Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2022/1039 E. 2026/4 K. – İstirdat
Konu: İstirdat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2022/1039
- Karar No
- 2026/4
- Karar Tarihi
- Konu
- İstirdat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2022/1039
KARAR NO : 2026/4
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 24/01/2022
NUMARASI : 2019/267 Esas - 2022/53 Karar
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026
Taraflar arasındaki İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde davalı ... ... Anonim Şirketi vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA:Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... tarafından ... Sorgun Şubesi'ne ait 15/03/2015 tarihinde düzenlenen çekin 21/09/2015 tarihinde teslim edildiğini, teslim edilmesine konu teşkil eden ticari bir iş olarak ... alım satımına konu ... numaralı 90.000,00 TL bedelli çeki Lehtar ...'ya teslim ettiğini, çekin teslim edildiği halde derilerin (27 ton ) teslim edilmediği ticari defter ve ilgili senetler ve faturalardan anlaşılıp bir türlü iade edilmeyeceğine dair 15/12/2015 tarihinde lehtar ... tarafından iade edilmeyeceğine dair muvafakatnamenin verildiğini buna istinaden çek iptali ve borç ilişkisinin olmadığına dair Sorgun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce dava açıldığını, Sorgun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/98 Esas 2017/38 Karar nolu dosyasında müvekkili ...'nın çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verildiğini ve kararın 19/06/2017 tarihinde kesinleştiğini görüldüğünü, Mahkeme kararına istinaden iptali edilmiş çekin lehdar ... tarafından ... Sorgun Şubesi ... şirketine kırdırıldığını, müvekkili aleyhine 90.000,00-TL bedelli iptal edilmiş çek dolayısıyla davalıların sebepsiz olarak zenginleştiğini, bankacılık sicilinin bozulmaması adına müvekkilinin gerçekte rızası olmaksızın ve hiçbir şekilde de karşılıksız ibaresi bulunmayan ve yasal süresi içinde de ibrazı söz konusu olmayan çekin usul ve yasaya aykırı bir şekilde tahsil edildiğini, açıklanan nedenlerle müvekkilinin iptal edilmiş çek dolayısıyla ödemek zorunda kaldığı 90.000,00 TL nin davalı tarafından tahsil edildiği tarihten itibaren işleyecek avans temerrüt faiziyle birlikte sebepsiz zenginleşme hükümleri doğrultusunda davalıdan alınarak müvekkiline ödenmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; Davalı ... ile müşterisi ....- ... arasında ... sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeler çerçevesinde davacı .... Ltd. Şti.den olan faturalı alacak ve bu alacağın ödeme vasıtası çekin kendilerine devredildiğini ve müşterisine finansman sağlandığını, davalı şirketin mevzuata uygun olarak ticari ilişkiden doğan bir alacağı temlik aldığını, davaya konu çekin ciro ve teslim suretiyle davalı şirkete intikal ettiğini, davacının "çek kırdırma" şeklindeki ifadelerini kabul etmediklerini, davalı şirketin kötüniyetli olduğu iddialarının kabul edilemeyeceğini, davacı tarafından yapılan ödemelerin rızaen yapıldığını, davaya konu çekin icra takibine konu edilmediğini, davanın hak düşürücü süre sebebiyle reddedilmesi gerektiğini, davaya konu ödemelerin 31/08/2016 ila 03/01/2017 tarihleri arasında davacı tarafından davalı müvekkil şirkete yapıldığını ve fakat davanın yaklaşık 1,5 - 2 yıl sonra açıldığını, davanın istirdat davası olduğunu, bu davada 1 senelik hak düşürücü süreye tabi olduğunu dolayısı ile hak düşürücü süre yönünden davanın usulden reddini talep ettiklerini, davanın sebepsiz zenginleşme davası olamayacağını, davalı müvekkil şirketin zenginleşmediğini, dolayısıyla husumetten davanın reddini talep ettiklerini, zenginleşen kişinin diğer davalı .... - ... olduğunu, müvekkil şirketin usulüne uygun olarak diğer davalıya finansman sağladığını, dolayısıyla öncelikle hak düşürücü süre yönünden ve husumet yönünden davanın usulden reddini ve sonra da davanın esastan reddini talep etmiştir.
