Bölge Adliye Mahkemesi ·
Bölge Adliye Mahkemesi 2015/11944 E. 2021/10580 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Esas No
- 2015/11944
- Karar No
- 2021/10580
- Karar Tarihi
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 3. HUKUK DAİRESİ ESAS NO:2024/566 KARAR NO:2024/3412 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A K A R A R İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:İSTANBUL ANADOLU 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ:25/02/2021 NUMARASI:2017/283 E - 2021/316 K DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ:12/12/2024 Yukarıda tarafları ve konusu yazılı bulunan dava ile ilgili olarak, ilk derece mahkemesince verilen kararın istinaf edilmesi sebebiyle, dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 08.05.2014 gün ve 28994 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin davaya ilişkin 26/1-b maddesinde "Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine yada yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi nin "kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak tanımlandığı, bu yönetmeliğe dayanarak davalının kaçak elektrik kullandığı tespit edilmiş ve hakkında 19.03.2016 tarihinde kurum görevlilerince kaçak elektrik tüketim tespit tutanağı düzenlendiği, tutanağa istinaden faturalandırma yapıldığı ve Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 28. Maddesi uyarınca icra takibimize konu borç tahakkuk ettirildiği, ancak dava dilekçesinde sunulan davalının bakiye hesap özetine ilişkin SAP sistem kaydında da görüldüğü gibi borçlu hakkındaki kaçak tespit tutanağına dayanarak düzenlenen fatura bedelinin ödenmediği, davalının 09.11.2016 tarihli itiraz dilekçesinde, davalı şirketin böyle bir borcu bulunmadığı iddiasıyla takip konusu borca, faize ve ferilerine itirazda bulunduğu, fakat davalı şirketin amacının bu anlamda tükettiği elektrik bedelini ödememek için bahaneler üretmekten ibaret olduğu, ayrıca Yargıtay 3. Hukuk Dairesi Başkanlığı 2015/11944 E. 2015/ 20510 K. Sayılı ilamında "Elektrik Piyasasl Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin; kaçak elektrik enerjisi tüketimi başlığı 13. Maddesinin (b) bendine göre; "Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini yükümlüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açmasının kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edildiği, kaçak elektrik tutanaklarının aksi sabit oluncaya kadar geçerli olan resmi belgelerden olduğu ve bu nedenle, ispat yükünün bu belgenin aksini ispat eden tarafa düştüğünü, davalının asıl alacağa işletilen faize itirazlarının da haksız olduğunu, Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği'nin 15. maddesinin 4. fıkrasında; "Düzenlenen tarifelerle enerji ve/veya kapasite satın alan tüketicilerce zamanında ödenmeyen borçlara, görevli tedarik şirketi tarafından Yönetmelikte belirlenen oran aşılmamak üzere gecikme zammı uygulanır", hükmü gereği ödeme emrinde takip konusu asıl alacağa işletilen ve 6183 saylı Kanun gereği değişecek oranlar üzerinden işletilecek gecikme zammıuygulamasının usul ve yasaya uygun olduğunu, izah edilen nedenlerden anlaşılacağı üzere davalı kaçak olarak tükettiği elektrik bedelini ödemediği gibi yapılan icra takibine de itiraz ederek takibin durmasına sebebiyet verdiği ve davalının haksız itirazının iptali ile alenen kötü niyetli olan borçludan %20'den az olmamak üzere tazminat talep etme gereği hasıl olduğu beyan edilerek;... Sayılı dosyası ile yapılan takibe yönelik davalının haksız ve yersiz itirazının iptali ile asıl alacağa uygulanacak %16,80 yıllık 6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden gecikme zammı, gecikme faizi tutarına işlenecek %18 Katma Değer Vergisi ile birlikte takibin devamına, davalının %20'den az olmamak üzere tazminata mahkûm edilmesine, yargılama masrafları ile vekalet ücretinin de davalıya tahmiline, karar verilmesini talep etmektedir.Davalı cevap vermeme suretiyle davayı inkar etmiştir. İlk Derece Mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonunda; "Kaçak