Bölge Adliye Mahkemesi · Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi 2022/1668 E. 2024/1477 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/1668
- Karar No
- 2024/1477
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2022/1668 Esas - 2024/1477 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ
ESAS NO : 2022/1668 KARAR NO : 2024/1477
TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR
BAŞKAN : ... ... ÜYE : ... ... ÜYE : ... ... KATİP : ... ... İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ : ANKARA 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/07/2020
NUMARASI : 2019/183 Esas 2020/230 Karar DAVACI : VEKİLİ DAVALILAR
DAVA : İtirazın İptali DAVA TARİHİ : 12/04/2019 KARAR TARİHİ : 19/12/2024 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 19/12/2024
Taraflar arasındaki itirazın iptali istemine ilişkin davanın yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davacı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı bankanın müşterilerinden olan davalı ... ... Ltd. Şti.’nin diğer davalılar ... ve ...’ın müşterek borçlu müteselsil kefil olarak imzaladığı genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı şirkete kredi kullandırıldığını, davalı şirketin kredi borcunu ödememesi üzerine Beypazarı Noterliği’nin 04/01/2019 tarih ve 129 yevmiye numaralı hesap kat ihtarının keşide edildiğini, davalı tarafın ihtarnameye itirazda bulunmadığını, sonrasında borcun ödenmemesi nedeniyle Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2019/1190 Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalıların haksız itirazı sonucunda durduğunu iddia ederek davalıların haksız itirazlarının iptali ile takibin devamına, İİK’nun 67/2.maddesine göre %20’den az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde özetle; ekonomik kriz nedeniyle davalıların zor durumda kaldıklarını ve ödemelerini zamanında gerçekleştiremediklerini, bu durum dikkate alınmadan yapılan takibin kötüniyetli olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; davalıların itirazlarının haksız olduğu, alacağın likit olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; davalıların Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2019/1190 Esas sayılı dosyasında 510.308,59 TL asıl alacak, 3.419,40 TL işlemiş %16,08 akdi faiz, 5.926,95 TL işlemiş %32,16 temerrüt faizi, 296,34 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 519.951,28 TL alacağa yönelik itirazlarının iptali ile takibin devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, alacağın %20'si oranında 103.990,25 TL icra inkar tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili banka tarafından talep olunan miktar ve faiz oranlarını dikkate almaksızın hüküm kurulduğunu, 28.01.2019 tarihli takip talebinden de görüleceği üzere taksitli krediler için talep edilen faiz miktarı % 64 olmasına rağmen ilk derece mahkemesince %32,16 temerrüt faiz oranı üzerinden takibin devamına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu bildirerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava; genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi, hesap kat ihtarnamesi, hesap ekstreleri ve sair deliller dosya arasında mevcuttur. Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2019/1190 sayılı dosyasında incelenmesinde; davacı tarafından davalı şirket ve davalı kefillere karşı 512.317,44 TL asıl alacak, 28.273,37 TL işlemiş faiz, 1.413,67 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 542.004,48 TL'nin tahsili amacıyla başlatılan ilamsız icra takibinin davalılar vekilinin yasal süresi içerisinde borca ve fer'ilerinin itiraz etmesi üzerine durdurulduğu, eldeki itirazın iptali davasının İİK.nun 67.maddesinde öngörülen 1 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açıldığı görülmüştür. 16/03/2020 tarihli bilirkişi raporunda özetle; davalıların icra takip tarihi itibariyle davacı banka tarafından kullandırılan krediden kaynaklanan 510.308,59 TL asıl alacak, 3.419,40 TL işlemiş %16,08 akdi faiz, 5.926,95 TL işlemiş %32,16 temerrüt faizi, 296,34 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 519.951,28 TL borçlarının bulunduğunu, temerrüt faizi oranının %32,16 olması gerektiğini bildirilmiştir. Dosya kapsamından, davacı banka ile davalı şirket arasında genel kredi sözleşmesi imzalandığı, diğer davalıların da bu sözleşmeye müteselsil kefil olduğu, kefaletlerinin geçerli olduğu, sözleşme kapsamında kullandırılan kredi borçlarının ödenmemesi üzerine hesabın kat edilerek gönderilen ihtarnamenin davalılara tebliğ edildiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu ile tespit edildiği üzere davacının takip tarihi itibariyle davalılardan 510.308,59 TL asıl alacak, 3.419,40 TL işlemiş akdi faiz, 5.926,95 TL işlemiş temerrüt faizi, 296,34 TL temerrüt faizinin BSMV'si olmak üzere toplam 519.951,28 TL alacağının bulunduğu, fiilen uygulanan ve davacının talep edebileceği temerrüt faiz oranının %32,16 olduğu, davacı yanca dava konusu kredi yönünden fiilen uygulanan temerrüt faizi oranının daha yüksek olduğuna dair delil sunulmadığı gibi bilirkişi tarafından banka kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucunda dava konusu krediye fiilen uygulanan faiz oranının davacının iddia ettiği gibi %64 olduğuna dair herhangi bir tespit yapılmadığı anlaşılmakla ilk derece mahkemesince ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bilirkişi raporu esas alınarak hüküm kurulmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Bununla birlikte, 6100 sayılı HMK'nın 355.maddesinde, istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı, ancak, bölge adliye mahkemesinin kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bu re'sen gözeteceği düzenlenmiştir. 