Davalı ...'ya dava dilekçesi ve tensip tutanağı tebliğ edilmiş, ancak davalı tarafça davaya cevap verilmemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Tüm dosya kapsamından; Davacı tarafın davalılardan ...'ya 90.000,00TL miktarlı çek teslim ettiği, çekin teslim edilmesine rağmen çek karşılığı teslim edilmesi gereken malın davacıya teslim edilmediği, davalı ...'nın diğer davalı ...'ne çeki kırdırdığı iddiasıyla, aslında borçlu olunmadığı halde çek bedelinin ödenmiş olmasından dolayı sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre davalılardan bu ödenen çek bedelinin tahsilini talep ettiği, Davacı şirket ile davalı ... arasında 27.09.2015 tarihinde mal alım sözleşmesi düzenlendiği, ilgili sözleşmede 27 ton ... alımı üzerinde anlaşma yapıldığı, buna karşılık 90.000,00-TL tutarlı çek alındığı, kalan kısmın mal teslimi sonucunda 3üncü ay 2016 yılında evrak verileceğinin yazıldığı, ... tarafından davacı şirkete 15.12.2015 tarihli muvafakatname - ibraname verildiği, davacının davalı ...'ya faturaya yansımış bir borcunun bulunmadığı, 90.000,00 TL tutarlı çek için taahhüt ettiği malın teslimini yapamadığı, davacı şirket tarafından diğer davalı ...'ya 26.12.2016 tarihinde ihtarname keşide edildiği, davalı ... ile davalı ... arasında 24.10.2012 tarihli azami 1.000.000,00-TL limitli bir ... Sözleşmesi imzalandığı, Sorgun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 13.01.2017 tarihli ve 2016/98 E., 2017/38 K sayılı kararı ile davacının ... Bankası Sorgun şubesine ait ... çek numaralı ve 90.000,00-TL bedelli ve 15.03.2016 keşide tarihli keşidecisi ... ... Ltd Şti ve Lehdarı ... olan çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve iptaline karar verildiği, davacının davalı ...'ya faturaya yansımış bir borcunun olmadığı, davalı ... Şirketinin davacının fatura borcu sebebiyle davalı ...' dan davacıdaki alacağını temlik almak gibi bir durum söz konusu olmadığı, davacı şirket tarafından davalı şirkete 90.000,00 TL'nin ödendiği, talimat Bilirkişi Raporu aldırılarak davacı şirketin ticari defterlerinin incelendiği, 30.04.2015 tarihinde mal alımı için ... numaralı çekin sipariş avansı olarak verildiği ve karşılığında mal alımına ait hiçbir fatura ve yevmiye kaydının (mal alımının) olmadığının tespit edildiği, davalılardan ...'nın cevap ve delil dilekçesi sunmadığı, davalılardan ... Şirketinin cevap ve delil dilekçesi sunduğu, ... Şirketinin ticari defterlerinin incelendiği, dava konusu 90.000,00 TL bedelli çek ile ilgili davacı şirket tarafından davalı şirkete 31.08.2016 - 03.01.2017 tarihleri arasında toplam 90.000,00 TL ödendiği, davalı şirketin ... işlemiş ile ilgili diğer davalı ...'ya 23.09.2015 tarihli toplam 10.000,00 TL tutarlı fatura düzenlediği, düzenlenen faturanın davalı şirketin ticari defterlerinde yevmiye defterinin ... numaralı yevmiye maddesinde kayıt altına alınmış olduğu, davalı ... Şirketinin davaya konu çek için diğer davalı ...'ya 23.09.2015 tarihinde 80.000,00 TL tutarlı ödeme yaptığı ilgili ödemenin davalı şirketin ticari defterlerinde yevmiye defterinin ... nolu yevmiye maddesinde kayıt altına alındığı, dolayısıyla davanın hukuki tavsifinin sebepsiz zenginleşmeye dayandığı, sebepsiz zenginleşmeden dolayı 2 yıl ve 10 yıllık zamanaşımlarının öngörüldüğü, davacının en son ödeme yaptığı tarihin 03.01.2017 tarihi olduğu, davanın 10.05.2018 tarihinde ikame edildiği, dolayısıyla zamanaşımının gerçekleşmemiş olduğu, dolayısıyla davacının talepleri karşısında her iki davalının da müştereken ve müteselsilen sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre sorumlu olduğundan, davacının davasının kabulü ile, 90.000,00-TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte tahsil edilerek davacıya ödenmesine, ..." karar verilmiştir.Bu karara karşı, davalı Davalı ...Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacı ticari defterleri gerçeği yansıtmadığı için kendi lehine delil sayılamayacağını, davacının iddiasını ispatlayamadığı kabul edilmesi gerektiğini, davacı davalı şirkete yaptığı ödemeleri dahi (toplamda 90.000,00 TL) kendi defterine işlemediğini, davacı defterleri gerçeğe uygun tutulmadığını, davacı defterleri kendi lehine delil sayılamayacağından, davacının istirdat talebinin kabulünün son derece hatalı olduğunu, zira bilirkişi raporları davacının gerçekleri yansıtmayan defterlerindeki kayıtlara dayanarak düzenlendiğini, davalı şirket tarafından diğer davalıya 80.000,00 TL ödendiğini, davalı şirketin zenginleşmediğinin açık olup davalı şirketin kasasından 80.000,00 TL ödendiğini, bu halde davalı şirketin zenginleşmediğinin açık olduğunu, zenginleşen taraf, şirketimizden 80.000,00 TL finansman alan ....-... olduğunu, dava, hak düşürücü süre sebebiyle reddedilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE: Dava, sebepsiz zenginleşmesi sebebine dayalı olarak çekten kaynaklanan alacağın tahsili davasıdır.İlk derece mahkemesince dosyaya toplanan deliller ile davanın kabulüne karar verilmiş, karara karşı davalı ... ... Anonim Şirketi vekili tarafından yukarıda yazılı sebepler ile istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, davanın hak düşürücü süre içinde açılıp açılmadığı, davalının sebepsiz zenginleşip zenginleşmediği noktalarındadır.Davacı ile davalı ...- .... arasında, 27 ton ... satışı konusunda 21.09.2015 tarihli Sözleşme imzalanmış olup, işbu sözleşmeye göre malın teslim tarihinin 15.12.2016 tarihi olduğu, ve bu mala karşılık 90.000,00 TL tutarlı çekin alındığı kalan kısmın mal teslimi sonucunda 3. Ay 2016 da alınacağı kararlaştırılmıştır. Davacı tarafından söz konusu sözleşme nedeniyle davalı ... Dalgalıya, keşidecisi davacı, lehtarı ... olan ... Sorgun Yozgat şubesine ait, 15.03.2015 tarihli, ... numaralı 90.000,00 TL bedelli çek keşide edilerek teslim edilmiş ancak mal tesliminin yapılmamış olması sebebiyle, davalı ... tarafından davacıya 15.12.2015 tarihli Muvafakatname-İbraname ile, ... Bankası Sorgun Şubesi'ne ait 15.03.2016 tarihli 90.000,00 TL bedelli keşidecisi ... ... Ltd. Şti. Olan alacaklısı ...Der-... olan çek alındığı, 15.12.2015 tarihinde ise satıma konu derilerin tarafından çek keşidecisine teslim edilmemesi nedeni ile almış olduğu iş bu çekin karşılığı kalmadığı, bu çekten kaynaklanan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığı, ilgili çeki keşideciye iade edeceğini, çekin tarafınca keşideciye teslim edilmemesi veya 3. Bir şahıs tarafından tahsile konu edilmesi durumunda her türlü hukuki sorumluluğun tarafına ait olacağını kabul etmiştir.Davalı ... söz konusu çeki ... ...'e 22.09.2015 tarihinde Ödeme Araçları Tevdi Bordrosu ile davacıya 27.800 kg sığır derisi satışına ilişkin düzenlenen 24.08.2015 tarihli ... numaralı 148.730,00 TL tutarlı faturayı ve dava konusu çeki devrederek teslim etmiş, davalı ... ... tarafından davalı ... Duraklı'ya 23.09.2015 tarihinde 80.000,00 TL ödeme ve 10.000,00 TL tutarlı fatura düzenlenmiş, söz konusu çek bankaya ibraz edilmemiştir.Davacı