Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1725 E. 2025/518 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1725
- Karar No
- 2025/518
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
44. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO:2022/1725 Esas
KARAR NO:2025/518
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ:24/03/2022
NUMARASI:2020/644 E. - 2022/281 K.
DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ:27/03/2025
Yukarıda yazılı ilk derece mahkemesi kararına karşı, istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine yapılan inceleme sonucunda;
G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA DİLEKÇESİ:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davalı banka tarafından talimat dışı işlem yapılarak davacı şirketin zararına sebebiyet verildiğini, uğranılan zararın giderilmesi adına davalıya ihtarname gönderildiği, davalı tarafından ihtarname doğrultusunda hiçbir işlem yapılmadığını, ihtarnameye cevap vermeyen ve zararı da gidermeyen davalı aleyhine takip başlatıldığını ancak davalı takibe zamanında itiraz ederek takibi durdurduğunu, davalı bankanın objektif özen yükümlülüğünü ihmal ettiğini, arabulucuya başvurulduğunu ancak anlaşılamadığını, davalı tarafından talimat dışında ve teyit alınmaksızın dava konusu para transferi yaptığını belirterek itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP DİLEKÇESİ:Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında itirazın iptali konusunda arabuluculuk anlaşmama tutanağı tanzim edilmediğini, davacı vekili olduğunu beyan eden Avukatın vekaletnamede ismi olmadığı için dava açabilmesinin mümkün olmayacağını, davacının kendi ihtiyarı ile gerçekleştirdiğini EFT işleminde bankanın her hangi bir kusuru bulunmadığını, davaya konu EFT talimatı bizzat davacı şirket tarafından verildiğini, 23/03/2020 tarihi saat 09:57 'de davacı şirketin finans departmanı yetkilisi ... tarafından "..." adlı mail adresinden bankanın Yenibosna Şubesin yetkililerine gönderilen "Fereks Plastik 8.009,50-USD transfer talimatı konulu mail ekinde iletildiğini, işbu talimat incelendiğinde talimatın ilgili şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığının açıkça göründüğünü, bu nedenle davacı bizzat kendisinin verdiği bir talimatı inkar etmesinin hukuken bir karşılığının bulunmadığını, davacı tarafından itiraza konu talimata kadar ki 2018-2020 yılları arasındaki talimatlar incelendiği, hepsinde aynı şekilde talimat verildiği, davacı ile davalı arasındaki talimat usulü konusunda teamül oluştuğu tespit edildiğini, davacı tarafından EFT alıcısı ... 'in dava/şikayet edilmemesinin şüphe uyandırdığını, davacı tarafından EFT işleminden 5 gün sonra bankadan ilgili işlemin iptali istenildiği, bu süre zarfında EFT nin geriye dönük iptal edilmeyeceğini, açıklanan bu sebeplerden dolayı davanın reddine karar verilmesini talep ettikleri görülmüştür.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk Derece Mahkemesin kararıyla; "Sonuç olarak; davalı bankanın davacıdan gelen mailleri telefon ile arayarak, mesaj atarak teyit etmemesi nedeniyle müterafik kusurlu olduğu, davacının ise davalı banka ile olan işlemlerini teamül oluşacak şekilde mail olarak talimat vermesinden kaynaklı müterafik kusurunun olduğu kabul edilmiş, tarafların eşit kusurlu olması nedeniyle EFT işlem tutarının yarısı üzerinden takibin devamına karar verilmiştir. (Bu hususta benzer karar: Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 2017/11-129 E. 2019-961 K. ) Davacı tarafından zararın ödenmesi için ihtarname keşide edildiği ve ihtarnamenin 30.03.2020 tarihinde davalıya tebliğ edildiği, bu tarih itibariyle davalının temerrüde düştüğü, icra takibinin ise 27.07.2020 tarihinde başlatıldığı, ihtarnamenin tebliğ tarihi ile icra takibinin başlatıldığı tarih aralığında işlemiş faiz talep edilebileceği, bu faizin 