Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2022/1719 E. 2026/398 K.

Konu: İtirazın İptali

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1719
Karar No
2026/398
Karar Tarihi
Konu
İtirazın İptali

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

14. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2022/1719

KARAR NO: 2026/398

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : BAKIRKÖY 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 31/05/2022

NUMARASI: 2020/868 E. - 2022/570 K.

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Taşıma Sözleşmesi Kaynaklı)

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkili tarafından ... numaralı nakliyat emtia sigorta poliçesi ve ... numaralı nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi ile sigortalanan sigortalı... AŞ'ye ait konfeksiyon (ayakkabı, çanta, aksesuar) cinsi emtiaların, davalıların sorumluluğunda, ... / ... plakalı tır ile İtalya'dan İstanbul'a nakliyesi ve ... / ... plakalı tır ile İsviçre'den İstanbul'a nakliyesi esnasında emtiaların hasara uğradığını, fatura ve yapılan tespitler gereğince sovtaj durumu da dikkate alınarak toplam 51.947,88 TL sigortalı zararının davacı tarafından sigortalı adına müşterisine ödenmek suretiyle tazmin edildiğini, davacının bu ödeme ile temlikname uyarınca sigortalının haklarına halef olduğunu, davalının .../ana nakliyeci olduğunu, eksper raporunda emtiaya ilişkin eksiklik hasarı sebebiyle oluşan ziyan ve masraflardan sorumlu olması nedeniyle rücu muhatabı olarak davalının gösterildiğini, sigortalı zararının rücuen tahsili amacıyla ..... İcra Müdürlüğünün ... Esass ve ...Esas sayılı iki farklı icra dosyası ile 13.11.2019 tarihinde başlatılmış olup davalının borca haksız şekilde itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, savunmasında özetle; 21/05/2019 tarihinde yüklemesi yapılan, göndericisinin ... (...) ...firması olduğu, ...AŞ firmasına ait 82 kap çanta ve ayakkabı emtianın İsviçre-Türkiye arası taşımasının .../ ... plakalı davalı şirket aracı vasıtasıyla gerçekleştirildiğini, dava konusu 1 kap emtianın sevkinin, 11/06/2019 tarihinde davalıya e ait ... plakalı ara nakliye aracı ile gerçekleştirildiğini, düzenlenen ... sıra no'lu taşıma irsaliyesi uyarınca 12/06/2019 tarihinde ... adresinde ...'a teslim edildiğini, kalan 81 kabın ise ... plakalı araçlarla ... sıra no'lu taşıma irsaliyesi ile taşındığı ve imza karşılığında ...'a teslim edildiğini, 07/05/2019 tarihinde yüklemesi yapılan, göndericisinin ... (...) ... firması olduğu... AŞ firmasına ait 47 kap emtianın İsviçre-Türkiye arası taşıması, ... / ... plakalı araçla yapıldığını, 31/05/2019 tarihli, ... no'lu taşıma irsaliyesi ile ... plakalı araçla ... depoda ...'e imza karşılığında teslim edildiğini, davalıya yasal süre geçtikten sonra yapılan bildirime göre teslim edilen 47 kap içinden 4 tane çantanın, 81 kap içinden 20 adet ayakkabının eksik olduğunun bildirildiğini, taşıma sözleşmelerine istinaden yapılan taşımalar sonucu mallardaki ziya ve hasarın süresi içerisinde taşımacıya ihbar edilmesi gerektiğini, dava konusu emtianın, alıcıya eksiksiz ve tam olarak teslim edildiğini, teslim sırasında düzenlenmiş aksine herhangi bir tutanak veya tespit bulunmadığını, alıcı tarafından teslim sırasında irsaliyeye her hangi bir kayıt düşülmediğini, koli içi muhteviyat eksikliği olduğu anlaşılan eksikliklerin CMR kapsamında hizmet veren davalı sorumluluğunda olmadığını, 1 yıllık zamanaşımı süresinin geçtiğini, CMR Konvansiyonunun 30.maddesi uyarınca alıcı, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden, veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturduğunu, açıkça gözükmeyen ziyan veya hasarlarda bildirme yazılı olarak yapılacağını, taşıma konusu emtianın alıcıya teslimi sırasında emtianın eksik çıktığına dair davalı taşıyıcının iştiraki ile tutulmuş bir tutanak bulunmadığını, CMR Kapsamında ayrıca mallar hakkında açıkça şüphe verici her şeyi belirtmesi gerektiğini, ancak bu tür çekincelerini belirtmez ise, aksi açıkça ispat edilene kadar, koli sayısının doğru beyan edildiği ve malların uygun göründüğünün varsayılacağını, mallarla alakalı olarak meydana gelen bir zarar, kayıp ya da gecikme nedeniyle nakliyeciden alacak talebinde bulunanların bu zarar, kayıp ya da gecikmenin taşıma esnasında gerçekleştiğini ispatla yükümlü olduğunu, emtianın taşıma sırasında eksildiğini ispat etme yükünün alıcıda olduğunu, davacının davalının kusuru olduğuna ilişkin yazılı bir kanıt da sunamadığı gibi, bildirimin süresinde yapıldığına ilişkin bir beyanda da bulunamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ

İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "...Davalı vekili tarafından her ne kadar zamanaşımı definde bulunulmuş ise de; dava konusu emtianın teslim tarihinden icra takip tarihi itibariyle CMR 32 maddesinde düzenlenen 1 yıllık zamanaşımı süresi dolmadığından davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi talebinin reddine karar verilerek yargılamaya devam edilmiştir. Somut davada; davacı Sigorta Şirketi ile dava dışı... A.Ş. Arasından nakliyat emtia sigorta poliçesi ve nakliyat emtia abonman sigorta poliçesi düzenlenmiştir. Davacının sigortalısına ait dava konusu emtiaların uluslararası taşıması için dava dışı sigortalı ve davalı arasında taşıma sözleşmesi akdedilmiştir. Taraflar arasında bu hususlarda bir ihtilaf bulunmamaktadır. Taraflar arasındaki ihtilaf söz konusu emtianın taşınması sırasında hasara veya ziyaa urağıp uğramadığı ve uğramış olması halinde davalının sorumlu olup olmadığı hususlarındadır. Mahkememizce dava konusu taşımalara ilişkin taraflar tarafından sunulan taşıma belgeleri üzerinde bilirkişi marifeti ile inceleme yaptırılmıştır. Dosya kapsamına sunulan evraklarda yapılan incelemede taşımaya konu emtiaların zarara uğradığına veya eksik teslim edildiğine dair bir tutanak tutulmadığı, Sigorta Şirketi tarafından teslimden 4 ay sonra yapılan incelemede eşyaların eksik olduğuna dair ekspertiz raporu düzenlendiği, ekspertiz raporunda dava konusu emtialardan 4 adet el portföyü çantasının ve 20 çift ayakkabının eksik olduğunun tespit edildiği, ancak bu eksikiğe ilişkin taraflar arasında teslim sırasında bir tutanak tutulmadığı ve CMR belgesi üzerine şerh düşülmediği, hasarın tespit tarihinin yazılmadığı görülmüştür. Davalı taşıyıcı tarafından dava dışı sigortalıya teslim edilen emtianın eksik olduğu teslimden 4 ay sonra yapılan sayımda ortaya çıkmıştır. Ancak söz konusu eksikliğin satıcı tarafından yükleme esnasında olup olmadığı, taşınma sırasında meydana gelip gelmediği, yoksa teslimden sonra meydana gelip gelmediği hususları davacı tarafça ispatlanmamıştır. Sigortalanan tarafından süresinde taşıyana eksik ve ayıplı taşıma ihbarı yapılmamıştır. Davalı taşıyıcının dava konusu emtianın içerisinde bulunduğu kapların taşıma senedine göre eksik olup olmadığını, hasarlı olup olmadığı ve hasarsız bir şekilde taşıma senedine göre taşıma ve dıştan denetleme yükümlülüğü bulunmakla birlikte kapların içerisini denetleme yükümlülüğü açıkça ve ayrıca üstlenilmediği sürece kapların içerisindeki emtianın eksik olup olmadığını denetleme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Davacı tarafça iddia edilen emtia eksikliğinin taşıma sırasında meydana geldiği geçerli ve kesin deliller ile ispatlanamadığından açılan davanın reddine, davacının kötü niyetli olduğu ispatlanmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesiyle, açılan davanın reddine, kötü niyet tazminatı şartları oluşmadığından davalı vekilinin kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; zararın taşıma sürecinde meydana geldiğinin dosyaya sunulan deliller çerçevesinde ispatlanabildiğinin göz önünde tutulmadığını, Yargıtay kararlarına göre ihbarda bulunulsun veya bulunulmasın, diğer deliller değerlendirilmek suretiyle hasarın varlığının tespit edilebileceğine hükmedildiğini, davalının emtiaları sağlam ve eksiksiz vaziyette teslim almış olmasına rağmen eksik teslim ettiğini, taşımanın başlangıcında eksikliğe yönelik bir taşıyıcı şerhi bulunmadığını, bu nedenle kolilerdeki emtialar taşıyıcıya teslim edildikten sonra eksildiğini, ekspertiz raporunda da bu hususun tespit edildiğini, ekspertiz raporu ve dosyaya sunulan delillerle ispat edildiği üzere emtianın "davalının hakimiyet alanında" iken hasara uğradığını, davalının hakimiyeti altındaki yüke nezaret etme, onun ziya ve hasara uğramaması için gereken özeni gösterme yükümlülüğü altında olmasına rağmen, gerekli özeni göstermeyerek emtianın hasara uğramasına yol açtığını, CMR m. 8 ve m.9/2 uyarınca sevk mektubunda, taşımacı tarafından beyan edilmiş çekince yok ise aksi kanıtlanmadıkça tesellümde yükün ve ambalajlarının iyi durumda olduğu, sayılarının, marka ve numaralarının sevk mektubunda yazılı olanlara uyduğu varsayılacağını, davalının emtiaların nakliye esnasında hasarlanmadığına ilişkin herhangi bir ispat vasıtası bulunmadığını, buna karşın delil listedinde yer alan ve kanunen aksi ispat olununcaya kadar delil niteliği olan ekspertiz raporunun, yapılan incelemeler sonucu davalının hasardan sorumlu olduğunu ispatladığını, CMR Konvansiyonu’nun 17/1'nci maddesi hükmü uyarınca, taşıyıcının meydana gelen hasardan sorumlu olması gerektiğini, ispat yükünün yerine getirildiğini, eksperlerin, bağımsız ve objektif olarak ayrıntılı ve belgeli hasar tespiti yaptıkları raporlarının delil niteliğinde olduğunu ve bağlayıcı olacağını, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