tespit tutanağı düzenlendiği tarih itibariyle maddi olgulara ilişkin tespitleri içerdiğinden aksi ispat edilmedikçe geçerliliğine ilişkin herhangi bir tereddütün bulunmadığı,Kaçak elektrik tüketim tespit tutanağına istinaden davacı tarafından tahakkuk ettirilen 53.981,34-TL bedelin dosya kapsamında sunulan bilgi ve belgeler ile yönetmelik ve benzer yargı kararları çerçevesinde uygun olmadığı, 19.03.2016 tarihinde düzenlenen belgeye istinaden dosya içeriği dikkate alınarak yönetmelik gereği tahakkuk etmesi gereken bedelin 11.04.2016 vade tarihi itibariyle 2.337,51 TL olduğu, bu hususların bilirkişi raporunda tespit edildiği, bilirkişi raporunda belirtilen eksik belgelerin davacı tarafından tamamlanmadığı, raporda belirtilen tutar haricinde kalan kısımın davacı tarafından ispat edilemediği anlaşıldığından davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, yargılama hesaplamayı gerektirdiğinden icra inkar tazminatının reddine karar verilerek aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. " gerekçeleriyle 1-Davanın KABULÜ ile, .. sayılı takip dosyasına davalının yapmış olduğu İTİRAZIN KISMEN İPTALİNE, takibin 2.337,51 TL asıl alacak üzerinden takip tarihinden itibaren geçerli olmak üzere asıl alacağa işleyecek (% 16,80 yıllık ) (6183 sayılı yasa gereği değişecek oranlar üzerinden) gecikme zammı, iş bu gecikme faizi tutarına işleyecek %18 katma değer vergisi ile devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, 2-Alacak hesaplamayı gerektirdiğinden ve likit olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmesine yer olmadığına, karar verilmiştir. 30.04.2021 tarihli tashih şerhi ile 1-Hükmün 1. kısmınında "Davanın KABULÜ ile," kısmı yerine "Davanın KISMEN KABULÜ ile," şeklinde yazılmak suretiyle hükmün TASHİHİNE, karar verilmiştir.Karara karşı davacı tarafça istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.Davacı vekili istinaf başvurusunda önceki iddialarını tekrarla birlikte özet olarak; kaçak elektrik tespit tutanağı aksi ispat edilinceye kadar geçerli olan belgelerden olup davalının kaçak elektrik kullandığı iddialarımızın ispatı niteliğinde olduğunu, hatalı ve eksik incelemeler neticesinde tanzim olunan bilirkişi raporu esas alınarak müvekkili şirketin alacağının çok altında olmak üzere davanın kısmen kabulü yönünde hüküm tesis edildiğini, hükme esas alınan bilirkişi raporunda "19.03.2016 tarihinde davalının kaçak tüketimiyle ilgili olarak işlem yapıldığının sabit olduğu belirtilmekle beraber; kaçak tüketime konu sayacın kim tarafından ne zaman takıldığı, bu tarihten önce ilgili tesisatın hangi tarihte sonlandırıldığı ve öncesinde abonelik bulunup bulunmadığı, sayacın o tarihteki endeksi ve davalının sayaca müdahale edip etmemesine ilişkin olarak dosyada hiçbir bilgi bulunmadığından bahisle "90 günlük kullanım süresinde harcanan enerji miktarı için hesaplama" yapıldığını, bilirkişinin salt tahmin ve varsayımlardan hareket etmekle sonuca gittiğini, davalıya ait sayaç üzerinde keşif işlemi dahi yapılmamasına karşın, bilirkişinin müvekkili şirketin hesaplamalarına riayet edilebilmesi için davalıya ait sayacın çok ciddi bir kurulu güce bağlı olması gerekeceği şeklinde sonuca varması bunun en büyük ispatı niteliğinde olduğunu, mahkemece kaçak kullanım süresinin tespiti için ilgili kurumlara yazı yazılmadığını, tanık ve keşif delillerinin değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın kaldırılmasını talep ve istinaf etmiştir. Dava, kaçak elektrik faturalarının tahsili talebiyle başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.Davacı şirket tarafından19.03.2016 tarihinde dava konusu tesisatın olduğu mahaldeki ticarethanede ... tesisat numaralı (... Yardımcı Tesisler Tesisat No) abonelikte “tesisatsız kayıtsız sayaçtan elektrik kullandığından dolayı düzenlenmiştir” ibaresi düşülmek suretiyle tutanak düzenlenmiştir. Mahkemece taraf deliller toplanarak bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Bilirkişi kök raporunda; "Söz konusu kaçak elektrik kullanımına