Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/664 E. 2024/963 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/664
Karar No
2024/963
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/664 Esas

KARAR NO: 2024/963

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ: 21/01/2021

NUMARASI: 2019/261 Esas, 2021/56 Karar

DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 19/09/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin davalı şirkete Hizmet ve ürün sağladığını, buna istinaden belirtilen faturaların düzenlenerek davalı şirkete gönderildiğini, bu faturalara davalı şirket tarafından itiraz edilmediği gibi iade de edilmediğini, davalı şirket tarafından yapılan ödemeler sonucu cari hesaplarında bakiye 8.244.23 TL borcunun bulunduğunu, davalı şirket yetkilileri ile yapılan tüm görüşmelere rağmen ve borcunun ödeyeceğini bildirmesine rağmen bugüne kadar borcun ödenmediğini, bunun üzerine İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından icra takibini başlatıldığını, davalının dosyaya itiraz etmesi ve arabuluculuk görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine iş bu davanın açıldığını belirterek İstanbul Anadolu ...İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasından yapılan icra takibine borçlu tarafından yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, % 20’dan az olmamak üzere tazminat ödetilmesine karar verilmesi talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında ... Sitesinde ısıtma tesisatı suyunun koruma amaçlı PH değerinin olması gereken limit aralığına getirilmesi hususunda anlaşma yapıldığını, bu anlaşma karşılığında müvekkili tarafından davacıya 3.500,00 TL'lik ön ödeme yapıldığını, geri kalan ödemenin işin tamamlandıktan sonra ödenmesine karar verildiğini, yapılan işlemler sonucunda suyun pH değerinin dahada yükseldiğini, sonrasında yapılan işlemlerin suyun pH değerinin düşürülmesi konusunda bir işe yaramadığını, tüm bu işlemler alüminyum çelik alaşımlı kazanlara ve alüminyum radyatörlere verilecek zararı önleyemediğini, çözüm sağlamak için suyun üç defa boşaltıldığını, müvekkili olan firma yetkililerinin usulüne uygun biçimde yapılan hiçbir işin satılan hiçbir ürünün bedelini ödemekten imtina etmeyeceklerini, somut olayda zarara uğratıldıklarını, taahhüt edilen iş tamamlanmadığı için de ödeme yapmadıklarını, bunu davacıya da beyan ettiklerini belirterek işbu davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; Bilirkişi tarafından davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan rapora göre davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu sonuç olarak davacının 8.244,23 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirildiği, davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde istinabe yoluyla Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırıldığı, hazırlanan raporda davacının alacağının aynen teyit edildiği, faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerektiğini, bu kapsamda somut olaya bakıldığında fatura tarihleri(31.05.2018-30.06.2018) ile tek taraflı durum tespitini içeren ihtarname (22.11.2018) arasındaki zaman farkına göre süresinde ayıp ihbarının yapılıp ihtarname içeriğinde usulüne uygun olarak seçimlik haklara yönelik hukuki bir talep öne sürülmediği ve dahi savunmaya konu ayıplı hizmet ile davacının hizmeti ve faturalar arasında illiyet bağı kurulamadığı sonucuna erişildiği ve bu konuda ayrı bir araştırma ve bilirkişi incelemesi yapılmasına gerek görülmediği, davalı tarafça açıkça yemin deliline de dayanılmadığından hizmetin ayıplı ifa edilip edilmediği hususunda yemin teklif etme hakkının da hatırlatılamadığı, davalının faturalar nedeniyle hizmet almadığına ve/veya hizmetin tam ve eksiksiz şekilde verilmediğine ilişkin savunmasını yazılı ve