Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1716 E. 2026/207 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1716
- Karar No
- 2026/207
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
40. HUKUK DAİRESİ
TÜRK MİLLETİ ADINA
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI
DOSYA NO: 2022/1716
KARAR NO : 2026/207
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 5. Asliye Ticaret Mahkemesi
TARİHİ: 18/01/2022
NUMARASI : 2018/398 Esas - 2022/30 Karar
Asıl ve Birleşen İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesinin 2018/17 Esas sayılı dosyasında
DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali
KARAR TARİHİ: 03/03/2026
Yukarıda yazılı İlk derece mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, Dairemiz Heyetince yapılan müzakere sonucunda;
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili ... Kooperatifi ile davalı arasında ZMMS poliçesi ile ... plakalı aracın sigortalandığını ve davalının aracı ile dava dışı ...'in ehliyetsiz şekilde ... plakalı araca çarptığını, karşı araçta oluşan hasar nedeni ile dava dışı işletene 22.437 TL ödeme yapıldığını, rücuen takip başlatıldığını takibe yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep etmiştir.
Birleşen İstanbul Anadolu 4. Tüketici Mahkemesinin 2018/17 Esas sayılı dosyasında davacı vekili dava dilekçesinde özetle;müvekkili ... Kooperatifi ile davalı arasında ZMMS poliçesi ile ... plakalı aracın sigortalandığını ve aracın dava dışı ...'in idaresinde iken ... plakalı araca çarpması sonucunda ... plakalı araçta yolcu olarak bulunan ...'in vefat ettiğini, mirasçıları tarafından açılan destekten yoksun kalma tazminatı davasında karşı taraf ile anlaşma sağlandığını, 08/06/2018 tarihinde 160.00 TL müvekkili tarafından ödendiğini, rücuen takip başlatıldığını ve takibe itirazın iptalini talep etmiştir.
Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince; asıl dava yönünden davanın kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 14. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile, takibin aynen devamına, davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine, birleşen dava yönünden; davanın kısmen kabulüne, davalının İstanbul Anadolu 25. İcra Dairesi'nin ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile, 133.571,25 TL asıl alacak, 7.871,55 TL işlemiş faiz ve takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi üzerinden takibin devamına, davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının şartları oluşmayan icra inkar tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
Bu karara karşı istinaf kanun yoluna başvuran davalı vekili, davalı müvekkilinin oto kiralama işi yaptığını, müvekkilinin, kazaya karışan ... plakalı aracını 21/01/2016 tarihinde ... isimli şahsa kiralandığını, ancak kaza tutanaklarından da anlaşılacağı üzere kazayı üçüncü kişi ... isimli şahsın yaptığını, müvekkilinden araç kiralama sözleşmesi ile aracı kiralayan, aracı kendi hesabına ve tehlikesine işleten kişinin ... olduğunu, müvekkile yöneltilebilecek herhangi bir kusur bulunmadığını, emniyet kayıtlarına göre de kazanın oluşumunda bütün kusurun ... isimli şahısa ait olduğunu, üçüncü kişinin ağır kusuru nedeniyle illiyet bağı kesildiğinden davalı müvekkilinin sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, araç kiralama sözleşmelerinde; kiraya verilen aracın, kiracının dışında bir başkasının kullanmasının ancak kiraya verenin yazılı muvafakati ile mümkün olabileceğini, somut olayda plaka sahibi müvekkilin; yazılı muvafakati olmadığı gibi, aracı kiracının dışında bir başkasının kullanabileceğini öngörme, öngörse bile engelleme ihtimali bulunmadığını belirtmiştir.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 355. maddesi kapsamında istinaf itirazları ve kamu düzenine ilişkin hususlarla sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda:
Asıl ve birleşen dava, trafik kazasından kaynaklanan rücuen tazminatı istemine dair itirazın iptaline ilişkindir.
Eldeki davada, davalı vekili cevap dilekçesinde kazaya karışan aracın dava dışı ...'e kiraya verildiğini savunmuştur.
Davalıya ait olan ve davacıya ZMSS ile sigortalı aracın karıştığı kaza nedeniyle dava dışı zarar görene ödenen tazminatın davalıya rücu davasında; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95/1. maddesinde; sigorta sözleşmesinden veya sigorta sözleşmesine ilişkin kanun hükümlerinden doğan ve tazminat yükümlülüğünün kaldırılması veya miktarının azaltılması sonucunu doğuran hallerin zarar görene karşı ileri sürülemeyeceği; aynı maddenin 2. fıkrasında ise ödemede bulunan sigortacının, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda sigorta ettirene başvurulabileceği belirtilmiş; Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B.4. maddesinde ise sigortacının sigortalıya rücu hakkına ilişkin hükümlere yer verilmiştir.
Ödemede bulunan sigortacı, sigorta sözleşmesine ve bu sözleşmeye ilişkin kanun hükümlerine göre, tazminatın kaldırılmasını veya azaltılmasını sağlayabileceği oranda kazaya sebebiyet veren sigortalıya rücu edebilir.
Dosya kapsamından, dava dışı sürücünün karıştığı kaza nedeniyle davacı ... şirketinin dava dışı kişilere tazminat ödediği, daha sonra davalı aleyhine araç sürücüsünün ehliyetsiz olduğundan takip başlattığı, anlaşılmıştır.
Davaya konu kazanın meydana geldiği tarih itibarıyla yürürlükte olan ZMSS Poliçe Genel Şartlarının B.4.c maddesinde; tazminatı gerektiren olay, aracın Karayolları Trafık Kanunu hükümlerine göre gereken ehliyetnameye sahip olmayan kimseler tarafından sevk edilmesi sonucunda meydana gelmiş olması sigortacının sigortalısına rücu sebeplerindendir.
Somut olayda davalı, davacının rücuya dayanak olan poliçenin tarafıdır. Dosyada yer alan kaza tespit tutanağına göre de sigortalı ... plakalı aracın dava dışı ...'in idaresinde ehliyetsiz şekilde çift taraflı kazaya sebep olduğu tespit edilmiştir.
Bu nedenle, açıklanan bu maddi ve hukuksal olgulara göre, davacı sigortacı, sigorta sözleşmesinin tarafı olan davalıya, dava dışı kişilere ödediği bedeli rücu edebileceğinden Mahkemece itirazın iptaline dair verilen kararda isabetsizlik yoktur.
KARAR: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;
1.Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nin 353/1-b/1. maddesi gereğince esastan reddine,
2.Harçlar Kanununa göre alınması gereken 11.234,31 TL istinaf karar ve ilam harcından peşin alınan 2.808,58 TL harcın mahsubu ile bakiye 8.425,73 TL istinaf karar ve ilam harcının davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına,
3.Davalının istinaf başvurusu nedeniyle sarf ettiği yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına,
4.İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından vekâlet ücretine hükmedilmesine yer olmadığına,
5.İstinaf yargılama giderleri için yatırılan gider avansından artan kısmın yatıran tarafa iadesine,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nin 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliği tarihinden itibaren iki haftalık süre içerisinde, dairemize ya da bulunulan yer bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine veya ilk derece mahkemesine verilecek dilekçeyle Yargıtayda temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi.03/03/2026