Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/632 E. 2024/223 K. – İstirdat
Konu: İstirdat
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/632
- Karar No
- 2024/223
- Karar Tarihi
- Konu
- İstirdat
T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
43. HUKUK DAİRESİ
DOSYA NO: 2021/632
KARAR NO: 2024/223
KARAR TARİHİ: 15/02/2024
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 21/01/2021
NUMARASI: 2018/585 Esas - 2021/63 Karar
DAVA: İstirdat (Ticari Satımdan Kaynaklanan)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 15/02/2024
Taraflar arasındaki İstirdat davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabul kısmen reddine yönelik olarak verilen hükme karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya içerisindeki tüm belgeler okunup, incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ
DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, dava dışı ... deniz, kara, hava taşıma işleri ile iştigal ettiğini, taşımayı üstlendiği bazı yükler ile ilgili olarak, taşımayı fiilen yapma, varış yerinde yükler için depo, teslim, elleçleme gibi işlemleri tamamlamak konusunda davalı şirket ile anlaştığını, davalı şirketten yardım alma karşılığında davalıya anlaşılan bedeli ödediğini, ticari ilişki kesintiye uğradıktan sonra, ... şirketinin borcu olmamasına rağmen, davalı şirketin ... ’e karşı 21.08.2017 tarihinde faturaya dayalı ilamsız takip başlattığını, ödeme emrinin bayram tatilinde ... şirketin yetkili olmayan çalışanlarca tebliğ alındığı için kesinleştiğini, haciz işlemleri neticesinde 15.09.2017 tarihinde ... ’in ... Bankasındaki mevduatından haksız olarak ¨ 512.962,21 tahsil edildiğini, davalı şirketin takibe dayanak yaptığı “Irak Kerkük saha kiralama bedeli” açıklamalı faturalarından 4 tanesinin ... tarafından ödendiğini, kalan faturaların ise ... ’e tebliğ edilmediğini, kabul anlamına gelmemek kaydıyla, tebliğ edilmiş olsa da ödemek zorunda olduğu herhangi bir borcu bulunmadığını, buna rağmen söz konusu fatura bedellerinin icra takip masraflarının ve ferilerinin haciz baskısı altında ödenmek zorunda kaldığını, söz konusu icra takip dosyası kapandıktan soma, ...’in haksız olarak ödediği bedel kadar davalıdan alacaklı hale geldiğini, ...’in tasfiyeye geçmesi ve ticari faaliyetine son vermesi üzerine 20.12.2017 tarihinde söz konusu alacağın, ... tarafından müvekkiline temlik edildiğini, davalı şirketin takibe koyduğu faturalardan 4 tanesinin ödendiğine ilişkin dekontları dilekçe ekinde sunduklarını, kalan faturalar tebliğ edilmediğinden, teminat karşılığında davalının malvarlığına ihtiyati haciz konmasını talep ettiklerini, ... ’in davalıya borçlu olmadığı gibi 26.699,39 USD alacaklı olduğunu, bu alacak bakiyesini de müvekkiline temlik ettiğini, bu alacak için ödeme yapılmaması üzerine İstanbul .... İcra müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibine girişildiğini, izah edilen nedenlerle, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında haciz baskısı altında ödenen ¨ 512.962,21’nin 15.09.2017 tarihinden itibaren işleyecek faizi ile istirdadına, davalı aleyhine %20 den aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı yana yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle, müvekkilinin alacaklı olduğu icra takip dosyasına konu dayanak faturalar ödenmediğinden, ilamsız icra takibine konu edildiğini, davacının kendisine faturaların bir kısmının tebliğ edilmediğini, tebliğ edilenlerin ödendiğini, işbu davada istirdatını talep ettiklerini, davacının faturaları teslim aldığını, ancak herhangi bir itirazda bulunmadığını, takip dayanağının bedeli ödenmeyen faturalar olduğunu, davacının cari hesap ekstresine dayanmasına muvafakat etmediklerini, itiraz edilmeyerek kesinleşen fatura bedellerinin takipten önce ödendiğini takip borçlusunun kanıtlamak zorunda olduğunu, davacının