tarafından, davalı ...'e, 31.08.2016 tarihinde 5.000,00 TL, 28.09.2016 tarihinde 45.000,00 TL, 02.11.2016 tarihinde 5.000,00 TL, 06.12.2016 tarihinde 5.000,00 TL, 03.01.2017 tarihinde 30.000,00 TL toplam 90.000,00 TL ödeme yapılmış olup davacı tarafından davalılara sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak işbu dava açılmıştır.Davacı tarafından, Sorgun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/98 E., 2017/38 K. Sayılı dosyasında, davacının ... Bankası Sorgun Şubesine ait ... çek numaralı ve 90.000,00 TL bedelli ve 15.03.2016 keşide tarihli, keşidecisi Şaban Kuyumculuk .... Ltd. Şti. Ve lehtarı ... olan çek nedeniyle borçlu olmadığının tespitine ve çekin iptaline karar verilmiş, karar 19.06.2017 tarihinde kesinleşmiştir.Davacı tarafından açılan Sorgun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/98 E., 2017/38 K. sayılı menfi tespit davası dava konusu çeke ilişkin olup bu karar 19.06.2017 tarihinde kesinleşmiştir. Bu durumda davanın 10.05.2018 tarihinde açıldığı dikkate alındığında henüz sebepsiz zenginleşmeye ilişkin zamanaşımı süresinin dolmadığı anlaşılmaktadır. (Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 13.06.2016 tarihli 2016/3223 E., 2016/10556K. Sayılı ilamı)Mahkeme alınan bilirkişi raporlarında, davacının defterlerine göre, davalı ...'dan 24.08.2015 tarihinde 27,800 kg sığır derisi alındığı ve 24.08.2015 tarihli ... numaralı 149.919,84 TL tutarlı faturayı defterlerine kayıdettiği, mal karşılığında ... numaralı 75.000,00 TL tutarlı ve ... numaralı 75.000,00 TL tutarlı 2 adet çeki sipariş avansı olarak 30.04.2015 tarihinde verdiği, 30.04.2015 tarihinde mal alımı için 15.03.2015 tarihli ... numaralı çekin sipariş avansı olarak verildiği, mal alımına ait hiçbir fatura ve yevmiye kaydının olmadığı, davalı ...'in defterlerine göre, davalı ...Ş. ile ... arasında 24.10.2012 tarihli azami 1.000.000,00 TL limitli ... sözleşmesi imzalandığı, davacı şirketin dava konusu 15.03.2016 keşide tarihli ... numaralı çek ile ilgili olarak, 31.08.2016 tarihinde 5.000,00 TL, 28.09.2016 tarihinde 45.000,00 TL, 02.11.2016 tarihinde 5.000,00 TL, 06.12.2016 tarihinde 5.000,00 TL, 03.01.2017 tarihinde 30.000,00 TL toplam 90.000,00 TL ödeme yaptığı, davalı ... tarafından davacıya düzenlenen 24.05.2015 tarihli ... numaralı 149.919,84 TL tutarlı fatura için davacı tarafından, 30.04.2015 tarihinde ... ve ... numaralı 75.000,00 TL tutarlı 2 adet çek verildiği, ... Sorgun şubesine ait 15.03.2016 keşide tarihli 90.000,00 TL tutarlı çekin davalı ...'ya sipariş avansı için verildiği ancak ...'nın taahhüt ettiği malı teslime etmediği çekin karşılıksız çıktığı tespit edilmiştir.TTK'nın 792. Maddesine göre, çek, herhangi bir suretle hamilin elinden çıkmış bulunursa, ister hamile yazılı, ister ciro yoluyla devredilebilen bir çek söz konusu olup da hamil hakkını 790 ıncı maddeye göre ispat etsin, çek eline geçmiş bulunan yeni hamil ancak çeki kötüniyetle iktisap etmiş olduğu veya iktisapta ağır bir kusuru bulunduğu takdirde o çeki geri vermekle yükümlüdür. TTK'nın 788/1. maddesinde, açıkça “emre yazılı” kaydıyla veya bu kayıt olmadan belirli bir kişi lehine ödenmesi şart kılınan bir çekin, ciro ve zilyetliğin geçirilmesiyle devredilebileceği, TTK'nın 790. maddesinde ise, cirosu kabil bir çeki elinde bulunduran kişinin, son ciro beyaz ciro olsa bile, kendi hakkı müteselsil ve birbirine bağlı cirolardan anlaşıldığı takdirde yetkili hamil sayılacağı düzenlenmiştir. Ayrıca çizilmiş cirolar