Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/586 E. 2024/858 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/586
Karar No
2024/858
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

43. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/586

KARAR NO: 2024/858

KARAR TARİHİ: 30/05/2024

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 30/11/2020

NUMARASI: 2017/384 Esas - 2020/325 Karar

DAVA: Menfi Tespit (Gemi Ve Yük Alacaklılığından Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/05/2024

Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ

DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Müvekkili ... nin "..." İMO numarlı ... gemisi donatanı olduğunu, davacı müvekkilin donatma iştirakinde bulunan ve aralarında ... gemisinin de bulunduğu bir kısmını dava dışı ... Ltd ye kiraya vermiş ve fakat dava dışı kiracının kira akdine ve ticari teamüllere aykırı bir şekilde müvekkil donatanın zararına hareket ettiğinin tespiti üzerine söz konusu kira akdinin feshedildiğini, halihazırda taraflar arasında hesapların geçmişe dönük olarak bağımsız denetim şirketi tarafından incelenmesi işlemlerinin devam ettiğini, söz konusu kira akdinin feshinin başlıca nedenleri arasında kiracının kendi gemileri için tamirat, akaryakıt, ikmal, yedek parça ve iaşe gibi kalemler nedeniyle yapmış olduğu harcamaları da davacı müvekkilin yabancı oluşu ve Türkiye deki işleyişe tam olarak hakim olmamasını fırsat bilerek, davacı müvekkilin donatanı olduğu ... Ve ... isimli gemilere fatura ettirdiğinin tespit edildiği, bu hususta menfi tespit davalarının konusunu oluşturan İstanbul .. İcra Müdürlüğünün ... Esas numaralı icra dosyası tahtında düzenlenen takip talebi, ödeme emri, ödeme emrini tebellüğ eden kişi ve ödeme emrine süresinde itiraz edilmeyerek kasıtlı, kötüniyetli ve muvazaalı olarak takibin kesinleşmesine sebebiyet verilmesinden açıkça anlaşılmış olduğunu belirterek, İİK madde 72/3 uyarınca alacağın tamamına ilave olarak alacak miktarının % 15 'i tutarındaki teminatın mahkeme veznesine depo edilmesi üzerine, mahkeme veznesine depo edilen paranın alacaklıya ödenmesi yönünde ihtiyati tedbir uygulanmasına, ihtiyati tedbir kararı ile birlikte alacağın tamamı ve % 15 fazlası teminat altına alındığından, 2004 sayılı İİK m 72/3 ve bu minvalde verilen emsal Yargıtay Kararları uyarınca " ..." IMO numaralı ... isimli gemi üzerinde uygulanan haciz ve seferden men kararlarının kaldırılmasına ve icra takibinin durmasına, yapılacak yargılama sonunda davacının haklı çıkması halinde müvekkiline ait gemilerin haksız olarak seyrine engel olunması nedeniyle uğranılan zarar ve ziyanları konusundaki talep hakları saklı kalmak üzere İİK m 72/5 uyarınca takibin haksız ve kötü niyetli olarak açılması nedeniyle davalının alacağının %40 ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmesine, yargılama gideri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkilinin ... San ve Tic. Ltd Şti'nin 1997 yılından bu yana, gemilere tamir ve bakım hizmeti ile çeşitli teknik ölçüm ve raporlama üzerine faaliyet gösteren Türk firması olduğunu, icra takibine ve iş bu dosya ile menfi tespit davasına konu alacak ... isimli firmanın ... isimli gemisi için Ultrasonik Saç Kalınlık Ölçümü alınması ve rapor hazırlanması, ... isimli gemisi için Ultrasonik Saç Kalınlık Ölçümü Alınması işlerinden doğduğunu, dava dilekçesinde de kabul edildiği üzere borçlu, hakkında seferden men kararı alınan ... isimli geminin maliki ve donatanı