Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2018/845 E. 2019/671 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2018/845
- Karar No
- 2019/671
- Karar Tarihi
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2020/505 - 2024/1397 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (İ S T İ N A F B A Ş V U R U S U N U N E S A S T A N R E D D İ) ESAS NO : 2020/505 KARAR NO : 2024/1397 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 23.09.2019 ESAS-KARAR NUMARASI : 2018/845E., 2019/671K. DAVACI : VEKİLİ : DAVALI : Davalı vekili tarafından, yukarıda belirtilen karara karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK m.) 352. maddesi uyarınca, yapılan ön inceleme sonucu, eksiklik bulunmadığı anlaşıldığından inceleme aşamasına geçildi. İncelemenin dosya üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra, dosya incelendi. GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ : İDDİA VE SAVUNMALARIN ÖZETİ : Davacı vekili, müvekkili şirket nezdinde İşyerim Paket Sigorta poliçesiyle sigortalanmış iş yerinin 27-28/05/2017 tarihinde aşırı yağış sonrası hasar gördüğünü, ana yağmur/kanalizasyon şebekesinin davalının bakım ve onarımından sorumlu olduğunu, şebekenin tıkanıp geri tepmesi, taşması, alt yapıda mevcut hatalar, yetersizlikler nedeniyle hasar oluştuğunu, poliçe teminatında bulunan 66.366,87 Türk lirasının sigortalıya ödendiğini ileri sürerek, sigortalıya yapılan 66.366,87 TL nin 02/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; meydana gelen zararda herhangi bir kusur ve sorumluluklarının bulunmadığını, dava dışı sigortalının foseptik kullandığını ve arşiv kayıtlarında yapılan inceleme sonunda projeye uygun yapılan foseptik kuyusuna vize verildiği, dolayısıyla pis su hattına bağlı olmadığından yağmur kanalizasyon şebekesinin tıkanıp geri tepme durumunun söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI ÖZETİ : İlk derece mahkemesince "... Dosyada mevcut bilgi ve belgeler, teknik raporlar, ekspertiz raporu, masraf dökümanları ve olay yerine ait resimler incelendiğinde, olay tarihi olan 27/05/2017 tarihinde dava dışı ... ...adresinde bulunan iş yerinin 27-28/05/2017 tarihinde aşırı yağış sonrası, davacı tarafından sigorta edilen binaya, bina önündeki sokaklardan taşan suların binanın bahçesine girmesi, bu suların önce binanın zemin katına, sonra da bodrum katına sirayet etmesi şeklinde gerçekleştiği, binada ve eşyalarda hasara sebebiyet verdiği, yoldan suların taşarak bina bahçesine ve akabinde binaya girmesinin ASKİ'nin sorumluluğunda olan bakım, onarım, işletme, gerekli yenilemeleri yapmama gibi nedenlere bağlı olarak olay günü meydana gelen yoğun yağış sonrasında, bölgede, yollarda ve yüzeyde biriken suyun, oluşan debiye göre tahliye edememesi sonucu meydana geldiği, iş yerinin 22/06/2016- 22/06/2017 vade kapsamlı iş yeri sigorta poliçesi ile davacı şirkete sigortalı olduğu, davacı sigorta şirketi tarafından yaptırılan ekspertiz raporuna göre sigortalı işyeri malikine 66.366,87 Türk lirası tazminatın 02/11/2017 tarihinde ödendiği, davacı sigorta şirketinin ise TTK’nun 1472. maddesi gereğince sigortalısının haklarına halef olduğundan, dava dışı sigortalının zararını tazmin etmesi nedeniyle halefiyet kuralı gereğince ödediği tazminatı kusurlu olan davalıdan talep edebilecektir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle; davacı sigorta şirketinin TTK’nun 1472. maddesine göre, sigortalının hakkına halef olduğundan ödediği bedeli hasara sebebiyet veren davalıdan rücuen talep edebileceği anlaşıldığından davanın kabulü ile; 66.366,87 Türk lirasının ödeme tarihi olan 02/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yerel mahkemece mücbir sebep yönünden inceleme yapılmadığını, aşırı yağış ve bu yağıştan oluşan aşırı sel durumunun mücbir sebep olarak değerlendirilmesi gerektiği kanaatinde olduklarını, Danıştay içtihatlarının da bu yönde olduğunu, dünyanın