süresinde takibe itiraz etmediğini, borç ilişkisine ve faturaların içeriğine itirazda bulunmadığını, davalının takip konusu faturaları ödediğini iddia ettiğini, yapılan ödemelerin bu faturalara ilişkin olduğunu yazılı belgelerle ispat etmesi gerektiğini, takip konusu faturalara ilişkin olmayan ve iddialarına dayanak yaptığı cari hesap ekstresinin takip konusu borçla ilgisi olmadığını, izah edilen nedenlerle, davanın reddine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacı yana yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava dışı temlik eden ... firması ile davalı şirket arasında Irak Kerküt saha kiralama adı altında hizmet sözleşmesinin kurulduğu,bu sözleşme kapsamında davalının dava dışı temlik eden firmaya 13 adet fatura düzenlediği,bu faturaların ödenmemesi üzerine davalının dava dışı ... firması aleyhine icra takibine giriştiği icra takibi sonucu dava dışı firmanın icra dosyasına ¨512.962,21 ödeme yaptığı ve bu dosyaya ilişkin alacağını davacı firmaya temlik ettiği,davacı vekili de,dava dışı şirket tarafından davalının hiç bir alacağı olmamasına rağmen icra dosyasının kesinleşmesi nedeniyle ödemenin yapıldığı,davalı tarafından icra takibine konu faturalardaki hizmetin dava dışı firmaya verilmediğinden bahisle süresi içerisinde huzurdaki istirdat davasını açtığı,yapılan bilirkişi incelemesi ve dosyaya sunulan evraklardan,davalı tarafından dava dışı firmaya verilen hizmet nedeniyle düzenlenen 13 adet sadece 4 adedinin dava dışı firmanın ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu,diğer faturaların kayıtlı olmadığı gibi bu faturaların dava dışı şirkete tebliğine ilişkin yazılı bir delilin sunulmadığı,davalı tarafından faturalarıne-mail ile tebliğ edildiğine ilişkin beyan ve e-mail yazışmalarının davacı tarafından kabul edilmediği,her ne kadar HMK'nın 199. maddesi uyarınca elektronik ortamdaki veriler belge olarak kabul edileceği düzenlenmiş ise de, tek taraflı düzenlenen ve muhatabı tarafından kabul edilmeyen verinin belge olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı, e-mailin karşı tarafa gönderilip gönderilmediğinin denetlemesinin yapılamadığı,bu hali ile elektronik ortamdaki verinin belge olarak kabul edilmesinin mümkün olmadığı,dolayısıyla davalının 9 adet faturada belirtilen hizmeti dava dışı şirkete verdiğini yazılı delil ile ispat edemediği gibi cevap dilekçesinde açıkça yemin deliline de dayanmaması nedeniyle yemin delilinin de davalıya hatırlatılmadığı,dava dışı şirketin ticari defterlerinde her ne kadar 26.699,39 USD davalıdan alacaklı gözükmekle birlikte bu alacağın 33.710,00 USD'lik kısma ilişkin davacı tarafından dayanak belge sunulmadığı,buna göre dava dışı şirketin davalıya defterinde kayıtlı icra takibine konu faturalar nedeniyle 7.010,61 USD borcunun bulunduğunun kabulü gerektiği, neticeten dava defterlerine kayıtlı faturalar nedeniyle 32.989,39 USD fazla ödeme yaptığı,neticeten dava dışı şirketin defterinde kayıtlı olmayan ve hizmetin verildiğine ilişkin yazılı bir delil bulunmayan 84.000,00 USD'lik 9 adet faturadan dolayı borcunun bulunmadığı gibi 32.989,39 USD'yi icra takibi ile mükerrer ödediği anlaşıldığından dava dışı şirket tarafından 84.000,00 USD + 32.989,39 USD=117.489,39 USD(¨484.077,25)'nin istirdadını talep edebileceği anlaşıldığından davanın kısmen kabulü ile ¨484.077,25'nin talep ile bağlı kalınarak 15/09/2018 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile bilikte davalıdan tahsili ile temlik alan davacıya ödenmesine,davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine karar vermek gerekmiştir. Davacı vekili her ne kadar davalı aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş ise de,davalının icra takibine girişmekte kötüniyetli olduğu ispat edilemediğinden koşulları oluşmayan kötüniyet tazminatı talebinin reddine, ..." karar verilmiştir.
İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının ticari defterlerine itibar ederek bir sonuca varılarak mahkemenin kendisiyle çelişkiye düştüğünü, dava dışı ... arasındaki ticari ilişkiye dair bir kanıya varılacaksa bunun MSV'nin ticari defterlerinde yer alan herhangi bir kayda itibar edilerek gerçekleşemeyeceğini, bir an için davalının ticari defterlerine itibar edilerek sonuca varılabileceği kabul edilse dahi, davalının ticari defterlerinde yer alan alacakların müvekkili/davacı/temlik alana karşı değil aralarındaki hukuki ilişki gereği dava dışı 3.kişi ... firmasına yöneltmesi gerektiğini, zira müvekkilinin ... yalnızca alacaklarını temlik aldığını, ... borçlarından sorumlu tutulmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, bilirkişi raporunda karşılıklı kayıtlardan da anlaşılacağı üzere müvekkilinin tuttuğu ticari defterlerle davalı yanın defterleri içeriğindeki tutarsızlığın aşikar olup bu uyuşmazlık sebebiyle davalının defter kayıtlarının davalı lehine delil olarak kabulünün usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tümüyle kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin usulüne uygun bir şekilde tutmuş olduğu yasal defterleri dikkate alınmadan verilen kararın adil yargılanma hakkına ve hukuka aykırı olduğunu, mahkeme tarafından yapılması gerekenin, müvekkili şirketin defterleri üzerinde talimat yolu ile inceleme yapan bilirkişiden ek rapor alınması ve müvekkili şirketin defterlerinin müvekkili şirketin diğer belgeleri ve faturaları ile karşılaştırılması suretiyle yeniden inceleme yapılmasının talep edilmesi olduğunu, sadece iddia eden tarafın defter ve belgelerine göre değil, müvekkili şirketin usulüne uygun olarak tutmuş olduğu defter ve belgeler ile cari hesap ekstresinin davacı tarafın defter ve belgeleri ile cari hesap ekstreleri karşılaştırılmak suretiyle inceleme yapılması sonrasına bir karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme neticesinde verilen kararın kaldırılması gerektiğini, Irak kerkük saha kiralama bedeli hizmetinin 13 ay süre ile verildiğine ilişkin delil bulunduğunu, müvekkili şirketin Irak-Kerkük bölgesinde tüm zorluklara rağmen ifa ettiği hizmeti ispatlamak için, hizmeti alan ... şirketinden tanık olarak gösterdiği yetkilinin dinletilmesi talebinin de dikkate alınmadığını, müvekkili şirket tarafından ... şirketine gönderilen faturaların bu şirketin defterlerine işlenmemesinin hukuki sorumluluğunun müvekkiline yüklenilemeyeceğini, istirdat davasında ispat yükümlülüğünün davacı taraf yerine müvekkili şirkete yüklenilmesinin usul hükümlerine ve adil yargılanma hakkına aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kısmen kabul kararın kaldırılmasını ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.