6100 sayılı HMK'nun 297/2. maddesi "Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir." düzenlemesini içermektedir. Hükmün infazda tereddüt oluşturup oluşturmadığının incelenmesi kamu düzeni ile ilgilidir. 6100 sayılı HMK'nın 26/1.maddesinde ise; "Hakim, tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez. Duruma göre, talep sonucundan daha azına karar verebilir." hükmü düzenlenmiştir. Buna göre hakim tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğundan talebi aşar şekilde hüküm kurulması yasaya aykırılık teşkil edecektir. İtirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olup takipte istenilmeyen bir miktara hükmedilemez. Davacı banka icra takibinde taksitli ticari kredi borcu nedeniyle 512.317,44 TL asıl alacak, 28.273,37 TL işlemiş temerrüt faizi %64, 1.413,67 TL BSMV olmak üzere toplam 542.004,48 TL alacağın tahsilini talep etmiş, takip talebindeki açıklamalardan anlaşıldığı üzere asıl alacak tutarına takip tutarına %64 oranında temerrüt faizi işletilmesini istemiştir. Anılan talepten anlaşılacağı üzere davacının icra takibinde talep ettiği işlemiş faiz temerrüt faizi olup ayrı alacak kalemi olarak işlemiş akdi faiz talebi bulunmamaktadır. Ne var ki mahkemece davacı yanca takipte talep edilmeyen akdi faiz kalemi 3.419,40 TL işlemiş akdi faiz olarak toplam alacağa dahil edilerek hüküm kurulmuştur. HMK'nun 26. maddesi uyarınca talep aşımının re'sen gözetilmesi gerekecektir. Hal böyle olunca mahkemece, davacının takipte ayrı işlemiş akdi faiz alacak kalemi talebi bulunmadığı gözetilerek hüküm kurulması gerekirken, bilirkişi raporundaki işlemiş akdi faiz hesabı esas alınarak toplam 3.419,40 TL işlemiş akdi faiz miktarının da alacak miktarına dahil edilmesi HMK'nun 26. maddesi uyarınca talep aşımı niteliğindedir. Öte yandan, takip talebinde asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren %64 oranında temerrüt faizi işletilmesi talep edilmesine ve fakat mahkemece takip konusu alacak yönünden uygulanması gereken temerrüt faiz oranının %32,16 olduğunun gerekçede ve hükmün 1 no'lu bendinin 2.satırında kabul edilmesine rağmen hükmün 1 no'lu bendinin 4.satırında "itirazlarının iptali ile takibin devamına" denilmek ve asıl alacak miktarına takip tarihinden itibaren işletilecek temerrüt faiz oranı açıkça yazılmamak suretiyle takip tarihinden itibaren uygulanacak temerrüt faiz oranının % 64 olduğu sonucunu doğuracak şekilde hüküm kurulması infazda tereddüte neden olacak nitelikte olduğundan HMK'nun 297/2.maddesine aykırılık teşkil ettiğinden kamu düzeni gözetilerek hükmün bu nedenle de kaldırılması gerekmiştir. Tüm bu nedenlerle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve takdiren aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; A)1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kamu düzeni gözetilerek KISMEN KABULÜ ile, Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 16/07/2020 tarih ve 2019/183 Esas 2020/230 Karar sayılı kararının HMK'nın 353/(1).b-2 maddesi uyarınca kamu düzeni yönünden KALDIRILMASINA, B)1-Davanın KISMEN KABULÜ ile, 2-Davalıların Ankara 3.İcra Müdürlüğünün 2019/1190 esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazının iptali ile, Takibin 510.308,59 TL asıl alacak, 5.926,95 TL işlemiş %32,16 temerrüt faizi, 296,34 TL %5 BSMV olmak üzere toplam 516.531,85 TL üzerinden kaldığı yerden aynen devamına, Fazlaya ilişkin istemin reddine, Asıl alacağa takip tarihinden itibaren yıllık %31,16 oranında temerrüt faizi ve faizin %5 oranında BSMV yürütülmesine, 3-Hükmedilen tutarın %20'si oranında hesaplanan icra inkar tazminatı 103.306,37 TL'nin davalıdan tahsil ile davacıya verilmesine, 4-Alınması gereken 35.284,29 TL nispi karar ve ilam harcından peşin alınan 6.546,07 TL harcı ile icra dosyasına yatırılan 2.710,02 TL harcın mahsubu ile bakiye 26.028,20 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 5-Davacı tarafça başlangıçta yatırılan 6.546,07 nispi harç, ile 44,40 TL başvuru harcı, 2.710,02 TL ıslah harcı olmak üzere toplam 9.300,49 TL harcının davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, 6-Davacı tarafından yapılan 87,50 TL tebligat ve posta, 1.000,00 TL bilirkişi gideri olmak üzere toplam 1.087,50 TL yargılama giderinin davanın red/kabul oranına göre 1.036,39 TL'lik kısmının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 7-Davanın kabul edilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 43.047,56 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 8-Davanın reddedilen kısmı yönünden, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T.'ne göre takdir ve tayin olunan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 9-Davacı tarafından yatırılan gider avansının kullanılmayan kısmın karar kesinleştiğinde ve istekleri halinde davacıya iadesine, C)1-Davacı taraftan istinaf karar harcı olarak alınan 59,30 TL harcı ile 162,10 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcının talep halinde davacıya iadesine, 2-Davacı tarafça istinaf aşamasında yapılan dosyanın istinafa gönderim giderinin 98,00 TL davalıdan alınarak davacıya verilmesine, 3-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına,
Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361. maddesi uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık süre içerisinde Yargıtay'da temyiz kanun yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 19/12/2024
Başkan- ... Üye - ... Üye - ... Zabıt Katibi -... ... ... ... ...