Bölge Adliye Mahkemesi · İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi 2021/2243 E. 2025/541 K.
- Mahkeme
- Bölge Adliye Mahkemesi
- Daire
- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2021/2243
- Karar No
- 2025/541
- Karar Tarihi
T.C.
İSTANBUL BAM
8. HUKUK DAİRESİ
T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A
İ S T İ N A F M A H K E M E S İ K A R A R I
DOSYA NO: 2021/2243
KARAR NO: 2025/541
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ: İSTANBUL 15. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ
TARİHİ: 03/09/2021
NUMARASI: 2018/810 Esas - 2021/605 Karar
DAVANIN KONUSU: Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan Ölüm Nedeniyle)
İSTİNAF KARAR TARİHİ: 17/04/2025
Yukarıda bilgileri yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına karşı istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 355.maddesindeki düzenleme gereğince, istinaf edenin sıfatına, istinaf nedenlerine ve kamu düzenine ilişkin olup resen gözetilmesi gereken hususlara hasren yapılan inceleme ve değerlendirme neticesinde;
K A R A R Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 28.08.2016 tarihinde, müvekkillerinin murisi ...'ın yolcu olarak bulunduğu, davalıların sürücüsü ve ZMM sigortacısı olduğu ... plakalı ticari taksinin karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucunda ...'ın vefat ettiğini, davacı eş ... ve çocuklar ... ile ...'ın destekten yoksun kalsdıklarını ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacı eş için 4.000,00-TL, çocuklar için 3.000,00' er TL olmak üzere toplam 10.000,00-TL maddi tazminatın destekten yoksun kalma zararı olarak davalılardan tahsili ile; davacıların her biri için ayrı ayrı 20.000,00-TL, toplamda 60.000,00-TL manevi tazminatın davalı ...'tan tahsili ile davacılara verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiş; 07.05.2021 tarihli dilekçesi ile talebini davacı eş ... için 309.022,01-TL, davacı ... için 13.150,83-TL ve iradi taraf değişikliği ile davacı ... için 8.477,66-TL olarak artırmıştır. Davalı sigorta şirketi vekili cevap dilekçesinde özetle; Müvekkili olan sigorta şirketine sadece davacılardan ... ve ...'ın başvuru yaptığını, ...'ın herhangi bir başvuruda bulunmadığını bu yüzden ... yönünden davanın usulden reddinin gerektiğini, müteveffanın annesi ... ve babası ... adına Sigorta Tahkim Komisyonu'nda başvuru bulunduğundan davanın reddinin gerektiğini, davacı tarafa dava açılmadan önce 11.01.2018 tarihinde 17.812,00-TL ve 07.02.2017 tarihinde79.790,00-TL toplam 97.602,00-TL ödendiğini, belirterek, davanın reddini talep etmiştir. Davalı ..., davaya cevap vermemiştir. Mahkemece yapılan yargılama sonucunda;''..dosya kapsamında alınan 19.01.2021 tarihli, bilirkişi heyeti ek raporunda; sürücü ...'ın kazanın meydana gelmesinde yüzde yüz oranında kusurlu olduğu, ölen ...'ın kaza sırasında araçta yolcu olarak bulunduğu, önceden kendi uhdesinde olan aracını sürücü belgesi bulunmayan ve alkollü olan sürücü ...'a vermekle, ...'ın idaresindeki araçta bilerek ve isteyerek seyahat etmekle kendisinin ölümünde müterafik kusurlu olduğu belirtilmekle iş bu rapora itibar edildiği; 22.03.2021 tarihli aktüer bilirkişi ek raporunda; davacı eş ...'nın hesaplanan tazminatının 411.245,40-TL olduğu, yapılan ödemenin güncellenerek tenzili sonrası hesaplanan bakiye tazminat tutarının 309.022,01-TL oluğu, yapılan ödemenin güncellenmesi sonrası kalan ZMMS teminat limitleri kapsamından bakiye zararın 140.175,64-TL kısmından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, 168.846,37-TL kısmından davalı ...'