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsi yabancı paraya uyguladığı en yüksek faiz olması gerektiği, faiz hesaplamasının bu hususlar dikkate alınarak mahkemeizce resen hesaplandığı, davacının 52,23 USD faiz talep edebileceği belirlenmiş olup, fazlaya ilişkin faiz talebi reddedilmiştir. Ayrıca takipten itibaren de 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca kamu bankalarının USD cinsi yabancı paraya uyguladığı en yüksek faizi ile birlikte takibin devamına karar verilmiş, fazlaya ilişkin talep reddedilmiştir. Alacağın belirlenmesi için tarafların kusur durumunun belirlenmesi gerekmekte olup, zararın meydana gelmesinde davacının müterafik kusurunun bulunması ve bu müterafik kusurun belirlenmesinin yargılamayı gerektirmesi nedeniyle alacak belirli olmadığından icra inkar tazminatı koşullarının oluşmadığı kanaatine varılmış, icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur." şeklindeki gerekçeleri ile, Davanın KISMEN KABUL KISMEN REDDİ ile, İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu itirazın kısmen iptaline, takibin 4.004,75 USD Asıl alacak ve 52,23 USD işlemiş faiz olmak üzere 4.056,98 USD üzerinden devamına, asıl alacağa takip tarihinden tahsil tarihine kadar 3095 sayılı yasanın 4/a maddesi uyarınca devlet bankalarının USD ile açılmış bir yıl vadeli mevduat hesabına ödediği en yüksek faiz oranı uygulanmasına; fazlaya ilişkin talebin reddine, Alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin reddine şeklinde hüküm kurulmuştur.
İSTİNAF: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı bankanın özen yükümlülüğüne aykırı davranarak müvekkili şirketin talimatı olmadan işlem yaptığını ve müvekkili şirketi zarara uğrattığını, davalı kurum nedeniyle zarara uğrayan müvekkili şirkete kusur atfedilerek davanın kısmen reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bankanın müşterinin talebi yokken söz konusu EFT işlemini gerçekleştirdiğini, bankaların basiretli tacir gibi objektif ölçüye göre hareket etmesi gerektiğini, davalı bankanın müvekkiline hiçbir bilgi vermediğini ve teyit alma uygulaması yapmadığını, taraflar arasında oluşan teamülün müvekkili şirketin mail ile bankaya talimat vermesi değil, davalı bankanın her talimat sonrası şirket yetkililerinden birini arayarak teyit alması olduğunu, aleyhlerine olan hiçbir hususu kabul etmemekle beraber davalının normalde ıslak imzalı belge alarak hangi mail adresinden gelen talimatların gerçekleştirileceği noktasında açık izin ve talimat alması gerekirken müvekkili şirketin maili ile işlem yaptığını kabul ettiğini ve yasaya aykırı olarak objektif özen yükümlülüğüne aykırı davrandığını, bankanın gerekli altyapıyı kurarak müşterilerini dolandırıcılık işlemine karşı koruması gerektiğini, dosya kapsamında banka tarafından teyit işlemi yapıldığının da kanıtlanmadığını, davalı bankanın davalı banka hem müvekkil şirkete ait olmaya mailin geçerli mail adresi olup olmadığını denetleyemediğini hem de teyit işlemini gerçekleştirmediğini, itibar müessesesi olan bankaların tahmi üzerine işlem yapmasının objektif özen yükümlülüklerine aykırı olduğunu, davalının kendi içinde oluşturduğu kriterlerin olmasının ve bu kriterlere göre işlem yapmasının hukuki düzence korunamayacağını, bu sebeple davalının kendiliğinden belirlediği kriterlerin taraflarınca bilinmediğini ve kabulünün mümkün olmadığını, hakların kötüye kullanılması durumunda bu kötüye kullanmanın hukuk düzeni tarafından korunmayacağının TMK md.2/II'de düzenleme altına alındığını, bankaların ağırlaştırılmış sorumlulukları nedeniyle hafif kusurlardan dahi sorumlu olduğunu, müvekkili şirketin sahte talimatı fark ettiği an EFT işleminin iptalini talep ettiğini, 5 günlük sürenin müvekkili şirketin ticari yoğunluğu göz önüne alındığında oldukça makul bir süre olduğunu, mahkemece maktu vekalet ücretine hükmedildiğini ancak itirazın iptali davalarında