yazılmamış hükmündedir. Bir beyaz ciroyu diğer bir ciro izlerse, bu son ciroyu imzalayan kişi çeki beyaz ciro ile iktisap etmiş sayılır.Dava konusu çek üzerinde yapılan incelemede, keşidecisinin davacı, davalı ...'nın lehtar, davalı ...'in hamil olduğu, ciro silsilesinin görünürde düzgün olup, şeklen çeki elinde bulunduran kişinin hamil sıfatını ispat eder nitelikte olduğu kabul edilmiştir. Ciro silsilesinde bir kopukluk söz konusu olmadığından hamil senedin illetten mücerret olması ilkesinden yararlanır.Kanunda aksine özel bir düzenleme olmadıkça; taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlü (TMK 6), diğer bir ifadeyle, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran taraf ispat yükü altında (HMK 190) olup, bu temel kuralların da sonucu olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür.Davalı ... şirketinin, davaya konu çeki davalı ...'dan 24.12.2012 tarihli ... sözleşmesine göre, 22.09.2015 tarihinde, davalı ... tarafından davacıya düzenlenen 24.05.2015 tarihli ... numaralı 149.919,84 TL tutarlı fatura ile birlikte temlik aldığı anlaşılmaktadır. Bu nedenle, somut uyuşmazlığın, TTK'nın kambiyo senetlerine ilişkin genel hükümlerine nazaran ... işlemleri bakımından özel bir hüküm niteliğinde olan ve uyuşmazlığın çözümünde öncelikle uygulanması gereken 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri Kanunu ve buna ilişkin Yönetmelik ile BDDK Genelgeleri çerçevesinde değerlendirilip, çözüme kavuşturulması gerekmektedir. 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri Kanunu’nun 9/2. maddesine göre, ... şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok ... şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz. Aynı Kanun'un 9/2. maddesinin yollamasıyla somut olaya uygulanması gereken 29257 sayılı ... İşlemlerinde Uygulanacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmeliğin 5/1. maddesi ise; “Kuruluş tarafından müşteriyi yeteri kadar tanıyacak şekilde istihbarat çalışmalarının yapılması, sadece müşterilerin beyanı veya sözlü teyidi ile işlem yapılmaması gerekir. İstihbarat çalışması;a) Öncelikle ilgili mevzuatta yer alan faturanın tarifi, şekli ve nizamına ilişkin düzenlemeler de dikkate alınarak faturadaki bilgilerin kontrol edilmesi, b) İç kontrol sisteminin devralınan faturalara ilişkin gerekli istihbarat ve araştırma yapılmasını sağlayacak ve Merkezi Fatura Kaydı Sisteminde bu faturaların mükerrer olmadığının kontrolü tamamlanmaksızın kullandırım yapılamayacak şekilde oluşturulması,c) Müşterilerin mali durumlarının değerlendirilerek bunların itibarı ve işlem geçmişleri de dikkate alınmak suretiyle gerektiğinde fatura borçlusu ve kambiyo senedi veya diğer senedin keşidecisine de başvurularak borcun teyit edilmesini sağlayacak yöntemler geliştirilmesi ve ulaşılabilmesi mümkün olan ilgili veritabanlarından yararlanılması yoluna gidilmesi hususları dâhil olmak üzere asgari olarak yukarıda belirtilen usul ve esasları içerecek şekilde yapılır ve bunların yetersiz kalması durumunda ilave yöntemlere başvurulur.” hükmünü haizdir. Somut olayda, her ne kadar davalı ..., davalı ... tarafından davacıya düzenlenen 24.05.2015 tarihli ... numaralı 149.919,84 TL tutarlı faturaya dayalı alacağın temlik alındığı beyan etmişse de, taraflar arasındaki Sözleşmenin 21.09.2015 tarihli olduğu, davacı tarafından bu sözleşmeye istinaden 15.03.2016 tarihli ... numaralı 90.000,00 TL tutarlı çekin keşide verildiği, davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerine göre zaten 24.05.2015 tarihli ... numaralı 149.919,84 TL tutarlı faturaya ilişkin davacı tarafından 30.04.2015 tarihinde ... ve ... numaralı 75.000,00 TL tutarlı 2 adet çek verildiğinin bilirkişi raporu ile de tespit edildiği, fatura ve çek tarihine göre dava konusu çekin, davalıya temlik edilen faturaya ilişkin olmadığı sabittir.Dava konusu ... ilişkisi ve bu ilişki çerçevesinde temlik alınan çekin 2016 tarihli olması karşısında uyuşmazlığa 13/12/2012 tarihinde yürürlüğe girmiş olan 6361 sayılı Finansal Kiralama, ... ve Finansman Şirketleri kanununun uygulanması gerekmektedir. Anılan kanunun 9/2 maddesine göre "... şirketi Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde kambiyo senetlerine dayalı olsa bile, bir mal veya hizmet satışından doğmuş fatura ile tevsik edilemeyen alacaklar ile Kurulca belirlenen usul ve esaslar çerçevesinde tevsik edilemeyen mal veya hizmet satışına bağlı doğacak alacakları devir alamaz veya tahsilini üstlenemez. Aynı faturaya dayalı birden çok ... şirketine yapılan kısmi temliklerin toplam tutarı fatura tutarını aşamaz." 9/3 maddesinde ise "Bir kambiyo senedinin ciro yoluyla ... şirketine devri hâlinde, kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri ... şirketine karşı ileri süremez; meğer ki, ... şirketi kambiyo senedini iktisap ederken bile bile borçlunun zararına hareket etmiş olsun." hükmüne yer verilmiştir.... sözleşmeleri temelinde alacağın temliki hükümlerini barındıran Borçlar Kanunundaki tip sözleşmeler arasında yer almayan ve birden fazla tip sözleşmeyi kapsamına alan atipik nitelikte karma sözleşmelerdir. ... sözleşmeleri üç köşeli işlemlerdir. ... işlemlerinin taraflarını alacağı temlik alan ... şirketi, temlik eden önceki alacaklı (... şirketinin müşterisi) ve önceki alacaklıyla arasında temel hukuki ilişki bulunan borçlu olarak gösterebiliriz. ... sözleşmesinin niteliği gereği kural olarak borçlu önceki alacaklısına karşı ileri sürebileceği şahsi defileri temlik alan durumundaki ... şirketine karşı da ileri sürebilir. (6098 sayılı TBK md. 188/1, 6361 sayılı yasanın 9/2 md.)6361 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmü ... işleminin tarafları olan borçlu önceki alacaklı ve temlik alan ... şirketi dışındaki kambiyo senedinde ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından getirilmiş bir hükümdür. Kanunun 9/3 maddesi hükmünün ... işleminin tarafları arasında yer almayan kambiyo borçlularını ilgilendirdiği madde gerekçesinden de anlaşılabilmektedir. Zira gerekçenin son cümlesinde "Bu bağlamda 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun defiler başlıklı 687. maddesi ile paralellik sağlanması hedeflenmiştir." denmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 687/2 maddesinde "Alacağın temliki hükümleri saklıdır." hükmü yer almaktadır. 6361 sayılı kanunun 9/2. maddesi hükmünden hareketle ... sözleşmelerinde de alacağın temliki hükümleri uygulanacağından gerek 6102 sayılı Türk Ticaret Kanununun 687/2. maddesi, gerekse 6361 sayılı kanunun 9/2 maddesi karşısında ... işleminin taraflarından olan kambiyo borçluları hakkında alacağın temliki hükümlerinin uygulanacağı aynı kanunun 9/3 maddesi hükmünün ise ... işleminin tarafı olmayan ve ciro silsilesinde yer alan diğer kambiyo borçluları bakımından uygulanabileceği anlaşılmaktadır. ( Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 2015/1159 Esas, 2015/12752 Karar sayılı ilamı)Bu açıklamalar karşısında davalı ... yönünden yapılan