İNCELEME VE GEREKÇE

Dava, karayoluyla uluslararası taşıma sırasında oluşan emtia hasarını nakliyat abonman sigorta poliçesi kapsamında sigortalısına ödeyen sigortacının, ödediği bedeli davalı taşıyıcıdan tahsili amacıyla başlattığı ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ...İcra Müdürlüğünün ve ... Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 27.507,50 TL asıl alacak yönünden 13.11.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ayakkabı, çanta cinsi emtiaların hasara uğraması sonucu sigortalıya ödenen tazimatın gösterildiği, ödeme emrinin 18.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 19.11.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Dosya kapsamında bulunan ... İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı icra dosyasının incelenmesinde; davacı takip alacaklısı tarafından davalı takip borçlusu aleyhine 24.440,38 TL asıl alacak yönünden 13.11.2019 tarihinde icra takibi başlatıldığı, takip dayanağı olarak ayakkabı, çanta cinsi emtiaların hasara uğraması sonucu sigortalıya ödenen tazimatın gösterildiği, ödeme emrinin 18.11.2019 tarihinde tebliğ edildiği, davalı tarafından 19.11.2019 tarihinde süresinde verilen itiraz dilekçesi ile borcun tamamına ve ferilerine itiraz edildiği, itiraz üzerine takibin durduğu ve davanın bir yıllık yasal hak düşürücü sürede açıldığı anlaşılmıştır. Dava konusu emtiaların İtalya ve İsviçre'den Türkiye'ye taşındığı, bu nedenle somut olayda Karayoluyla Eşya Taşınmasına İlişkin Uluslararası (CMR) Sözleşmenin hükümlerinin uygulanması gerektiği anlaşılmaktadır. Davacı ile sigortalısı arasında sigorta poliçeelrinin varlığı, davalı şirketin taşımada ana nakliyeci olduğu konularında herhangi bir uyuşmazlık mevcut değildir. Somut olayda, davacı sigorta şirketi ile davacının dava dışı sigortalısı arasında nakliyat emtia sigorta poliçelerinin düzenlendiği, dava dışı sigortalı şirket ile davalı şirket arasında bir kısım konfeksiyon ürünlerinin İtalya ev İsviçre'den Türkiye'ye karayolu ile taşınması konusunda taşıma sözleşmesi imzalandığı, emtianın tırlarla taşındığı, davacı tarafından söz konusu emtiaların eksik teslim edildiği ileri sürülerek, bu kısım için sigortalısına ödediği tazminat bedelinden davalının sorumlu olduğu iddiasıyla rücen alacak talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır. CMR'nin 30/1. maddesinde alıcının, taşımacı ile beraber durumlarını kontrol etmeden veya ziyan ve hasarın açıkça görüldüğü hallerde teslim anında veya açıkça görülmediği hallerde teslimden yedi gün içinde (pazar günleri ve resmi tatiller hariç) durumu kendisine bildirmeden malı tesellüm ederse, bu husus onun yükü sevk mektubunda belirtildiği şekilde alındığına kanıt oluşturacağı ifade edilmiştir. Anılan maddesinin 2. fıkrasında ise, mal alıcı ve taşımacı tarafından kontrol edildikten sonra, bu kontrolün sonucuna uymayan kanıtların ancak açıkça görülmeyen ziyan ve hasarlar için ve alıcının kontrolden sonra yedi gün içinde (pazar ve resmi tatil dışında) durumu yazılı olarak taşımacıya bildirmesi halinde kabul olunabileceği düzenlenmiştir.CMR'nin anılan maddesi, esas itibariyle gönderilenin taşıyıcıya karşı haklarını kullanabilmesi için teslim anında yapılması gereken düzenlemeleri içermekte, usulüne uygun bir bildirimde bulunmaksızın malları teslim alması durumunda, malların sevk