nispi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerle istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; davacı ile müvekkili banka arasında itirazın iptali konusunda arabuluculuk anlaşmama tutanağı tanzim edilmediğini, aralarındaki arabuluculuk görüşmesinin alacak talebinden ibaret olduğunu, usulüne uygun itirazın iptali konusunda bir arabuluculuk görüşmesi gerçekleştirilmediğinden davacının itirazın iptali talebiyle dava açabilmesinin mümkün olmadığını, davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken esasa girilerek incelenmesinin hatalı olduğunu, davacı vekili olduğunu beyan eden Av. ...'in vekaletnamede ismi bulunmadığı halde açtığı davada bu hususun değerlendirilmediğini, yetkisiz temsille açılan davanın reddini ve yetkisiz kişilerce sunulan evrakların delil mahiyeti bulunmadığından hükme esas alınmamasını talep ettiklerini, davacının kendi ihtiyarı ile gerçekleştirdiği EFT işleminde bankalarının herhangi bir kusuru bulunmadığını, dava konusu EFT talimatının bizzat davacı şirket tarafından verildiğini, dava konusu EFT talimatının davacı şirketin finans yetkilis ...tarafından ... adlı mail adresinden gönderilen mail ile iletildiğini, talimatın şirket yetkilisi ... tarafından imzalandığını, davacı tarafından itiraza konu talimata kadarki 2018-2020 yılları arasındaki talimatlar incelenmiş olup hepsinde aynı şekilde talimat verildiğini, davacı ile müvekkili arasındaki talimat usulü konusunda teamül oluştuğunun tespit edildiğini, ilgili mailin CC'sinde yer alan isimlerden ...'in davacı şirketin muhasebe müdürü olduğunu, davacının bankalarına sürekli verdiği kanaldan talimat verdiğini, davacının gerçekleştirdiği EFT işleminde bankanın alıcıyı araştırma mecburiyeti olmadığı gibi somut olayda şüphelenmeyi gerektirecek bir talimat da olmadığını, davacı tarafından EFT alıcısı ...'in dava/şikayet edilmemiş olmasının şüphe uyandırdığını, davacı tarafından EFT işleminden 5 gün sonra bankalarından ilgili işlemin iptalinin istenmiş olup bu süre zarfında EFT'nin geriye dönük iptal edilemeyeceğinin herkesçe bilinmekte olduğunu, vekalet ücretinin maktu şekilde takdir edilmesinin hatalı olduğunu, istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
GEREKÇE: İnceleme, 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355. maddesi hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır.Davanın konusu İİK 67 maddeye göre açılan itirazın iptali davasıdır. Davacı tarafından bankada bulunan hesabından bilgisi olmadan bankanın kusurlu davranışı neticesinde tanımadığı kişiye para gönderildiğini davalının kusurlu olduğunu belirterek gönderilen paranın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlatıldığı belirtilmiştir. Mahkemece bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. 14/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Davacı firma tarafından gönderilen mail ve ekinde yer alan talimata istinaden davalı banka tarafından farklı tarih ve tutarlarda EFT ve Havale işlemleri gerçekleştirildiği, dava konusu olan 23/03/2020 tarihli gönderilen mail ve ekinde yer alan talimat ile banka tarafından davalı firmanın 775130-101 USD vadesiz hesabından 8.009,50-USD tutarında Z99U9 işlem referanslı EFT yapıldığı..." belirtilmiştir. 05/01/2022 tarihli bilirkişi ek raporunda özetle; "...Davacı firmanın firma mail adresinden gönderilen mail ve ekinde yer alan talimat ile davalı banka hesabından EFT ve Havale işlemleri yaptırdığı, bu işlemlerin taraflar arasında teamül haline geldiği, somut olayda davacının kusur ve sorumluluğunun bulunduğu, ancak, somut olayda yapılan EFT işlem tutarı ile bir önceki işlemde tutarın aynı olduğu görülerek, bankaların halihazırda yaptıkları tüm işlemlerin kaynaklarını araştırdığı, özen yükümlülüğü gereği bankaya gelen her talimatın sorgusuz ve kontrolsüz olarak işleme alınmaması banka çalışanının titiz ve araştırmacı olması, alacağı