Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/61 E. 2021/1033 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/61
- Karar No
- 2021/1033
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/378 Esas KARAR NO: 2024/1178 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2021/61 Esas - 2021/1033 Karar TARİHİ:19/11/2021 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 04/07/2024 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Müvekkili ile davalı şirket arasında ticari emtia satımına dayalı bir ticari münasebet söz konusu olduğunu, davalının bakiye 57.547,16 USD borcunu ödememesi akabinde Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. Sayılı dosyası ile davalı aleyhinde ilamsız icra takibi başlattıklarını, davalının ödeme emrini tebellüğ etmesi akabinde borca, faize, fer'ilere yönelik itirazda bulunduğunu ve davalı borçlunun itirazı üzerine icra takibinin durdurulmasına karar verildiğini, davalının iş bu haksız ve mesnetsiz itirazının iptali için huzurdaki davayı ikame etmek zorunda kaldıklarını beyanla davalının yersiz ve mesnetten yoksun itirazının iptali ile takibin devamına, davalının %20 oranında tazminat ödemeye mahkum edilmesine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı taraf davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi 19/11/2021 tarih 2021/61 Esas - 2021/1033 Karar sayılı kararında; "Dava, taraflar arasında ticari emtia satımından kaynaklanan alacağın tahsili talebiyle başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali davasıdır. İncelemeye sunulan defter ve belgeler ile tüm dosya kapsamına göre, davacı şirketin davalı firmayla ilgili fatura belgelerinin muhasebe teknik ve usullere uygun olarak defter kayıtlarına işlendiği bu nedenle davacı lehine delil niteliği taşıdığı, davalı tarafa ticari defterlerini sunması için ihtarlı davetiye yapılmış olmasına karşın defterlerini sunmadığı ve bu sebeple defterlerinin incelenemediği, her ne kadar bu hususta davalı vekili kendilerine usulüne uygun tebligat yapılmadığı iddiasında bulunarak defterlerinin incelenmesi talebinde bulunmuş ise de davalı tarafa yapılan tebligatların usulüne uygun yapıldığı yapılan tebligat ile verilen kesin süreye uyulmadığı ve bunun sonuçlarının da ihtarla bildirildiği anlaşılmakla davalı tarafın ticari defterlerini inceleme ara kararı kurulmasına yer olmadığı kanaati ile tarafların Ba-Bs formlarının birbirini teyit ettikleri, davacının takip ve dava tarihi itibariyle davalıdan, takip konusu edilen bedel üzerinden, cari hesap ekstresine dayalı hesap alacağının bulunduğu anlaşıldığından davalının itirazının iptaline, davalının aleyhine girişilen icra takibine haksız ve kötüniyetli olarak itiraz ettiği, dava İİK.nun 67. maddesi uyarınca açılan itirazın iptali davası olup, icra takibi cari hesaptan kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik olduğu, bu durumda açılan itirazın iptali davasında hüküm altına alınan alacak bilinebilir, bir başka deyişle likit olduğundan hükmedilen miktarın % 20'si oranında İİK.nun 67. maddesi uyarınca davacı yararına tazminata hükmedilmesine karar verilerek davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur."gerekçesi ile, "Davanın KABULÜ ile davalının Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı takip dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin aynı koşullarda devamına, Davacı lehine asıl alacağın %20 si olan icra inkar tazminatına hükmedilmesine bu bedelin davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine", karar verilmiştir. Davacı vekili 24.12.2021 tarihli dilekçesi ile; Huzurdaki dava ve dava mesnedi icra takibinin değerinin 57.547,16 USD, yani yabancı para alacağı olduğunu, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, itirazın iptâli davasının konusu yabancı para alacağının oluşturması halinde, vekalet ücretinin karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanmasını kabul ettiğini, huzurdaki davamızda karar tarihinin 19/11/2021, bu tarihte TCMB USD efektif satış kuru