Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/161 E. 2022/390 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/161
Karar No
2022/390
Karar Tarihi

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2023/439 - 2025/649 T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2023/439 KARAR NO : 2025/649 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 2. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 07/12/2022 NUMARASI : 2022/161 E. - 2022/390 K. DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali) Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 07/12/2022 tarih ve 2022/161 E. - 2022/390 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davacı tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkilinin 2021/03955 sayılı "...+şekil" ibareli marka tescil başvurusunun davalı Şirket'in "..." ibareli markalarına dayalı itirazı üzerine diğer davalı Kurum'un 24/02/2022 tarih, 2022-M-1809 sayılı YİDK kararı ile nihai olarak reddedildiğini, oysa “...” ibaresinin, davalı markaları ile benzerlik ihtiva etmediğini, “...” ibaresinin “...” kelimesinin ikinci hecesi olması ve ekmeği andırmasından dolayı yaygın olarak tehcih edildiğini, ticaret alanında herkes tarafından kullanılan veya belirli bir meslek, sanat veya ticaret grubuna mensup olanları ayırt etmeye yarayan işaret veya adlandırmalar jenerik isimler olduğundan yalnız bir kişinin tekeline bırakılamayacağını ileri sürerek, 2022-M-1809 sayılı YİDK kararının iptaline ve dava konusu markanın müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, diğer davalının “...” ibareli markasını görmüş ve tanımış olan bir tüketicinin, davacının “...” ibareli markasıyla karşılaştığında bu markaları benzer bulması ve karıştırmasının ihtimal dahilinde olduğunu, dava konusu YİDK kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Diğer davalı Şirket vekili, işbu dava konusu marka ile müvekkili şirket markaları arasındaki sınıfsal benzerliğin ayniyet boyutunda bulunduğunu, ortalama gıda tüketicisinin işbu dava konusu marka ile müvekkili şirket markalarını benzer olarak algılayacağını, davaya konu “...” markasının müvekkili adına tescilli “... ... / ...” ibareli markalar ile iltibas oluşturabilecek düzeyde benzer olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, davaya konu 2021/03955 sayılı davacı markası kapsamında yer alan dava konusu malların tamamının redde gerekçe markanın kapsamında aynı/aynı tür/benzer olarak yer aldığı, dava konusu marka ile davalı markası arasında işitsel, görsel ve kavramsal benzerlik ve dava konusu mallar bakımından karıştırılma ihtimalinin bulunduğu, YİDK kararının yerinde olduğu ve iptali şartlarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde, hükme esas alınan bilirkişi raporuna itirazlarının karşılanmadığını, emsal uyuşmazlıklarda davalı aleyhine verilen kararların bilirkişi raporunda ve mahkeme kararında değerlendirilmediğini, "..." ibaresinin ... kelimesinin ikinci hecesi olması ve ekmeği andırması nedeniyle yaygın kullanıldığını, davalının tekeline bırakılamayacağını, davalı ...'nin herhangi bir ürününde "..." ibaresi geçmediğinden ortada görsel ve işitsel benzerliğin de bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, başvurunun reddine dair YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, "...+şekil" ibareli başvuru ile davalı Şirket'in itirazına mesnet "..." asıl unsurlu marka arasında, dava konusu edilen 30.sınıf emtia yönünden 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, zira davalının itiraza mesnet markasının asli unsurunu oluşturan "..." ibaresinin dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, her ne kadar davacı tarafça "..." ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu ileri sürülmüş ise de "..." ibaresinin, davalı Şirket'in kendi markalarını oluşturma sürecinde “...” kelimesini çağrıştırmak üzere “...” üst markasına “...” ibaresini ekleyerek kullandığı bir ibare olduğu, zihinsel bir çaba ve yaratıcılık ile oluşturulmuş “...” markasının, yoğun kullanım ve tanıtımla da ayırt edici niteliğinin güçlendiği, ayrıca başına başka ayırt edici ilaveler getirilerek seri markalar da oluşturulmuş bulunduğu, dolayısıyla "..." ibaresinin salt bir ürüne dair hatırlatma içerdiğinin ileri sürülemeyeceği hususlarının yargı kararları ile belirlendiği, "..." ibaresini davalı markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 25.03.2019 tarih, 2018/711 Esas, 2019/2222 Karar sayılı, "..." ibaresini davalı markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 14.01.2019 tarih, 2017/3074 Esas, 2019/284 Karar sayılı, "..." ibaresini davalı markaları ile benzer gören Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 08.04.2014 tarih, 2013/18549 Esas, 2014/6830 Karar sayılı ilamlarının da bu yönde olduğu anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davacı tarafından istinaf başvurusunda yatırılan 179,90-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50-TL'nin davacıdan tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı uhdesinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 27/03/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 28/03/2025 Başkan Üye Üye Katip Bu belge 5070 sayılı Yasa hükümlerine göre elektronik olarak imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/161, K. 2022/390, T. 08.04.2014, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-161-e-2022-390-k-3a77975768f0