değerlendirmede; ... şirketine ciro yoluyla devredilen çekte keşideci davacı (borçlu), lehtar ... (önceki alacaklı-davalı ), ... şirketi ise lehtardan çeki ciro yoluyla temlik alan son hamil durumunda olup, ... işleminin taraflarındandır. Hal böyle olunca somut olayda 6361 sayılı yasanın 9/3 maddesi hükmünün uygulama yeri bulunmamaktadır. Başka bir anlatımla olayımızda anılan kanunun 9/2 maddesi hükmünün ve dolayısıyla 6098 sayılı TBK nın 188/1 maddesi hükmünün uygulanması gerekmektedir. Buna göre borçlu önceki alacaklısına karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı önceki alacaklıdan ... sözleşmesi çerçevesinde temlik alan ... şirketine karşı da ileri sürebilecektir. Bu duruma göre, dava konusu çek karşılığı malın teslim edildiği davalı ... tarafından teslim edilmediği, davacının söz konusu çek nedeniyle borçlu olmasdığı , dosyada bulunan 15.12.2015 tarihli Muvafakatname-İbraname ve kesinleşmiş Sorgun 1. Asliye Hukuk Mahkemesi 2016/98 E., 2017/38 K. Sayılı kararı ile sabit olup, borçlu davacının önceki alacaklı lehtar ...'ya karşı aralarındaki temel hukuki ilişkiden kaynaklanan şahsi defileri alacağı davalıdan ... sözleşmesi çerçevesinde temlik alan ... şirketine karşı da ileri sürebileceğinden davalı ... vekilinin müvekkilinin dava konusu çeki faturasıyla beraber temlik alan iyi niyetli ciranta konumunda bulunduğuna yönelik savunması somut olaya uygun düşmemektedir. Davalı tarafın ... şirketi olması nedeniyle faturaya dayalı olarak alacağı temlik alırken 6361 sayılı kanun ve BDDK'nın kararları uyarınca gerekli araştırmaları yapmak zorunda olup gerekli araştırmalardan birisinin de çek keşidecisinden ve fatura borçlusundan teyit almak olduğu, buna rağmen davacı çek keşidecisine başvurup teyit alma işlemini yerine de getirmediği anlaşılmaktadır. Davalı şirket tarafından gerekli istihbarat çalışmasının yapıldığına dair delil ortaya konulmamış, alacağın dayanağı olarak sadece fatura sunulmuş, fatura konusu hizmetin alındığına yahut önceki cirantadan teyit alındığına dair herhangi bir beyan ve delil sunulmamıştır. Davalı ...'nın şahsi bir işletmesi bulunup bulunmadığı, mali gücünün ne olduğu konusunda gerekli araştırma yapılmadan 1.000.000,00 TL limitli ... sözleşmesi imzalanmış olması, davalının ... işlemleri ile iştigal eden tacir olup yaptığı işlemlerde yönetmelik hükümlerine titizlikle uyması gerektiği ve basiretli bir tacir gibi davranması gerektiği anlaşılmakla uyuşmazlık konusu çeki iktisabında ağır kusurlu bulunduğu sonucuna ulaşılmaktadır.Davalı elinde bulundurduğu çeki TTK 792. Maddesi gereği ağır kusur ile iktisap etmesi nedeniyle davacıya iade etmesi gerekirken çek bedelini tahsil ettiğinden Mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalı ... ... Anonim Şirketi vekillinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.
KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;
1-Davalı ... ... Anonim Şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,
2-Davalı ... ... Anonim Şirketi tarfından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.538,00 TL harcın, alınması gerekli olan 6.147,90 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.609,90 TL istinaf karar harcının davalı ... ... Anonim Şirketin'den alınarak hazineye irat kaydına,
3-Davalı ... ... Anonim Şirketi tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına,
Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a. maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/01/2026