Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/163 E. 2023/327 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/163
Karar No
2023/327
Karar Tarihi

T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DOSYA NO: 2023/1511 Esas KARAR NO: 2024/1924 Karar İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/05/2023 NUMARASI: 2022/163 E. - 2023/327 K. DAVANIN KONUSU: Menfi Tespit (Kambiyo Senetlerinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 18/12/2024 İstinaf incelemesi için dairemize gönderilen dosyanın ilk incelemesi tamamlanmış olmakla, HMK 353. ve 356. maddeleri gereğince dosya içeriğine göre duruşma yapılmasına gerek görülmeden dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu; G E R E Ğ İ D Ü Ş Ü N Ü L D Ü: DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ... Gıda San Tic. Ltd. Şti. firmasına ait iş yerinin 29.08.2014 günü gece 02:00-04:00 saatleri arasında soyulduğunu ve müvekkilinin kasasında bulunan 37 adet toplam 3.585.924,00 TL tutarında çekin çalındığını, olayın Balıkesir Cumhuriyet Başsavcılığı’na intikal ettiğini ve bu hırsızlık olayıyla ilgili soruşturma başlatıldığını, çek iptali davasının müvekkili ... Gıda San Tic. Ltd. Şti. tarafından 29.08.2014 tarihinde Balıkesir Asliye Hukuk mahkemesinde açıldığını ve Balıkesir 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2014/333 E sayılı dosyasında hırsızlık konusu çeklerle ilgili dava sonuna kadar ödeme yasağı konulmasına karar verildiğini, keşidecisi ... San. ve Dış Tic. A.Ş. olan, ... Bankası ... kodlu Beylerbeyi Şubesi'ne ait 30.11.2014 keşide tarihli, ... numaralı dava konusu çekin 02.12.2014 tarihinde ... Bankası'nın Bayrampaşa Şubesi'ne ibraz edildiğini, buna göre çekin son hamilinin çeki bankaya ibraz eden davalı ... olduğunu, son hamil dışında çekte ciranta olan diğer davalıların da çeki icra takibine koymak suretiyle müvekkili aleyhinde telafisi imkânsız zararlara yol açabileceğini beyan ederek, çalmak suretiyle ele geçirilen, hakkında suç duyurusu ve çek iptal davası ile ödeme yasağı bulunan ... Bankası'nın Beylerbeyi Şubesi'ne ait ... hesap, 30.11.2014 keşide tarihli, ... numaralı, 200.000,00 TL tutarlı çekle ilgili acilen İİK'nun 72. maddesine göre ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalarının kabulüne, müvekkilinin çekle ilgili borçlu olmadığının tespitine, yargılama giderleriyle avukatlık ücretinin karşı yana yüklenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı temlik eden ... vekili cevap dilekçesinde; davacılardan ... Süt Ürünleri Şirketi'nin, dava konusu çekin işyerinin kasasından çalındığını, bununla alakalı soruşturmanın devam ettiğini, çekteki ciro imzasının şirket yetkilisine ait olmadığını, çekle ilgili olarak çek iptal davası açıldığını ve çekle ilgili olarak ödeme yasağı konulmasına karar verildiğini beyan ederek, çekin başka bir şubeden ibraz edildiği iddiasıyla iş bu davayı açtığını, müvekkilinin çeki bankaya ibraz ettiğinde çekle ilgili ödeme yasağı kararı olduğunu öğrendiğini ve ilgili mahkemeye çekin elinde bulunduğunu bildirerek, icra takibi başlatıldığını, açıklandığı üzere Konya İcra Müdürlüğünün yetkisizliği üzerine davacılardan yalnızca ... Şirketi ile ilgili olarak İstanbul Anadolu İcra Müdürlüğünün dosyası ile icra takibi başlatıldığını, müvekkilinin çekte iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, dolayısıyı ile çekteki ilk ciranta olan davacı ... Ltd. Şirketi'ne atfen atılan imzanın şirket yetkilisine ait olup olmadığı hususunun bilinemez olduğunu, bu hususun ancak imza incelemesi neticesinde açıklığa kavuşacağını, diğer davacı ... Gıda Şirketi'nin ise dava dilekçesinde