olduğunu, borçlunun dava dilekçesinin 1,2,3 ve 4 numaralı maddelerinde borçlunun bir kısım gemilerini dava dışı ... Ltd ye kiraya verdiğini, kiracının, davacı borçlu aleyhine hareket ettiğinin tespit edildiğini, hali hazırda taraflar arasında hesapların geçmişe dönük olarak bağımsız denetim şirketi tarafından incelendiğini, kira akdinin, kiracının kendi gemilerine almış olduğu mal ve hizmetleri davacı borçlu gemilerine alınmış gibi fatura ettirdiğini, davalı alacaklının menfi tespit davasına konu alacağının da bu yol ile oluştuğunu, alacağın muvazaalı olduğunu bu durumun takip dosyasından da anlaşıldığını iddia ettiklerini, icra takibinin kesinleşme usulünün takip hukukuna ilişkin bir husus olduğunu, menfi tespit davasının konusu olmadığını, çözüm yerinin icra hukuk mahkemeleri olduğunu belirterek, açıklanan nedenlerle, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "dosyada mevcut ... gemisine ilişkin ... kayıtlarına göre geminin malikinin davacı ..., gemi yöneticisinin ise dava dışı Denizcilik olduğu, ... gemisine ilişkin ... formunda düzenlenen 29 Kasım 2011 tarihli gemi kira sözleşmesinde kiracının dava dışı ... Ltd. olduğu ve kira fesih tarihinin 1 Mart 2012 olduğu, dava konusu hizmetin verildiği iddia olunan ... gemisine ilişkin ... kayıtlarında geminin malikinin davacı ... , gemi yöneticisinin ise dava dışı ... olduğu, dava konusu hizmetin verildiği iddia olunan ... gemisine ilişkin ... kayıtlarında ise hizmetlerin verildiği 2014 yılında geminin yöneticisinin kim olduğu belirtilmemekle birlikte geminin malikinin davacı ... olduğu, davaya dayanak teşkil eden icra takibinin ... gemisine değil, aynı donatana ait ... ve ... gemilerine verilen sac kalınlık ölçümü alınması konusuyla ilgili verilen hizmete ilişkin 30/06/2014 tarihli ... ve ... numaralı 2 adet faturadan kaynaklandığı, ... isimli gemiye ait dosyada mevcut ultrasonik saç kalınlık ölçümü raporunda ölçümlerin Tuzla Limanında 07/06/2014 - 10/06/2014 tarihleri arasında yapıldığı ve raporda gemi kaptanının imza ve kaşesinin yer aldığı, raporun davalı tarafından düzenlendiği, ... adlı gemi için düzenlenen sac ölçüm raporu üzerinde elle yazılmış şekilde geminin isminin bulunduğu ölçümün kimin tarafından yapıldığı ve raporun kimin tarafından düzenlendiğinin tespit edilemediği, dava konusu uyuşmazlık bakımından takip konusu yapılan ... ve ... gemilerinin donatanı, yöneticisi veya işleteninin (gemi işletme müteahhidi- kiracısı) belirlenmesi önem taşıdığı, dosyaya sunulan saç kalınlığı ölçüm raporlarından ve faturalardan hizmetin verilmesi hususunda kimlerin sözleşme yaptığı kesin olarak tespit edilemese de, donatan adına ve hesabına hukuki işlem yapıldığının kabulü ile hukuki işlem ile bağlı olan ve borçlu sıfatına sahip olan tarafın geminin donatanı olduğu, davacı tarafından bir kısım gemilerinin dava konusu hizmetin alındığı sırada dava dışı ... Ltd ye kiraya verildiği iddia edilmiş ise de ... ve ... isimli gemilerin dava konusu hizmetin alındığı sırada bir kira sözleşmesi ile üçüncü kişiye kiralandığına ilişkin kira sözleşmesinin dosyaya sunulmadığı, davalı tarafından ... gemisine 30/06/2014 tarihli ... nolu fatura konusu hizmetin verildiğinin ispatlandığı görülmekle davacı donatanın ... gemisine verilen hizmet bedelinden sorumlu olduğu, ... gemisine verildiği iddia olunan hizmet nedeniyle düzenlenen 30/06/2014 tarihli ... nolu fatura içeriği hizmetin verildiğinin, ... adlı gemi için düzenlenen sac ölçüm raporunda ölçümün kimin tarafından yapıldığı