıkrası uyarınca arabuluculuk ücreti yargılama giderlerinden olup 1.320,00TL arabuluculuk ücretinin hazine tarafından karşılandığı anlaşıldığından bu yargılama giderleri kapsamında davalı üzerine yükletilmesine karar verilmiştir. "şeklindeki gerekçe ile " Davanın kabulü ile, davalının İzmir 17. İcra Dairesi'nin 2020/6409 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına, alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, alacağın likit nitelikte olduğu değerlendirilmekle hükmedilen miktarın %20'si oranında hesaplanan 7.894,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İSTİNAF BAŞVURU SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Yerel mahkemece İzmir 17. İcra Müdürlüğü'nün 2020/6409 Esas sayılı takip dosyası ile başlatılan takibin devamına ilişkin verilen kabul kararının hatalı olup kabulünün mümkün olmadığını, davacı ile müvekkili arasında imzalanan tanıtım ve reklam faaliyetleri hizmet konulu sözleşme uyarınca davacı tarafından yapılması gereken işlerin yapılmadığını ve davalı müvekkilinin taleplerinin yerine getirilmediğini, taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacı tarafından eksik sunulan hizmet bedelinin müvekkilinden haksız olarak talep edilmesine ilişkin olduğunu, davacının edimlerini yerine getirip getirmediğinin değerlendirilmeden mahkemece kabul kararı verilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, müvekkili tarafından yayınlanması talep edilen reklamların davacı tarafından yayınlanmadığının dosyaya sunulan flash bellek içerisindeki yayın akışı ile de sabit olduğunu, anılan delile ilişkin herhangi bir inceleme yapılmadığını, bilirkişilerce yalnızca tarafların ticari defter ve kayıtlarının incelendiğini, müvekkili şirketin delillerinin incelenmemesinin adli yargılanma hakkına aykırı olup davanın esasına ilişkin en önemli delilin incelenmeksizin hüküm kurulduğunu, taraflar arasındaki sözleşme gereğince davacının, sözleşme süresince müvekkili tarafından hazırlanan hareketli reklamları ve haberleri günün belirli saatlerinde paylaşmayı taahhüt ettiğini, ancak müvekkiline ait haber ve spotların yayınlanmadığını, dolayısıyla müvekkilinden almadığı bir hizmetin bedeline ilişkin ödeme yapmasının istenilmesinin hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu, 25.06.2021 tarihli bilirkişi raporunda davacı tarafından düzenlenen 1.1180,00 TL bedelli üç adet faturanın müvekkiline gönderilmediğinin tespit edildiğini, davacı tarafça bu hususta bir delil sunulmadığını, fatura bedellerinin talep edilmesinin mümkün olmadığını, müvekkili şirket aleyhine hiçbir hususun kabul anlamına gelmemek kaydıyla, yerel mahkeme kararında %20 oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesinin de hatalı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Dava; Dava; İİK 67. maddesi gereğince açılmış olan itirazın iptali davasıdır. 6100 Sayılı HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf incelemesi istinafa başvuran vekilinin dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine ilişkin hususlar res'en gözetilerek ve yine HMK 357/1.maddesindeki, ilk derece mahkemesinde ileri sürülmeyen iddia ve savunmalar istinaf incelemesi sırasında dinlenemez ve yeni delillere dayanılamaz hükmü çerçevesinde yapılmıştır. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama neticesinde " Davanın kabulü ile, davalının İzmir 17. İcra Dairesi'nin 2020/6409 Esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın iptali ile takibin itiraz öncesi koşullarda devamına, alacak miktarına takip tarihinden itibaren değişen oranlarda avans faizi işletilmesine, alacağın likit nitelikte olduğu değerlendirilmekle hükmedilen miktarın %20'si oranında hesaplanan 7.894,00 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İş bu karar davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davaya konu, İzmir 17. İcra Dairesi'nin 2020/6409 Esas sayılı icra takip dosyasının incelenmesinden, davacı alacaklı tarafından davalı borçlu hakkında 14.08.2020 tarihinde 39.470,00 TL asıl alacak üzerinden ilamsız icra takibinin başlatıldığı, ödeme emrinin davalı borçluya tebliğ üzerine icra takip dosyasına sunulan itiraz dilekçesi kapsamında takibin durduğu ve davalının icra takibine vaki itirazının iptali amacıyla eldeki davanın açılmış olduğu anlaşılmıştır. Takibe dayanak .olarak; davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve takip talepnamesi içeriğinde tek tek dökümü yapılan 17 adet faturanın gösterilmiş olduğu görülmüştür . Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, ilk derece mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına; incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına; gerekçeli, tarafların ve mahkemenin denetimine elverişli, oluşa ve dosya içeriğine uygun olarak düzenlenmiş olmakla mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu uyarınca davacı tarafça davalı adına düzenlenen ve takibe konu her biri 1.180,00 TL bedelli 31.03.2020, 30.06.2020 ve 31.07.2020 tarihli 3 adet fatura dışında toplam 35.930,00 TL bedelli 14 adet faturanın davalı şirket ticari defterlerinde kayıtlı bulunmasına, davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı tespit edilen 3 adet fatura yönünden ise mahkemece faturalara konu hizmetin verilip verilmediği konusunda alınan 23.02.2022 tarihli rapora göre 2020 yılının Mart, Haziran ve Temmuz aylarında rapor içeriğinde belirtilen gün ve saatlerde davalıya ait reklamların sözleşme gereği davacıya ait internet TV kanalında aksatılmadan yayınlandığının tespit edilmiş olmasına, dava konusu alacağın likit olmasına göre mahkemece yazılı olduğu şekilde karar verilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığından davalı vekilinin tüm istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden 6100 Sayılı HMK m. 353/1-b-1 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İzmir 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 26/05/2022 tarih, 2021/50 Esas ve 2022/413 Karar sayılı kararına karşı davalı vekilinin istinaf başvuru sebeplerinin HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-İstinaf kanun yoluna başvuran davalı taraftan alınması gereken 2.696,19 TL istinaf harcından başlangıçta alınan 80,70 TL maktu ve 594,30 TL olmak üzere toplam 675,00 TL'nin mahsubu ile bakiye kalan 2.021,19 TL'nin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafından yapılan istinaf masrafının üzerinde bırakılmasına, 4-Artan gider avansının karar kesinleştiğinde yatırana iadesine, 5-İstinaf yargılamasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-Kararın taraflara tebliği, kesinleştirme, harç ikmali ve gider avansı iadesi işlemlerinin yerel mahkemece yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde HMK'nın 353/1-b-1. maddesi uyarınca yapılan inceleme sonucunda; HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince oy birliği ile kesin olmak üzere karar verildi. 17/02/2026

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2022/1809, K. 2026/375, T. 17.02.2026, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2022-1809-e-2026-375-k-1cccc3f80b55