Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1582 E. 2022/5882 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/1582
Karar No
2022/5882

T.C. DENİZLİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... KARAR TARİHİ : 30/01/2025 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... DAVACI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVALI : ... -...- ... VEKİLİ : Av. ...- DAVANIN KONUSU : Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) G.KARAR YAZIM TARİHİ : 31/01/2025 İlk derece mahkemesinin yukarıda belirtilen ara kararına yönelik davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ: Davacı vekili ihtiyati tedbir talepli dava dilekçesinde özetle; müvekkili ...'in İnşaat mühendisliği eğitimi aldığını, uzun yıllardan beri büyük ver tanınmış şirketlere danışmanlık hizmeti verdiğini, sektörde tanınan güvenilir geçmişe sahip olan bir iş kadını olduğunu, üstlendiği tüm projelerde müşterilerine sunduğu inşaat ve malzeme kalitesi yanı sıra; yenilikçi ve inovatif gücü ile yeni ve farklı yaşam alanlarını hayata geçirmekte olduğunu, koşulsuz müşteri memnuniyeti sağladığını, davalının ise Muğla'da mutfak dolabı imalatı yapan bir firma olup; müvekkilinin müteahhitliğini yaptığı, ... parselde bulunana taşınmaz üzerinde yapılan inşaatın iç kapı, mutfak, vestiyer, gömme dolapları, banyo dolapları, ahşap merdivenleri laminat parke, üçan raflarının yapılması için davalı ... ile anlaşma sağlanmış ancak davalı taraf üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediğini, müvekkili ile davalı arasında yapılan sözleşmenin, davalı tarafından gereği gibi ifa edilmemesi sebebi ile müvekkilinin maddi manevi zarara uğradığının işbu zarar delil tespit raporu ile sabit hale geldiğini, müvekkilinin bahis konusu sözleşmeye göre 115.000-TL nakit ödeme yaptığını ayrıca B blok 1. Kat 4 nolu dairenin davalıya tapu devrini gerçekleştirdiğini, ancak davalı tarafın bu süreçte sözleşmedeki edimlerini gereği gibi yerine getirmediğini, müvekkilinin işbu sebepten ötürü 06/05/2019 tarihinde Denizli Baro Başkanlığı .... sayılı,... havale numaralı ihtarname keşide edildiğini, işbu ihtarname akabinde davalının talebi üzerine tarafların bir araya geldiğini 09/05/2019 tarihli ek protokol yapıldığını, 09/05/2019 tarihli ek protokole göre, önceki sözleşme ile takibi 2 Nisan'a kadar teslim edilmiş olması gereken edimlerin 30 Haziran'a ertelendiğini, kalan bakiyenin ise iş tesliminde ödenmek koşuluna bağlandığını, ne var ki, Davalı tarafın, 30 Haziran tarihinde ise eksik edimlerini yerine getirmediğini ve temerrüde düştüğünü, yaptığı işler de ise ayıpların ortaya çıktığını, davalının sözleşme uyarınca yerine getirmesi gereken edimlerini gereği gibi yerine getmemiş olup, eksik ve ayıplı ifaya sebebiyet verdiğini, Muğla ili Dalaman ilçesi altıntaş mahallesi Karaçoban mevkiinde bulunan 3157 ada bir parselde kayıtlı taşınmazda bulunan 3 blok 30 dairenin, iç kapı, mutfak, vestiyer, gömme dolapları, banyo dolapları, ahşap merdivenleri laminat parke, üçan raflarının yapılması için davalı ile 18 Ocak 2019 tarihinde anlaşıldığını, ne var ki işbu sözleşme ile de davalı yanın edimlerini gereği gibi yerine getirmekten imtina ettiğini, işbu durumun delil tespitine yönelik bilirkişi raporu ile sabit olduğunu, davalının ayıplı ve eksik edimlerinden kaynaklı, müvekkilin başkaca yükleniciler ile çalıştığını, zaman kaybettiğini ve ayrıca tekraren ödeme yapmak durumunda kaldığını, müvekkilinin zaten ödeme yaptığı davalıdan hizmet alamadığını, ayrıca tekraren aynı işler için ödeme yapmak durumunda kaldığını, müvekkilinin bu noktada maddi açıdan ciddi zarara uğradığı gibi ayrıca küçük bir ilçe olan Dalaman'da inşaat piyasasındaki ticari itibarının zadelenmesine sebebiyet verdiğini, 09/05/2024 tarihli taraflar arası akdedilen sözleşmeye binaen faizi ile birlikte cezai şartın müvekkiline ödenmesi gerektiğini, Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. Maddesi ve devamı gereğince, mahkemeden davalının malvarlıklarına ihtiyati tedbir konulması gerektiğini, işbu davaya konu sözleşmeye binaen müvekkilinin, davalıya ... Numaralı bağımsız bölümün devrini gerçekleştirdiğini, gelinen aşamada davalı tarafın, edimlerini gereği gibi yerine getirmediği