Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi 2021/561 E. 2024/951 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Daire
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Esas No
2021/561
Karar No
2024/951
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

17. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO:2021/561 Esas

KARAR NO: 2024/951

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ:İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

TARİHİ:26/01/2021

NUMARASI: 2020/372 Esas, 2021/69 Karar

DAVA:İTİRAZIN İPTALİ (Ticari Nitelikteki Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ:19/09/2024

6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353. maddesi uyarınca dosya incelendi.

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflar arasında yapılan ... Sözleşmesi gereğince davalının müşterisine vereceği eğitim ve danışmanlık hizmetlerinin müvekkili tarafından yüklenilmesinin kararlaştırıldığını, müvekkilinin yerine getirdiği hizmet karşılığında düzenlediği 16.815,00 TL'lik fatura bedelinin 10.000,00 TL'sinin ödendiğini, kalan kısmının ödenmemesi sebebiyle ...Esas sayılı dosyasında başlatılan icra takibinin davalının itirazı üzerine durduğunu belirterek icra takibine karşı yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP: Davalı vekili yasal süresinden sonra sunduğu cevap dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme ilişkisi olmadığını, müvekkilinin, davacıdan hizmet almadığını, davacının henüz verilmemiş ve fakat verilmesi planlanan bir hizmete dair fatura tanzim ederek müvekkili şirkete tebliğ ettiğini, müvekkili şirketin ise alacağı hizmetin eksiksiz ve talebini karşılayacak mahiyette olacağını düşünerek kayıtlarına aldığı faturanın 10.000,00 TL'lik kısmını ödediğini, hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle bakiye kısım için kesilen 6.815,00 TL bedelli iade faturasının ihtarname ile gönderilmesine rağmen davacı tarafından teslim alınmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

İLK DERECE MAHKEME KARARI: İlk derece mahkemesince; taraflar arasında yazılı bir sözleşmenin bulunmadığını, davacı tarafından düzenlenen "danışmanlık bedeli" açıklamalı 27/08/2019 tarihli 16.815,00 TL tutarlı faturanın davalıya tebliğ edildiği ve davalının ticari kayıtlarına alındığı, ayrıca bu faturaya mahsuben davalı tarafından toplam 10.000,00 TL tutarında ödeme yapıldığı, bu hususun davacının da kabulünde olduğu, buna göre hizmetin davacı tarafından verildiğinin kabulü gerektiği, hizmetin gereği gibi veya hiç verilmediği yönündeki iddianın ispatının davalıya düşeceği, ancak davalı tarafından dosyaya bu yönde sunulmuş hiçbir delil bulunmadığı, taraflarca dosyaya sunulan e-posta ve whatsapp yazışmaları içeriğinden de hizmetin davacı tarafından verildiğinin anlaşıldığı, ayrıca davalı tarafından belirtilen faturaya yasal süresi içinde itiraz edilmediği gibi itiraz süresi geçtikten çok sonraki bir tarihte (06/11/2019 tarihinde) 6.815,00 TL tutarında iade faturası düzenlendiği, ancak faturanın davacı tarafından kabul edilmediği, bu durumda bakiye 6.815,00 TL'nin davalı tarafından ödenmesi gerektiği gerekçelerine istinaden davanın kabulü ile itirazın iptaline ve icra inkar tazminatına hükmedilmesine dair karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ: Karar yasal süresinde davalı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davalı vekili istinaf dilekçesinde; davacı ile müvekkili şirket arasında sözleşme ilişkisi olmadığını, müvekkilinin, davacıdan hizmet almadığını, verilmesi planlanan bir hizmet sebebiyle davacı tarafından düzenlenen fatura müvekkili şirket kayıtlarına alınarak 10.000,00 TL ödenmiş olsa da hizmetin gereği gibi yerine getirilmemesi nedeniyle bakiye kısım olan 6.815,00 TL için kesilip davacıya gönderilen iade faturasının davacı tarafından teslim alınmadığını, faturanın, borcun varlığını tek başına ispata elverişli bir belge olmayıp ifa aşamasına yönelik olduğunu, bu halde müvekkili şirket tarafından iade edilen faturanın tek başına müvekkili şirketin borçlu olduğunu ispat etmesinin mümkün olmadığını belirterek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir.