borçlu olmadığı ile ilgili hiçbir beyanının bulunmadığını, yalnızca davacılar kısmında isminin geçtiğini, davacı ... Gıda Şirketi'nin çekin keşidecisi olduğunu, mahkemenin 02.03.2015 tarihli tedbir kararında İİK'nun 72/2. maddesi gereğince alacağın %15'i oranında teminat ile takip yapılmasının önlenmesi yönünde ihtiyati tedbir kararı verildiğini, davacı ... Gıda Şirketi'nin aleyhine icra takibi başlatıldıktan sonra menfi tespit davası açarak tedbir talebinde bulunduğunu beyan ederek, yetki itirazlarının kabulü ile dosyanın yetkili Anadolu/İstanbul Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine gönderilmesine, davanın reddine, davacılar aleyhine alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa tahmili yönünde karar verilmesini talep etmiştir. Diğer davalılara usulüne uygun olarak dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edildiği halde, davaya herhangi bir cevap vermemiş ve mahkemece yapılan açık duruşmalara da katılmadıkları, mahkemece işbu davalı tarafların HMK'nın 128/1. maddesi gereği dava dilekçesinde ileri sürülen vakıaların tamamını inkar etmiş sayılacaklarına karar verildiği tespit edilmiştir. DAVALARIN BİRLEŞTİRİLMESİ VE TEFRİKİ KARARI: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/140 Esas, 2015/89 Karar sayılı kararı ile aynı çekle ilgili aynı davalılara karşı çekin keşidecisi olan ... tarafından açılan menfi tespit davasının işbu dava ile birleştirilmesine karar verildiği, Mahkemece 30/03/2023 tarihinde birleşen bu davanın asıl davadan tefrik edilmesine karar verildiği, tefrik edilen davanın Mahkemenin 2023/213 Esas sırasına kaydedildiği anlaşılmıştır. MAHKEMENİN İLK KARARI: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 13/03/2019 tarih, 2015/76 Esas ve 2019/261 Karar. sayılı kararıyla; "... toplanan delillere ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu çekin arka yüzündeki ... Ltd. Şti. Kaşesi üzerinde atılı bulunan imzaların ..., ... ve ... eli ürünü olmadığı, buna göre dava konusu çekteki imzaların davacı taraf olan lehtar ve keşidecilere ait olmadığı gerekçeleriyle davanın kabulüne, dava konusu çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine" karar verilmiştir. Kararı asıl davanın davalıları ... ve ... ve birleşen davanın davalısı ... vekili istinaf etmiştir. KALDIRMA KARARI: Dairemizin 16/02/2022 tarihli 2019/1840 Esas ve 2022/212 Karar sayılı kararıyla; "...Asıl ve birleşen dava icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır. Asıl davanın davacısı takip ve dava konusu çekin lehtarı birleşen davanın davacısı ise keşidecisidir. Asıl davanın davacısı çekteki imzaların müvekkili şirket yetkililerine ait olmadığını iddia etmiş, birleşen dava davacısı da takip konusu çek ile ilgili menfi tespit talebinde bulunarak davaların birleştirilmesini istemiştir. Birleşen davalar bağımsızlıklarını koruduğundan her bir dava için ayrı ayrı hüküm kurulması gerekirken dosyada tek bir davacı ve tek bir dava varmış gibi hüküm kısmında "davacının davasının kabulüne... Çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine" şeklinde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırıdır. Öte yandan hükmün gerekçe kısmında çekteki imzaların lehtar ve keşidecilere ait olmadığı gerekçesine yer verildiği oysa sadece asıl davada davacı olan çek lehtarının imza inkarına dayandığı, birleşen davanın ise az önce de belirtildiği üzere çekin keşidecisi olup, imza inkarına dayanmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre hükmün gerekçesi de kısmen dosya içeriği ile uyumlu değildir. Hükmün kapsamı HMK'nın 297. Maddesinde düzenlenmiş olup, istinafa konu edilen