ilişkin dönemi ilgilendiren, 6446 sayılı Elektrik Piyasası Kanunu, 08.05.2014 tarih ve 28994 sayılı Resmi Gazete ile yürürlüğe giren Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliği ve mer-i mevzuat hükümlerine göre tespit ve değerlendirmelerde bulunulduğu, davalının kullanımının yönetmeliğin 26. Maddesi gereğince kaçak elektrik kullanımı olduğunu, (yönetmeliğin 26/3 maddesinde " Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesinin esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir.”28. Maddesi uyarınca; (Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanması) ve 29. Maddesi uyarınca; (Kaçak elektrik tüketim miktarının hesaplanmasında ve faturalamada esas alınacak süre) uygulanması gerektiğini, ...Tahakkuk eden bedelin Mahkeme tarafından sorgulanabilmesi için geçmiş döneme ait geçmiş tüketim bilgileri ile güncel kurulu güç bilgisinin ve kaçak kullanıma ait tüketimin hangi tarihleri ihtiva ettiğinin davacı tarafından paylaşılması gerekirdi. Ancak mevcut dosya kapsamında bunları tespit etme imkânı bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu belgeler sunulmadığından gerek tahakkuk eden tüketimin doğruluğu, gerek geçmiş döneme göre kıyas, gerekse de mevzuat yönünden uygunluğu sorgulanamamaktadır. Sayaç üzerindeki değerlere göre de hesaplama yapma olanağı bulunmadığını, ikincil yöntem kurulu güç üzerinden bir değerlendirme yapılarak yönetmelikten belirtilen hesaplama yöntemlerini uygulamak suretiyle sonuç almaktır. Ancak tutanakta ilgili tesisin kurulu gücüne ilişkin de herhangi bir bilgi veya belge ibraz edilmemiş, sadece sayaç üzerindeki demand (15 dk'lık periyottaki en yüksek (kW) cinsinden güç tüketimi) bulunmaktadır. Bu değer 4,76 kW olarak belirlenmiş ise de hem sayacın doğru çalışıp çalışmadığına ilişkin tereddüt, hem süre tespitinin yapılamaması, hem de mevzuat hükümlerinde demand değeri üzerinden hesaplama yapılmasına ilişkin bir seçenek olmadığından bu değer üzerinden de herhangi bir hesaplama yapılamamıştır. Bu doğrultuda yönetmelik gereği yapılacak hesaplamalarda tesisin vasfının ticarethane olması dolayısıyla kurulu güç 5 kW üzerinden 9,6 saat (8 saat %20 arttırılarak) kullanım değerlendirilerek ve kaçak kullanım süresi 90 gün alınarak değerlendirme yapılması gerektiği anlaşılmıştır. Bu hesap üzerinden de 19.03.2016 tarihinde düzenlenen belgeye istinaden dosya içeriği dikkate alınarak yönetmelik gereği tahakkuk etmesi gereken bedelin 11.04.2016 vade tarihi itibariyle 2.337,51 TL olduğu..." yönünde görüş bildirilmiştir.Bilirkişi ek raporunda ise "...Kaçak elektrik tüketim tespit tutanağına istinaden davacı tarafından tahakkuk ettirilen 53.981,34 TL'lik alacağın şartlarının oluşabilmesi için yönetmeliğe göre somut bilgi ve belgelerle desteklenmesi gerekirken, gerek dava dilekçesi ve ekleri gerekse de sonrasında davacı tarafından dosyaya sunulan ilave belgeler değerlendirildiğinde böyle bir alacaktan söz edilemeyeceği,..." belirtilmiştir.Tutanak tarihinde yürürlükte olan 08.05.2014 tarihli ve 28994 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Elektrik Piyasası Tüketici Hizmetleri Yönetmeliğinin 26 ncı maddesinde; “(1)Gerçek veya tüzel kişinin; a) Kullanım yerine ilişkin olarak; perakende satış sözleşmesi veya ikili anlaşma olmaksızın dağıtım sistemine müdahale ederek elektrik enerjisi tüketmesi, b) Dağıtım sistemine veya sayaçlara veya ölçü sistemine ya da yapı bina giriş noktasından sayaca kadar olan tesisata müdahale ederek, tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle, eksik veya hatalı ölçüm yapılması veya hiç ölçülmeden veya yasal şekilde tesis edilmemiş sayaçtan geçirilerek, mevzuata aykırı bir şekilde elektrik enerjisi tüketmesi, c) Dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin ilgili mevzuata uygun olarak kestiği elektrik enerjisini, mücbir sebep halleri dışında; yükümlülüklerini yerine getirmeden dağıtım lisansı sahibi tüzel kişinin izni dışında açması,.” hâlleri kaçak elektrik enerjisi tüketimi olarak kabul edilmiştir. 