gelişmiş her hangi bir ülkesinde altyapı tesislerinin doğal afetler öngörülerek inşaa edilmediğini, ancak doğrudan afat bölgesi olarak tanımlanan bölgeler var ise buralarda özel önlemlerin alınabileceğini, Ankara ili bazında düşünüldüğünde bu ilimizin aşırı yağış alan bir bölge olmadığını, ayrıca dava konusu edilen adreste sel sularını karşılayacak altyapının mevcut olduğunu, hasarın oluşmasında İdarelerinin kusurunun bulunmadığını, hasarın oluştuğu bodrum katının mimari projede depo olarak belirlendiğinin sabit olduğunu, ancak hem bilirkişi raporunda hem de ekpertiz raporunda bodrum katın yemekhane, orta salon, dinlenme salonu, depo, jimnastik odası, eğitim sınıfları, etüd salonu ve büyük ders çalışma salonu olarak kullanıldığının belirtildiğini, bu durumda hasar ile müvekkili İdare arasındaki illiyet bağının kesildiğini, çünkü sigortalı tarafından depo olarak kullanılmaması gereken yerlerin hukuka aykırı olarak eğitim alanı olarak kullanılmasının kendi fiili ile zararın meydana gelmesine ve zararın artmasına neden olduğunu, bu durumda ASKİ'nin fiili ile zarar arasında illiyet bağının bulunmadığını, davacı gerekli tedbirleri almış olsa idi belki hiç hasar oluşmayacağını, belki de çok az hasar oluşacağını, burada müvekkiline yönelik bir haksız fiilden söz edilemeyeceği gibi kusur atfedilmesinin de hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, doğal olarak beklenmeyen şekilde gerçekleşen olay karşısında gerçekleşen her türlü zararın müvekkili idarenin sorululuğunu gerektirmeyeceğini, aksinin kabulü halinde kusur ve sorumluluğa ilişkin hükümlerin uygulama alanının dahi kalmadığını, bireylerin ihmalinden ya da icrai tüm eylemlerinden doğan zararı idarenin karşılaması gibi bir sonucun ortaya çıkacağını, olayda nedensellik bağının bulunmadığını, çünkü zararın idarelerinin hizmet kusurundan kaynaklandığının somut olarak ortaya konulamadığını, hasar bedeli konusunda bilirkişinin ekspertiz raporundaki hasar bedelinin aynen raporuna geçirdiğini, bu konuda bilirkişinin inceleme ve piyasa araştırması yapmadan rapor düzenlendiğini beyan ederek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE : Dava, sigorta poliçesi kapsamında sigortalıya yapılan ödemenin, davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Dosya kapsamındaki yazı, belge ve bilgilere, yasaya uygun gerektirici nedenlere, İlk Derece Mahkemesi kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddi olay ve hukuki değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, HMK m. 355/1 gereği incelemenin istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılıp, re'sen gözetilmesi gereken, kamu düzenine herhangi bir aykırılığın da bulunmamasına, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre; davalı vekilinin istinaf itirazları yerinde görülmediğinden HMK m. 353/1,b,1 gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-Ankara 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2018/845E., 2019/671K. sayılı dava dosyasında verdiği 23.09.2019 tarihli kararına yönelik davalı vekilinin İSTİNAF BAŞVURUSUNUN ESASTAN REDDİNE. 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 4.533,52 TL nispi harçtan peşin olarak alınan 1.133,38 TL'nin mahsubu ile kalan 3.400,14 TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına. 3-Davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, kullanılmayan avansın karar kesinleştiğinde gideri içerisinden karşılanarak iadesine. 4-HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılmasına. 16.10.2024 tarihinde, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1,a gereğince miktar veya değeri üç yüz yetmiş sekiz bin iki yüz doksan (378.290,-) Türk Lirası'nı geçmeyen davalara ilişkin kararlar hakkında temyiz yoluna başvurulamayacağından miktar itibari ile KESİN olmak üzere, OYBİRLİĞİYLE karar verildi. GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ : 21.10.2024 Başkan Üye Üye Katip