Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2021/4894 E. 2021/10580 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2021/4894
- Karar No
- 2021/10580
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2024/1098 KARAR NO:2024/3470 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL 4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:01/11/2023 NUMARASI:2020/370 E - 2023/827 K DAVANIN KONUSU:Menfi Tespit KARAR TARİHİ:17/12/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak,ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle,dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin et ve tavukçuluk piyasasında iştigal ettiğini ve ... adı altında işletme sahibi olduğunu, davacının işletmesini bulun- duğu "... Eyüp/İstanbul" adresindeki ticarethanesinin elektrik ihtiyacı için davalı ile 28.03.2016 tarihli perakende satış sözleşmesi imzaladığını, davalı tarafça müvekkilinin kaçak elektrik kullandığında bahisle fatura düzenlendiğini ve ... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, ancak kaçak elektrik tüke- timinin tespitine ilişkin olarak düzenlenmiş, müvekkilinin imzasını içerir bir tutanak bulunmadığını, davalı nam ve hesabına müvekkilinin ticarethanesine gelen personelin "aboneliğinin düştüğünü, isterse kendisine yardımcı olabileceğini, ... numaralı hattı aramasını" söylediğini, müvekkili verilen numarayı aradığında telefona çıkan şahsın "evrakları ver,yarım saat içinde 5.000,00 TL'ye bu işi halle- derim" deyip kapattığını,müvekkilinin ilgili şahıslardan İstanbul CBS'nın 2019/141314 nolu dosyası üzerinden şikayette bulunduğunu, takip konusu borcun dayanağının olmadığını beyanla; öncelikle tedbiren takibin durdurulmasını, yargılama sonunda müvekkilinin takip konusu alacak nedeniyle davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötüniyetle hareket ederek müvekkilinin ticari hayatına onarılmaz zarar- lar veren davalının % 20'den az olmamak üzere tazminat ile mahkumiyetini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirket kayıtlarında yapılan inceleme neti- cesinde, davacının kullanımında bulunan ... hesap numarasına ait ...numaralı tesi- sattaki sözleşmenin "..." tarafından 27.09.2018 tarihinde sonlandırıldığının anlaşıldığını,10.07.2019 tarihinde müvekkili şirket ekipleri tarafından yapılan incelemede; davacının, dava konusu mahalde Perakende satış sözleşmesi ve ikili anlaşma olmaksızın enerji kullandığının tespit edilmesi üzerine ... numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı tanzim edildiğini, tespit tutanağına istinaden sayaç tüketim bilgilerine göre 37.761 kWh karşılığı 39.823,48 TL kaçak kullanım bedeli tahakkuk edildiğini, kaçak tespit tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden olduğunu ve davacı tarafça bu tutanakların aksini ispata yarar belge sunulmadığını, sonuçta faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiğini, açılan menfi tespit davasının ve tazminat talebinin dayanaksız olduğunu beyanla davaınn reddini savunmuştur.İlk Derece Mahkemesi'nce: DAVANIN REDDİNE karar verilmiştir. İstinaf Başvurusu: Hüküm davacı vekili tarafından istinaf edilmiştir.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; mahkemece kaçak tespit tutanaklarının aksinin ispatlanılamadığı gerekçesi ile "DAVANIN REDDİNE" karar verildiğini, ancak dayanak tutanakların gerçek dışı ve baskı ile tutulduğuna ilişkin CBS'nin 2019/141314 nolu dosyası ile şikayette bulun- duklarını, her ne kadar ilgili savcılık dosyasında KYOK kararı verilmiş ve kendilerine tebliğ edil- memiş olsa da ifadesi alınan sanığın "daha sonradan adresine giden saha görevlileri işten çıkartıldı" şek- linde beyanda bulunulduğunu,mahkemece savcılık dosyasının akıbeti ve içeriğinin dikkate alınmadı- ğını,sadece tespit tutanağı dikkate alınarak verilen kararın eksik inceleme dayalı ,usul ve yasaya aykırı olduğunu beyanla kararın kaldırılmasını istemiştir. İstinaf sebepleri ve 6100 sayılı