4. Aynı maddede; “(2) Yapılan kontrollerde, kaçak elektrik enerjisi tüketildiğine dair bir şüpheye sebep olacak bir bulguya rastlanılması halinde bu Bölüm uyarınca belirlenen yöntemler çerçevesinde kaçak tespit süreci başlatılır. (3) Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır. Kaçak işleminin başlatılması için bu sürecin sonunda kaçak elektrik enerjisi kullanımının tespiti gereklidir.” düzenlemesine yer verilmiştir. 5.Aynı Yönetmeliğin “Kaçak elektrik enerjisi kullanımı tespit süreci” başlıklı 27 nci maddesinin ilgili bölümü şöyledir: “(1) 26 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (b) bentlerinde yer alan hususlar göz önünde bulundurularak; kullanım yerinde yapılan kontrollerde, gerçek veya tüzel kişiler tarafından; a) Dağıtım sistemine veya ölçü sistemine ya da tesisata tüketimin doğru tespit edilmesini engellemek suretiyle yapılan müdahalelerin tespiti veya 26 ncı maddenin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi hallerinde, (...) EK-1’de yer alan kaçak tespit tutanağı düzenlenir.(2) Tutanaklarda yer alan bilgilerin eksiksiz ve okunaklı olarak doldurulması esastır.” Somut olayda; davacı hakkında, dağıtım lisansına sahip tüzel kişi olan davalı şirkete bağlı görevliler tarafından düzenlenen kaçak elektrik tespit tutanağına, abonelik tesis edilmeden ve sayaçsız elektrik kullanılmakta olduğu yazılmıştır.Davaya konu tutanağın, bir özel hukuk tüzel kişisi olduğu tartışmasız olan davalı şirkette hizmet akdiyle çalışan görevliler tarafından düzenlenmiş olduğu gözetildiğinde, 6100 sayılı Kanun'un 204 üncü maddesinin ikinci fıkrasında hüküm altına alınan belgelerden olmadığı tartışmasızdır. Eş söyleyişle, kaçak elektrik tutanağı, aksi sabit oluncaya kadar geçerli belgelerden değildir. (Dairemizin 21.10.2021 tarihli ve 2021/4894 E., 2021/10580 K. sayılı kararda aynı yöndedir.)Diğer taraftan, yukarıda açıklanan Yönetmelik hükümleri, özellikle “Kaçak elektrik enerjisi tüketiminin tespit edilmesinde, ilgili tüzel kişinin tespitini doğru bulgu ve belgelere dayandırması ve tüketici haklarının ihlal edilmemesi esastır.” şeklindeki düzenleme gereği ispat yükü, davalının abonelik sözleşmesi tesis etmeden kaçak elektrik kullandığı yönündeki tespite dayanarak davaya konu bedeli talep eden davacı şirkete ait olup, davacı şirket bu iddiasını dosya kapsamı itibariyle ispatlayamamıştır.Bu durumda, davacı şirketin gerek süre gerekse kurulu güce ilişkin iddialarını doğru bulgu ve belgeye dayandırması gerektiği, bu hususlardaki iddianın kanıtlanamadığı, tutanak içeriğinde de belirtilmediği, yine abonenin kaçak kullanım başlangıç tarihinin doğru bulgu ve belgeye dayandırılmadığı, bu haliyle de bilirkişi raporunda esas alınan kaçak ve ek kaçak süreleri ile çalışma saatine ilişkin hesaplamanın yönetmelik amir hükümlerine uygun olduğu anlaşılmakla mahkemece rapor esas alınarak yazılı şekilde karar verilmesi isabetli bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, ilk derece mahkemesince verilen kararda mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirilmesi bakımından usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine karar verilmesi gerekmiştir. K A R A R:Yukarıda açıklanan nedenlerle;Davacının istinaf başvurusunun HMK 353/1-b-1 maddesi uyarınca reddine,Davacıdan alınması gereken 427,60 TL karar ve ilam harcından, peşin alınan 80,70 TL harcın mahsubu ile bakiye 346,90 TL'nin istinaf eden davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, harç tahsil müzekkeresinin temyiz edilen dosyalarda Dairemizce, temyiz edilmeden kesinleşen dosyalarda İlk Derece Mahkemesince ilgili vergi dairesine yazılmasına, harç tahsil müzekkeresinin İlk Derece Mahkemesince ilgili Vergi Dairesine Yazılmasına,İstinaf yargılama giderlerinin istinaf eden üzerinde bırakılmasına,İstinaf sebebiyle yatırılan gider avansı bakiyesi varsa karar kesin olmakla istinaf edene ilk derece mahkemesince iadesine,Dair dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK 362/1-a maddesi gereğince kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.12/12/2024