Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/2329 E. 2025/442 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/2329
Karar No
2025/442
Karar Tarihi

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

15.HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO: 2021/2329

KARAR NO: 2025/442

TÜRK MİLLETİ ADINA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ: İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 08/06/2021

NUMARASI: 2020/682 Esas, 2021/476 Karar

DAVANIN KONUSU: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan)

KARAR TARİHİ: 30/04/2025

Taraflar arasında görülen davanın yerel mahkemece yapılan yargılaması sonucunda verilen hükme karşı istinaf yoluna başvurulmuş olup, duruşmasız olarak dosya üzerinde yapılan inceleme ve istinaf talepleriyle sınırlı olarak yapılan değerlendirme sonunda;

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ: Davacı vekili, taraflar arasında 2 duraklı araç asansörün ve ayrıca 2 tane 10 kişilik insan asansörü yapımı konusunda sözleşme imzalandığını, sözleşmeye göre tüm asansörlerin bedeli 272.816,00 TL olup araç asansörünün yapım bedelinin ise 104.040,00 TL olarak kararlaştırıldığını, davalı tarafından yapılan eser sözleşmesinin bedelinin de dava dilekçesi ekinde yer alan sözleşmede belirtildiği şekil ve sürelerde davalı tarafa ödendiğini, sözleşmeye göre araç asansörünün ödemenin son taksitinden itibaren 4 ay içinde tamamlanıp eksiksiz ve çalışır bir şekilde teslim edileceğini, yapılacak asansörler karşılığında ise davacı tarafından sözleşme gereğince sözleşme tarihinden itibaren 1. taksit 60 gün vadeli ve 68.204,00 TL bedelli çekle, 2. taksit 90 gün vadeli ve 68.204,00 TL bedelli çekle, 3. taksitin 120 gün vadeli ve 68.204,00 TL bedelli çekle ve 4. taksit 150 gün vadeli ve 68.204,00 TL bedelli çekle ödendiğini, davacı şirketin borcunu ifa etmiş olmasına rağmen davalı tarafça araç asansörünün yapımının Ekim 2017 tarihinde tamamlanabildiğini, araç asansörü yapımının tamamlandığı Ekim 2017 tarihinden itibaren asansörün defalarca arıza verdiğini ve ilgili arızaların davalı tarafa iletilerek arızaların giderilmesinin istenildiğini, davalı tarafın defalarca teknik ekipler göndermesine rağmen gelen teknik ekiplerin ayıbı ve arızayı gideremediğini, asansörün olmazsa olmaz parçalarından olan pano ve panjurların hatalı olduğunu ve panjur ile pano arasında bir uyumsuzluğun olduğunu, bu arızaların da giderilemediğini veya giderilemeyeceğinin tespit edildiğini, mevcut ayıbın giderilememesi sebebiyle davacı şirket tarafından davalı yana Bakırköy ... Noterliği'nin ... yevmiye ve 26.12.2019 tarihli ihtarı ile davalı tarafın eser sözleşmesini ayıplı ifa etmiş olması ve davacı tarafından eserden ayıp sebebiyle faydalanamamasından ve de davalı tarafından yapılan tüm tamiratlara rağmen ayıbın giderilememesi sebebiyle sözleşmenin davacı şirket tarafından tek taraflı olarak feshedileceğinin iş bu sebeplerle öncelikle 104.040,00 TL'nin yukarıda belirtilen 4. Taksidin ödeme tarihinden (03.04.2017) itibaren işleyecek ticari faiziyle 7 gün içinde ödenmesini, bu mümkün değilse araç asansörünün yeni bir muadiliyle değiştirilmesi talepli ihtarname gönderildiğini, davalı yanca mevcut ihtarnamemize Kadıköy ... Noterliği'nce 06-01-2020 tarih ve ... yevmiye numaralı ihtarı ile asansör bakım sözleşmesinin kendileri ile imzalanmadığı başka bir firma ile bakım sözleşmesinin imzalandığını bu sebeplerle tüm yükümlülüklerinin ortadan kalktığı şeklinde asılsız ve mesnetsiz iddialarını içerir cevaplar sunulduğunu, sözleşme kapsamında davalı yanca üretilen eserin gizli ayıplı olması ve de mevcut gizli ayıbın Asansör İşletme Ve Bakım Yönetmeliği'nde yer alan garanti süresi içerisinde davalı yanca defalarca yapılan tüm müdahale tamir ve tadilatlara rağmen giderilememesi sebebiyle, 3. bir servisten (...'den) teknik destek alınarak esaslı ve gizli ayıbı 23.600,00 TL bedel karşılığında geçici olarak giderildiğini, davalı tarafından imal edilen asansörün gerek 6098 Sayılı Borçlar Kanunununda ayıba