gibi ayrıca işbu gayrimenkul üzerinde sebepsiz zenginleştiğinin aşikar olduğunu, mahkeme sürecinin amaca hizmet eder bir kurum olması ve dava, davacının lehine sonuçlandığı takdirde karşı tarafın tahsil kabiliyetine haiz olmasının davayı tam anlamda neticeye erdirdiği kabulünden bahisle; dava konusu alacaklarının teminat altına alınmasını, davalının; borcu karşılayacak menkul ve gayrimenkullerini başkalarına devir ve temlikinin önlenmesi yönünden HMK 389vd. göre teminatsız, mahkeme aksi kanaatte ise belirlenecek olan teminat miktarının davacı tarafından dosyaya depo edilmesi koşuluyla teminatlı bir şekilde ihtiyati tedbir konulmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İlk derece mahkemesi .... tarihli ara kararında; HMK'nun 389 ve devamı maddelerinde tedbirin uyuşmazlık konusu hakkında verilebileceğinin düzenlendiği, davanın tazminat sebebine dayalı para alacağına ilişkin olduğu, ihtiyati tedbir talep edilen ... parselde bulunan taşınmazın dava konusu olmadığı gerekçesiyle, ihtiyati tedbir isteminin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Mahkeme, ihtiyati tedbir talebinin uyuşmazlık konusu olmadığını belirtmiş, bu nedenle tedbir kararı verilmesine yer olmadığına hükmettiğini, ancak taşınmaz ile dava konusu tazminat alacağı arasında doğrudan bir ilişki bulunduğunu, müvekkil tarafından sözleşme kapsamında devredilen taşınmaz, davalının sözleşmeden kaynaklanan edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle müvekkilin zararını karşılaması gereken bir teminat niteliğinde olduğunu, bu nedenle, uyuşmazlık konusu olan tazminat alacağı, ihtiyati tedbir talebine konu taşınmaz ile doğrudan ilişkili olup taşınmaz üzerinde tedbir konulmasının yasal olarak mümkün olduğunu, müvekkil ile davalı arasında imzalanan eser sözleşmesi kapsamında, müvekkil tarafından davalıya, sözleşme gereği taahhüt edilen işlerin ifasına karşılık olarak ... parseldeki taşınmazın devrinin gerçekleştirildiğini, ancak davalının sözleşmeden doğan yükümlülüklerini eksik ve ayıplı olarak yerine getirdiğini, hatta bazı yükümlülüklerini hiç ifa etmediğini, söz konusu taşınmazın davalının malvarlığında yer alan ve müvekkilin alacağının tahsilini sağlayabilecek en önemli unsurlardan biri olduğunu, tedbir kararı alınmaması halinde, taşınmazın üçüncü kişilere devri veya üzerinde sınırlı ayni hak tesis edilmesi gibi durumlar söz konusu olabilecek ve bu da müvekkilin dava sonunda haklı bulunması halinde dahi alacağını tahsil etmesini imkânsız hale getirebileceğini, bu nedenlerle ... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile ... tarihli ara kararında ihtiyati tedbir talebimizin reddine ilişkin vermiş olduğu kararın kaldırılmasına, ... parselde kayıtlı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi kapsamında istinaf dilekçesinde belirtilen hususlarla sınırlı olmak üzere ve kamu düzenine ilişkin hususlar resen dikkate alınarak yapılan inceleme neticesinde; Dava, taraflar arasında akdedilen eser sözleşmesi kapsamında, davalının üzerine düşen edimleri ifa etmediği nedeniyle uğranıldığı iddia edilen maddi zararın ve cezai şartın tazmin edilmesi istemine ilişkin olup; davacı tarafça dava dilekçesi ile davalının yüklenmeyi üstlendiği edimler neticesinde davalıya tapu devri gerçekleştirilen ... Numaralı taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması talep edilmiş; mahkemece bu talep reddedilmiş; karara karşı davacı vekilince ihtiyati tedbir talebine konu taşınmazın, davalı ile yapılan sözleşme gereği davalıya devredildiği, ancak davalının edimlerini yerine getirmemesi nedeniyle haksız şekilde uhdesinde kaldığı, bu bağlamda, dava konusu taşınmaz ile tazminat talebi arasında doğrudan bir illiyet bağı bulunduğundan mahkeme kararının kaldırılması ve taşınmaz üzerine ihtiyati tedbir konulması hususunda istinaf başvurusunda bulunulmuştur. Davanın açılması ya da mahkemeden geçici hukukî koruma talep edilmesi, harca tabi usuli bir işlemdir. 492 sayılı Harçlar Kanunu hükümlerine göre: Yargı işlemlerinden bu kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanları, yargı harçlarına tabidir (m. 2). Yargı harçları (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispî esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınır (m. 15). Yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemler yapılmaz (m. 32). 