Bölge Adliye Mahkemesi ·

Bölge Adliye Mahkemesi 2021/1920 E. 2024/1495 K.

Mahkeme
Bölge Adliye Mahkemesi
Esas No
2021/1920
Karar No
2024/1495
Karar Tarihi

T.C. BURSA BAM 5. HUKUK DAİRESİ T.C. BURSA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : .... KARAR NO : ....

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN : ... (...) ÜYE : ... (...) ÜYE : ... (...) KATİP : ... (...)

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : BURSA 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : ... NUMARASI : ... Esas, ... Karar

DAVACI : ... VEKİLLERİ : Av. ... Av. ... Av. ... DAVALI : ... VEKİLİ : Av. ... DAVA : İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ : 10/10/2024 KARAR YAZIM TARİHİ : 11/10/2024

Davacı vekili tarafından yukarıda belirtilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmış olmakla dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde gereği görüşülüp düşünüldü: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesi ile; Davacı müvekkil şirket ile davalı şirket arasında 2014 yılından beri süre gelen ticari ilişki mevcut olduğunu, bu ticari ilişki gereği müvekkil şirketin davalıya iplik satışında bulunduğunu ve fatura kestiğini, dosya içerisinde bulunan ve davacı müvekkil tarafından kesilen faturaların Usd kuru belirtilmek sureti ile VUK hükümleri gereği Türk Lirası üzerinden düzenlendiğini, yerleşmiş Yargıtay İçtihatlarında yabancı para üzerinden yapılan alım satımlarda VUK hükümleri gereğince faturaların Türk Lirası üzerinden düzenleme zorunluluğu bulunduğundan, faturalarda belirtilen yabancı paraların Türk Lirası karşılığı gözetilerek fatura tarihinde ödeme yapılmayıp daha sonra ödeme yapılması durumunda kur farkı istenebileceğinin belirtildiğini, bu sebeplerle kanunlara ve Yargıtay İçtihatlarına uygun olarak kur farkına dayalı başlatılmış icra takibine davalının haksız bir şekilde itiraz ettiğini, bu nedenle davalı borçlunun Bursa 18. İcra Müdürlüğü'nün ... sayılı dosyasına yapılan itirazın iptaline, davalı/borçlu, kötü niyetle itiraz ettiği için %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar/ kötü niyet tazminatı ödemesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davalı borçluya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2014 yılından beri ticari ilişki olduğu, davacı ile müvekkil arasında cari hesaba dayalı olarak müvekkil firmadan 23.615,25 USD kur farkı alacağı olduğunu iddia ettiğini, ancak davacının iddiası gibi kur farkı faturası bulunmadığını, faturaların üzerinde vade tarihinde ödemelerin dolar kuru üzerinden hesaplanacaktır ibaresi bulunmasına rağmen taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı gibi böyle bir uygulamanın da söz konusu olmadığını, taraflar arasında bu yönde bir uygulama olmadığı gibi anlaşma da bulunmadığını, davacının haksız ve kötü niyetli olarak müvekkil firmadan kur farkı alacağını talep ettiğini, bu nedenlerle davanın reddine,davacının %20'den az olmayan miktarda kötü niyet tazminatı ödenmesine, dava masrafları ile vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Mahkemece,... Esas, ... Karar sayılı 09.04.2018 tarihli kararı ile; somut olaydaki uyuşmazlığın Karz aktinden kaynaklanan bir uyuşmazlık olmadığı, ticari nitelikte mal alım satımından kaynaklanan kur farkı alacağına ilişkin bulunduğundan ve davalının ikametgahının Bakırköy olması nedeniyle davalının Bursa İcra Müdürlüğünün yetkisine yönelik itirazın usulüne uygun yasal sürede yapıldığından kabulü ile dava şartı yokluğu sebebiyle davanın usulden reddine karar verildiği, dairemizin ... Esas ... Karar sayılı 24.01.2020 tarihli kaldırma ilamında "Borçlar kanununun 89/1 maddesi hükmüne göre para borçlarının alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde ifa edilebileceği, taraflar arasında ticari ilişkinin varlığının çekişmesi olmasına göre anılan kanun hükmü uyarınca davacı alacaklının kendi yerleşim yeri olan Bursa’da da icra takibi yapabileceği gözetilerek," Yerel mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk derece mahkemesince... Esas, ... Karar sayılı 14.06.2021 tarihli İstinafa konu kararında; "her ne kadar davacı tarafça kur farkı fatura alacaklarına dayalı olarak icra takibi başlatılmış ise de, tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesi neticesinde, davalı tarafça ödemelerin çek ile yapıldığı sadece bir tane havalenin bulunduğu, havalenin de dolar olarak yapıldığının tespit edildiği, çekin bir ödeme vasıtası olduğu, döviz üzerinden düzenlenmesinin mümkün olmadığı gibi, bedel hanesi verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek de doldurulabileceği, buna rağmen ödemeleri Türk Lirası üzerinden çek olarak kabul eden davacının bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceği" kanaatine varılarak, davanın reddine, yasal şartları oluşmadığından davalı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar vermiştir. Karara karşı, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili 02.07.2021 tarihli istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasında 2014 yılından başlayan ticari ilişkinin mevcut olduğunu, davacı şirketin davalıya iplik