ve eser sözleşmesi hükümlerini düzenleyen maddelerine, Tüketicinin Korunması hakkındaki kanuna ve Asansör İşletme Ve Bakım Yönetmeliği'ne açıkça aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek; ödenen 23.600,00 TL bedelin döviz kurundaki değer kaybı, enflasyon vb. durumların da dikkate alınarak oluşan farkın denkleştirme yapılarak çıkan bedelin sözleşme bedeli ile birlikte ödeme tarihinden itibaren tahsili ile davacının ayıp sebebiyle eseri kullanamamış olmasından kaynaklı uğradığı diğer zararların tazminine, bu mümkün değil ise gizli ayıbın giderilmesi için 3. Kişilere ödenen masraf ve giderler toplamı 23.600,00 TL' ye ayıp oranında yapılan ödemeden tenzilin de bilirkişi marifetiyle hesaplanması suretiyle eklenmek suretiyle davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmesi ile davacının mevcut ayıp sebebiyle eseri kullanamamış olmasından kaynaklı uğradığı diğer zararların ödeme tarihlerinden ticari temerrüt faizi ile tazminine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili; taraflar arasında asansör yapım işi için sözleşme imzalandığını, imzalanan bu sözleşme gereği davacının ücret ödeme müvekkilin ise asansörleri eksiksiz yapıp tescil ettirerek davacıya teslim ediminin yüklenildiğini, imzalanan sözleşmeye istinaden, davalı şirket tarafından imzalanan sözleşme ve yine taraflarca imza altına alınan fiyat teklifinde yer alan tüm iş ve edimlerin eksiksiz yerine getirildiğini, sözleşmeye istinaden, asansör bakımlarının davalı şirketçe yapılmasının ve aşırı yük ile kullanım hatası olmaması şartlarıyla garantinin 2 yıl boyunca davalı şirket tarafından sağlanacağı hususunda anlaşıldığını, davalı şirketin sözleşmede anlaşılan şekilde sözleşmede belirlenen asansörleri eksiksiz olarak teslim ettiğini, nitekim asansörlerin üretim ve montaj işlemlerinin tamamlanmasıyla da, TMMOB Makine Mühendisleri Odası'ndan asansörlerin periyodik kontrolü yapılarak, kullanıma uygun olduğu konusunda tescil sağlandığını, davalı şirketin Türk Borçlar Kanunu gereğince üstlendiği tüm edimleri iş sahibinin haklı menfaatlerini gözeterek sadakat ve özenle ifa etmiş ve kendisi payına düşen tüm sorumlulukları yerine getirdiğini, dava dilekçesinde yer alan asansörlerin arızasının giderilemediğini, ayıplı ifa gerçekleştirildiği iddialarının hukuka aykırı olduğunu, davacı şirketin başka bir şirket ile bakım sözleşmesi imzalaması sonucu davalı şirketin garanti sorumluluğundan kurtulduğunu belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, davacı ile davalı arasında asansör yapımı konusunda 03.11.2016 tarihli sözleşmenin bulunduğunu, sözleşme kapsamında tüm asansörler için bedelin 272.816,00 TL olarak kararlaştırıldığı, davaya konu olan araç asansörünün bedelinin 104.040,00 TL olduğu, davacı tarafından davalı tarafa tüm bedellerin eksiksiz olarak ödendiği, davaya konu araç asansörü yapımının Ekim 2017 tarihinde tamamlandığı, dosyada mevcut tutanaklar ile asansörün davacıya çalışır ve eksiksiz bir biçimde teslim edildiği, Türkiye Makine Mühendisleri Odası tarafından asansörlerin periyodik kontrolü yapılarak gerekli sertifikaların (yeşil etiketin) verildiği, davacı tarafından bu asansörün arızasına ilişkin ilk bildirimin teslimden iki yıl sonra (26.10.2019 tarihinde) davalı tarafa iletildiği, dosyaya sunulan 3 adet arıza servis formunun bilirkişiler tarafından incelenmesi sonucunda arızaların basit nitelikte ve ayarlama ile geçecek şekilde olduğunun ve gizli ayıp niteliğinde olmadığının tespit edildiği, davacı ile davalı arasında bakım sözleşmesinin de bulunmadığı dikkate alındığında; davalı tarafından sözleşmeye uygun olarak asansörlerin yapılarak çalışır vaziyette davacıya teslim edildiği ve ilk servis çağrısının iki yıl sonra geldiği gözetildiğinde davalı tarafından yapılan asansörün yapımında ayıplı ifa bulunmadığından davacının her iki terditli talebinin reddine karar vermiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık TBK 470 ve devamı maddeleri kapsamında eser sözleşmesinden kaynaklanmaktadır. Davacı iş sahibi