ve raporun kimin tarafından düzenlendiğinin tespit edilememesi nedeniyle davalı tarafından ispatlanamadığı görülmekle, 1.390,00 USD bakımından takibin haksız olduğu kanaatine varılarak, davanın kısmen kabulüne , ..." karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İstinafa Başvuran (Davacı) ... ("Müvekkil Şirket”), ... IMO numaralı “...” isimli geminin donatanı olduğunu, davacı şirket, aralarında ... IMO numaralı “...” gemisinin de bulunduğu gemilerinin bir kısmını dava dışı ... Ltd'ye çıplak kiraya (bareboat charter agreement) verdiğini ancak kiracı ... Ltd'nin taraflar arasında kurulmuş kira akdine ve ticari teamüllere aykırı bir şekilde davacı şirketin zararına hareket ettiğinin tespiti üzerine bahsi geçen kira sözleşmeleri feshedildiğini, İstanbul ... İcra Müdürlüğü'nün ... İcra numaralı dosyası tahtında düzenlenen ödeme emrinde borçlu olarak “... isimli ... IMO numaralı Gemi Donatanı ...'ye izafeten ... Ltd. Şti.” (“...”) göste ve ... yabancı şahsa sözde işyeri daimi çalışanı sıfatıyla tebliğ edildiğini, çalışanı olup olmadığı dahi meçhul olup bu açıdan söz konusu tebligatın usulsüz olduğu gerçeğinin yanı sıra geminin acentesi olduğu iddia edilen ... ve Tic. Ltd. Şti.'nin kötü niyetli bir imde tebligatın tebliğine ilişkin Müvekkil Şirket'e herhangi bir bildirimde bulunmaması ve Müvekkilin haksız ve muvazaalı ödeme emrine ve borca süresi içerisinde itiraz hakkını kullanamayarak takibin kesinleşmesine engel olamaması davalı şirketin kötü niyetini gözler önüne serdiğini, zira davacı şirketin icra takibi hakkında İmeyerek takibin alelacele kesinleşmesi sağlanmış ve akabinde kardeş gemi olan ... gemisi üzerinde haciz ve seferden men kararı aldırıldığını, tüm bunlara ek olarak icra dosyasında borca dayanak olarak gösterilen faturaların tamamının tebligatın yapıldığı “... ve Tic. Ltd. Şti.” adına düzenlendiğini, faturalarda bulunan mal ve hizmetlerin ... gemisine yapılmadığı, düzenlenen faturaların incelenmesi ile kolayca anlaşılabildiğini, ayrıca dava dışı ... Ltd, Müvekkil Şirket'i zor durumda bırakmak adına, Davalı Şirket ile anlaşarak, Donatana ait gemilerin tamamı hakkında huzurdaki davaya konu icra takibine benzer şekilde birçok icra takibi başlattığını, sadece davaya konu icra takibi değil, bahsi geçen diğer icra takiplerine ilişkin ödeme emirleri de davacıya değil, davacı ile hiçbir acentelik ilişkisi bulunmayan ...'e tebliğ edildiğini, anılan şirket ise tebligatlara yasal süre içerisinde haksız ve kötü niyetli olarak itiraz etmediği gibi aynı şekilde tebligatları iade etmemiş ve Müvekkil Şirket'e bu konuda herhangi bir imde dahi bulunmadığını, tüm bunların sonucunda davacı şirketin maliki olduğu ... isimli gemi seferden men edilmiş ve davacı şirketin büyük zarara uğratıldığını, ancak ne yazık ki, Mahkemenin bu durumu görmezden geldiğini, fatura ve servis fişlerinde müvekkil şirket'e ait herhangi bir imza bulunmamakta olup, kaptan malikin değil kiracının temsilcisi olup, kiracının nam ve hesabına hareket ettiğini, dolayısıyla kaptanın imzasının davacı şirketin sorumluluğunu göstermediğini, ... Ltd'nin sorumlu olacağını, ... İle ..., ... Ve ... gemilerinin kiracısı ... birbirleri ile bağlantılı çalışan şirketler olduğunu, ... davacı şirket'in değil ...'ın acenteliğini yaptığını, bu durumda söz konusu faturaların ...'e kesildiğinden faturalardan ... Ltd'nin sorumlu olduğunu, ... Gemisi üzerinde gerçekleştirilen ihtiyati haczin TTK'ya aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir.