DELİLLERİN TARTIŞILMASI VE GEREKÇE: Dava, fatura alacağının tahsili amacıyla başlatılan icra takibine karşı yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacının, davalı hakkında ... Esas sayılı dosyasında 6.815,00 TL fatura alacağının tahsili amacıyla ilamsız icra takibi başlattığı, davalının takibe ve borca karşı itirazda bulunduğu, davacının ise İİK 67. maddesi gereğince bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde işbu itirazın iptali davasını açtığı anlaşılmıştır.Bilirkişi tarafından sunulan 27/11/2020 tarihli raporda; davacı ve davalının 2019 yılı ticari defter kayıtlarının HMK'nun 222. maddesine göre delil niteliği taşıdığı, davacı tarafından, davalı adına düzenlenen 27.08.2019 tarihli ... sayılı "..." açıklamalı 16.815,00 TL bedelli faturanın davacının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, ancak davalının iddia ettiği ödemelerin yer almadığı, söz konusu faturanın davalının ticari defterlerinde kayıtlı olduğu gibi ayrıca davalı tarafından davacıya yapılan toplam 10.000,00 TL ödemenin de kayıtlı olduğu, davalının, davacı adına düzenlediği 06.11.2019 tarihli 141014 nolu ".." Hizmet iadesi" açıklamalı toplam 6.815,00 TL bedelli iade faturasını aynı tarihte ticari defterine kaydettiği, söz konusu iade faturasının davacının ticari defterlerinde kayıtlı olmadığı, tarafların sunduğu ... formlarında davacının düzenlediği 27.08.2019 tarihli ... sayılı KDV hariç 14.250,00 TL tutarlı faturanın karşılıklı olarak beyan edildiği, davalının, davacı adına düzenlediği 06.11.2019 tarihli 141014 nolu KDV hariç 5.775,42 TL tutarlı iade faturasının .. formunda beyan edildiği, ancak davacının, .. formunda beyan etmediği, davacının, ticari defter kayıtlarına göre davalıya borcu olmadığı bildirilmiştir."...Faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili HMK'nın 222. maddeye bakmak gerekir. Bu nedenle ticari defterlere kaydedilmiş fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır. Ve fatura nedeniyle mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir..." (Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 2017/1445 Esas 2018/1438 Karar sayılı ilamı).Somut uyuşmazlıkta, taraflar arasında yazılı bir sözleşme ilişkisi yoktur. Davacı tarafından düzenlenen 27/08/2019 tarihli "..." açıklamalı toplam 16.815,00 TL bedelli fatura davalının kabulünde olup aynı tarihte ticari defterlerine işlenmiştir. Söz konusu fatura taraflarca ... formları ile ilgili vergi dairesine beyan edilmiş olup faturaya istinaden davalı tarafından kısmi olarak 10.000,00 TL ödendiği iki tarafın da kabulündedir. Ancak davalı taraf işbu faturanın verilmesi planlanan bir hizmet sebebiyle düzenlendiğini ve hizmetin eksiksiz yerine getirileceği düşüncesiyle kayıtlarına aldığını ileri sürmüş olup sonrasında hizmetin gereği gibi yerine getirilmediğinden bahisle 06/11/2019 tarihli "..."Hizmet İadesi" açıklamalı toplam 6.815,00 TL bedelli iade faturasını keserek aynı tarihte ticari defterine kaydetmiştir. Buna karşılık iade faturası davacının ticari defterlerinde kayıtlı değildir. Bu durumda 16.815,00 TL bedelli faturaya süresinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden davalı, fatura münderecatını aynen kabul etmiş olduğundan bu faturalar nedeniyle hizmet almadığını, dolayısıyla borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir ise de, mevcut delil durumu ve dosya kapsamına göre davalının, bu anlamda ispat yükümlülüğünü yerine getirdiği söylenemez. Bu nedenle Mahkemece tesis edilen karar isabetli olup davalı vekili istinaf başvurusunda haklı değildir.Açıklanan sebeplerle, ilk derece mahkemesince tesis edilen kararda usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla davalı vekilinin istinaf başvurusunun reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;1-İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/372 Esas, 2021/69 Karar ve 26/01/2021 tarihli kararı usul ve esas yönünden hukuka uygun bulunduğundan, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi gereğince davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan REDDİNE, -Hüküm tarihinde yürürlükte bulanan 492 sayılı Harçlar Kanununa bağlı tarife gereğince alınması gereken 427,60 TL harçtan davalı tarafından peşin olarak yatırılan 116,39 TL harcın mahsubu ile bakiye 311,21 TL harcın davalıdan tahsili ile HAZİNEYE İRAT KAYDINA,3-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde BIRAKILMASINA, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1b-1 bendi ile aynı kanunun 362/1a maddesi gereğince kesin olarak oybirliği ile karar verildi.19.09.2024

Atıf: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi, E. 2021/561, K. 2024/951, T. 19.09.2024, www.arakarar.com/karar/istanbul-bolge-adliye-mahkemesi-17-hukuk-dairesi-2021-561-e-2024-951-k-90a4c0c8d65b