bilgisinin "11.0631" olduğunu, 636.649,98 TL (57.547,16 USDx11.0631) üzerinden vekalet ücreti hesabı yapıldığında 48.882,50 TL çıktığını, hükümde ise 38.687 TL vekalet ücreti takdir edildiğini, Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin, itirazın iptali davasının konusu yabancı para alacağının oluşturması halinde, icra inkar tazminatının takip tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanmasını ve hesap edilen rakamın ilamın hüküm kısmında açıkça yazılması gerektiğini kabul ettiğini, dava mesnedi Bakırköy ... İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasının açılma tarihinin 12/10/2020, bu tarihte TCMB USD efektif satış kuru bilgisinin "7.8933" olduğunu, 454.236,99 TL'nin (57.547,16 USDx7.8933) %20'sinin ise 90.847,39 TL olduğunu, bu rakamın icra inkâr tazminatı olarak hükümde açıkça yazılması gerektiğini beyanla eksik takdir olunan vekalet ücreti ve hükme rakam olarak geçirilmeyen icra inkar tazminatı yönünden HMK'nın 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Mahkemenin 12.01.2021 tarihli Ek Kararında; "...Her ne kadar davacı vekili tarafından yukarıda açıklanan taleplerde bulunulmuş ise de, vekalet ücreti bakımından, mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen hükümde hesap edilen vekalet ücretinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, itirazın iptali davasının mahiyeti gereği dayanağı olan takip dosyasına sıkı sıkıya bağlı olması ve bu icra dosyasının açıldığı tarihteki yabancı para kurunun TL' ye çevrilmesi ile dava değeri ve diğer maddi hususların belirlendiği anlaşılmakla bu talep yönüyle tahsis talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup, yine tashihi talebinde bulunulan icra inkar tazminatının açıkça belirtilmesine yönelik talebin ise tashih tanımı kapsamında değerlendirilemeyeceği ancak bu talebin hükmün tamamlanması hükümlerine istinaden, yapılan hesaplama sonucu takip tarihindeki, uyaptan alınarak icra dosyasında esas alınan USD efektif satış kuru 7.9394 olmakla bunun üzerinden, kabul edilen asıl alacağın 456.544,64 TL olduğu ve asıl alacağın %20' sinin ise 91.308,92 TL olduğu anlaşılmakla hesap edilen icra inkar tazminatı bedelinin belirtilmesi suretiyle hükmün tamamlanmasına karar verilmiştir." gerekçesi ile; "1-Davacı vekilinin vekalet ücreti yönüyle tashih talebinin reddine, 2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı miktarının hükme rakam olarak geçirilmesi yönünden talebinin kabulü ile "Davacı lehine asıl alacak 57.547,16 USD'nin %20'si üzerinden hesap edilen 91.308,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine şeklinde HÜKMÜN TAMAMLANMASINA," karar verilmiş ve gerekçeli karar ile ek karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece verilen karara Uyaptan vakıf olmaları neticesinde henüz taraflara tebliğe çıkarılmadan, İlk Derece Mahkemesine HMK'nın 305/A maddesi uyarınca hükmün tamamlanması talepli dilekçelerini ibraz etttiklerini; 12/01/2022 tarihli ek kararı ile İlk Derece Mahkemesinin; "1-Davacı vekilinin vekalet ücreti yönüyle tashih talebinin reddine, 2-Davacı vekilinin icra inkar tazminatı miktarının hükme rakam olarak geçirilmesi yönünden talebinin kabulü ile "Davacı lehine asıl alacak 57.547,16 USD'nin %20'si üzerinden hesap edilen 91.308,92 TL icra inkar tazminatının davalıdan tahsil edilerek davacıya verilmesine," şeklinde HÜKMÜN TAMAMLANMASINA" karar verdiğini; vekâlet ücreti yönünden taleplerinin red gerekçesi olarak "Her ne kadar davacı vekili tarafından yukarıda açıklanan taleplerde bulunulmuş ise de, vekalet ücreti bakımından, mahkememizce yapılan yargılama sonucu verilen hükümde hesap edilen vekalet ücretinde herhangi bir usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, itirazın iptali davasının mahiyeti gereği dayanağı olan takip dosyasına sıkı sıkıya bağlı olması ve bu icra dosyasının açıldığı tarihteki yabancı para kurunun TL' ye çevrilmesi ile dava değeri ve diğer maddi hususların belirlendiği anlaşılmakla bu talep yönüyle tahsis talebinin reddine