Bölge Adliye Mahkemesi · İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi

İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi 2022/1581 E. 2025/527 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1581
Karar No
2025/527
Karar Tarihi

T.C. İZMİR BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2022/1581 KARAR NO : 2025/527

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İZMİR 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 09.05.2022 NUMARASI : 2020/75 E. - 2022/401 K. DAVANIN KONUSU : Tazminat KARAR TARİHİ : 26.03.2025 KARAR YAZIM TARİHİ : 26.03.2025

İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.05.2022 tarih 2020/75 E. - 2022/401 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, üye ... tarafından düzenlenen rapor dinlenip ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : DAVA :Davacı vekili, 05.09.2019 tarihinde gece 04.00 sularında davacıların yolcu olarak bulundukları ve ... sevk ve idaresindeki ... plakalı aracın hız kurallarına uygun seyir etmemesi ve bir anlık dikkatsizliği sebebiyle yolun geliş istikametine göre sağ tarafına doğru takla atması suretiyle gerçekleşen maddi hasarlı ve yaralamalı trafik kazasında, davacıların ciddi şekilde yaralandıklarını ve malul kaldıklarını, kaza sonrasında alınan ifadelerinden ve kaza tespit tutanağından, davalı şirkete sigortalı ... plakalı aracın, "hız kurallarına riayet etmek" gibi çok temel trafik kuralını ihlal ettiğinin anlaşıldığını, kaza neticesinde ise bir müdahalesi ve kusuru olmamasına rağmen araçta yolcu olarak bulunan davacı ... ve kızı ...'in, hayati fonksiyonları da etkilenecek şekilde yaralandığını, davalı sigorta şirketine 14019761 poliçe numarası ile bağlı bulunan araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nun 47/1-d ve 52/1-b maddesinde yer alan kuralları ihlal etmesi sebebiyle kusurlu olduğunu, sürücünün kusuru sonucu oluşan bu olay neticesinde küçük ...'nın ambulansla Salihli Devlet Hastanesine kaldırıldığını, burada yapılan ilk müdahalenin ardından Afyonkarahisar Sağlık Bilimleri Üniversitesi Hastanesi'ne sevk edilerek tedavi altına alındığını, yapılan muayene sonucu oluşturulan raporlarda davacının yumuşak doku bozukluğundan, dizlerinde doku kaybından, sol kol ve ayakta ekimoz ve yaralanmaların meydana geldiğinden bahsedildiğini, bunun üzerine 15 yaşındaki davacının operasyon geçirdiğini, davacı ...'in ise yine ambulansla kaldırıldığı ... Hastanesi'nde aldığı tedavinin ardından tutulan raporlara göre vücudunun sağ yanında oluşan abrazyonun yanı sıra kafasına aldığı darbeden ötürü başının sol yanında şişlik ve hematom meydana geldiğini, kaza tespit tutanağında da belirtildiği üzere ... plakalı aracın ... Sigorta A.Ş'ye 14019761 numaralı Zorunlu Mali Sorumluluk (trafik) sigorta poliçesi ile bağlı olduğunu, ... Sigorta Genel Müdürlüğü hasar servisine söz konusu aracın sebep olduğu kaza ve davacının sakatlık durumunu bildirildiğini, zararının karşılanması gerektiğini, aksi halde dava yoluna başvurulacağının ihtar ve ihbar edildiğini fakat söz konusu sigorta şirketinin zararı karşılamadığını, taraflar arasındaki arabuluculuk görüşmelerinin olumsuz sonuçlandığını, işbu kaza sebebiyle davacıların sağlığında bozulmalar meydana geldiğini, kalıcı sakatlık durumu oluştuğunu, 16.10.2004 doğumlu ve henüz 15 yaşındaki davacı ...'in, kazadan beri şiddetli ağrılar çektiğini, yaşadığı hareket kısıtlılığı sebebiyle yaşama ve okuluna uyum sağlayamadığını, eğitim hayatında ciddi aksamalar yaşadığını ve kazanın korkusu ile tedavi sürecinin travmasını atlatamadığını, aynı şekilde 01.01.1979 doğumlu ve henüz 40 yaşında olan müvekkili ...'in de hareket etmekte zorlandığını, baş dönmesi problemi çektiğini ve kazanın travmasını atlatamadığını belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların işgücü kaybından dolayı ödenmesi gereken (her biri için 1.000,00'er TL olmak üzere) toplamda 2.000,00 TL daimi sakatlık tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davacı vekili 21.02.2022 tarihli dava değerinin artırılması talepli dilekçesiyle, dava dilekçesinde talep edilen 2.000,00 TL sürekli iş görmezlik tazminatı alacağını 75.944,78 TL artırarak 77.944,78 TL'ye, geçici iş görmezlik tazminatı alacaklarını 6.062,73 TL'ye çıkartarak toplam 84.007,51 TL'nin 18.11.2019 temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiştir. CEVAP : Davalı