6100 sayılı HMK m. 120/1 hükmüne göre de davacı, yargılama harçlarını mahkeme veznesine yatırmak zorundadır. Harcın kimden alınacağı konusu, Harçlar Kanunu'nun “Mükellef” başlığını taşıyan 11. maddesinde düzenlenmiş; bu madde ile genel olarak yargı harçlarının, davayı açan veya harca konu olan işlemin yapılmasını isteyen kişilerce ödenmesi yükümlülüğü getirilmiştir. 6100 sayılı HMK m. 389 vd. hükümleri uyarınca, esas hakkındaki hükme kadar taraflar açısından davanın uzamasından kaynaklanan sakıncaları gidermeyi ve geçici hukuki koruma sağlamayı amaçlayan ihtiyati tedbir talepleri ile 2004 sayılı İİK m. 257 hükmü uyarınca para alacağının güvence altına alınmasını sağlayan ihtiyati haciz talepleri, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı Tarife uyarınca başvurma harcına tabidir. Nitekim Harçlar Kanunu'na bağlı (1) sayılı Tarife hükümlerin "Yargı Harçları" kısmının A-III-2-d maddesinde "Tespiti delail, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbir kararlarında" maktu harç alınacağı düzenlenmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu, harcın alınmasını veya tamamlanmasını tarafların isteklerine bırakmayıp, anılan hususun mahkemece kendiliğinden gözetileceğini düzenlediğine ve emredici nitelikteki 32. maddesinde yargı işlemlerinden alınacak harçlar ödenmedikçe müteakip işlemlerin yapılamayacağı belirtildiğine göre, tedbir başvuru harcı ilgilisince ödenmedikçe ihtiyati tedbir talebinin incelenmesi olanağından söz edilemez. Buna göre mahkemece yapılacak iş; ihtiyati tedbir talep edene tedbir başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati tedbir talebinin esasının incelenmesi olmalıdır. Bu açıklamalara göre, davanın açılması sırasında veya dava sırasında, Harçlar Kanunu’na bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olan başvuru harcı yatırılmadan ihtiyati tedbir talep edilmesi halinde, ihtiyati tedbir talep edene tedbir başvuru harcını tamamlaması için usulünce ihtarat yapılarak süre verilmesi, bu sürede harç tamamlanırsa ihtiyati tedbir talebinin esasının incelenmesi gerekir (Bkz. Yargıtay 3. HD'nin 16/06/2022 tarihli ve 2022/1582 E., 2022/5882 K. sayılı uyuşmazlığın giderilmesi kararı). Dosya içeriğinde ihtiyati tedbir talebi için tedbir başvuru harcının alındığına dair bir belgeye rastlanılmadığından, davacı vekiline ihtiyati tedbir harcını yatırması için uygun bir kesin süre verilmesi, süreye uymamanın neticelerinin açıkça ihtar olunması, verilen süre içinde harcın yatırılması halinde bundan sonra ihtiyati tedbir talebinin esası hakkında bir karar verilmesi gerekirken, ihtiyati tedbir harcı alınmadan talebin esası hakkında karar verilmesi doğru olmamıştır. Yukarıda belirtilen sebeplerle, davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353(1)-a-4 ve m. 355 hükümleri uyarınca esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi uyarınca re'sen gözetilen sebeplerle kabulü ile, yukarıda belirtildiği şekilde işlem yapılması için ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin kamu düzeni ilkesi yönünden re'sen KABULÜNE, İlk Derece Mahkemesinin yukarıda anılan 07/05/2024 tarihli ara kararının 6100 sayılı HMK'nın 353(1)-a-4 ve 355 maddeleri uyarınca esası incelenmeksizin KALDIRILMASINA, 2-Gerekçede belirtilen eksikliklerin giderilmesi amacıyla davanın yeniden görülmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 3-Kararın kaldırılma nedenine göre davacı vekilinin istinaf sebeplerinin şimdilik incelenmesine YER OLMADIĞINA, 4-Davacı tarafından yatırılan 427,60 TL istinaf karar harcının talebi halinde kendisine iadesine, 5-Davacı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesince yeniden verilecek kararda dikkate alınmasına, 6-İstinaf karar tebliği, harç ve avans iadesi işlemlerinin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle kesin olarak karar verildi.30/01/2025 ... Başkan ... ... Üye ... ... Üye ... ... Katip ... Bu belge güvenli elektronik imza ile imzalanmıştır.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/1582, K. 2022/5882, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-1582-e-2022-5882-k-843d1167f258