kesin delillerle ispat yükünü yerine getiremediği, davacı tarafın davasını ise, TMK'nın 6. HMK'nın 190, 194 ve 222. maddeleri nazarında usulüne uygun olarak tutulan her iki tarafın ticari defter ve kayıtlarına göre ispat ettiği, bu kapsamda dosyaya mübrez sözü geçen bilirkişi raporlarının gerekçeli, denetime açık, hüküm kurmaya elverişli ve yerinde oldukları gerekçesi ile davacının davasının kabulü ile, davalının İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile icra takibinin asıl alacağa (8.244,23 TL) takip tarihinden itibaren avans işlemlerinde uygulanan %19,50 ve değişen oranlarda ticari temerrüt faizi uygulanmak suretiyle aynen devamına ve İcra İflas Kanunu'nun 67/2.maddesi gereğince koşulları oluşmakla asıl alacağın %20'si olan 1.648,84 TL icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. Davalı vekili istinaf nedenleri olarak; davacı şirketin alacak iddiasında haksız olduğunu, ... Sitesi ile davacı firma yetkilileri arasında yapılan görüşme sonucunda Sitenin ısıtma tesisatı suyunun koruma amaçlı pH değerinin olması gereken limit aralığına getirilmesi hususunda anlaşma yapıldığını, taraflar arasında yapılacak işlemlerin kararlaştırılmasının ardından müvekkilinin davacıya 3.500,00TL’lik bir ön ödeme yaptığını ve bakiyenin işin taahhüt edilen biçimde tamamlanmasının ardından yapılmasını uygun gördüğünü, ancak bu durumun gerçekleşmediğini ve suyun ph değerinin davalının kimyasal ürünleri ile istenilen seviyeye getiremedikleri, müvekkili şirket adına kesilen faturaların açık fatura olduğunu ve ödemesi teklif edilen işin gerçekleşmesi sonucunda tamamının ödeneceğini, onun için de faturaya ve yapılmayan işe 22.10.2018 tarih ve ... yevmiye nolu Ankara ... Noteri kanalı ile gönderdikleri ihtar aracılığıyla itirazlarının bulunduğunu, davacının haksız kazanç peşinde olduğu ve kimyasal olarak etkili olmayan madde kullanılarak müvekkilinin zarar etmesine sebep olduğunu ve bu yüzden müvekkili tarafından 3.500,00TL'lik ön ödemenin ardından ödeme yapılmadığını, davacı şirketin tek taraflı olarak sebep göstermeden bu işten çekildiklerini ve yapamayacaklarını söyleyerek müvekkili şirketi yarı yolda bırakıp meslek adabına ve dürüstlüğe yakışmayacak şekilde davrandığını, müvekkilinin bu durumda acilen yeni çözüm yolları araştırıp, başka bir firmaya işi yaptırmak zorunda kaldığını, teknik bir bilirkişiden rapor alınması taleplerinin dikkate alınmadığını, yargılama sürecinin baştan sona usuli eksikliklerle devam ettiğini, dilekçe ve taleplerimiz okunmadığını ve delillerinin dikkate alınmadığını belirterek kararın kaldırılması gerektiğini talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, açık hesap alacağının tahsili için yapılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir. Dosya kapsamından; davacı şirketin 8.244,23-TL asıl alacağının tahsili için davalı aleyhine İstanbul Anadolu ... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında takip başlattığı, davalının süresinde borca itiraz ettiği, bir yıllık hak düşürücü süre içinde itirazın iptali ve takibin devamı için eldeki davanın açıldığı anlaşılmaktadır. Mahkemesince yukarıda yazılı nedenler ile davalının takibe itirazının iptali ile takibin devamına, asıl alacağın % 20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir. İstinaf konusu edilen uyuşmazlık; davacının hizmeti eksik ve ayıplı ifa edip etmediği noktasında toplanmaktadır. İlk derece mahkemesinde alınan ve bilirkişi tarafından davacı tarafın ticari defterleri üzerinde yapılan inceleme sonucunda hazırlanan 31.01.2020 tarihli rapora göre davacı ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğu sonuç olarak davacının 8.244,23 TL alacaklı olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Davalı şirketin merkezinin Ankara olması sebebiyle davalı