vekili, tazminat hesaplamasının yapılabilmesi için ibrazı zorunlu olan evrakların tarafımıza iletilmemesi nedeniyle geçerli bir başvurudan söz edilemeyeğinden işbu davanın usulden reddi gerektiğini, davacıların henüz iyileşme dönemini tamamlamamış olduğundan kesin maluliyet oranının tespit edilemediğini, sürekli iş göremezlik tazminatının, hak eden kişiye yaşamı boyu için verilecek tazminat olup maluliyet oranının kesin ve şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenmesi gerektiğini, her halükârda maluliyet tazminatına ilişkin tazminat hesabının ZMMS sigortası genel şartları A.5/C maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılması gerektiğini, davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, somut olayda davacıların müterafik kusuru bulunup bulunmadığının tespit edilmesi gerektiğini savunarak, davacı tarafın maluliyet raporu ve hesap numarası gibi ibrazı zorunlu belgeleri dava öncesinde ve dava aşamasında sunmadığı dikkate alınarak işbu davanın usulden reddine, itirazların kabul görmemesi halinde davacıların iyileşme süreçlerinin henüz tamamlanmadığı dikkate alınarak maluliyet oranının yerinde inceleme ile tespit edilmesine, tespitin ZMS sigortası genel şartları A.5/c maddesi ve ekinde yer alan esaslara göre yapılmasına, her halükârda sigortalı araç sürücüsünün kusur oranlarının belirlenebilmesi için dosyanın kusur bilirkişisine tevdi edilmesine, davacıların müterafik kusuru bulunup bulunmadığı hususunun ayrı olarak incelenmesine, fazlaya dair taleplerin reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ : Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, 05/09/2019 tarihinde meydana gelen davaya konu trafik kazası sonucu yaralanarak geçici iş göremezlikten kaynaklı maddi tazminat alacağının 6.062,73 TL olduğu, sürekli maluliyetten kaynaklı maddi tazminat alacağının 75.944,78 TL olduğu, davacının toplam maddi tazminat alacağının 482.007,51 TL olduğu, davalı sigorta şirketinin tespit olunan zararın tamamından, dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile poliçe teminat limiti dahilinde sorumlu tutulması gerektiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının kabulü ile, 75.944,78 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 6.062,73 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 82.007,51 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan (05/11/2019 tarihine KTK 97.maddesi mucibince 15 gün ilavesi ile) 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulmuştur. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı vekili, maluliyet oranının kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre tespit edilmediğini, EÜ Tıp Fakültesi Adli Tıp Rapor Birimi tarafından düzenlenen 28.06.2021 tarihli adli tıp raporu ile Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre %2, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliğine göre %4,1 maluliyet tespit edildiğini, belirlenen %4,1 maluliyet üzerinden hesaplama yapıldığını, itirazlarına rağmen hatalı bilirkişi raporunun hükme esas alındığını, bunun usul ve yasaya aykırı olduğunu, maluliyet oranının Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerektiğini, kaza tarihinde yürürlükte bulunan yönetmeliğin ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik olduğunu, bu nedenle maluliyet oranının %2 olarak kabulünü talep ettiklerini, tazminat tutarının TRH-2010 tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak hesaplanması gerektiğini istinaf nedenleri olarak ileri sürmekle kararın kaldırılmasını istemiştir. GEREKÇE :Dava, 05.09.2019 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu davacıların sürekli iş gücü kaybı nedeniyle uğramış olduğu maddi zararlarının kazaya sebebiyet veren aracın ZMMS sigortacısından tahsili istemine ilişkin olup, ilk derece mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzenine ilişkin sebeplerle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. HMK'nın 297/2 maddesinde "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." şeklinde düzenleme bulunmaktadır. İş bu davada, davacının maddi tazminat istemine ilişkin davasının kabulü ile, 75.944,78 TL sürekli işgöremezlik tazminatı, 6.062,73 TL geçici işgöremezlik tazminatı olmak üzere toplam 82.007,51 TL tazminatın davalı sigorta şirketinden temerrüt tarihi olan (05/11/2019 tarihine KTK 97.maddesi mucibince 15 gün ilavesi ile) 