kararın HMK'nın 297. Maddesine uygun bir hüküm olduğundan bahsetmek mümkün değildir. Açıklanan bu hususlar gözetildiğinde asıl davanın davalısı ... ve ... ve Birleşen Davanın davalısı ... vekilinin istinaf taleplerinin esasa dair yönleri incelenmeksizin kabulü gerekmiş ve HMK'nın 297 ve devamı maddelerine uygun şekilde her bir dava yönünden ayrı ayrı hüküm kurulmak üzere dosyanın ilk derece mahkemesine iadesine..." karar verilmiştir. KALDIRMA SONRASI MAHKEME KARARI: İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04/05/2023 tarih, 2022/163 Esas ve 2019/261 Karar sayılı kararıyla; "...Mahkememizce aldırılan bu rapora denetime açık, yeterli, objektif ve hüküm kurmaya elverişli olması ile itibar edilmiştir. Bilirkişi raporuna davalı vekilinin teknik nitelikte olmayan itirazlarına da itibar edilmemiştir. Dava konusu edilen çekte lehdar olarak yer alan davacı şirkete atfen atılı bulunan imzanın davacı şirket yetkilisi eli ürünü olmadığı kanaatine varılmıştır. Bu nedenlerle davanın kabulü ile, davaya konu ... Bankası Beylerbeyi Şubesi'ne ait, keşidecisi ... San. ve Dış Tic. A.Ş. olan 30/11/2014 keşide tarihli, ... numaralı 200.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir. Davalı tarafların kötüniyet tazminatı talebi yönünden ise İİK'nın 72/4. maddesi uyarınca tazminata hükmedilebilmesi için davanın alacaklı konumunda olan davalı lehine reddine karar verilmiş olması ve dosya kapsamında ihtiyati tedbir kararı verilmiş olması gerekmektedir. Davanın kabulüne karar verilmiş olması nedeniyle davalıların tazminat talebinin İİK'nın 72/4. maddesindeki koşullar oluşmadığından reddine dair karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda izah olunduğu üzere; 1-Davanın kabulü ile, davaya konu ... Bankası Beylerbeyi Şubesi'ne ait, keşidecisi ... San. ve Dış Tic. A.Ş. olan 30/11/2014 keşide tarihli, ... numaralı 200.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, 2-Davalıların kötü niyet tazminatı taleplerinin reddine," karar verildiği görülmüştür. İSTİNAF İSTEMİ: Davalılar ... ile ... vekilinin süresinde ibraz ettiği istinaf dilekçesinde; tefrik edilen davanın davacısı ve çeki keşide eden ... aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını, davacı ... Şirketi'nin bu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, haciz ve icra takibi tehdidi altında olmadığını, davacı hakkında Konya ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile başlatılan icra takibinde Konya 1. İcra Hukuk Mahkemesinin 2015/85 Esas sayılı dosyası üzerinden yetkili icra dairesinin Balıkesir İcra Dairesi olduğuna karar verildiğini, Balıkesir İcra Dairelerinde davacı ... Şirketi adına başlatılan bir icra takibinin bulunmadığını, bu durumun müvekkilinin davacıdan herhangi bir alacak talebi olmadığını gösterdiğini, davacının amacının çekin keşidecisi olan diğer şirketle birlikte hareket ederek, borcun ödenmesine engel olmak olduğunu, yerel mahkemenin davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığına dair itirazlarını hiç değerlendirmediğini, gerekçeli kararında da buna ilişkin karar vermediğini, Müvekkilinin çekte iyiniyetli üçüncü kişi olduğunu, dolayısı ile çekteki ilk ciranta olan davacı şirkete ait imzanın ona ait olup olmadığını bilemeyeceğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinin müvekkiline yüklenmesinin hakkaniyetli olmadığı gibi, müvekkilinin hak arama hürriyetini de engellediğini belirterek, istinaf taleplerinin kabulü ile, İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/05/2023 tarihli, 2022/163 Esas, 2023/327 Karar sayılı kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER: Davaya konu çek örneği incelendiğinde; ... Bankasının Beylerbeyi Şubesi'ne ait, ... seri numaralı, 30/11/2014 keşide tarihli, 200.000,00 TL bedelli çek olduğu, keşidecisinin ... San. Ve Dış Tic. A.