satışında bulunduğunu, dosyaya sunulan ve davacı tarafından kesilen faturaların dolar kuru belirtilmek sureti ile Vuk hükümleri gereği Türk Lirası üzerinden düzenlendiği, davalı tarafından faturanın icra takibinden önceki bir tarihte de olsa ödendiğini, kur farkından doğan para alacağını tahsil etmek amacıyla davaya konu takibin başlatıldığını, davalı tarafın faturaların üzerinde, "vade tarihinde ödemeler dolar kuru üzerinden hesaplanacaktır" ibaresi bulunmasına rağmen taraflar arasında böyle bir anlaşma olmadığı, iddiasının gerçeği yansıtmadığı, davacı şirketçe faturaların Türk Lirası olarak düzenlendiği, ancak fatura günü Merkez Bankası’nın açıkladığı döviz satış kurunun faturada belirtildiğini, davalı tarafın bu faturalara itiraz etmediğini, tüm bu nedenlerle yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEPLER VE GEREKÇE: Dava, kur farkı alacağına dayalı icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince, yukarıda açıklanan gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, karara karşı davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. İnceleme, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Somut olayda; davacı tarafça davalı aleyhine kur farkı fatura alacağına dayalı olarak icra takibi yapıldığı, davalı tarafın takibe itirazı nedeniyle eldeki itirazın iptali davasının açıldığı, mahkemece, ödemeleri TL üzerinden çek ile kabul eden davacının, kur farkı talep edemeyeceği, gerekçeleriyle davanın reddine karar verildiği görülmektedir. Tarafların ticari defter kayıtlarının incelenmesine bilirkişi raporunda, "davalı tarafça ödemelerin çek ile yapıldığı, sadece bir tane havalenin bulunduğu, havalenin de dolar olarak yapıldığının" tespit edildiği kanaatleri mütalaa edilmiştir. Kur farkı talep edilebilmesi için, kur farkı uygulamasına dair yazılı bir sözleşme veya taraflar arasında bu yönde oluşmuş bir teamülün bulunması gerekmektedir. Somut olayda, davacının, davalıdan 6 adet fatura ile toplamda 251.360.99-TL mal satın aldığı, karşılığında da 250.232.00-TL ödeme yaptığı ve 1.128.99-TL borcunun kaldığı, davacının ise kendi cari hesap ekstresine göre 23.615.25 dolar davalıdan alacaklı göründüğü, bu alacağının kur farkından meydana geldiğini iddia ettiği, davalı hesabında görünen 07.04.2014 tarih 4.704.31-TL tutarlı faturanın davacı cari hesabına işlenmediği, davalı tarafından yapılmış görünen 21.05.2014 tarihli 50.000.00 TL çekinde hesaptan düşülmediği, sonuç olarak davalının, kendi defter kayıtlarına göre davacıya 1.128.99 TL borçlu görünürken davacı defterlerine göre ise davalının borcunun 1.113.59 TL olduğu anlaşılmış olup, davacı taraf borca mahsuben davalı tarafından verilen Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çeki, herhangi bir çekince ileri sürmeden kabul etmiştir. Çek bir ödeme vasıtası olup, döviz üzerinden düzenlenmesi mümkün olduğu gibi, bedel hanesinin verildiği andaki döviz satış kuru üzerinden hesap edilerek Türk Lirası üzerinden de doldurulması mümkündür. Ödemeyi Türk Lirası üzerinden düzenlenmiş çek olarak kabul eden davacının, bu aşamadan sonra kur farkı isteyemeyeceğinin kabulü gerekmektedir. Bu itibarla ilk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmesi isabetli olup, davacı vekilinin ileri sürdüğü istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. (Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2021/5470 E- 2023/356K sayılı kararı- İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesinin 2019/593 Esas, 2021/720 Karar sayılı kararı bu yöndedir). Açıklanan nedenlerle, Dairemizce yapılan değerlendirmede; ilk derece mahkemesinin kararının gerekçesinde dayanılan delillerle, delillerin tartışılması sonucu maddî olay ve hukukî değerlendirmede usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı, davacı vekilinin istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşıldığından istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın m. 353/1-b-1 hükmü gereğince esastan reddine karar verilerek aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-) Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin yukarıda anılan kararına yönelik istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-) 492 sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 427,60 TL istinaf karar ve ilâm harcından davacı tarafından peşin olarak yatırılan 59,30 TL harcın mahsubu ile bakiye 368,30 TL harcın davacıdan tahsil edilerek hazineye gelir kaydına, 3-) İstinaf incelemesi duruşma açılmadan yapıldığından vekâlet ücreti takdirine yer olmadığına, 4-) 6100 sayılı HMK'nın 7035 sayılı Kanun ile değişik 359/4 maddesi uyarınca kararın kesin olması nedeniyle ilk derece mahkemesince taraflara tebliğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 6100 sayılı HMK'nın m. 362/1-a hükmü uyarınca miktar itibariyle kesin olmak üzere, oybirliği ile karar verildi.10/10/2024

... Başkan ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Üye ... ¸(e-imzalıdır) ... Katip ... ¸(e-imzalıdır)

Atıf: Bölge Adliye Mahkemesi undefined, E. 2021/1920, K. 2024/1495, T. 10.10.2024, www.arakarar.com/karar/bam-karar-2021-1920-e-2024-1495-k-e2be511b27f8