davalı ise yüklenicidir. Taraflar arasında 03.11.2016tarihli sözleşme imzalanmış olup, sözleşme gereğince, davalı yüklenici tarafından 272.816,00 TL iş bedeli karşılığında ve 4 ay içerisinde 3.000 kg taşıma kapasiteli 2 duraklı araç asansörün ve ayrıca 2 adet 10 kişilik insan asansörün yapılması kararlaştırılmıştır. Davada davacı, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğine iş bedelinin ödendiğini, teslimde gecikmeler olduğunu, araç asansörünün ekim 2017 tarihinde tamamlandığını, asansör defalarca arıza verdiğini, davalı tarafından arızalar giderilemediğini, asansörde pano ve panjurların hatalı olduğu anlaşıldığını, dava dışı şirkete 23.600,00 TL yaptırdıklarını belirterek, terditli olarak dava dışı şirkete ödenen 23.600,00 TL bedelin tahsili ile davacının asansörü kullanamamasından kaynaklı zararların giderilmesi, bu mümkün olmaması halinde 23.600,00 TL ayıp oranında yapılan ödemeden tenzili ile ödenen bedelin tahsili talep edilmiştir.Davalı, taraflar arasında imzalanan sözleşme gereğince edimi tamamlamak suretiyle davacı tarafa teslim ettiklerini, TMMOB Makine Mühendisleri Odasından asansörlerin periyodik kontrol yapılarak kullanıma uygun olduğu belirlendiğini, davalı taraf 26.12.2019 tarihinde arıza sebebiyle ihtarname gönderdiğini, ancak garanti süresinin sona erdiği bildirildiğini, ayıplı ifa iddiası doğru olmadığını, gizli ayıplı olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. Mahkeme, taraflar arasında 03.11.2016 tarihli sözleşme olduğu ve iş bedeli olarak 272.816,00 TL kararlaştırıldığı, davaya konu araç asansörünün bedelinin 104.040,00 TL olduğu ve davacı tarafından davalı tarafa tüm bedellerin ödendiği, Ekim 2017 tarihinde asansörler tamamlanarak teslim edildiğini, TMMOB Makine mühendisleri odasınca kontroller yapılarak yeşil etiket verildiğini, teslimden 2 yıl sonra arıza bildirimi yapıldığı ancak yapılan arıza kayıtları itibariyle gizli ayıplı olmadığı ve basit nitelikte olduğu anlaşılmış olması sebebiyle, ayıplı ifa durumu sözkonusu olmadığından davanın reddine karar verilmiştir. Somut olayda, taraflar arasında imzalanan sözleşme kapsamında davalı yüklenici tarafından asansörler kurulumu tamamlanarak teslim edildiği, teslim tarihinin taraf beyanları ve mahkemenin kabul ettiği gibi Ekim 2017 tarihi olup, periyodik olarak asansörlerde bulunması gereken yeşil etiket TMMOB tarafından verildiği, gerek davacının bildirdiği arızalar ve gerek ise bilirkişi tespitleri itibariyle tespit edilen arızalar gizli ayıplı olmadığı, davacı iş sahibinin teslim aldığında gerekli kontrolleri yaparak varsa ayıplı ifa bildirmesi gerektiği, yaklaşık iki yıl sonra meydana gelen arızalardan dolayı davalının doğrudan sorumluluğunu gerektirir bir arıza olmadığı anlaşılmıştır. Mahkemece, davanın yazılı olduğu şekilde reddine karar verilmiş olması doğru olmuştur. Açıklanan nedenlerle, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzeni gözetilerek yapılan istinaf incelemesi sonucunda, dosya kapsamına, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenler ve ileri sürülen istinaf sebeplerine göre, mahkeme kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1. bendi gereğince esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin 08/06/2021 tarih ve 2020/682 Esas, 2021/476 Karar sayılı kararında usul ve esas yönünden yasaya aykırı bir durum bulunmamasına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereğince esastan REDDİNE, 2-Alınması gereken 615,40 TL istinaf karar harcından peşin alınan 403,03 TL'nin mahsubu ile bakiye 212,37 TL istinaf karar harcının davacıdan alınarak HAZİNEYE GELİR KAYDINA, 3-Davacı tarafça yapılan istinaf yargılama giderlerinin üzerinde BIRAKILMASINA, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekâlet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda, HMK'nın 362/1-a maddesi gereğince KESİN olmak üzere 30/04/2025 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/2329, K. 2025/442, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-2329-e-2025-442-k-dc9145c222b1