Ş., lehtarının ... Tic. Ltd. Şirketi olduğu, arkasında sırasıyla ... İnş. Tic. Ltd. Şirketi, ... Ltd. Şirketi, ... Işıklı Işıksız Tabela .... ... ...'ın cirolarının bulunduğu, 02/12/2024 tarihinde bankaya ibraz edildiği ve ödeme yasağı konulduğundan iade edildiğine dair şerhin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Dosyada mevcut temlik sözleşmesi incelendiğinde; Konya ... Noterliğinin 18/11/2015 tarihli, ... Yevmiye numaralı "Alacağın Devri" sözleşmesi ile ...'ın Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki 150.000,00 TL alacağını ...'e devir ve temlik ettiği tespit edilmiştir. Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası incelendiğinde; alacaklının ..., borçlunun ... Lok San Tic Ltd. Şti. olduğu, 150.000,00 TL asıl alacak olmak üzere toplam 166.140,41 TL alacak için 13/03/2015 tarihinde kambiyo senetlerine mahsus icra takibi başlatıldığı, takibin kesinleştiği tespit edilmiştir. İlk derece mahkemesince İstanbul Jandarma Kriminal Laboratuvar Amirliği'nden alınan 01/06/2018 tarihli raporunda; inceleme konusu çekin arka yüzünde basılı "... TARIM HAYV. İNŞ. TİC. LTD. ŞTİ." kaşe izi üzerinde atılı bulunan imza ile ..., ... ve ...'ın mukayese imzaları arasında yapılan inceleme ve karşılaştırmada; İmzaların genel şekli, imzaların başlangıç hareketlerinin yapılışı, imzalar içerisindeki buklesel el hareketlerinin yapılışı, imzalardaki yatay çekiliş ve dikey çıkışların yapılışı, imzaların meyil ve istikamet pozisyonu, imzaların bitim hareketlerinin yapılışı, kalifrafik ve karakteristik özellikler yönünden farklılıklar görülmüş olup, söz konusu imzanın ..., ... ve ... eli ürünü olmadığı kanaatine varıldığı bildirilmiştir. G E R E K Ç E: Dava; İİK'nın 72/1. maddesi uyarınca çek nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiş, kararı davalı ve temlik alan vekili istinaf etmiştir. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi gereğince, ileri sürülen istinaf başvuru nedenleri ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Dosya üzerinde resen yapılan incelemede; alacağın bir kısmını davalıdan temlik aldığını iddia eden ... Mahkemece davaya temlik alan davalı sıfatıyla taraf olarak eklenmişse de, dosyaya sunulan alacağın temliki sözleşmesine konu alacağın bu davayla ilgisinin bulunmadığı, davalı ...’ın Ankara ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası kapsamında, borçlu ... Tur. Lok. San. Tic. Ltd. Şti.’nden alacağı 150.000,00 TL alacakla ilgili olduğu, davalının ...’e işbu davaya konu bir alacağını temlik ettiğine dair dosyaya yazılı bir temlik sözleşmesi sunmadığı anlaşılmıştır. Alacağın temliki sözleşmesinin yazılı yapılması şekil şartı olup, davacı vekili duruşmada bu hususu dile getirmesine rağmen Mahkemece ...’in alacağı temlik aldığının kabul edilmesi ve dosyaya temlik alan taraf olarak eklenmesi usule uygun olmamıştır. Davada taraf teşkili kamu düzeninden olmakla, bu nedenle ...’in davada taraf sıfatı bulunmadığından, istinaf talepleriyle ilgili inceleme yapılmamış ve davanın tarafı olmaktan resen çıkartılmıştır. Davalı ... vekilinin istinaf talepleriyle ilgili yapılan incelemede; her ne kadar davalı vekili, davacı aleyhine icra takibi yapmadıklarını, bu nedenle menfi tespit davası açmakta hukuki yararı bulunmadığını savunarak istinaf talebinde bulunmuşsa da, davaya konu çekin lehtarının davacı olduğu, ayrıca çekin arkasında ilk ciranta olarak adının yazıldığı, hakkında icra takibi başlatılmamış olsa bile, kendisinden sonraki diğer cirantalara ve çek hamiline karşı sorumluluğunun doğabileceği, bu nedenle dava açmakta hukuki yararının mevcut olduğu anlaşılmakla, davalılar vekilinin istinaf talebi kabul edilmemiştir. Davalı vekili, müvekkili ...’