GEREKÇE:Dava, İİK'nın 72/7. Maddesi uyarınca istirdat davasıdır.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, istirdat koşullarının bulunup bulunmadığı noktasındadır. Davalı takip alacaklısı ... tarafından, davacının alacağı temlik aldığı takip borçlusu ... A.Ş. hakkında, Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "13 adet fatura" sebebine dayalı olarak 124.500,00 USD asıl alacağın tahsili istemiyle 21/08/2017 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmış ve 15/09/2017 tarihinde dosya borcu ödenmiştir. Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72/7. maddesi uyarınca icra baskısı altında haksız olarak ödenen paranın istirdatına karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. İstinaf aşamasında ilk derece mahkemesinin görevine itiraz edilmiş ise de, uyuşmazlığın kira sözleşmesinden kaynaklandığına ilişkin bir delil dosyaya sunulmamış olup, davalı tarafın görev itirazı yerinde görülmemiştir.İİK'nın 72/7. Maddesindeki düzenlemeye göre, takibe itiraz etmemiş veya itirazının kaldırılmış olması yüzünden borçlu olmadığı bir parayı tamamen ödemek mecburiyetinde kalan şahıs, ödediği tarihten itibaren bir sene içinde, umumi hükümler dairesinde mahkemeye başvurarak paranın geriye alınmasını isteyebilir. İİK'nın 72/8. maddesinin son cümlesine göre ise, davacı istirdat davasında yalnız paranın verilmesi lazım gelmediğini ispata mecburdur. Gerçekte borçlu olmadığı bir parayı icra takibine itiraz etmemiş veya itiraz edip de itirazı icra hakimliğince olan ve icra takibine konu alacağı cebri icra tehdidi altında ödeyen, menfi tespit davası açarak ihtiyati tedbir almamış olan borçlu ödediği parayı geri alabilmek için istirdat davası açmalıdır. İstirdat davasında ispat yükü İİK'nın 72/8. Maddesi uyarınca kural olarak davacı üzerindedir. Ancak, Yargıtay tarafından, davacı(borçlu)nın yapılan ilamsız icra takibine itiraz etmemesi nedeniyle takibin kesinleşmesi ve kesinleşen bu takibe menfi tespit davası açmamış olması ve borcu ödemek zorunda kalması durumunda açılan istirdat davasında davalı(alacaklı)nın alacağının varlığını ispat etmesi gerektiği kabul edilmektedir. Bu sebeple eldeki davada ispat yükü davalı alacaklı üzerindedir. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü için tarafların ticari defterlerinin incelenmesine karar verilmiştir.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu(HMK)'nun 222/2,3. Maddesine göre, Ticari defterlerin, ticari davalarda delil olarak kabul edilebilmesi için, kanuna göre eksiksiz ve usulüne uygun olarak tutulmuş, açılış ve kapanış onayları yaptırılmış ve defter kayıtlarının birbirini doğrulamış olması şarttır. Ayrıca usulüne uygun olarak tutulan ticari defter kayıtlarının sahibi ve halefleri lehine delil olarak kabul edilebilmesi için, diğer tarafın aynı şartlara uygun olarak tutulmuş ticari defterlerindeki kayıtların bunlara aykırı olmaması veya diğer tarafın ticari defterlerini ibraz etmemesi yahut defter kayıtlarının aksinin senet veya diğer kesin delillerle ispatlanmamış olması gerekir. Diğer tarafın ikinci fıkrada yazılan şartlara uygun olarak tutulan ticari defterlerinin, ilgili hususta hiçbir kayıt içermemesi hâlinde ticari defterler, sahibi lehine delil olarak kullanılamaz. Bu şartlara uygun olarak tutulan defterlerdeki sahibi lehine ve aleyhine olan kayıtlar birbirinden ayrılamaz. Bilirkişi aracılığıyla incelenen dava dışı temlik eden şirketin ticari defterlerine göre, Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takip tarihi itibariyle davalıdan 26.699,39 USD alacaklı durumdadır. Davalı ticari defterlerine göre ise, anılan takip tarihi itibariyle davacıdan 475.200,57 TL alacaklı görünmektedir. Taraf ticari defterlerindeki mutabakatsızlık, davalının Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu ettiği 13 adet faturanın 9 adetinin dava dışı temlik eden şirketin ticari defterlerinde, dava dışı temlik eden şirketin kayıtlarında yer alan 1.260,00 USD bedelli fatura ve 32.450,00 USD bedelli havale işleminin davalı ticari defterlerinde kayıtlı olmamasından kaynaklanmaktadır. Ayrıca bilirkişi tarafından davalının, dava dışı şirketten gelen havaleleri ters olarak dava dışı şirketin alacağına işlemesi gerekirken borcuna işlediği, dava dışı şirketten gelen havalelerin bir kısmının dava dışı şirketin alacağına kaydedildiği ve yine dava dışı şirketin USD olarak gönderdiği bir kısım havalelerin TL karşılıklarının hatalı şekilde işlendiği tespit edilmiştir. Ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir. Bir tarafın usulüne uygun tutulan ticari defterlerinde kayıtlı olan faturanın dayanağının da usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekir. Fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturanın takip alacaklısının defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması tek başına akdi ilişkinin kanıtını oluşturmaz. Davada ispat külfeti faturalar nedeniyle alacaklı olduğunu iddia eden davacı üzerindedir. Davacının faturalara konu mal veya hizmeti davalıya ifa ettiğini usulüne uygun delillerle ispatlaması gerekir.Ayrıca davacının ticari defterlerinin lehine delil teşkil edebilmesi için, belgeleme ve kaydın belgeye(evrak-ı müsbiteye) dayanması ilkesi["belge yoksa kayıtta yoktur" ilkesi]'ne(TTK'nın 64/2. Maddesi ve gerekçesinden) uygun olması gerekir. Bunun yanı sıra kaydın dayandığı belge dayanağının da ispatlanması gerekir. Küçükçekmece .... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe konu 9 adet fatura dava dışı temlik eden şirketin ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Bu faturalara ilişkin hizmetin sunulduğuna ilişkin dosyada herhangi bir belge mevcut değildir. Davalı bir kısım mail yazışmalarına dayanmış ise de söz konusu mailler hizmetin sunulmasıyla ilgili bulunmadığından bu maillerin sonuca etkisi bulunmamaktadır. Davalının ticari defter ve kayıtların usulüne uygun tutulmuş olması yanında defterlerde yer alan kayıtların dayanağının da usulüne uygun olması gerekir. Davalının ticari defterlerinde kayıtlı olan faturaların dayanağının da usulüne uygun olduğunun ispatlanması gerekli olup, fatura düzenlenmesi ve dayanağı kanıtlanamayan bu faturaların dava dışı temlik eden şirketin ticari defterlerinde kayıtlı olması ve faturaya itiraz edilmemiş olması dahi tek başına davalının alacak iddialarını ispata elverişli değildir. Bu nedenle davalının ticari defterlerinin 9 adet toplam 84.500,00 USD tutarlı faturalar yönünden lehe delil niteliği bulunmamaktadır. Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takibe 124.500,00 USD konu edilmiş olup, davalının ispatlanamayan 9 adet toplam 84.500,00 USD tutarlı faturaları düşüldüğünde 40.000,00 USD davalı alacağı bulunmaktadır. Ancak dava dışı temlik eden şirket kendi ticari defterlerine göre 26.699,39 USD alacaklı olup, bilirkişi tarafından bu alacağın dayanağı araştırılmış ve davalıda olmayan 1.260,00 USD bedelli fatura ve banka havaleleri ve temlik toplamı 155.410,00 USD düşüldüğünde 129.970,61 USD borç tespit edilmiş ve dayanağı sunulan 119.460,00 USD temlik bedeli ilave edildiğinde ise 10.510,61 USD davalıya borçlu olduğu ve dava dışı şirketin 3.500,00 USD tutarlı ödemesi nazara alındığında dava dışı temlik eden şirketin 7.010,61 USD borcu bulunduğu belirlinmiştir. Açıklanan bu sebeple davalının 4 adet fatura tutarı 40.000,00 USD dava dışı temlik eden şirketin kayıtlarında bulunsa da davacının bundan dolayı 7.010,61 USD borcu bulunmaktadır. Küçükçekmece ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasındaki takip konusu alacaktan bu tutar düşüldüğünde 117.489,39 USD davalının alacağı bulunmadığından bu tutara tekabül eden miktarın davacı temlik alana iadesi gerekir. İcra dosyasına ödenen bedel 512.962,21 TL olup, bilirkişinin de tespit ettiği üzere dava dışı temlik eden şirketin borçlu olmadığı tutara tekabül eden 484.077,25 TL'nin davacıya iadesi gerekmektedir. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince 484.077,25 TL üzerinden davanın kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ile davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurularının ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir.
KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle;1-Davacı ile davalı vekillerinin istinaf başvurularının HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2- Alınması gerekli 427,60-TL karar harcının davacı tarafından başvuru sırasında peşin yatırılan 500-TL harçtan mahsubu ile bakiye 72,40- TL istinaf karar harcının karar kesinleştiğinde ve talep halinde kendisine iadesine,3-Davalı tarafından yatırılan 8.266,83 TL istinaf peşin harcının alınması gereken 33.067,32 TL karar harcından mahsubu ile eksik olan 24.800,49 TL harcın davalıdan tahsili ile Hazineye irad kaydına,3-İstinaf yoluna başvuran taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 4-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.15/02/2024