ın sorumlu olduğu, davacı paydaş erkek çocuk ...'ın hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 11.277,17-TL olduğunu, yapılan ödemenin güncellenerek tenzili sonrası hesaplanan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 8.477,66-TL olduğu, yapılan ödemenin güncellenmesi sonrası kalan ZMMS teminat limitleri kapsamından bakiye zararın 3.845,56-TL kısmından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, 4.632,11-TL kısmından davalı ... Sigorta A.Ş. dışında kalan davalının sorumlu olduğu, rapor/hesap tarihi itibariyle davacı paydaş erkek çocuk ...'ın hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 17.507,99-TL olduğu, yapılan ödemenin güncellenerek tenzili sonrası hesaplanan bakiye destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 13.150,83-TL olduğu, yapılan ödemelerin güncellenmesi sonrası kalan ZMMS teminat limitleri kapsamından bakiye zararın 5.965,36-TL kısmından davalıların müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğu, 7.185,47-TL kısmından davalı ... Sigorta A.Ş. dışında kalan davalının sorumlu olduğu tespit edilmiş olmakla, rapor dosya kapsamına, usul ve yasaya uygun bulunarak, iş bu raporun hükme esas alındığı, raporda hesaplanan maddi tazminatların her birinden ölenin müterafik kusuru nedeniyle %20 oranında indirim yapıldığı, her ne kadar somut olayda hatır taşıması yapılsa da; davalı tarafın cevap dilekçesinde hatır taşımasına ilişkin savunması bulunmadığı ve süresinden sonra hatır taşıması itirazını ileri sürdüğü anlaşıldığından, hatır taşıması nedeniyle tazminatlardan indirim yapılmadığı; manevi tazminata ilişkin olarak davacıların desteklerini kaybetmeleri nedeniyle duydukları elem ve acının derecesi, kaza tarihindeki paranın alım gücü, murisin müterafik kusuru dikkate alınarak manevi tazminata hükmedildiği'', gerekçesiyle; 1-Davacıların destekten yoksun kalma tazminatlarının KISMEN KABULÜ ile, a)247.217,608-TL'nin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 140.175,64-TL ile sınırlı olmak kaydıyla) dava tarihi olan 07.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE b)6.782,128'TL-nin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 3.845,56'TL ile sınırlı olmak kaydıyla) dava tarihi olan 07.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, c) 10.520,66-TL'nin (davalı sigorta şirketinin sorumluluğu 5.965,36'TL ile sınırlı olmak kaydıyla) dava tarihi olan 07.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, 2-Davacıların manevi tazminat taleplerinin KISMEN KABULÜ ile, a)16.000-TL'nin dava tarihi olan 07.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, b)12.000-TL'nin dava tarihi olan 07.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE c)12.000-TL'nin dava tarihi olan 07.09.2018 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'tan alınarak davacı ...'a verilmesine, Fazlaya ilişkin istemin REDDİNE, karar verilmiştir. Davacılar vekilinin 28/09/2021 tarihli tavzih talepli dilekçesi incelenerek yerel mahkemece 14/10/2021 tarihli ek karar ile, ''ıslah dilekçesine göre davacıların davalı sigorta şirketinden kabul edilen kısımdan fazla talepleri olmadığı anlaşıldığından, talep yerinde görüldüğü'' gerekçesiyle, Mahkemenin 03/09/2021 tarih ve 2018/810 Esas Esas, 2021/605 Karar sayılı kararının 11. ,12. ve 13. Bentlerinin hükümden çıkarılmasına,15. Bendin; "15-Davalı ... Sigorta A.Ş.nin yapmış olduğu yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına," şeklinde tashihine karar verilmiştir. Karara karşı davalı sigorta şirketi vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.