GEREKÇE: Dava, gemiye sunulan hizmet nedeniyle oluşan deniz alacağına dayanılarak başlatılan icra takibi nedeniyle borçlu olmadığının tespiti(menfi tespit) davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, geminin çıplak kira sözleşmesi ile kiraya verilip verilmediği, gemiye verilen hizmet nedeniyle davacının sorumlu olup olmadığı noktasındadır. Davalı takip alacaklısı tarafından, davacı takip borçlusu ... isimli geminin donatanı .... hakkında, İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı takip dosyasında, "borçlunun maliki ve donatanı olduğu ... ve ... isimli gemilere verilen ultrasonik saç kalınlık ölçümü hizmetine ilişkin fatura alacağı" sebebine dayalı olarak 4.303,00 USD asıl alacağın 562,95 USD işlemiş faiziyle birlikte tahsili istemiyle 07/09/2015 tarihli takip talebi ile ilamsız icra takibi başlatılmıştır. Davacı tarafça, gemilerin çıplak kira sözleşmesi ile dava dışı ... Ltd.'ye kiraya verildiğinden bahisle 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 72. maddesi uyarınca borçlu olmadığının tespitine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. Davalı tarafından dava dışı ... Denizcilik ve Tic. Ltd. Şti.'ye ultrasonik saç kalınlık ölçümü alınması açıklamasıyla ... gemisi hakkında 30/06/2014 tarihli ve 1.390,00 USD bedelli fatura ile, ultrasonik saç kalınlık ölçümü alınması ve rapor hazırlanması açıklamasıyla ... gemisi hakkında 30/06/2014 tarihli ve 2.913,00 USD bedelli fatura düzenlenmiştir. ... ve ... gemisinin malikinin davacı .... olduğu hususunda herhangi bir ihtilaf bulunmamaktadır. Ancak davacı tarafça, bu gemilerin çıplak kira sözleşmesi ile dava dışı ... Ltd.'ye kiraya verildiği iddia edilmektedir. Ancak bahsi geçen gemilere ilişkin herhangi bir kira sözleşmesi sunulmamıştır. Mahkemenin de tespit ettiği üzere ... kayıtlarına göre ... gemisinin hizmetin verildiği tarihteki gemi yöneticisi dava dışı ... olarak gözükmektedir. Bilirkişiler tarafından da, ... gemisine dava konusu hizmetin 02/06/2014-11/06/2014 tarihlerinde kaptanın imzası karşılığında verildiği tespit edilmiştir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 1061/1. maddesinde, donatan, gemisini menfaat sağlamak amacıyla suda kullanan gemi maliki olarak tanımlanmıştır. Maddenin ikinci fıkrasında ise, kendisinin olmayan bir gemiyi menfaat sağlamak amacıyla suda kendi adına bizzat veya kaptan aracılığıyla kullanan kişinin de, üçüncü kişilerle olan ilişkilerinde donatan sayılacağı düzenlenmiştir. Maddenin ikinci fıkrasında gemi işletme müteahhidi tanımlanmış olup, burada geminin teknik ve ticari yönetimi gemi işletme müteahhidine devredilmekle birlikte en ayırıcı unsur geminin menfaat sağlamak amacıyla kendi adına işletiliyor olmasıdır. Somut olayda, davacı taraf ... gemisinin çıplak kira sözleşmesiyle kiraya verildiğini ve dolayısıyla donatan olmadığını ispatlayamamıştır. TTK'nın1109/1. maddesine göre de, donatan, kaptanın onun adına hareket ettiğini bildirerek veya bildirmeyerek, gemiyi sevk ve idare eden kişi sıfatıyla kanuni yetkileri dâhilinde yaptığı hukuki işlemlerden dolayı üçüncü kişilere karşı hak iktisap eder ve borç altına girer. Buna göre, kaptanın imzasıyla ... gemisine verilen hizmet nedeniyle oluşan deniz alacağından geminin maliki donatan olarak sorumludur. Bu nedenle ilk derece mahkemesince ... gemisi yönünden davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine karar vermek gerekmiştir.

KARAR: Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 30/05/2024

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/586, K. 2024/858, T. 30.05.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-586-e-2024-858-k-13deb2522bc6