riskleri hesaplaması, yapılan işin gerektirdiği özeni göstermesi gerektiği, somut olayda bankanın gelen talimatın hatalı yada sahte olması ihtimalini teyit etmediği, bu nedenle tarafların müterafik kusurlu oldukları.... "belirtilmiştir.Dava konusu 23.03.2020 (Pazartesi) tarihli EFT işlemi de 8.009,50 USD tutarında olduğu, Davalı banka tarafından taraflar arasında oluşan teamül ile 23.03.2020 (Pazartesi) tarihinde gönderilen mail ve ekinde yer alan talimat dikkate alınarak davalı firmanın 775130-101 USD Vadesiz Hesabından 8.009,50 USD tutarında ... İşlem Referanslı EFT işleminin yapıldığı sonuç itibarı ile Davalı banka tarafından Davacı firmadan gelen mail ve ekinde yer alan talimata istinaden 20.03.2020 ve 23.03.2020 tarihinde aynı tutarda 2 adet 8.009,50 USD tutarlı EFT işlemi yapıldığı anlaşılmıştır. Davalı istinaf dilekçesinde, vekaletnamede Av. ...'in adı bulunmadığından dava açmasının ve yetki belgesi düzenlemesinin mümkün olmadığı ifade edilmişse dava dilekçesinde diğer avukat ...'in vekaleti bulunduğundan bu istinaf sebebine itibar edilmemiştir. Davalı vekili itirazın iptali davasında zorunlu arabuluculuğa başvurulmadığını ileri sürmüş ise de taraflar arasında söz konusu uyuşmazlığa ilişkin olarak arabuluculuğa başvurulduğu aksinin ileri sürülmesinin fazla şekilcilik olduğundan bu istinaf sebebi de yerinde görülmemiştir. Somut olayda toplanan tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde; Davacı firmanın firma e-mail adresinden gönderilen e-mail ve ekinde yer alan talimat ile Davalı banka hesabından EFT ve Havale işlemleri yaptırdığı, bu işlemlerin taraflar arasında teamül haline geldiği, EFT işlem tutarı ile bir önceki işlemde tutarın aynı olduğu görülerek, Bankaların halihazırda yaptıkları tüm işlemlerin kaynaklarını araştırdığı, özen yükümlülüğü gereği bankaya gelen her talimatın sorgusuz ve kontrolsüz olarak işleme alınmaması banka çalışanının titiz ve araştırmacı olması, alacağı riskleri hesaplaması, yapılan işin gerektirdiği özeni göstermesi gerektiği, bankanın gelen talimatın hatalı yada sahte olması ihtimalini teyit etmediği, bu nedenlerle davacı ve davalının müterafik kusurlu olduğu bilirkişi raporunda belirtildiği ve mahkemece rapora istinaden hüküm kurulmuş ise de, öncelikle sahtecilik yolu ile gönderilen talimatın davacı tarafından gönderilip gönderilmediği davacı tarafından bu konuya ilişkin olarak C. Başsavcılığı 'na şikayette bulunup bulunmadığı ve kendisine para gönderilen ...hakkında ki C.Başsavcılığının soruşturma akıbetinin araştırılarak sonucuna göre hüküm kurulması gerekir iken eksik inceleme neticesinde karar verildiği anlaşılmıştır.Tüm bu nedenlerle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK 353/1-a-6. maddesi gereğince kabulüne, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaat ve sonucuna varılarak aşağıdaki hüküm kurulmuştur.
HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1- Taraf vekillerinin istinaf isteminin KABULÜ ile;2- İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 24/03/2022 tarih, 2020/644 E. 2022/281 K. Sayılı Kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. maddesi gereğince KALDIRILMASINA, 3- Dosyanın, yukarıda gösterilen biçimde inceleme ve değerlendirme yapılmak üzere mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4- İstinaf yasa yoluna başvuran taraflarca peşin olarak yatırılan istinaf karar ve ilam harcının talebi halinde yatırana iadesine,5- Dosya üzerinde inceleme yapılması sebebiyle vekalet ücreti tayinine yer olmadığına,6- İstinaf yasa yoluna başvuran tarafından istinaf aşamasında yapılan giderlerin ilk derece mahkemesince verilecek nihai kararda dikkate alınmasına, 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a-6. ve 362/1-g. maddeleri gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve KESİN olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi. 27/03/2025