şirketin ticari defter ve belgeleri üzerinde de istinabe yoluyla Ankara 13. Asliye Ticaret Mahkemesince bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi tarafından sunulan 12.10.2020 tarihli raporda, davacıya ait yasal defterin usulüne uygun olarak tutulduğu, açılış ve kapanış tasdikinin süresi içinde yapıldığı, davalı tarafından davacıya sözleşmenin ödeme şartlarına uygun olarak 25.05.2018 tarihinde 3.500,00- TL avans ödemesi yapıldığı, davacı tarafından düzenlenen faturaların usulüne uygun olarak kayıtlara alındığı cari hesabın 2018 yılını 8.244,23 TL alacak bakiyesi ile kapattığı, yapılan ticari defter incelemesi sonucu davacının davalıdan 8.244,23 TL alacak bakiyesi olduğu bildirilmiştir. Taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu ve bu kapsamda davacının düzenlediği faturaların her iki tarafında usulüne uygun tutulan defterlerine kaydedildiği, her iki tarafın ticari defterlerine göre takip tarihi itibariyle davacının 8.244,23 TL alacağı bulunduğu konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık, davacının hizmeti eksik ve ayıplı ifa edip etmediği noktasında toplanmaktadır.6102 Sayılı TTK'nın 23/1-c maddesi tacirler arasındaki hizmetin ayıplı olması halinde yapılması gereken işlemleri düzenlemektedir. Anılan maddeye göre hizmet alan tacir, malın ayıplı olduğu açıkça belli değilse, malı teslim aldıktan sonra malı incelemek veya incelettirmek, malın ayıplı olması halinde 8 gün içinde bu durumu hizmet verene iletmek durumundadır (Yargıtay 23. HD'nin 2016/991 Esas, 2018/5119 Karar sayılı kararı). TBK'nın 223. Maddesi ise: "Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır." hükmünü haizdir. Somut olayda, davalının davaya konu faturaları defterlerine 25.05.2018-31.05.2018 tarihleri kayıt ettiği dikkate alındığında, hizmeti aldığını kabul eden ve faturaları, yasal süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine borç kaydeden davalının, fatura münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan, bu faturalar nedeniyle borçlu olmadığını, hizmeti almadığını yahut eksik ve ayıplı hizmet aldığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı vekili cevap dilekçesinde, 30.05.2018 tarihli saha analiz raporundan suyun pH değerinin daha da yükselerek 8.91 olduğunun görüldüğünü, o tarihten ihtar tarihine kadar geçen zaman aralığında yapılan çalışmaların bir sonuç vermediğini ve suyun pH değerinin 8,50'nin altına indirmenin mümkün olamadığını belirtmiştir. Davalı bu beyanları da içeren ayıp ihbarını Ankara ... Noterliğinin ... yevmiye numaralı 22.10.2018 tarihli ihtarnamesi ile ileri sürmüştür. Her ne kadar TBK 223. Maddesi ayıbın hemen bildirilmesi gerektiğini düzenleyerek ayrıca bir süre belirtmemiş ise de, davalının ayıp ihbarını yaklaşık 5 ay sonra ileri sürdüğü, bu haliyle ayıp ihbarının makul sürede içerisinde yapılmadığı anlaşılmıştır. Bu nedenle mahkemece davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Açıklanan nedenler ile ilk derece mahkemesi kararında usul veya esas yönünden hukuka aykırılık görülmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1.b.1 bendi gereğince esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İstanbul Anadolu 13. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/261 Esas, 2021/56 Karar sayılı ve 21/01/2021 tarihli karar usul ve yasaya uygun olduğundan davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b1 bendi gereğince esastan REDDİNE, 2-Hüküm tarihinde yürürlükte bulunan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 140,79 TL harcın mahsubu ile bakiye 286,81 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.19.09.2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/664, K. 2024/963, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-664-e-2024-963-k-60ce51bbeebf