mektbuna uygun olarak teslim edildiğine dair bir karine öngörmektedir. Bu husus, tamamen ispat külfeti bakımından önem taşımakta olup, dava hakkının düşmesiyle bir ilgisi yoktur. CMR Konvansiyonu'na tabi taşımalarda da kural olarak taşıyıcı, malları teslim aldığı andan malları usulüne uygun şekilde teslim ettiği ana kadar meydana gelen hasar, kayıp ve gecikmeden sorumludur. Ancak, taşıyıcı CMR'de yazılı nedenleri ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir. CMR'nin 30. maddesinde taşıyıcı lehine düzenlenmiş karinenin aksi, taşıtan veya onun halefi olan sigortacı tarafından kanıtlanabilir (Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 30.04.2012 tarihli ve 2011/1758 Esas, 2012/7002 Karar sayılı kararı). Somut olayda, taşımaya konu emtiaların zarara uğradığına veya eksik teslim edildiğine dair bir tutanak tutulmadığı, sigorta şirketi tarafından teslimden 4 ay sonra yapılan incelemede eşyaların eksik olduğuna dair ekspertiz raporu düzenlendiği, ekspertiz raporunda dava konusu emtialardan 4 adet el portföyü çantasının ve 20 çift ayakkabının eksik olduğunun tespit edildiği, ancak bu eksikiğe ilişkin taraflar arasında teslim sırasında bir tutanak tutulmadığı ve CMR belgesi üzerine şerh düşülmediği, hasarın tespit tarihinin yazılmadığı görülmüştür. Davalı taşıyıcı tarafından dava dışı sigortalıya teslim edilen emtianın eksik olduğu teslimden 4 ay sonra yapılan sayımda ortaya çıkmıştır. Hasar tespitinden sonra, davalı tarafa hasar ihbarının yapıldığı iddia ve ispat edilmemiştir. Davalının taşımanın tamamlanması ile hasara tanık olduğu kanıtlanmamıştır. Bu hususta tutulmuş bir tutanak veya taşıma belgesine düşülen bir şerh bulunmamaktadır. Bilakis sigortalı çalışanları tarafından malların imza karşılığı teslim alındığı, taşıma irsaliyesine bir şerh düşülmediği görülmktedir. Hasara ilişkin ihbar yapılmadığına göre, davacının hasarın davalının sorumluluğunda taşıma sırasında meydana geldiğini ispatlamakla yükümlü olduğu anlaşılmıştır. Ancak davacı yanca bunun ispatlanamadığı görülmektedir. Taşımaya konu emtianın sigortalıya imza karşılığı teslim edildiği, emtia üzerinde, sigortalı firmanın ve davalının sorumluluğunun bittiği tespit edilmiştir. Bu nedenle, mahkemece davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan bu nedenlerle, HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararı usul ve yasaya uygun olup davacı vekilinin istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir.

HÜKÜM:Yukarıda açıklanan gerekçelerle;

1-HMK'nın 353/1.b.1. maddesi uyarınca, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine,

2-Davacı tarafından yatırılan istinaf başvuru ve peşin karar harçlarının Hazineye gelir kaydına, bakiye 651,30 TL istinaf karar harcının davacıdan tahsiline,

3-Davacı tarafından yapılan kanun yolu giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,

4-Gerekçeli kararın, Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraf vekillerine tebliğine dair;

HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, 05.03.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve temyizi kabil olmak üzere karar verildi.

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, E. 2022/1719, K. 2026/398, T. 05.03.2026, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-14-hukuk-dairesi-2022-1719-e-2026-398-k-ead1a805d624