21/11/2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Ne var ki, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla davacıların işgücü kaybından dolayı ödenmesi gereken (her biri için 1.000,00'er TL olmak üzere) toplamda 2.000,00 TL daimi sakatlık tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili istemiyle dava açılmış, eldeki davada ilk derece mahkemesince davalı küçük ... hakkında olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurulmaması isabetli olmamıştır. Öte yandan dava dilekçesinde davacıların işgücü kaybından dolayı ödenmesi gereken (her biri için 1.000,00'er TL olmak üzere) toplamda 2.000,00 TL daimi sakatlık tazminatı talep edilmesine ve davacılar vekilince davanın tamamen ıslahı (Davacı vekilince 21/02/2022 tarihli bedel arttırım dilekçesine nazaran) cihetine de gidilmemiş olmasına rağmen talebi aşar şekilde geçici iş göremezlik tazminatına hükmedilmesi yerinde değildir. Maluliyete ilişkin alınacak raporların 11/10/2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11/10/2008 tarihi ile 01/09/2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01/09/2013 tarihinden sonra Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01/06/2015 tarihi ile 20/02/2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmeliği, 20/02/2019 tarihinden sonra da Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmeliğe uygun olarak düzenlenmesi gerekir. (Yargıtay 4.HD'nin 29.06.2022 tarih ve 2022/1706 E. - 2022/9633 K.) Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu'nun 03.02.2021 tarihli ve 86404264-266 sayılı kurul raporuna göre; davacı ...'in tıbbi iyileşme süresinin 3 aya kadar uzayabileceği, Erişkinler için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik'e göre sürekli iş göremezlik derecesinin %2 olduğu, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Sağlık Kurulu'nun 03.02.2021 tarihli ve 86404264-267 sayılı kurul raporuna göre de; davacı ...'in tıbbi iyileşme süresinin 3 haftaya kadar uzayabileceği, Çocuklar için Engellilik Değerlendirilmesi Hakkında Yönetmelik'e göre sürekli iş göremezlik oranına sebep olacak kalıcı bir arızasının olmadığı bildirilmiş, Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi Adli Sağlık Kurulu tarafından düzenlenen 03.02.2021 tarihli sağlık kurulu raporlarının kaza tarihinde geçerli Yönetmelik hükümleri esas alınarak tanzim edilmiş olmasına rağmen kaza tarihinde geçerli bulunmayan maluliyet raporuna dayanılarak hüküm tesis edilmesi isabetli görülmemiştir. İstinafa gelenin bu husustaki istinaf istemi yerindedir. Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih- 2019/40-2020/40 sayılı kararı ile; KTK'nun 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ZMSS Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden artık uygulanamaz. (Yargıtay 4. H.D'nin 22.06.2021 tarih 2021/3089E, 2021/3441K). Bu açıklamalar ışığında somut olaya dönüldüğünde, aktüerya bilirkişisince olay tarihinde geçerli Yönetmelikler uyarınca tespit edilen maluliyet durumuna göre tazminat hesabının usuli kazanılmış haklar da gözetilerek, TRH 2010 Yaşam Tablosuna ve gelirin %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi esasına dayalı progresif rant metoduna göre yapılması gerekmektedir. İstinafa gelen tarafın aksi yöndeki istinaf nedeni yerinde değildir. Bu durumda, ilk derece mahkemesince uyuşmazlığın çözümünde etkili olabilecek ölçüde önemli delillerin toplanmamış ve değerlendirilmemiş olması nedeniyle istinaf istemine konu karara yönelik denetim yapılması mümkün değildir. O halde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esasa ilişkin hususlar incelenmeksizin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenenlerle; 1-Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-a-6 maddesi uyarınca ESASA İLİŞKİN SEBEPLER İNCELENMEKSİZİN KABULÜNE, 2-İzmir 6.Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.05.2022 tarih 2020/75 E. - 2022/401 K. sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dairemizin kararına uygun şekilde yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın mahal mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-a-6 maddesi gereğince kesin olmak üzere 26.03.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi, E. 2022/1581, K. 2025/527, T. 26.03.2025, www.arakarar.com/karar/izmir-bolge-adliye-mahkemesi-11-hukuk-dairesi-2022-1581-e-2025-527-k-cb2ce08b5052