ın iyiniyetli hamil olduğunu ve davanın açılmasına sebebiyet vermediğini, yargılama giderlerinden sorulu tutulmaması gerektiğini belirterek istinaf talebinde bulunmuşsa da, davacının davasında haklı olduğu, HMK’nun 326/1. maddesi uyarınca yargılama giderlerinin davada haksız çıkan davalıya yüklenmesinde usule aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davalı vekilinin istinaf talebinin reddine karar verilmiştir. Tüm bu nedenlerle; davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin resen yapılan inceleme sonucunda kısmen kabulüne, ...’in istinaf talebiyle ilgili karar verilmesine yer olmadığına, ilk derece mahkemesinin kararının HMK’nun 355/1. ve 353/1-b-2. maddeleri uyarınca resen kaldırılmasına, kazanılmış haklar korunarak yeniden hüküm kurulmasına, davanın kabulü ile, davaya konu ... Bankası Beylerbeyi Şubesi'ne ait, keşidecisi ... San. ve Dış Tic. A.Ş. olan 30/11/2014 keşide tarihli, ... numaralı 200.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, davalı ...’ın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. H Ü K Ü M: Yukarıda açıklanan gerekçe ile: 1-Davalı ... vekilinin istinaf taleplerinin KISMEN KABULÜNE, 2-... vekilinin istinaf talepleri hakkında KARAR VERİLMESİNE YER OLMADIĞINA, -HMK’nun 355/1. ve 353/1-b-2. maddeleri uyarınca İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 04/05/2023 tarihli, 2022/163 Esas, 2023/327 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, -Davanın kabulü ile, davaya konu ... Bankası Beylerbeyi Şubesi'ne ait, keşidecisi ... San. ve Dış Tic. A.Ş. olan 30/11/2014 keşide tarihli, ... numaralı 200.000,00 TL bedelli çek nedeniyle davacının davalılara borçlu olmadığının tespitine, -Davalı ...’ın kötü niyet tazminatı talebinin reddine 3-İlk derece yargılaması yönünden; -492 sayılı Harçlar Kanunu'na ekli (1) sayılı tarife gereğince alınması gereken 13.662,00 TL nispi karar ve ilam harcının, davacı tarafça dava açılırken peşin olarak yatırılan 3.415,50 TL peşin harcın mahsubu ile Hazineye gelir kaydına, bakiye 10.246,50 TL harcın davalılardan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, -Davacı tarafından yapılan 3.415,50 TL peşin harç, 27,70 TL başvurma harcı, 2.449,00 TL posta ve tebligat masrafları olmak üzere toplam 5.892,20 TL yargılama giderinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, -Davalı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kararın mahiyeti gereği üzerinde bırakılmasına, -Davacı taraf kendisini vekille temsil ettirdiğinden karar tarihinde geçerli A.A.Ü.T. uyarınca belirlenen 31.000,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, 4-İstinaf yargılaması yönünden; -Davalı vekilinin istinaf istemi kabul olunmakla, peşin alınan istinaf harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde iadesine, -Davalı tarafından yapılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvurma harcı ile 161,00 TL (posta-teb.müz.) giderinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, -İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 5-Artan gider avanslarının karar kesinleştiğinde ve talep halinde ilk derece mahkemesince taraflara iadesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucu 18/12/2024 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/163, K. 2023/327, T. 02.03.2015, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-163-e-2023-327-k-67b9e85b34f2