karar vermek gerekmiş olup" izahatının sunulduğunu; İlk Derece Mahkemesinin vekâlet ücretinin hesaplanması yönünden gerek gerekçeli kararı gerekse ek kararının Yargıtay içtihatlarına aykırı olduğunu, davanın ve dava mesnedi icra takibinin değerinin 57.547,16 USD, yani yabancı para alacağı olduğunu, Yargıtay'ın, itirazın iptâli davasının konusunu yabancı para alacağının oluşturması halinde vekâlet ücretinin karar tarihindeki TCMB efektif satış kuru üzerinden hesaplanmasını kabul etmekte olduğunu, davada karar tarihinin 19/11/2021 olduğunu, bu tarihte TCMB USD efektif satış kuru bilgisinin "11.0631" olduğunu, 636.649,98 TL (57.547,16 USDx11.0631) olan değer üzerinden 48.882,50 TL vekalet ücreti hesaplandığını, hükümde ise 38.687 TL vekâlet ücreti takdirinin söz konusu olduğunu, Yargıtay'ın bu konuda emsal kararlarının bulunduğunu beyanla istinaf başvurularının kabulü ile Bakırköy Asliye 7. Ticaret Mahkemesinin 2021/61 E., 2021/1033 K. sayılı, 19/11/2021 tarihli kararının ve 12/01/2022 tarihli ek kararının Yargıtay'ın yerleşik içtihatları doğrultusunda, eksik takdir olunan vekalet ücreti yönünden kaldırılmasına, bu hususta yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava, bakiye açık hesap alacağının tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine vaki itirazın iptali ve takibin devamı taleplerine ilişkindir. Mahkemece yukarıda açıklanan gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş, davacı vekilinin tashih ve hükmün tamamlanması talepli dilekçesi üzerine bu kez 12.01.2021 tarihli ek karar ile tashih talebinin reddine ve hükmün tamamlanması talebinin kabulüne karar verilmiş, verilen gerekçeli ve ek karara karşı davacı vekili lehe hükmedilen vekalet ücreti ile tashih talebinin reddi yönünden istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili tarafından ileri sürülen istinaf sebebi; Mahkemece davanın kabul edilmiş olması karşısında davacı lehine yabancı para alacağı olan 57.547,16 USD'nin karar tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası'na çevrilmesi ile bulunacak değer üzerinden karar tarihindeki Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, takip tarihindeki kur üzerinden belirlenen değer üzerinden vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı ve Yargıtay kararlarına aykırı olduğuna ilişkindir. Davaya konu takipte alacağın USD cinsinden tahsili talep edilmiş, davacı tarafından da takibe konu 57.547,16 USD alacak yönünden iş bu dava açılmıştır. Mahkemece 57.547,16 USD'nin dava tarihindeki Merkez Bankası efektif satış kuru üzerinden Türk Lirası değeri belirlenerek, davanın tamamı kabul edilmiş olduğundan, belirlenen bu değer üzerinden karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği vekalet ücretine hükmedilmiş olması Yargıtay içtihatları ile Dairemiz'in yerleşik kararlarına uygundur. (Emsal olarak bkz. Yargıtay 11. HD; 2022/6942 Esas, 2024/3173 Karar sayılı ve 24.04.2024 Tarihli kararı). Hükmedilen vekalet ücretinde açık bir yazı veya hesap hatasının bulunmaması nedeniyle HMK'nın 304. maddesi gereğince Mahkemece davacının vekalet ücretinin tashihi talebinin reddine karar verilmesi de usul ve yasaya uygundur. Bu itibarla; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere göre, davacı vekilinin gerekçeli karar ile ek karara karşı istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerektiği kanaatine varılmış ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davacının gerekçeli karar ile ek karara karşı istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden davacıdan alınması gereken 427,60 TL istinaf karar harcından, istinaf eden davacı tarafından peşin olarak yatırılan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı bulunması ve talep halinde yatıran tarafa iadesine, 6-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara tebliğe gönderilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 04/07/2024 tarihinde HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince kesin olarak oy birliği ile karar verildi.