İstinaf nedenleri: Davalı sigorta şirketi vekili, müvekkili sigorta şirketine davacı ... ve ... yönünden başvuru yapıldığını, diğer davacı ... yönünden başvuru şartı yerine getirilmediğinden davanın diğer davacı yönünden usulden reddi gerektiğini, yine davacı ... yönünden Sigorta Tahkim Kurulu nezdinde başvuruda bulunulduğundan derdestlik nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacı tarafın başvurusu üzerine müvekkili tarafından özel ve teknik inceleme yaptırılmış olup davacı tarafa destekten yoksun kalma tazminatı ödendiğinden davanın reddi gerektiğini, davacı ... ölenin annesi olup onun yönünden ölenin sağlığında ona bakma borcu bulunduğu ispat edilmediğinden davanın reddi gerektiğini, kusur yönünden ATK'dan rapor alınması gerektiğini, davacı tarafa SGK tarafından rücuya tabi herhangi bir ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve hesaplamada TRH yaşam tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınması gerektiğini, davayı kabul anlamına gelmemek kaydıyla müvekkili yönünden faiz başlangıcının dava tarihi olması gerektiğini, belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.Dava, trafik kazasından kaynaklanan ölüm nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.Dosyadaki belgelere, kararın dayandığı delillerle, usul ve yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle, dava başlangıçta ölenin eşi ... ve çocukları ... ve ... için (olduğu belirtilerek) maddi ve manevi tazminat istemiyle açılmış ise de davacı ...'ın ölenin çocuğu değil annesi olduğu, sehven dava dilekçesinde ismi yazılarak (ölenin çocuğu olarak) talepte bulunulduğu anlaşılmakla, davacılar vekili tarafından iradi taraf değişikliği istemi ile davacı ...'ın ... olarak değiştirildiği, kabul edilebilir bir yanılgı niteliğinde bulunan bu hususun yerel mahkemece kabul edilmek suretiyle davacı ...'ın davacı olmaktan çıkarılarak yerine davacı ...'ın getirilmiş olmasında bir yanılgı bulunmamasına; davacı tarafça dava açılmadan önce davacı eş ... ve çocukları (... ile ...) için talepte bulunulmuş, iş bu kişiler için davadan önce davalı tarafça bir miktar ödeme yapılmış olup, bu nedenlerle davacı tarafça başvuru şartının yerine getirilmiş bulunmasına; eldeki davada ölenin annesi Şadıman'ın davacı sıfatı kalktığından ve ... yönünden verilmiş olumlu yada olumsuz herhangi bir karar bulunmadığından ortada derdestlik yada kesin hüküm durumunun varlığının söz konusu olmamasına; somut olaya konu trafik kazası tek taraflı olup ölenin araçta kaza sırasında araçta yolcu konumunda bulunduğu belirgin olmakla kusur tespitinde bir isabetsizlik bulunmamasına; hükme esas alınan aktüerya raporunda dairemiz ve Yargıtay içtihatlarına göre progresif rant yöntemine göre (1.8 teknik faiz uygulnmaksızın) hesaplama yapılmasında bir yanılgı bulunmamasına; her ne kadar aynı raporda kalıcı iş göremezlik tazminatının hesaplanmasında bakiye yaşam süresinin belirlenmesi bakımından TRH 2010 yaşam tablosunun baz alınması gerekmekte ise de, TRH 2010 yaşam tablosunun PMF 1931 yaşam tablosuna nazaran daha uzun yaşam süresi ön görmesi nedeniyle kalıcı iş göremezlik dönem zararının PMF 1931 yaşam tablosu doğrultusunda düzenlenmiş olmasının istinaf eden davalı aleyhine bir durum teşkil etmemesine, davacılara davadan önce yapılan kısmi ödeme ile davacıların tüm zararının karşılamadığının aktüerya raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşılmasına (-Bkn; Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 20/06/2022 gün 2021/27402 Esas - 2022/9115 Karar sayılı ilamı); yine her ne kadar yerel mahkemece SGK tarafından davacılara rücuya tabi bir ödeme yapılıp yapılmadığı (gelir bağlanıp bağlanmadığı) sorulmamış ise de, tüm dosya kapsamından davaya konu kazanın iş kazası olmadığı anlaşılmakla davacılara iş kazası kolundan SGK tarafından ödeme yapılmasının söz konusu olamayacak bulunmasına; yerel mahkemece davalı sigorta şirketi aleyhine dava tarihinden itibaren faiz işletilmesine karar verilmiş olup bu hususta kararı istinaf eden davalı aleyhine bir durumun bulunmamasına göre; davalı sigorta şirketi vekilinin istinaf başvurusunun HMK 353/1.b.1 maddesi gereğince esastan reddi gerektiği sonuç ve kanaatine varılmıştır.
GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ/ Gerekçe uyarınca, 1/Usul ve yasaya uygun olan ve yukarıdaki başlıkta yazılı bulunan ilk derece mahkemesi kararına yönelik olarak davalı sigorta şirketi vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1 madde hükmü gereğince ESASTAN REDDİNE, 2/İstinaf yasa yoluna başvuran davalıdan alınması gereken 10.245,58-TL harçtan peşin yatırılan 2.561,40-TL harcın düşümü ile bakiye 7.684,18-TL istinaf ilam harcının istinaf eden davalı sigorta şirketinden tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 3/İncelemenin duruşmasız olarak yapılması nedeniyle avukatlık ücreti takdirine yer olmadığına, 4/İstinaf yasa yoluna başvuran davalı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda ve HMK'nın 362/1-a madde hükmü gereğince miktar itibariyle kesin olmak üzere, oy birliğiyle karar verildi.17/04/2025