Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2022/115 E. 2022/272 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2022/115
Karar No
2022/272

T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ BAM 20. HUKUK DAİRESİ T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20.HUKUK DAİRESİ T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : ANKARA 5. FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ TARİHİ : 26/10/2022 NUMARASI : .... DAVANIN KONUSU : Marka (Marka İle İlgili Kurum Kararlarının İptali), Hükümsüzlük Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 26/10/2022 tarih ve 2022/115 E. - 2022/272 K. sayılı kararın Dairemizce incelenmesi davalılar tarafından istenmiş ve istinaf dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili, davalı tarafından 05.sınıfta tescili talep edilen 2020/96282 sayılı “...” ibareli markası ile davacı şirketin 5.sınıfta tescilli “...” ibareli markası arasında görsel, işitsel ve kavramsal yönlerden benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunduğu gibi emtia sınıflarının da aynı olduğunu, 05.sınıfta hijyen ürünleri de dahil olmak üzere ortalama tüketicinin doğrudan erişebileceği ürünlerin de bulunduğunu, markalar arasındaki benzerlik derecesi gözetildiğinde bilgilenmiş kullanıcıların dahi ilk bakışta markaları ayırt edemeyeceğini, ....... ibarelerinin herhangi bir hastalığa atıf yapmadıklarını, ilaç etken maddesinin ismi de olmadığını, dolayısıyla cins ismi olmayan ilaç markaları arasında karıştırılma ihtimalinin çok daha yüksek olduğunu, davacı şirketin neredeyse 100 yıldır ilaç sektöründe faaliyet gösterdiğini, tüketici nezdinde tanınır ve güvenilir olduğunu, dava konusu “...” ibareli markanın tescili halinde, bu markanın davacıya ait bir diğer marka olduğu veya davalı ile davacı arasında ticari bir ilişki olduğu yönünde bir yanılgıya meydan vereceğini, davalının haksız yere kazanç elde edeceğini, piyasasının etkileneceği, davalının davacıya ait markadan haberdar olmadığını ileri sürmesinin ve davaya konu marka tescilinin iyi niyetli olduğundan söz etmenin mümkün olmadığını ileri sürerek, ..... sayılı YİDK kararının iptali ile tescili halinde 2020/96282 sayılı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, tescili istenen 05. sınıftaki malların niteliği, satış koşulları ve nihai tüketicisi dikkate alınarak yapılan değerlendirme sonucunda, dava konusu markalar arasında görsel, işitsel veya anlamsal düzeyde ilişkilendirme ihtimali de dâhil olmak üzere karıştırmaya yol açabilecek derecede benzerlik bulunmadığını, başvurunun kötü niyetle yapıldığı yönündeki iddianın somut delillerle ispatlanamadığını, YİDK kararının usule ve hukuka uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamından, "......" kelimelerinin davaya konu emtialar bakımından tasviri nitelikte olmadıkları, bu kelimelerin ilaç etken maddesi veya jenerik unsur ihtiva etmedikleri, bu nedenle davaya konu emtialar bakımından zayıf karakterli markalar olmadıkları, davaya konu emtiaların bir kısmının (ilaç emtiaları, diş hekimliği ürünleri gibi) dikkatli ve bilinçli tüketici kesimine, diğer bir kısmının ise (pedler, tamponlar, havayı temizleyici ve kötü kokuları giderici maddeler gibi) makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı tüketici kesimine hitap ettikleri, markalar arasındaki müşterek harf ortaklığının çokluğu, markaların kapsamlarındaki emtiaların ayniyete varan benzerlik düzeyi, markaların davaya konu emtialar bakımından zayıf karakterli olmamaları gibi etmenler nedeniyle davayı konu emtiaların hitap ettiği gerek dikkatli ve bilinçli tüketici kesiminin, gerekse makul derecede bilgili, dikkatli ve ihtiyatlı ortalama tüketici kesiminin dava konusu marka ile itiraza mesnet marka arasında ilişki kurma tehlikesinin kaçınılmaz olduğu, karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunduğu gerekçesiyle, davanın kabulü ile 2022-M-119 sayılı YİDK kararının iptaline, dava konusu marka başvurusu tescil edilmediğinden markanın hükümsüzlüğü istemi hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ... vekili istinaf başvuru dilekçesinde, dava konusu marka başvurusunun kapsadığı 5.sınıftaki emtialarla ilgili tüketici kitlesinin niteliğinin ortalama tüketicinin üstünde olduğunu, bu tüketici kitlesinin, makul ölçüde dikkatli bir tüketici kitlesi olup her iki markayı aynı anda görüp detaylarının karşılaştırabileceğini ve daha öne yararlandığı mal ve hizmetlerle ilgili ürün ve hizmet tercininde bulunabileceğini, markaları karıştırmayacağını, seri marka olarak algılamayacağını, dolayısıyla karşılaştırılan markalar arasında SMK m.6/1 hükmü uyarınca ilişkilendirilme ihtimali dahil karıştırılma tehlikesinin bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Davalı şahıs vekili istinaf başvuru dilekçesinde, karşılaştırılan markalar arasındaki kelimelerin aynı olmadığını, renkler ve yazı tiplerinin farklı olduğunu, ilgili tüketici kitlesinin ortalamanın üstünde olduğu da düşünüldüğünde, iki markanın birbiriyle karıştırılma ihtimalinden söz edilemeyeceğini, davacının markasının geniş koruma kapsamında değerlendirilecek bir tanınmışlığa sahip olmadığını, müvekkilinin dava konusu markanın ilgili olduğu sektörde ilaç üretimi, pazarlama gibi bir faaliyetinin de bulunmadığını ileri sürerek, yerel mahkemenin kararının istinaf incelemesi yapılarak kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir. GEREKÇE : Dava, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemlerine ilişkindir. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu 2020/96282 sayılı "..." ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet 2018/77749 sayılı "..." ibareli marka arasında 6769 sayılı SMK'nın 6/1 maddesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel ve işitsel olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde karıştırılma tehlikesinin bulunduğu, zira davacının markasını oluşturan ibarenin, baş harfi dışında dava konusu başvuruda da asli unsur olarak kullanıldığı, markalar arasındaki tek harften ibaret farklılığın başvuruya yeterli düzeyde ayırt ediciliği sağlamadığı, dosyada mevcut bilirkişi raporunda açıklandığı üzere, "...-..." ibarelerinin jenerik ad ya da ilaç etken maddesi adı olmadığı, ilgili tüketici kitlesinin uyuşmazlık konusu 5.sınıf emtialar yönünden ortalamanın üstü bir kitle olduğu kabul edilse dahi bu durumun karıştırılma tehlikesinin ortadan kalkması için yeterli olmadığı, markalar arasındaki yüksek olan harf dizilim benzerliği ve fonetik benzerlik nedeniyle bu kesimin dahi karıştırma tehlikesine maruz kalabileceği anlaşılmakla, davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esas yönünden reddine dair hüküm kurmak gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda belirtildiği üzere; 1-Davalı ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 615,40'ar-TL maktu istinaf karar ve ilam harcından, davalılar tarafından istinaf başvurusunda ayrı ayrı yatırılan 179,90'ar-TL istinaf karar ve ilam harcının mahsubu ile bakiye 435,50'şer-TL'nin davalılardan ayrı ayrı tahsili ile Hazineye irat kaydına, 3-İstinaf aşamasında davalılar tarafından yapılan yargılama giderlerinin uhdelerinde bırakılmasına, 4-İstinaf aşamasında duruşma açılmadığından taraflar lehine vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliği ile 26/06/2025 tarihinde HMK 361. maddesi uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere karar verildi. GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 08/07/2025 Başkan ... Üye ... Üye ... Katip ...

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2022/115, K. 2022/272, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2022-115-e-2022-272-k-5991e05b0c1b