HMK'nun 355 md. ile sınırlı olarak yapılan incelemeye göre; Davacının kullanımında bulunan "... Eyüp İstanbul " adresindeki Kasap/ticarethane için görevli tedarik şirketi ile 28.03.2016 tarihli abonelik sözleşmesi bulunmakta iken aboneliğinin "borçtan tahliye" kodu ile 27.09.2018 tarihinde sonlan- dırıldığı, 10.07.2019 tarihinde ... çalışanları tarafından söz konusu mahalde yapılan incelemede " Perakende satış sözleşmesi ve ikili anlaşma olmaksızın enerji kullanıldığı" tespit edilmekle davacı adına ... numaralı kaçak elektrik kullanımı tespit tutanağı düzenlendiğini, bu tutanağa istinaden sayaç tüketim bilgilerine göre 37.761 kWh karşılığı 02.08.2019 son ödeme tarihli 39.823,48 TL kaçak kullanım bedeli tahakkuk edildiği,Faturanın son ödeme tarihinde ödenmemesi nedeniyle davalı tarafından davacı aley- hine 39.823,48 TL asıl alacak + 796,47 TL işlemiş faiz + 143,36 TL faizin KDV'sinden ibaret toplam 40.763,31 Tl alacağın tahsili talebiyle... sayılı dosyası üzerinden takibe girişildiği, davalının takibe itirazda bulunduğu,ayrıca menfi tespit talebiyle eldeki davayı açtığı anlaşılmaktadır.1-Eldeki davada alacağın varlığını ve miktarını ispat yükü takip alacaklısı durumundaki davalıya düşmektedir. Davalı alacağını ispat noktasında kaçak tespit tutanağı, kurum kayıtları, takip dosyası, keşif bilirkişi vs delillere dayanmaktadır. 2-Öncelikle özel hukuk tüzel kişisi olan talep eden şirkette hizmet akdiyle çalışan gö- revliler tarafından düzenlenen kaçak tespit tutanaklarının, 6100 sayılı Kanun'un 204. maddesinin ikinci fıkrasında sayılan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir (Y.3.HD 2021/4894 E., 2021/10580 K.; 2022/ 8164 E-2023/954 sayılı ilamları da aynı yöndedir.). 3-Ancak davacının tutanak tarihinde dava konusu mahal ile ilgili aboneliğinin olmadığı dosya kapsamında mevcut kayıtlardan anlaşılmaktadır. Dolayısıyla kaçak tespitine dair tutanak bu yönüyle maddi gerçeği yansıtmaktadır. Tutanağın geçerliliği açısından fiili kullanıcının varlığı yeterli olup ,tespit anında hazır bulunması ve tutanağı imzalaması aranmamaktadır.4- Dosyaya celp edilen soruşturma evrakının tetkikinden , davacının dava dilekçesinde de yer alan rüşvet iddiaları ile ilgili olarak İstanbul CBS'nın 2019/141314 sor. Nolu dosyası üzerinden şikayette bulunduğunu, şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonunda "mevcut delil du- rumu itibariyle olayları gösterir kamera kaydı ve tanık beyanı bulunmadığını, rüşvet alma verme suçunun oluş- tuğunu gösteren soyut iddiadan başka şüpheli aleyhine kamu davası açmaya elverişli somut delil bulunmadığı " gerekçesiyle 19.04.2021 tarihli KYOK kararının verildiği anlaşılmaktadır. Dava konusu 10.07.2019 tarih ... nolu kaçak tespit tutanağı ... ve ...isimli görevliler tarafından düzenlenmiş olup bu kişiler hakkında her hangi bir soruşturma ve dava bilgisi yoktur. Dolayısıyla rüşvet iddiası ile ilgili soruşturma veya disiplin cezası akıbetinin bek- lenmesinin yargılamaya katkısı bulunmamaktadır. 5-Davacının perakende satış sözleşmesiz elektrik kullanımı tutanak tarihindeki EPTHY' nin 42/1-a md gereğince kaçak elektrik kullanımı vasfındadır. Mahkemece atanan bilirkişi Elektrik Mühendisi ...'dan alınan raporda; davalı tarafça tahakkuk olunan fatura miktarında ve takip talebinde fazlalık olmadığı tespit edilmiştir.Buna göre, menfi tespit talebiyle açılan davanın hukuki dayanağı yoktur.Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda vakıa ve hukuki değer- lendirme noktasında,usul ve esasa aykırılık tespit edilmediğinden, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 md gereğince reddine karar vermek gerekmiştir. K A R A R :Yukarıda açıklanan nedenlerle; Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine, Alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına, İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa, karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 17/12/2024